
Hakkında soruşturma yürütülen bir öğretmen, okulundan alınıp aynı ilçedeki başka bir okula görevlendirildi. İşlemi imzalayan makam, valilik değil kaymakamlıktı. Dava açıldı ve iptal talebiyle birlikte yürütmenin durdurulması istendi. Ankara 25. İdare Mahkemesi, 28/04/2025 tarihinde bu talebi kabul etti. Yani öğretmen yürütmeyi durdurma kararı aldı: yürütmenin durdurulması talebimiz kabul edildi ve işlemin uygulanması, dava sonuçlanana kadar durduruldu.
Bu yazıda, yalnızca bu ara kararı anlatıyorum. Olayın nasıl geliştiğini, mahkemenin talebi neden kabul ettiğini, kararın hangi hukuki ölçütlere dayandığını ve benzer durumdaki öğretmenler için ne ifade ettiğini ele alıyorum. Davanın esasına ilişkin karar ve genel YD rehberi için ayrı yazılarım bulunuyor; bu yazı, tek bir ara kararın anatomisini çıkarmayı amaçlıyor.
Olayın Seyri: Görevlendirmeden Dava Dilekçesine
Davacı, Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde bir mesleki ve teknik Anadolu lisesinde beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapıyordu. Hakkında yürütülen soruşturma sürecinde, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 8. maddesinin (C) fıkrası uyarınca aynı ilçedeki bir ortaokula beden eğitimi öğretmeni olarak görevlendirildi. Soruşturmanın konusu karar metninde yazılmadığı için bu yazıda da ayrıntısına girmiyorum.
Olayın kronolojisi, karar metinlerindeki tarihlere göre şöyledir. İşlemin dayanağı olan makam olur 02/01/2025 tarihlidir. Görevlendirme, 03/01/2025 tarihli yazıyla öğretmene bildirilmiştir. Öğretmen bu işleme itiraz etmiş, itirazın reddi ise 13/01/2025 tarihli bir başka makam oluruyla yapılmıştır. Dava, 28/02/2025 tarihli dilekçeyle açılmış ve bu dilekçede iptal talebiyle birlikte öncelikle yürütmenin durdurulması istenmiştir. Mahkeme, YD talebini 28/04/2025 tarihinde karara bağlamıştır.
| Tarih | Gelişme |
|---|---|
| 02/01/2025 | Görevlendirmenin dayanağı makam olur |
| 03/01/2025 | Görevlendirmenin öğretmene yazıyla bildirilmesi |
| 13/01/2025 | Öğretmenin itirazının reddine ilişkin makam olur |
| 28/02/2025 | İptal ve yürütmenin durdurulması talepli dava dilekçesinin tarihi |
| 28/04/2025 | Yürütmenin durdurulması talebinin kabulü |
Dilekçede, işlemin hukuka aykırılığı yönünden birkaç iddia ileri sürülmüştü. Bunların içinde en belirleyici olanı, işlemin dayanağı makam olurlarının kimin tarafından tesis edildiğiydi. Dosyadaki belgeler incelendiğinde, hem 02/01/2025 tarihli makam olurun hem de itirazın reddine ilişkin 13/01/2025 tarihli makam olurun vali yerine kaymakam tarafından tesis edilip imzalandığı görüldü.
Mahkeme Yürütmenin Durdurulması Talebini Kabul Etti
Ankara 25. İdare Mahkemesi, dava dosyasını inceleyerek yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verdi. Kararın hüküm kısmı özetle şöyledir: Hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. Karar, oybirliğiyle alınmıştır.
Yürütmenin durdurulması, iptal davası sonuçlanana kadar idari işlemin uygulanmasını geçici olarak durduran bir ara karardır. Dava açmak, işlemi kendiliğinden durdurmaz; kanun bunun için ayrıca bir karar verilmesini şart koşar. Bu dosyada da öğretmenin iptal davası açması yetmemiş, mahkemenin ayrıca yürütmeyi durdurma kararı vermesi gerekmiştir. Kabul kararıyla birlikte işlemin uygulanması, davanın sonuçlanmasına kadar durdurulmuştur.
