Devlet Memurluğunda Disiplin Cezaları
Kamu hizmetlerinin düzenli, verimli ve hukuka uygun bir şekilde yürütülmesi, devlet memurlarının görevlerini özenle yerine getirmelerine bağlıdır. Ancak memurların mevzuata aykırı davranışları veya görevlerini ihmal etmeleri durumunda, idare tarafından çeşitli yaptırımlar uygulanabilir. İşte bu noktada devreye giren disiplin cezaları, hem kamu hizmetinin kalitesini korumayı hem de memurların keyfi uygulamalara karşı hukuki güvencelerini sağlamayı amaçlar.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 124. maddesinde disiplin cezası şu şekilde tanımlanmıştır: **”Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilecek cezalar”**dır.
Bu kapsamlı makalemizde, devlet memurlarına verilen disiplin cezalarını, bu cezaları gerektiren fiil ve halleri, disiplin soruşturması sürecini, savunma hakkını, zamanaşımı sürelerini ve yargısal başvuru yollarını detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.
Disiplin Cezası Nedir ve Amacı Nedir?
Disiplin Cezasının Tanımı
Disiplin cezası, kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken uymaları gereken kurallara aykırı davranmaları halinde, idarenin tek taraflı irade beyanıyla uygulanan idari yaptırımlardır. Bu yaptırımlar, memurların mesleki yaşamları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Disiplin hukuku, ceza hukukundan farklı ancak onunla benzeşen bazı özelliklere sahiptir. Her iki sistemde de cezai yaptırımlar söz konusudur ve kanunilik ilkesi ile zamanaşımı kurumları bulunmaktadır. Ancak temel fark, cezayı veren makamlardadır: ceza yargılamasında cezayı bağımsız yargı makamları verirken, disiplin soruşturmalarında cezayı disiplin amiri vermektedir.
Disiplin hukukunda korunan hukuki değer, ceza hukukundan farklı olarak kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamaktır. Bu nedenle disiplin cezaları, sadece cezalandırma amacı taşımaz; aynı zamanda kamu görevlisinin daha özenli davranmasını sağlar ve hukuka aykırı eylemlerinin sonuçlarını önceden öngörebilmesine olanak tanır.
Disiplin Hukukunun İlkeleri
1. Kanunilik İlkesi
Öğretide tartışmalı olmakla birlikte, ağırlıklı görüş disiplin suçlarında da kanunilik ilkesinin geçerli olduğu yönündedir. Bu ilkeye göre, bir memura 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda sınırlı olarak sayılan disiplin cezaları dışında başka bir ceza verilemez.
657 sayılı Kanun’un 125. maddesinde sayılan cezalar şunlardır:
- Uyarma
- Kınama
- Aylıktan kesme
- Kademe ilerlemesinin durdurulması
- Devlet memurluğundan çıkarma
2. Tipiklik İlkesi
Danıştay’ın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, disiplin hukukunda tipiklik şartı aranmaktadır. Memurun eyleminin, kanunda açıkça tanımlanmış disiplin suçlarından birine uygun olması gerekmektedir. Eylemin kanunda yer alan disiplin suç tanımına uymadığı durumlarda, disiplin cezası verilemez.
Danıştay 12. Daire’nin bir kararında bu husus şöyle vurgulanmıştır: “Davacının eyleminin, ‘Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak’ olarak nitelendirilmesi suretiyle 657 sayılı Kanun’un 125/D-d maddesi uyarınca disiplin cezası ile cezalandırılmış ise de, eylemin maddede yer alan disiplin suç tanımına uymadığı, olayda disiplin hukukunda yer alan ‘tipiklik’ şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.”
3. Savunma Hakkı
Savunma hakkı, demokratik düzenin temel kurallarından biri olup, Anayasa’nın 36. maddesindeki “hak arama hürriyeti” içerisinde yer almakta ve Anayasa’nın 129/2. maddesiyle de ayrıca güvence altına alınmıştır.
657 sayılı Kanun’un 130. maddesinde açıkça belirtildiği üzere: “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.”
Disiplin Cezalarının Türleri ve Ceza Gerektiren Fiiller
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde, devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller tahdidi olarak sayılmıştır. Bu cezalar, hafiften ağıra doğru sıralanmaktadır.
