
Rehber öğretmen yüksek lisans artırımlı ders ücreti hakkı, idare mahkemelerinde giderek yerleşen içtihatla birlikte eğitim personelinin en önemli mali haklarından biri hâline gelmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görev yapan rehber öğretmenler, yüksek lisans veya doktora derecesini tamamlamalarına karşın ek ders ücretlerinin artırımlı ödenmesini uzun süredir hukuka aykırı biçimde reddeden bir idari pratikle karşı karşıya kalmaktadır. Bu makale; söz konusu hakkın hukuki dayanağını, mahkeme kararlarını ve dava sürecini ayrıntılı olarak ele almaktadır.
I. Giriş: Uyuşmazlığın Özü
Rehber öğretmen yüksek lisans artırımlı ders ücreti uyuşmazlığı, Türk idare yargısında 2012 yılından bu yana süregelen ve giderek yoğunlaşan bir hukuki sorun alanıdır. Bununla birlikte, yerleşen yargı içtihadı sayesinde artık hukuki tablo son derece net bir görünüm kazanmıştır. Başta Bolu İdare Mahkemesi, Kütahya İdare Mahkemesi ve Konya 2. İdare Mahkemesi olmak üzere pek çok yargı mercii, rehber öğretmenlerin fiilen sınıfa girme imkânları bulunmadığından bu koşulun onlara uygulanamayacağına ve dolayısıyla lisansüstü eğitim tamamlayan rehber öğretmenlere artırımlı ek ders ücreti ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir.
6. Dönem Toplu Sözleşme (2022–2023) ve devam eden dönemler kapsamında; MEB’e bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerden yüksek lisans yapanlara fiilen girdikleri dersler için ödenen ek ders ücreti %7, doktora yapanlara ise %20 artırımlı ödenmektedir. Ne var ki idare, rehber öğretmenlerin “fiilen ders girmedikleri” gerekçesiyle bu toplu sözleşme hakkını sistematik biçimde reddetmektedir. Oysa bu yaklaşım, işin doğasını, mevzuatı ve biriken yargı kararlarını görmezden gelmektedir.
Bu makale; rehber öğretmen yüksek lisans artırımlı ders ücreti hakkının hukuki dayanağını, iddia ve karşı iddiaları, emsal kararları ve dava sürecini kapsamlı biçimde ele almaktadır. Ayrıca bilgi teknolojileri rehber öğretmenleri ile okul yöneticilerine ilişkin özel değerlendirmeler de bu makale kapsamında incelenmektedir.
II. Hukuki Çerçeve
A. Toplu Sözleşme Hükümleri ve Artırım Oranları
Artırımlı ek ders ücreti hakkının temel kaynağını Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları ve toplu sözleşmeler oluşturmaktadır. Tarihsel süreç şu şekilde gelişmiştir:
2012/1 Sayılı KGHK Kararı (29.05.2012): Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Koluna İlişkin Hükümler’in 30. maddesi; 01/09/2012 tarihinden geçerli olmak üzere MEB’e bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerden yüksek lisans yapmış olanlara fiilen girdikleri dersler için %5, doktora yapmış olanlara ise %15 artırımlı ek ders ücreti ödeneceğini hükme bağlamıştır. Bu tarihten itibaren her toplu sözleşme döneminde aynı hüküm varlığını korumuş; oranlar zamanla artırılmıştır.
6. Dönem Toplu Sözleşme (2022–2023): “Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme”nin “Lisansüstü Öğrenim Gören Öğretmenlere İlave Ek Ders Ücreti” başlıklı 8. maddesi uyarınca yüksek lisans için artırım oranı %7’ye, doktora için ise %20’ye yükseltilmiştir. Mevcut toplu sözleşme dönemlerinde de bu oranlar geçerliliğini korumaktadır.
Bu düzenlemenin amacı açıktır: Millî Eğitim Bakanlığı, öğretmenlerin lisans sonrasında kendilerini geliştirmelerini ve mesleki hayatlarına katkı sağlamalarını teşvik etmek amacıyla lisansüstü eğitim yapanlara mali güvence sunmak istemiştir. Söz konusu teşvik amacının rehber öğretmen yüksek lisans artırımlı ders ücreti taleplerinde de aynen geçerli olduğu tartışmasızdır.