Bu karar bir ara karardır. Davanın esasını kesin olarak çözmez; yalnızca dava sürerken işlemin uygulanmasını durdurur. Bu nedenle yürütmenin durdurulması kararı, iptal kararının yerini tutmaz ve idarenin yetkili makam eliyle yeniden işlem tesis etmesine de engel olmaz.
Mahkeme Kararını Nasıl Gerekçelendirdi?
Mahkeme, önce uyuşmazlığa uygulanacak mevzuatı sıraladı. Karar metninde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin birinci fıkrası, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 5, 8 ve 9. maddeleri, 25/06/1983 tarihli ve 18088 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 11. maddesi ve 17/04/2015 tarihli ve 29329 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 50. maddesi yer almaktadır.
Ardından mahkeme, dosyadaki belgelerden, işlemin dayanağı makam olurların vali yerine kaymakam tarafından tesis edilip imzalandığını tespit etti. Değerlendirme şu şekilde ilerledi: İdari işlemleri sakatlayan hâllerden biri yetki unsurunda ortaya çıkan hukuka aykırılıktır. İdarenin Anayasa ve kanunlardan kaynaklanan yetkileri kamu düzenine ilişkin, dar yorumlanan ve istisnai niteliktedir. Bu nedenle bir yetkinin bir makamdan diğerine devredilebilmesi için bunun açıkça kanunla düzenlenmesi gerekir. Mevzuata bakıldığında, il içinde valiye verilen atama yetkisinin vali yardımcılarına veya kaymakamlara devredilebileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Vali yardımcıları bu yetkiyi ancak valinin bulunmadığı zamanlarda valilik görevini vekâleten yürütürlerse kullanabilir.
Mahkeme bu değerlendirmeden şu sonuca vardı: Yenimahalle Kaymakamı, öğretmenin il içinde geçici görevle yerinin değiştirilmesi konusunda idare adına irade açıklamaya yetkili bir görevli değildir ve yetkisiz makam tarafından tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Polis Disiplin Cezasında Yürütmenin Durdurulması (2026)
Yöneticilik Görevinden Alınma Davası Kazandık: Müdürün Öğretmen Olarak Atanması İptal Kararı
Kaymakam Tarafından Görev Yeri Değişikliği Davası Kazandık: Yetkisiz Makamın İşlemi İptal Edildi
Yetki Sakatlığı Neden Açıkça Hukuka Aykırılık Sayıldı?
2577 sayılı Kanun’un 27. maddesi, yürütmenin durdurulması için iki şartı birlikte arar: İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması. “Açıkça” hukuka aykırılık, hukuka aykırılığın derin bir inceleme, bilirkişi raporu veya karmaşık bir delil değerlendirmesi gerektirmeden anlaşılabilmesi demektir.
Yetki sakatlığı bu ölçütü karşılamaya elverişlidir; çünkü işlemi kimin imzaladığı çoğu zaman işlem belgesinin kendisinden görülür. Bu dosyada da mahkemenin yaptığı, makam olurlardaki imzanın kime ait olduğunu ve mevzuatın yetkiyi kime verdiğini karşılaştırmaktan ibaretti. İsnat edilen fiillerin doğru olup olmadığı gibi delil değerlendirmesi gerektiren bir soruya girilmesine gerek kalmadı. Mahkeme de kararında, işlemin yetki yönünden hukuka aykırılığının açıkça saptandığını belirtmiştir.
Bu, yürütmenin durdurulması talepleri için önemli bir ayrımdır. Sebep unsurundaki tartışmalar, örneğin soruşturma raporundaki tespitlerin doğru olup olmadığı, çoğu zaman belge ve teknik inceleme gerektirdiğinden, YD aşamasında “açıkça” niteliğini kazanmakta zorlanabilir. Yetki ve şekil sakatlıkları ise işlem belgesinden görülebildiği için ara karar aşamasında daha güçlü bir dayanak oluşturabilir. Bu ayrım kesin bir kural değildir; her dosyada mahkemenin takdiri ve dosyadaki belgeler belirleyicidir.