1. UYARMA CEZASI
Tanımı
Kanun’un 125/A maddesine göre uyarma cezası: “Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.”
Bu, disiplin cezalarının en hafifidir ve memurun özlük dosyası üzerinde en az etkiye sahip olanıdır.
Uyarma Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller
657 sayılı Kanun’un 125/A maddesinde uyarma cezasını gerektiren fiiller şu şekilde sayılmıştır:
a) Görevde Kayıtsızlık ve Düzensizlik: “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak”
Bu bent kapsamında, memurun görevlerini tam olarak yerine getirmemesi ancak bunun kasıtlı değil, dikkatsizlik veya özensizlik sonucu olması durumunda uyarma cezası verilebilir.
b) Devamsızlık: “Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek”
Geç gelme veya erken ayrılmanın sıklığı ve süresi, cezanın ağırlığını etkileyebilir. Tekrarlanan geç gelmeler durumunda tekerrür hükümleri devreye girebilir.
c) Tasarruf Tedbirlerine Riayet Etmemek: “Kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek”
Elektrik, su, ısıtma gibi konularda belirlenen tasarruf önlemlerine uyulmaması bu kapsamda değerlendirilir.
d) Usulsüz Müracaat veya Şikayet: “Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak”
Hiyerarşik düzene uymayan, mercii atlanarak yapılan başvurular veya asılsız, kötü niyetli şikayetler bu kapsamdadır.
e) Vakara Yakışmayan Davranış: “Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak”
Bu bent, oldukça geniş bir yoruma açık olup, memurun toplum nezdinde saygınlığını zedeleyebilecek ancak ağır nitelikli olmayan davranışları kapsar.
f) İş Sahiplerine Kayıtsızlık: “Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak”
Vatandaşlara karşı ilgisiz davranmak, başvurularını gerektiği şekilde değerlendirmemek bu kapsamdadır.
g) Kılık Kıyafet Hükümlerine Aykırılık: “Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak”
Kurumun belirlediği resmi veya üniforma gibi kılık kıyafet kurallarına uyulmaması.
h) İşbirliği İlkesine Aykırılık: “Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak”
İş arkadaşlarıyla gerekli koordinasyonu sağlamamak, bilgi paylaşımında bulunmamak gibi davranışlar.
2. KINAMA CEZASI
Tanımı
Kanun’un 125/B maddesine göre kınama cezası: “Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.”
Kınama cezası, uyarma cezasından bir derece ağır olup, memurun eyleminin daha kusurlu olduğunu gösterir.
Kınama Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller
a) Görevde Kusurlu Davranış: “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak”
Bu bent, uyarma cezasının (a) bendine benzer olmakla birlikte, burada memurun kusurlu davrandığı vurgulanmaktadır. Yani kayıtsızlık ve düzensizlik ötesinde, daha bilinçli bir ihmal söz konusudur.
b) Bildirim Yükümlülüğünü Yerine Getirmemek: “Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek”
Memurların yakınlarının çıkar çatışması yaratabilecek faaliyetlerini bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır.
c) Amire Saygısızlık: “Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak”
Bu bent, sözlü saygısızlığı (ki o daha ağır ceza gerektirir) değil, davranış ve tavırlarla gösterilen saygısızlığı kapsar. Danıştay içtihatlarına göre, bu bendin uygulanabilmesi için saygısızlığın objektif ve somut delillerle ispatlanması gerekir.
Danıştay 5. Daire’nin bir kararında bu husus şöyle vurgulanmıştır: “Davacının görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak fiilini işlediğinin hukuken kabul edilebilir, objektif, somut ve yeterli delillerle açık ve net bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından” işlem iptal edilmiştir.
d) Hizmet Dışında İtibar Zedeleyici Davranış: “Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak”
Memurun özel hayatında sergilediği ancak kamu görevlisine duyulan güveni zedeleyecek nitelikteki davranışlar bu kapsamdadır.
e) Devlet Malını Özel İşte Kullanma: “Devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak”
Resmi araç, bilgisayar, telefon gibi araç ve gereçlerin özel işlerde kullanılması.