B. MEB Ek Ders Kararı’nın İlgili Maddeleri
Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar, uyuşmazlığın çözümünde belirleyici iki hüküm içermektedir:
Madde 10/d – Ders Niteliğinde Yönetim Görevi: “İlgili mevzuat hükümleri ile tespit edilen inceleme, araştırma, planlama, programlama, yönetim, denetim, eğitim ve öğretim gibi görevlerinden; her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumları rehber öğretmenlerinin ders yılı süresince haftada 18 saati ders niteliğinde yönetim görevi sayılır ve fiilen görev yapma karşılığında ek ders ücreti ödenir.”
Bu hüküm, rehber öğretmenlerin haftalık 18 saatlik görevinin zaten ders niteliğinde yönetim görevi kapsamında değerlendirildiğini ve bu görevi fiilen yerine getirmenin ek ders ücretine hak kazandırdığını açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla rehber öğretmen yüksek lisans artırımlı ders ücreti talebi değerlendirilirken görevin fiilen yürütülmesi başlı başına yeterli bir koşul olarak karşımıza çıkmaktadır.
Madde 25 – Görevin Fiilen Yapılması: “Bu Karar kapsamında ek ders ücreti ödenebilmesi için, ek ders görevinin fiilen yapılmış olması, ek ders görevinden sayılan veya ek ders görevinin yapılmış sayılacağı hâller bakımından ise bu Kararda belirlenen koşulların oluşması şarttır.”
25. madde yalnızca ek ders görevinin fiilen yapılmış olmasını değil, aynı zamanda ek ders görevinden sayılan hallerin varlığını da yeterli saymaktadır. Rehber öğretmenlerin 18 saatlik görevi, 10. madde uyarınca zaten ders görevinden sayıldığından 25. maddedeki koşul bu grup bakımından kendiliğinden gerçekleşmektedir.
C. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu Madde 89
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Ders Görevi” başlıklı 89. maddesi, ek ders görevinin usul ve esaslarının Cumhurbaşkanı kararıyla belirleneceğini düzenlemektedir. Bu yasal yetki temelinde çıkarılan MEB Ek Ders Kararı, rehber öğretmenlerin ders niteliğinde yönetim görevini ve bu görev karşılığı ödenen ek ders ücretini doğrudan düzenlemektedir. Söz konusu yasal çerçeve, rehber öğretmen yüksek lisans artırımlı ders ücreti hakkının anayasal ve yasal zeminin sağlam temeller üzerinde yükselen bir hak olduğunu ortaya koymaktadır.
III. Rehber Öğretmenin Hukuki Statüsü ve Ders Niteliğinde Yönetim Görevi
Rehber öğretmenler; öğrencilerin bireysel, eğitsel ve mesleki gelişimlerini desteklemek amacıyla bireysel görüşmeler, grup rehberliği etkinlikleri, veli bilgilendirme toplantıları ve ölçme-değerlendirme çalışmaları yürüten eğitim uzmanlarıdır. Bu görevin yapısal niteliği, sınıf içinde öğrencilere konu anlatan bir branş öğretmeninin göreviyle temelden farklıdır. Sonuç olarak, rehber öğretmenin sınıfa girip ders anlatması işin doğasına aykırıdır; mevzuat da bu gerçeği kavramış ve rehber öğretmenin haftalık 18 saatlik görevini “ders niteliğinde yönetim görevi” olarak tanımlamıştır.
Bu tanımlama, rehber öğretmen yüksek lisans artırımlı ders ücreti uyuşmazlığında belirleyici işlev görmektedir: rehberlik görevini fiilen yürüten ve yüksek lisansını tamamlamış olan öğretmen, sınıfa girip girmediğinden bağımsız olarak, artırımlı ek ders ücretine hak kazanmaktadır.
Bilgi teknolojileri rehber öğretmenleri de aynı mantık çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu öğretmenler, kadro unvanları itibarıyla “bilgi teknolojileri öğretmeni” olmakla birlikte görevlendirilme şekilleri itibarıyla rehber öğretmen statüsünde hizmet vermektedir. Teknik altyapı yönetimi ve eğitime teknolojik destek gibi görevlerin doğası gereği bu personelin de sınıfta ders verme imkânı bulunmamakta; yargı kararları da bu gerçeği açıkça kabul etmektedir.