Telafisi Güç Zarar: Çalışma Hürriyeti Gerekçesi
İkinci şart olan telafisi güç veya imkânsız zarar bakımından mahkemenin gerekçesi dikkat çekicidir. Mahkeme, tesis edilen işlemin yetki yönünden hukuka aykırılığı açıkça saptandığından, işlemin uygulanması hâlinde Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hürriyetinin bozulmasına sebep olabileceği hususunun dikkate alındığını ve bunun davacı yönünden telafisi güç zararlar doğurabileceğini kabul etti.
Dilekçede, ulaşım mesafesi ve ailevi sorumluluklar gibi somut hususlar ileri sürülmüştü. Karar metninde bu hususlara ayrıca yer verilmemiş, zarar unsuru çalışma hürriyeti üzerinden gerekçelendirilmiştir. Bu, zarara ilişkin somut belgelerin gereksiz olduğu anlamına gelmez; ancak mahkeme, hukuka aykırılığı açık bir işlemin uygulanmasının kişinin çalışma koşullarına ve çalışma hürriyetine etkisini de telafisi güç zarar bakımından yeterli görebilmiştir.
Telafisi güç zarar iddiasını yalnızca soyut cümlelerle anlatmak riskli olabilir. Bu dosyada mahkeme zarar unsurunu çalışma hürriyeti üzerinden kabul etmiştir; başka bir dosyada mahkeme daha somut belge isteyebilir. Kira sözleşmesi, ulaşım mesafesi, ailevi durum ve okul kayıtları gibi belgeleri dilekçeyle birlikte sunmak, talebi güçlendirir.
Teminat Alınmaması ve İtiraz Yolu
Karar, teminat alınmaksızın verilmiştir. Yürütmenin durdurulması kararı verilirken mahkeme, işlemin durdurulmasından doğabilecek zararların karşılanması için teminat isteyebilir; ancak bu dosyada mahkeme, hukuka aykırılığın açık olması ve işlemin uygulanması hâlinde doğacak zararın niteliği karşısında teminat şartı aramamıştır.
Karar metninde ayrıca, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 7 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yolunun açık olduğu belirtilmiştir. Yürütmenin durdurulması kararlarına karşı itiraz süresi, esasa ilişkin istinaf süresinden çok daha kısadır. Bu nedenle bu tür kararlarda hem lehine karar çıkan tarafın hem de aleyhine karar çıkan idarenin süreyi doğru takip etmesi gerekir. Kanun değişiklikleri nedeniyle süre ve merci, her somut işlemde karar metnindeki kanun yolu bilgisinden teyit edilmelidir.
| Unsur | Bu kararda |
|---|---|
| Mahkeme | Ankara 25. İdare Mahkemesi |
| Karar tarihi | 28/04/2025 |
| Oy durumu | Oybirliği |
| Sonuç | Yürütmenin durdurulması talebi kabul edildi |
| Kanuni dayanak | 2577 sayılı Kanun md. 27 |
| Hukuka aykırılık | Yetki yönünden açıkça saptandı |
| Zarar | Çalışma hürriyetinin bozulması nedeniyle telafisi güç zarar |
| Teminat | Alınmadı |
| İtiraz | Tebliğden itibaren 7 gün, Ankara Bölge İdare Mahkemesi |
Karar Neyi İfade Eder, Neyi İfade Etmez?
Bu ara karar, görev yeri değişikliği davalarında önemli bir noktayı gösterir: İşlemi yapan makamın yetkisi, daha davanın başında, YD aşamasında bile mahkemece incelenebilir ve yetki sakatlığı açıkça anlaşılıyorsa işlemin uygulanması durdurulabilir. Öğretmenler için bu, işlem belgesinin ve imzanın incelenmesinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyar.