f) Devlet Malını Kaybetme: “Devlete ait resmî belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek”
g) Kötü Muamele: “İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak”
h) Sataşma: “İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak”
ı) Edep Dışı Davranışlar: “Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak”
j) Verilen Emirlere İtiraz: “Verilen emirlere itiraz etmek”
Hiyerarşik düzen gereği, verilen emirlerin uygulanması esastır. Ancak açıkça hukuka aykırı emirler için itiraz hakkı mevcuttur.
k) Borçları Ödememe: “Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak”
l) Huzuru Bozma: “Kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak”
m) Yetkisiz Basın Açıklaması: “Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek”
3. AYLIKTAN KESME CEZASI
Tanımı
Kanun’un 125/C maddesine göre aylıktan kesme cezası: “Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 oranları arasında kesinti yapılmasıdır.”
Bu ceza, memur üzerinde doğrudan mali bir yük oluşturur. Kesinti oranı, fiilin ağırlığına ve tekerrür durumuna göre belirlenir. Alt sınır olan 1/30’dan başlanarak, suçun tekerrürü halinde kademeli olarak 1/8 oranına kadar çıkartılabilir.
Kanun’un 132. maddesinde belirtildiği üzere: “Aylıktan kesme cezası, cezanın veriliş tarihini takip eden aybaşında uygulanır.”
Aylıktan Kesme Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller
a) Kasıtlı Görev İhmali: “Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak”
Bu bentteki en önemli unsur “kasıt”tır. Memurun görevini bilerek ve isteyerek yapmadığının ispatlanması gerekir.
b) Kısa Süreli Devamsızlık: “Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek”
c) Özel Menfaat Sağlama: “Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak”
d) Yalan Beyanda Bulunma: “Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak”
e) Amire Sözlü Saygısızlık: “Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek”
Bu bent, kınama cezasını gerektiren (c) bendinden farklı olarak, sözlü saygısızlığı ifade etmektedir ve daha ağır bir cezayı gerektirmektedir.
f) İzinsiz Kullandırma: “Görev yeri sınırları içerisinde her hangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak”
ı) Hizmet İçinde İtibar Zedeleme: “Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak”
Kınama cezasının (d) bendiyle karşılaştırıldığında, bu bendin “hizmet içinde” olduğu görülmektedir. Görev sırasındaki itibar zedeleyici davranışlar daha ağır cezayı gerektirmektedir.
4. KADEME İLERLEMESİNİN DURDURULMASI CEZASI
Tanımı
Kanun’un 125/D maddesine göre: “Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 – 3 yıl durdurulmasıdır.”
Bu ceza, memurun kariyer gelişimi üzerinde doğrudan etkisi olan ve uzun vadede hem mali hem de manevi sonuçlar doğuran ağır bir disiplin cezasıdır.
Kanun’un 132. maddesinin dördüncü fıkrasında önemli bir düzenleme bulunmaktadır: “Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenler 10 yıl boyunca daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamazlar.”
Ayrıca, öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurları için özel bir düzenleme bulunmaktadır: Bu memurlara kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilemez; onun yerine brüt aylıklarının 1/4’ü – 1/2’si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir.
Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller
a) Alkollü Gelme: “Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek”
b) Orta Süreli Devamsızlık: “Özürsüz ve kesintisiz 3 – 9 gün göreve gelmemek”
c) Görevden Çıkar Sağlama: “Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak”
Bu bent, rüşvet, irtikap gibi suçların disiplin hukuku karşılığıdır. Aynı zamanda ceza hukuku açısından da suç teşkil edebilir.
d) Küçük Düşürücü Fiiller: “Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak”
Bu bendin uygulanabilmesi için fiilin gerçekten küçük düşürücü ve aşağılayıcı nitelikte olması gerekir. Danıştay, tipiklik ilkesi gereği bu bendin dar yorumlanması gerektiğini vurgulamaktadır.
e) İzinsiz Kullandırma (Ağır Hal): “Görev yeri sınırları içinde herhangi bir yeri toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz kullanmak veya kullandırmak”
Bu bent, aylıktan kesme cezasını gerektiren (f) bendinden farklı olarak, doğrudan kullanma veya kullandırma fiilini içermektedir.