IV. İdarenin Red Gerekçesinin Hukuki Değerlendirmesi
İdare, rehber öğretmen yüksek lisans artırımlı ders ücreti taleplerini iki temel gerekçeyle reddetmektedir: birincisi, toplu sözleşme hükmünün yalnızca fiilen ders verenlere uygulanabileceği; ikincisi ise Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bu yönde bağlayıcı mali görüş bildirdiğidir.
Birinci gerekçe bakımından: Toplu sözleşme hükmü “fiilen girdikleri dersler için” ifadesini kullanmakla birlikte, bu ifadenin fiilen ders verme imkânı yapısal olarak bulunmayan bir meslek grubu üyesine uygulanması durumunda düzenlemenin amaçsal yorumla ele alınması hukuk metodolojisinin gereğidir. Düzenlemenin amacı, lisansüstü eğitim yaparak kendini geliştiren öğretmenleri ödüllendirmektir. Bu amacın rehber öğretmen bakımından gerçekleşip gerçekleşmediği ise “rehberlik görevini fiilen yürütüp yürütmediği” sorusuna bağlıdır; sınıfa girip girmediğine değil. Nitekim mahkemeler de bu yorumu benimsemiştir.
İkinci gerekçe bakımından: Hazine ve Maliye Bakanlığı görüşü, idari birimleri etkileyebilir; ancak idari yargı mercilerini bağlamaz. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunu denetlemek yargının görevidir ve bu denetim, herhangi bir bakanlık görüşüne rağmen eksiksiz biçimde yerine getirilmektedir. Nitekim mahkemeler, idarenin bu gerekçesini defalarca reddederek davaları kabul etmiştir.
V. Yargı İçtihadı: Rehber Öğretmen Yüksek Lisans Artırımlı Ders Ücreti Emsal Kararları
A. Bolu İdare Mahkemesi (E:2022/756, K:2022/1218)
Bu dava, rehber öğretmen yüksek lisans artırımlı ders ücreti içtihadının şekillenmesinde kilit bir rol oynayan emsal karardır. Bolu ili Merkez ilçesinde bir lisede rehberlik öğretmeni olarak görev yapan ve tezli yüksek lisans programını tamamlamış olan davacı adına açılan davada Bolu İdare Mahkemesi şu sonuca varmıştır:
“Bu durumda; yaptığı işin doğası gereği ders görevi olmayan, fiilen derse girme imkânı bulunmayan davacı yönünden; fiilen derse girme gibi bir koşulun aranamayacağı, rehberlik görevinin fiilen yapılmasının yeterli olacağı, dolayısıyla lisans sonrası kendilerini geliştirmeleri, mesleki hayatlarına katkı sağlayabilmeleri adına yüksek lisans/doktora yapmış olan rehber öğretmenlere de ayrım gözetilmeksizin artırımlı ek ders ücreti ödemesi gerektiği görüldüğünden, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.”
Mahkeme ayrıca, geriye dönük parasal hakların hesabında başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk ödeme tarihinin esas alınacağını ve yasal faizin başvuru tarihinden itibaren işleyeceğini hükme bağlamıştır.