Ancak kararın sınırları da vardır. Birincisi, karar bir ara karardır ve davanın esasını çözmez. İkincisi, mahkeme bu kararında soruşturmanın haklı veya haksız olup olmadığını değerlendirmemiştir; dilekçedeki soruşturmaya ilişkin iddialar, karar metninde ele alınmamıştır. Üçüncüsü, mahkeme kararında, davacı hakkında mevzuatta belirlenmiş yetkili idarelerce yapılacak değerlendirme neticesinde yeniden usulüne uygun bir işlem tesis edilebileceğini de belirtmiştir. Yani yürütmenin durdurulması, idarenin yetkili makam eliyle yeni bir işlem yapmasına engel olmaz.
Dördüncüsü, bu karar her görev yeri değişikliğinde aynı sonucun çıkacağı anlamına gelmez. Bu dosyadaki sonuç, işlemin yetkisiz makamca tesis edilmiş olması gibi somut bir sakatlığa dayanmaktadır. Kaymakamın görevlendirme yapıp yapamayacağı, her olayda işlemin dayanağı belgeler ve yetki devrine ilişkin düzenlemeler ayrıca incelenerek belirlenmelidir.
YD Kararından Sonra: Esas Hakkındaki Karar
Yürütmenin durdurulması kararından yaklaşık iki ay sonra, aynı mahkeme davanın esası hakkında da karar verdi. 30/06/2025 tarihinde oybirliğiyle verilen kararda mahkeme, davalı idarenin süre aşımına ilişkin usul itirazlarını yerinde görmedi, işlemi yetki yönünden hukuka aykırı bularak iptal etti ve vekâlet ücreti ile yargılama giderini davalı idareye yükledi. Esas kararda da mahkeme, yetkili idarelerce yeniden usulüne uygun bir işlem tesis edilebileceğini belirtti.
Bu iki karar, aynı yetki sakatlığına dayanmaktadır. Ancak her dosyada ara karar ile esas kararın aynı yönde çıkacağı varsayılmamalıdır. Esas karar hakkında ayrıntılı bilgi için kaymakam tarafından görev yeri değişikliği davası yazımı okuyabilirsiniz. Yürütmenin durdurulmasının genel şartları, itiraz yolu ve uygulamadaki sorunlar için ise yürütmenin durdurulması kararı nasıl alınır yazısı kapsamlı bir rehber niteliğindedir.
Benzer İşlemle Karşılaşan Öğretmen İçin Yol Haritası
Görev yeri değişikliği işlemiyle karşılaşan bir öğretmen, bu kararın gösterdiği çerçevede şu adımları değerlendirmelidir.
İlk olarak, işlemi ve dayanağı olan makam olurları yazılı olarak edinin. İşlemi kimin imzaladığını, hangi sıfatla imzaladığını ve valilik onayı bulunup bulunmadığını kontrol edin. Bu dosyadaki sonucu doğuran unsur, tam olarak bu incelemedir.
İkinci olarak, dava açma süresini takip edin. 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca idari dava açma süresi, özel kanunlarda ayrı süre öngörülmeyen hâllerde altmış gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işler. Üst makama yapılan başvuruların süreye etkisi ayrıca hesaplanmalıdır.
Dava açma süresini kaçırmak, işlem ne kadar hukuka aykırı olursa olsun, davanın esasa girilmeden reddedilmesine yol açabilir. Yürütmenin durdurulması talebi de ancak açılmış bir dava içinde ileri sürülebilir.
Üçüncü olarak, yürütmenin durdurulması talebini dava dilekçesinde açıkça ve ayrıca gerekçelendirin. Açıkça hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar şartlarını ayrı ayrı ele alın. Yetki, şekil veya sebep sakatlığını işlem belgesindeki somut bir dayanakla gösterin. Zarar iddiasını, kira sözleşmesi, ulaşım mesafesi ve ailevi durum gibi belgelerle destekleyin.