f) Sahte Belge Düzenleme: “Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek”
Bu, memuriyetteki en ağır suçlardan biridir ve güven ilkesini temelden sarsar.
h) Yasak Ticaret: “Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak”
ı) Ayrımcılık: “Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak”
Bu bent, Anayasa’nın eşitlik ilkesinin disiplin hukukundaki yansımasıdır.
j) Mal Bildiriminde Bulunmama: “Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak”
k) Gizli Bilgileri Açıklama: “Açıklanması yasaklanan bilgileri açıklamak”
l) Hakaret ve Tehdit: “Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek”
m) Yurt Dışında Borçlanma: “Diplomatik statüsünden yararlanmak suretiyle yurt dışında, haklı bir sebep göstermeksizin ödeme kabiliyetinin üstünde borçlanmak ve borçlarını ödemedeki tutum ve davranışlarıyla Devlet itibarını zedelemek veya zorunlu bir sebebe dayanmaksızın borcunu ödemeden yurta dönmek”
n) Kasıtlı Emir Kaçınma: “Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak”
o) Siyasi Faaliyet: “Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak”
5. DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA CEZASI
Tanımı
Kanun’un 125/E maddesine göre: “Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır.”
Bu, disiplin cezaları arasında hem maddi hem de manevi olarak sonucu en ağır olan cezadır. Bu ceza verilen memur, bir daha devlet memurluğuna atanamaz. Bu nedenle, bu cezanın verilmesi için çok ağır fiillerin işlenmiş olması ve bu fiillerin kesin delillerle ispatlanması gerekir.
Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller
a) İdeolojik veya Siyasi Eylemler: “İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak”
b) Yasak Yayın ve Propaganda: “Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek”
c) Siyasi Partiye Girmek: “Siyasi partiye girmek”
Memurlara siyasi partilere üye olma yasağı getirilmiştir.
d) Uzun Süreli Devamsızlık: “Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek”
e) Olağanüstü Hallerde Emir Kaçınma: “Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak”
f) Fiili Tecavüz: “Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak”
Danıştay içtihatlarına göre, fiili tecavüzün ağır tahrik altında veya karşılıklı olması durumunda bu cezanın verilemeyeceği kabul edilmektedir.
g) Yüz Kızartıcı Hareketler: “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak”
Bu bent oldukça geniş bir kapsama sahip olup, toplumun değer yargılarına göre memur sıfatıyla bağdaşmayan ağır fiilleri içermektedir.
h) Yetkisiz Gizli Bilgi Açıklama: “Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak”
ı) Arananları Gizleme: “Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek”
j) Yurt Dışında İtibar Zedeleme: “Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak”
k) Atatürk Aleyhine Suçlar: “5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek”
l) Terör Örgütleriyle İrtibat: “Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak”
Bu bent, 3/10/2016 tarihli 676 sayılı KHK ile eklenmiş ve sonrasında 1/2/2018 tarihli 7070 sayılı Kanun ile aynen kabul edilmiştir.
Disiplin Cezası Vermeye Yetkili Makamlar
657 sayılı Kanun’un 126. maddesinde disiplin cezası vermeye yetkili makamlar belirlenmiştir:
Disiplin Amirleri
Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından doğrudan verilir. Disiplin amiri, memurun bağlı olduğu kurumdaki yetkili amir konumundaki kişidir.
Disiplin Kurulları
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler (il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde valiler) tarafından verilir.
Disiplin kurullarının yapısı ve işleyişi “Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik” ile düzenlenmiştir. Bu yönetmelikte önemli bir düzenleme, sendika temsilcisinin disiplin kurulunda yer alması hakkıdır:
“Hakkında disiplin soruşturması yürütülen Devlet memurunun üyesi olduğu sendikanın temsilcisi de disiplin ve yüksek disiplin kurullarında yer alır.”
Yüksek Disiplin Kurulları
Devlet memurluğundan çıkarma cezası, amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir.