B. Kütahya İdare Mahkemesi (2024/813) – Rehber Öğretmen Yüksek Lisans Artırımlı Ders Ücreti ve BT Öğretmenleri
Bu karar, bilişim teknolojileri rehber öğretmenlerine ilişkin özel bir içtihat oluşturması bakımından önem taşımaktadır. Mahkeme, bilişim teknolojileri rehber öğretmeninin sınıfta ders verme imkânının yapısal olarak bulunmadığını tespit ederek şu sonuca ulaşmıştır:
“Bilişim teknolojileri rehber öğretmeni olması nedeniyle verdiği eğitim-öğretim hizmetinin niteliği ve uygulama şekli açısından fiilen ders verme imkânı bulunmayan davacının, almış olduğu yüksek lisans eğitimi dolayısıyla ek ders ücretinin artırımlı ödenmesi için okuldaki bilişim teknolojileri rehber öğretmenliği görevini fiilen yürütmesinin yeterli olduğu anlaşıldığından, yüksek lisans eğitimini tamamlayarak mezun olan davacının, fiilen çalışmasına karşılık ek ders ücretinin artırımlı olarak ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”
C. Konya 2. İdare Mahkemesi (2024/1120) – Ayrım Gözetilmeksizin Artırımlı Ödeme
Konya 2. İdare Mahkemesi, bilişim teknolojileri öğretmenlerinin işin doğası gereği fiilen ders görevi olmadığını saptayarak şu karara varmıştır:
“Davacının işin doğası gereği fiilen ders görevinin olmadığı, dolayısıyla davacıdan fiilen derse girme gibi bir koşulun aranamayacağı anlaşıldığından lisans sonrası kendilerini geliştirmeleri, mesleki hayatlarına katkı sağlayabilmeleri adına yüksek lisans yapmış olan bilişim teknolojileri öğretmeni öğretmenlerine de ayrım gözetilmeksizin artırımlı ek ders ücreti ödenmesi gerektiği sonucuna varılmakla aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”
D. Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi (2024/2009)
Davalı idarenin istinaf başvurusu Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi tarafından reddedilmiştir. Daire, ilk derece mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu tespit ederek 2577 sayılı İYUK’un 45/3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunu reddetmiştir. Bu karar, rehber öğretmen yüksek lisans artırımlı ders ücreti içtihadının bölge idare mahkemesi düzeyinde de pekiştiğini açıkça göstermektedir.
E. Samsun Bölge İdare Mahkemesi (2022/1489 E., 2023/50 K.)
Eğitim-İş Sendikası tarafından bir rehber öğretmen adına açılan davada verilen ilk derece mahkemesi kararı, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi’nin 2022/1489 E., 2023/50 K. sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. Bu karar, içtihadın bireysel davalarla sınırlı kalmadığını; sendika güvencesiyle açılan toplu davalarda da aynı sonucu verdiğini ortaya koymaktadır.
F. İzmir Bölge İdare Mahkemesi – Okul Yöneticilerine Artırımlı Ek Ders Ücreti
İzmir Bölge İdare Mahkemesi, Muğla ilinde okul müdürü ve müdür yardımcısı olarak görev yapan ve yüksek lisans mezunu olan üyeler adına açılan davalarda ilk derece mahkemelerinin ret kararlarını bozarak işlemlerin iptaline hükmetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi şu gerekçeye dayanmıştır: okul müdür ve müdür yardımcılarının yöneticilik görevlerini fiilen yürütmeleri, haftalık 18 saatlik görevlerinin ders niteliğinde yönetim görevi kapsamında sayılmasını sağlamakta; dolayısıyla yüksek lisans artırımlı ders ücreti hakkı bu personel bakımından da doğmaktadır.
VI. Kamu Denetçiliği Kurumu Kararları
Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık), 07.02.2022 tarih ve S.22.2627 sayılı kararında yüksek lisans mezunu rehber öğretmenlerin artırımlı ek ders ücretinden yararlandırılması gerektiğini tespit ederek Milli Eğitim Bakanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. Kurum, söz konusu kararında; rehber öğretmenlerin işin doğası gereği ders görevinin olmadığından bu durumun dikkate alınmayarak fiilen derse girme şartının aranmasının ve rehber öğretmen yüksek lisans artırımlı ders ücretinin ödenmemesinin hukuka ve hakkaniyete uyarlık taşımadığına hükmetmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu kararları bağlayıcı olmamakla birlikte, idare mahkemelerinde güçlü bir referans işlevi görmekte ve idarenin bilgi sahibi olmasına karşın hukuka aykırı uygulamayı sürdürdüğünü belgelemektedir.
VII. BT Rehber Öğretmenlerine İlişkin Özel Değerlendirme
Bilgi teknolojileri rehber öğretmenleri, uygulamada özel bir sorunla karşılaşmaktadır: idare, bu personeli zaman zaman “bilgi teknolojileri öğretmeni” olarak nitelendirerek rehber öğretmene tanınan haklardan mahrum bırakmaya çalışmaktadır. Ne var ki bu yaklaşım, söz konusu personelin fiili görev tanımıyla çelişmektedir; zira bu öğretmenler görevlendirilme şekilleri itibarıyla rehber öğretmen statüsünde hizmet vermektedir.