Dördüncü olarak, karar çıkarsa karar metnindeki kanun yolu bilgisini ve itiraz süresini dikkatle okuyun. Süre kısadır ve hem sizin hem de idarenin hareketini belirler.
Sık Sorulan Sorular
Kaymakam öğretmenin görevlendirmesini yapabilir mi?
Bu dosyada mahkeme, il içi nakil ve tahvil yetkisinin kanunen valiye ait olduğunu ve kaymakama devredilebileceğine dair bir düzenleme bulunmadığını belirterek kaymakamın yetkisiz olduğuna karar vermiştir. Her somut olayda dayanak belgeler ayrıca incelenmelidir.
Yürütmenin durdurulması kararı ne demektir?
İdari işlemin, iptal davası sonuçlanana kadar uygulanmamasını sağlayan geçici bir ara karardır. Dava açmak işlemi kendiliğinden durdurmaz; ayrıca bu yönde karar verilmesi gerekir.
Mahkeme yürütmeyi neden durdurdu?
Mahkeme, işlemin yetki yönünden açıkça hukuka aykırı olduğunu ve uygulanması hâlinde çalışma hürriyetinin bozulması nedeniyle telafisi güç zararlar doğabileceğini belirtmiştir.
Yürütmenin durdurulması kararı işlemi iptal eder mi?
Hayır. Yürütmenin durdurulması, işlemin uygulanmasını geçici olarak durdurur. İşlemin hukuk âleminden kaldırılması, ancak esas hakkındaki iptal kararıyla olur.
Teminat neden alınmadı?
Mahkeme, hukuka aykırılığın açık olması ve işlemin uygulanması hâlinde doğacak zararın niteliği karşısında teminat şartı aramamış ve teminat alınmaksızın karar vermiştir. Teminat konusu mahkemenin takdirindedir.
Yürütmenin durdurulması kararına itiraz edilebilir mi?
Evet. Bu dosyadaki karar metninde, tebliğden itibaren 7 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yolunun açık olduğu belirtilmiştir. Süre ve merci, her kararın kanun yolu bölümünden teyit edilmelidir.
İdare aynı işlemi yeniden yapabilir mi?
Mahkeme, mevzuatta belirlenmiş yetkili idarelerce yapılacak değerlendirme neticesinde yeniden usulüne uygun bir işlem tesis edilebileceğini belirtmiştir. Yeni işlem de yeniden yargı denetimine tabidir.
Her görev yeri değişikliğinde yürütmenin durdurulması kararı çıkar mı?
Hayır. Sonuç, işlemin açıkça hukuka aykırı olup olmadığına ve zararın telafisinin güç olup olmadığına göre değişir. Bu dosyada yetki sakatlığı gibi işlem belgesinden görülebilen bir hukuka aykırılık bulunmaktadır.
Sonuç
Ankara 25. İdare Mahkemesi’nin 28/04/2025 tarihli kararı ile öğretmenin yürütmenin durdurulması talebi kabul edilmiş, kaymakam tarafından tesis edilen görevlendirme işleminin uygulanması teminat alınmaksızın durdurulmuştur. Kararın iki dayanağı, işlemin yetki yönünden açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde çalışma hürriyetinin bozulması nedeniyle telafisi güç zararların doğabilmesidir.
Bu karar, öğretmenlerin görev yeri değişikliği işlemlerinde işlemi kimin yaptığının ilk aşamada incelenmesinin önemini göstermektedir. Ancak kararın bir ara karar olduğu, soruşturmanın esasına girmediği ve yetkili idarenin yeniden işlem tesis edebileceği unutulmamalıdır. En sık yapılan hatalar, dava açma süresini kaçırmak, yürütmenin durdurulması talebini dilekçede açıkça ve gerekçeli belirtmemek ve işlem belgesindeki yetki sakatlığını incelememektir.
Kaynaklar için mevzuatın güncel metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay bakımından hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmetinin yerine geçmez.
Av. Feyza Nur Serttaş



Bir yanıt yazın