Yüksek disiplin kurulları, en ağır disiplin cezası olan memuriyetten çıkarma kararını veren organlardır ve bu nedenle daha dikkatli bir soruşturma yapma yetkisine sahiptirler.
Kurulların Karar Yetkisi
Kanun’un 126. maddesinin üçüncü fıkrasında önemli bir sınırlama getirilmiştir: “Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler.”
Bu düzenleme, disiplin kurullarının öneri niteliğinde karar verdiğini, asıl kararın yetkili amirler tarafından verileceğini göstermektedir.
Disiplin Soruşturması Süreci
Soruşturmanın Başlatılması
Bir disiplin suçunun işlendiğinden şüphe edilmesi halinde, disiplin amiri veya yetkili makam tarafından disiplin soruşturması başlatılır. Soruşturma, genellikle bir soruşturmacı tarafından yürütülür.
Savunma Hakkının Kullandırılması
657 sayılı Kanun’un 130. maddesinde açıkça belirtildiği üzere: “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.”
Savunmanın usulüne uygun olabilmesi için, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren en az 7 gün savunma süresiverilmelidir. Memur, kendisine verilen süre içinde yazılı savunmasını yapabilir.
Kanun’un 130/2. maddesine göre: “Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”
Savunma Hakkının Kapsamı
Savunma hakkı, sadece yazılı bir metin sunmaktan ibaret değildir. Danıştay içtihatlarına göre, savunma hakkı şu unsurları içermektedir:
- Bilgilenme Hakkı: Memura, kendisine atılı suçun ne olduğu açıkça bildirilmelidir.
- Dosyayı İnceleme Hakkı: Memur, soruşturma dosyasındaki tüm belgeleri inceleme hakkına sahiptir.
- Tanık Dinletme Hakkı: Memur, lehine tanık dinletilmesini isteyebilir.
- Vekil Tayin Etme Hakkı: Özellikle yüksek disiplin kurullarında, memur avukat vasıtasıyla savunma yapabilir.
Danıştay’ın bir kararında bu husus şöyle vurgulanmıştır: “Davacılara dava konusu işlemin dayanağı olan her türlü bilgi ve belgeyi, bu bağlamda disiplin soruşturma raporlarını istemleri halinde inceleyebilme olanağının tanınmasının hukuk devletinin, adil yargılanma hakkının ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesinin gereği olduğu, davacının istemesine karşın soruşturma raporu incelettirilmeden karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı” sonucuna varılmıştır.
Savunma İstem Yazısının Önemi
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun önemli bir kararında, savunma istem yazısında belirtilen suçtan farklı bir suçla memurun cezalandırılamayacağı vurgulanmıştır:
“Savunma istem yazılarının içeriğinin Anayasa ve Kanunlar ile koruma altına alınan savunma hakkının kullanılmasını mümkün kılabilecek nitelikte olmadığı, savunma istem yazılarında yer alan disiplin soruşturmasına konu fiillerin hukuki nitelendirmeleri ile soruşturma sonucunda davacıya verilen cezanın farklı olduğu ve nihayetinde davacının daha ağır bir cezayla cezalandırıldığı anlaşıldığından, uyuşmazlıkta, anayasal güvence altında bulunan savunma hakkının usulüne uygun şekilde kullandırıldığından söz etmeye olanak bulunmamaktadır.”
Bu karara göre, örneğin memura yer değiştirme cezası gerektirecek bir fiil için savunma istendiği halde, sonrasında meslekten çıkarma cezası verilmesi hukuka aykırıdır.
Soruşturmacının Tarafsızlığı
Disiplin soruşturmasının objektif ve adil olabilmesi için, soruşturmacının ve disiplin amirinin tarafsız olması gerekmektedir. Danıştay’ın istikrar kazanmış içtihadına göre:
Soruşturma yapılmasını sağlayan kişi, disiplin soruşturmasını yürütemez ve disiplin cezası veremez.
Danıştay 12. Daire’nin bir kararında bu husus şöyle açıklanmıştır: “Davacıya isnat edilen fiilin muhatabı olan ve hakkında soruşturma yapılmasını isteyen kişi ile söz konusu soruşturma sonucu ceza veren kişinin aynı olması objektif ve tarafsız değerlendirmeyi olumsuz yönde etkileyeceğinden, dava konusu işlemde bu yönden hukuka uyarlık görülmemiştir.”