Kütahya İdare Mahkemesi’nin 2024/813 sayılı kararı ile Konya 2. İdare Mahkemesi’nin 2024/1120 sayılı kararı, bu içtihadı açıkça ortaya koymuştur: bilişim teknolojileri rehber öğretmeninin yüksek lisans artırımlı ders ücreti hakkı, sınıf içi ders verme koşuluna bağlanamaz; görevin fiilen yürütülmesi yeterlidir. Dolayısıyla BT rehber öğretmenlerinin de bu hakkı talep etmesi ve gerektiğinde yargı yoluna başvurması mümkündür.
VIII. Dava Açma Süresi ve Rehber Öğretmen Yüksek Lisans Artırımlı Ders Ücreti İçin Geriye Dönük Hesaplama
Parasal hakların geriye dönük tespitinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7., 11. ve 12. maddeleri çerçevesinde yerleşik içtihat şu esasları ortaya koymaktadır:
Genel süre kuralı: İdari dava açma süresi, kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren 60 gündür (İYUK m. 7). İdareye başvuru yapılması bu süreyi durdurur; başvurunun reddi üzerine süre yeniden işlemeye başlar (İYUK m. 11).
Geriye dönük hesaplama yöntemi: Dava idareye başvuru tarihinden itibaren 120 gün içinde açılmış ise; dava tarihinden geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk ödeme tarihi esas alınarak parasal haklar hesaplanır. Bu süre geçirildikten sonra dava açılmış ise yalnızca dava tarihinden geriye doğru 60 günlük süredeki ilk ödeme tarihinden itibaren hesaplama yapılır.
Faiz başlangıcı: Yasal faiz, idareye başvuru tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Bu hesaplama yöntemi, Bolu İdare Mahkemesi’nin 2022/1218 sayılı kararında ayrıntılı biçimde ortaya konulmuş ve istinaf mercilerince onaylanmıştır. Sonuç olarak, hak kayıplarının önüne geçilmesi için mümkün olan en erken tarihte başvuru yapmak büyük önem taşımaktadır.
IX. Dava Süreci: Başvurudan Kararın İnfazına
A. İdareye Başvuru
Rehber öğretmen yüksek lisans artırımlı ders ücreti talebinin ilk adımı, kadronun bulunduğu ilin valiliğine (il millî eğitim müdürlüğü) yazılı başvuru yapmaktır. Başvuruda şu belgeler sunulmalıdır: yüksek lisans veya doktora diploma sureti, MEBBİS çalışma hayatı çıktısı ve talep edilen dönem ile tutara ilişkin açıklama.
İdare başvuruyu otuz gün içinde yanıtlamak zorundadır. Yanıt verilmemesi hâlinde başvuru zımnen reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi işlemeye başlar. Bu noktadan itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekmektedir.
B. İdare Mahkemesinde Dava Açılması
İdarenin ret kararının tebliğini izleyen 60 gün veya zımni ret durumunda başvuru tarihinden itibaren 60 günlük süre içinde yetkili idare mahkemesinde iptal ve tam yargı davası açılmalıdır. Dava dilekçesinde; MEB Ek Ders Kararı m. 10/d ve m. 25, ilgili toplu sözleşme hükümleri, 657 sayılı DMK m. 89 ve yukarıda özetlenen emsal yargı kararlarına yer verilmesi, davanın güçlü biçimde temellenmesi açısından belirleyici öneme sahiptir.
C. Kararın İcrası
Mahkemenin davacı lehine verdiği karar, idarece 30 gün içinde uygulanmak zorundadır (2577 sayılı İYUK m. 28). Bu sürenin geçirilmesi hâlinde ilgili kişi, mahkemeye başvurarak kararın infazını talep edebilir ve gerekirse İYUK m. 28 kapsamında başvuruda bulunabilir.