Soruşturma Raporunun Hazırlanması
Soruşturmacı, tüm delilleri topladıktan, tanıkları dinledikten ve memurun savunmasını aldıktan sonra bir soruşturma raporu hazırlar. Bu raporda:
- Olayın özeti
- Toplanan deliller
- Memurun savunması
- Hukuki değerlendirme
- Ceza önerisi
yer alır.
Zamanaşımı Süreleri
657 sayılı Kanun’un 127. maddesinde, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı haller düzenlenmiştir.
Soruşturma Başlatma Zamanaşımı
Kanun’un 127/1. maddesine göre, disiplin suçunun işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren:
- Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,
- Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,
Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, zamanaşımı süresinin “fiilin işlendiği tarih”ten değil, “fiilin öğrenildiği tarih”ten başlamasıdır.
Ceza Verme Zamanaşımı
Kanun’un 127/2. maddesine göre: “Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”
Ancak, kınama cezası yönünden bu hüküm, Anayasa Mahkemesi’nin 27/3/2025 tarihli ve E.:2025/13; K.:2025/89 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (26/3/2026) yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
Karar Süreleri
657 sayılı Kanun’un 128. maddesinde, disiplin cezalarına ilişkin kararların ne kadar sürede verileceği düzenlenmiştir:
Hafif Disiplin Cezaları
Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar.
Kademe İlerlemesinin Durdurulması
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde:
- Soruşturma dosyası, kararını bildirmek üzere yetkili disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir.
- Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir.
Memurluktan Çıkarma
Memurluktan çıkarma cezası için:
- Disiplin amirleri tarafından yaptırılan soruşturmaya ait dosya, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kuruluna tevdiinden itibaren azami altı ay içinde bu kurulca karara bağlanır.
Yüksek Disiplin Kurullarının Yetkileri
657 sayılı Kanun’un 129. maddesinde, yüksek disiplin kurullarının soruşturma ve karar verme sürecindeki yetkileri düzenlenmiştir:
“Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde:
- İlgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye,
- İlgili kurumlardan bilgi almaya,
- Yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye,
- Mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya
yetkiNitelendirmelidirler.”
Ayrıca, hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur:
- Soruşturma evrakını inceleme,
- Tanık dinletme,
- Disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma
hakkına sahiptir.
Tekerrür, Hafifletme ve Cezaların Silinmesi
Tekerrür
657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin altıncı fıkrasında tekerrür hükümleri düzenlenmiştir:
“Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır.”
“Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.”
Bu düzenlemeye göre, örneğin bir memura kınama cezası verilmiş ve bu ceza sicilden silinmeden önce aynı veya benzer nitelikte başka bir suç işlerse, bu sefer bir üst derece ceza olan aylıktan kesme cezası verilebilir.
Hafifletme
Kanun’un 125. maddesinin yedinci fıkrasında hafifletme imkanı tanınmıştır:
“Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.”
Bu düzenleme, disiplin hukukunda “takdir yetkisi” tanınması anlamına gelmektedir. Memurun geçmiş hizmetleri ve aldığı ödüller dikkate alınarak, verilecek cezada indirim yapılabilir.
Cezaların Silinmesi
Kanun’un 68. maddesinde (125. maddeden sonraki düzenlemelerde) cezaların sicilden silinmesi düzenlenmiştir:
Disiplin cezaları memurun özlük dosyasına işlenir. Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur:
- Uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından itibaren 5 sene,
- Diğer cezaların uygulanmasından itibaren 10 sene sonra
atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir.
Disiplin Cezalarına Karşı Başvuru Yolları
İdari İtiraz
657 sayılı Kanun’da, bazı disiplin cezalarına karşı idari itiraz yolu öngörülmüştür:
Uyarma, Kınama, Aylıktan Kesme Cezalarına Karşı
Bu cezalara karşı Disiplin Kuruluna 7 gün içinde idari açıdan itiraz edilebilir.
Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezasına Karşı
Bu cezaya karşı Yüksek Disiplin Kuruluna 7 gün içinde idari açıdan itiraz edilebilir.
İtirazın Sonuçları
İtiraz kabul edilirse ceza kaldırılabilir veya daha hafif bir ceza verilebilir. İtiraz reddedilirse disiplin cezası idari açıdan kesinleşmiş olur.
Önemli Not: Süresinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları idari açıdan kesinleşir ve idari yargıda dava konusu edilemez.
Yargı Yolu
Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası
Bu cezaya karşı idari itiraz yolu bulunmadığından, kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesi nezdinde iptal davası açılması gerekmektedir.
Kesinleşen Diğer Cezalar
İdari itiraz sonucu kesinleşen diğer disiplin cezalarına karşı da 60 gün içinde idari yargı yoluna başvurulabilir.
Yetkili ve Görevli Mahkeme
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesine göre, kararın tebliğini izleyen 60 gün içinde dava açılabilir. Yetkili mahkeme, disiplin cezası veren kurumun bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.
Tüm disiplin cezalarına karşı açılacak iptal davalarına idare mahkemesi bakmakla görevlidir.
İptal Davasının Sonuçları
İdare mahkemesi, açılan iptal davasını inceleyerek:
- Disiplin cezasının hukuka uygun olduğuna karar verirse davayı reddeder,
- Disiplin cezasının hukuka aykırı olduğuna kanar verirse işlemi iptal eder.
İşlemin iptali halinde, memur hakkında verilen disiplin cezası hükümsüz hale gelir ve memurun özlük dosyasından silinir. Ayrıca, aylıktan kesme cezası verilmiş ise, kesilen miktarlar memura iade edilir.
Ceza Mahkemesi Kararlarının Disiplin Cezalarına Etkisi
657 sayılı Kanun’un 131. maddesinde, ceza yargılaması ile disiplin yargılamasının ilişkisi düzenlenmiştir:
“Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez.”
“Memurun ceza kanununa göre mahküm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.”
Bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, disiplin soruşturması ve ceza soruşturması birbirinden bağımsız olarak yürütülür. Ancak Danıştay içtihatları, bu konuda önemli sınırlamalar getirmiştir.
Danıştay’ın Yaklaşımı
Danıştay 12. Daire’nin önemli bir kararında, bu konu şu şekilde değerlendirilmiştir:
“Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır.”
“Ceza yargılaması neticesinde suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev’i kapsamında bağlayıcı olacağı kuşkusuzdur.”
“Dava konusu ‘Devlet memurluğundan çıkarma’ cezasına esas alınan eylemlerin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda açıkça tanımlanması ve ceza yargılamasına da konu edilmesi nedeniyle, davacının bu fiilleri işleyip işlemediği ancak, ceza mahkemesince verilecek kararın kesinleşmesi sonucunda belirlenebilecektir.”
Bu karara göre, eğer bir disiplin cezasının dayanağı olan fiil aynı zamanda ceza mahkemesinde yargılanıyorsa ve ceza mahkemesinin kararı henüz kesinleşmemişse, disiplin cezası verilmesi için ceza mahkemesi kararının beklenmesi gerekmektedir.
Disiplin Soruşturmasında İspat ve Delil
Disiplin hukuku açısından ispat külfeti, idareye aittir. Yani memurun disiplin suçunu işlediğini ispat etmek zorunda olan idare, suçun masumluğunu ispat etmek zorunda olan memur değildir.
Delillerin Değerlendirilmesi
Danıştay içtihatlarına göre, disiplin cezalarının objektif ve somut delillere dayanması gerekmektedir. Özellikle amire saygısızlık gibi subjektif değerlendirme gerektiren durumlarda, fiilin gerçekten işlendiğinin kesin delillerle ispatlanması şarttır.
Danıştay 5. Daire’nin bir kararında bu husus şöyle vurgulanmıştır:
“Olayın taraflarınca verilen ifadelerin birbiriyle örtüşmediği, beyanlar arasında çelişki olduğu, disiplin soruşturmasının diyaloğun diğer tarafı olan İlçe Emniyet Müdürü tarafından düzenlenen tek yanlı tutanağa istinaden başlatıldığı… ve amire saygısızlık fiilinin işlendiği yolunda taraflar dışında başka tanık da bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda, davacının görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak fiilini işlediğinin hukuken kabul edilebilir, objektif, somut ve yeterli delillerle açık ve net bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından” işlem iptal edilmiştir.