X. Sonuç
Rehber öğretmen yüksek lisans artırımlı ders ücreti hakkı, hem mevzuat hem de yerleşik yargı içtihadı tarafından güçlü biçimde desteklenmektedir. Rehber öğretmenlerin, bilgi teknolojileri rehber öğretmenlerinin ve okul yöneticilerinin fiilen sınıfa girme imkânları yapısal olarak bulunmadığından, idarenin “fiilen ders girmedikleri” gerekçesiyle artırım ödememesi hukuka aykırıdır; üstelik bu aykırılık artık mahkemeler tarafından da tekrarlı biçimde saptanmaktadır.
İdarenin bu içtihadı özümseyerek idari aşamada başvuruları kabul etmesi, hem hukuk devleti ilkesinin hem de kamu yönetiminin etkinliği açısından zorunlu bir adımdır. Aksi hâlde, her ret kararı yeni bir dava ve nihayetinde kamu zararı doğurmaya devam edecektir. Lisansüstü eğitimini tamamlamış her rehber öğretmen, bu hakkı talep etme ve gerektiğinde yargıya taşıma konusunda güçlü bir hukuki zemine sahiptir.
XI. Sıkça Sorulan Sorular – Rehber Öğretmen Yüksek Lisans Artırımlı Ders Ücreti
Rehber öğretmen yüksek lisans artırımlı ders ücreti nedir?
Kamu görevlileri toplu sözleşmeleri uyarınca; MEB’e bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerden yüksek lisans yapanlara, ek ders ücretlerine ek olarak %7 oranında artırım ödenmesidir. Rehber öğretmenler, fiilen sınıfa girme imkânları bulunmadığından bu artırım rehberlik görevini fiilen yürüttükleri ölçüde kazanılmaktadır.
Rehber öğretmen yüksek lisans artırımlı ders ücretini kimler talep edebilir?
MEB’e bağlı herhangi bir örgün veya yaygın eğitim kurumunda rehber öğretmen olarak görev yapan ve tezli ya da tezsiz yüksek lisans programını tamamlamış olan her eğitim personeli bu artırımı talep edebilir. Bilgi teknolojileri rehber öğretmenleri ile okul müdürü ve müdür yardımcıları da aynı hakkı kullanabilir.
İdare başvuruyu reddederse ne yapmalıyım?
Red kararının tebliğini izleyen 60 gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal ve tam yargı davası açılmalıdır. Zımni ret hâlinde ise başvuru tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekir. Bu süre geçirilirse geriye dönük hak kaybı yaşanabilir.
Kaç yıl geriye dönük ödeme talep edebilirim?
Geriye dönük ödeme, idareye yapılan başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk ödeme tarihinden itibaren hesaplanmaktadır. Dava açma süresinin doğru yönetilmesi ve düzenli aralıklarla yeniden başvuru yapılması, hak kayıplarını en aza indirecektir.
Doktora yapan rehber öğretmen için artırım oranı nedir?
Yürürlükteki toplu sözleşme hükümleri çerçevesinde doktora yapan rehber öğretmenler için artırım oranı %20’dir. Yüksek lisans için ise bu oran %7 olarak belirlenmiştir.
BT rehber öğretmeni de bu haktan yararlanabilir mi?
Evet. Kadro unvanı “bilişim teknolojileri öğretmeni” olmakla birlikte fiili görevi rehber öğretmenlik olan personel, rehber öğretmen yüksek lisans artırımlı ders ücreti hakkından yararlanabilir. Kütahya İdare Mahkemesi (2024/813) ve Konya 2. İdare Mahkemesi (2024/1120) kararları bu yönde açık bir içtihat oluşturmuştur.
Bu dava için avukat tutmak şart mı?
Yasal zorunluluk bulunmamakla birlikte; dava sürecinin hukuki karmaşıklığı, süre hesaplamalarının kritikliği ve delil sunumundaki teknik gereklilikler göz önünde bulundurulduğunda, idare hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak hak kayıplarını önlemek açısından büyük önem taşımaktadır.
Artırımlı ek ders ücreti ne zamandan itibaren ödenir?
Yasal faiz, kural olarak idareye başvuru tarihinden itibaren işlemeye başlar. Geriye dönük eksik ödenen tutarlar, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süredeki ilk ödeme tarihinden itibaren hesaplanarak başvuru tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenir.
Bu makale hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır.
Av. Feyza Nur SERTTAŞ | İdare Hukuku & Sağlık Hukuku