Tek Yanlı Beyanların Yetersizliği
Danıştay, tek yanlı beyanları yeterli delil olarak kabul etmemektedir. Özellikle karşılıklı çelişkili beyanların bulunduğu durumlarda, objektif delillerle (yazılı belgeler, kayıtlar, birden fazla tanık beyanı gibi) suçun ispatlanması gerekmektedir.
Disiplin Cezalarının Hukuki Sonuçları
Özlük Dosyasına Kayıt
Tüm disiplin cezaları, memurun özlük dosyasına kaydedilir. Bu kayıt, memurun kariyer gelişimi üzerinde önemli etkiler doğurabilir.
Üst Kadrolara Atanma Yasağı
657 sayılı Kanun’un 132. maddesinin dördüncü fıkrasında önemli bir düzenleme bulunmaktadır:
“Aylıktan kesme cezası ile tecziye edilenler 5 yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenler 10 yıl boyunca daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamazlar.”
Bu düzenleme, disiplin cezalarının sadece o anki durumu değil, uzun vadeli kariyer gelişimini de etkilediğini göstermektedir.
Mali Sonuçlar
Aylıktan kesme cezası doğrudan mali bir kayba yol açarken, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası dolaylı olarak mali kayba neden olur. Çünkü kademe ilerlemesi durdurulan memur, o süre içinde maaş artışından faydalanamamaktadır.
Manevi Sonuçlar
Disiplin cezaları, özellikle ağır olanları, memurun onuru ve saygınlığı üzerinde de olumsuz etkiler doğurabilir. Özellikle devlet memurluğundan çıkarma cezası, hem mesleki hem de sosyal açıdan çok ağır sonuçlar doğurmaktadır.
Özel Durumlar ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Sendika Temsilcisinin Disiplin Kurulunda Bulunması
“Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”in 1. maddesinin 2. fıkrasında önemli bir düzenleme bulunmaktadır:
“Hakkında disiplin soruşturması yürütülen Devlet memurunun üyesi olduğu sendikanın temsilcisi de disiplin ve yüksek disiplin kurullarında yer alır. Her bir disiplin ve yüksek disiplin kurulunda görevlendirilen temsilci ilgili sendika tarafından önceden bildirilir.”
Bu düzenlemenin amacı, disiplin soruşturmasının daha objektif ve adil yürütülmesini sağlamaktır.
Benzer Fiiller İçin Ceza Verilmesi
657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin sekizinci fıkrasında şu düzenleme yer almaktadır:
“Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir.”
Bu düzenleme, kanunda açıkça sayılmayan ancak sayılanlarla benzer nitelikte fiiller için de ceza verilmesine olanak tanımaktadır. Ancak burada da tipiklik ilkesi gözetilmeli, benzerlik açıkça ortaya konulmalıdır.
Özel Kanunların Uygulanması
657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin dokuzuncu fıkrasında şu hüküm yer almaktadır:
“Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır.”
Bu düzenlemeye göre, özel kanunlarda (örneğin Hâkimler ve Savcılar Kanunu, Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu gibi) farklı disiplin hükümleri bulunuyorsa, öncelikle o özel kanun hükümleri uygulanır.
Disiplin ve Ceza Kovuşturmasının Birlikte Yürütülmesi
657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin son fıkrasında şu düzenleme yer almaktadır:
“Yukarıda yazılı disiplin kovuşturmasının yapılmış olması, fiilin genel hükümler kapsamına girmesi halinde, sanık hakkında ayrıca ceza kovuşturması açılmasına engel teşkil etmez.”
Bu düzenleme, bir fiilin hem disiplin suçu hem de ceza hukuku anlamında suç oluşturması halinde, her iki yaptırımın da birlikte uygulanabileceğini göstermektedir.
Disiplin cezaları hakkında detaylı bilgi alın.
Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi kapsamında disiplin cezalarının hukuki yönlerini öğrenmek için sayfamızı inceleyin.
