Banka Emekli Sandığı Mensuplarının Kanser İlacı Davalarında Görevli Mahkeme


Banka Emekli Sandığı Mensuplarının Kanser İlacı Davalarında Görevli Mahkeme

(506 Sayılı Kanun Geçici 20. Madde Kapsamındaki Vakıflar)

2025 Güncel Rehber – Emsal Yargı Kararları Işığında Kapsamlı İnceleme


İçindekiler

  1. Giriş
  2. Kavramsal Çerçeve
    • Görev Kavramı ve Önemi
    • 506 Sayılı Kanun Geçici 20. Madde Kapsamındaki Vakıflar
    • Bu Vakıfların Hukuki Niteliği
  3. Görevli Mahkemeye İlişkin Hukuki Dayanak
    • 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. Maddesi
    • 506 Sayılı Kanun’un 134. Maddesi
    • 5510 Sayılı Kanun’un 101. Maddesi
  4. Emsal Yargı Kararlarının Değerlendirilmesi
    • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin İçtihatları
    • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi Kararları
    • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Kararı
  5. İçtihatların Sistematik Değerlendirilmesi
  6. Uygulamaya Yönelik Öneriler
  7. Sonuç
  8. Sıkça Sorulan Sorular

Giriş

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 20. maddesi kapsamında kurulan banka ve sigorta şirketi emekli sandıkları, Türk sosyal güvenlik sisteminin özgün bir unsurunu oluşturmaktadır. Türkiye İş Bankası, Yapı Kredi Bankası, Akbank ve benzeri kuruluşların mensupları için tesis edilen bu vakıflar, mensuplarına hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde çeşitli yardımlar sağlamaktadır. Ancak bu sandıklarla mensupları arasında çıkan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin belirlenmesi, uygulamada ciddi tereddütlere yol açmaktadır.

Bu makalede, banka emekli sandığı mensuplarının açacakları davalarda görevli mahkeme sorunu, güncel yargı kararları ve doktrinel görüşler ışığında kapsamlı olarak incelenecektir. Özellikle İstanbul ve İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri kararları ile Yargıtay içtihatları çerçevesinde konunun hukuki boyutları ele alınacaktır.


Kavramsal Çerçeve

Görev Kavramı ve Önemi

Görev, bir davanın hangi tür mahkemede görüleceğini belirleyen usul hukuku kuralıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-c maddesi uyarınca görev, dava şartları arasında sayılmaktadır. Bu nedenle görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.

Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi’nin 2018/60 Karar sayılı ilamında bu husus açıkça vurgulanmıştır: “Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, taraflarca ileri sürülmese bile mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında ele alınması gereken bir husustur.”

Görevsiz mahkemede açılan dava, HMK’nın 115/2 maddesi gereğince usulden reddedilir. Bu durum, özellikle sağlık yardımlarının karşılanması gibi acil nitelikteki uyuşmazlıklarda davacı açısından ciddi mağduriyetlere yol açabilmektedir.

506 Sayılı Kanun Geçici 20. Madde Kapsamındaki Vakıflar

506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesinde; “Bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler personelinin malüllük, yaşlılık ve ölümlerinde yardım yapmak üzere” sandık kurulacağı düzenlenmiştir. Maddenin (b) bendi ise “Bu personelin, iş kazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm, eşlerinin analık, eş ve çocuklarının hastalık hallerinde, en az bu kanunda belirtilen yardımları sağlayacak” hükmünü içermektedir.

Bu kapsamda kurulan başlıca sandıklar şunlardır: Türkiye İş Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfı, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Mensupları Yardım ve Emekli Sandığı Vakfı, Akbank T.A.Ş. Mensupları Tekaüd Sandığı Vakfı, Türkiye Garanti Bankası A.Ş. Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı ve benzeri kuruluşlardır.

Bu Vakıfların Hukuki Niteliği

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 09.03.1983 tarih ve 1983/1-1 sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere, geçici 20. madde kapsamındaki vakıflar, Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur ve T.C. Emekli Sandığı gibi sosyal güvenlik kuruluşlarındandır. Bu nitelendirme, görevli mahkemenin belirlenmesinde kritik öneme sahiptir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi’nin 2018/525 Karar sayılı ilamında bu husus şu şekilde ifade edilmiştir: “Madde kapsamına giren vakıflar, mensupları yönünden zorunlu birer sosyal güvenlik kurumu niteliğindedir.”

Bu tespit, uyuşmazlıkların çözümünde uygulanacak mevzuatın ve görevli yargı kolunun belirlenmesi bakımından belirleyici rol oynamaktadır. Zira bu vakıflar, mensupları bakımından zorunlu sosyal güvenlik kurumu işlevi görmektedir.


Görevli Mahkemeye İlişkin Hukuki Dayanak

5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. Maddesi

5521 sayılı (mülga) İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesinde, İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak iş mahkemelerinin kurulacağı düzenlenmiştir. Aynı madde, bu mahkemelerin “İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara da bakacağını” belirtmektedir.

506 Sayılı Kanun’un 134. Maddesi

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 134. maddesi, bu Kanun’un uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemelerini görevli kılmıştır. Geçici 20. madde kapsamındaki vakıflar, 506 sayılı Kanun’un sistemi içinde değerlendirildiğinde, bu maddede sayılan sandıklar bağlı bulundukları kuruluşların personeli hakkında Sosyal Sigortalar Kurumu’nun yüklendiği görevleri üstlenmiştir.

5510 Sayılı Kanun’un 101. Maddesi

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 101. maddesinde, “Bu Kanun’da aksine hüküm bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği” düzenlenmiştir.

Önemle belirtmek gerekir ki, 5510 sayılı Kanun’un 106. maddesinin 5754 sayılı Kanun’la değişik son fıkrasında, 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesinin, 5754 sayılı Kanun’un Geçici 20. maddesinde belirtilen devir işlemlerinin tamamlanmasından sonra yürürlükten kalkacağı hüküm altına alınmıştır. Devir işlemleri tamamlanana kadar, vakıf hakkında 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesi uygulama alanı bulmaya devam edecektir.


Emsal Yargı Kararlarının Değerlendirilmesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin İçtihatları

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 18.01.2011 tarih, 2009/15745 Esas ve 2011/318 Karar sayılı ilamı, bu alandaki temel içtihatlardan birini oluşturmaktadır. Kararda şu tespitler yapılmıştır: “Davalı T. İş Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfı, 506 sayılı Kanunun Geçici 20. maddesi kapsamında olup, 09.03.1983 gün ve 1983/1-1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça belirtildiği gibi Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur ve T.C. Emekli Sandığı gibi sosyal güvenlik kuruluşlarındandır.”

Yargıtay bu kararında, vakıf aylığından yararlanma talebinin 506 sayılı Kanun’un 134. maddesi uyarınca iş mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini vurgulamıştır. Kararda, “Mahkemece, işin esasına girilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir” ifadelerine yer verilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi Kararları

2017/1481 E., 2018/60 K. Sayılı Karar (17.01.2018)

Dava Konusu: Türkiye İş Bankası A.Ş. tarafından açılan yersiz sağlık ödemesinin iadesi davası.

Maddi Olay: Davacı banka, emekli personelinin eşinin 01.10.2008 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu halde eşi üzerinden bankadan sağlık yardımlarından yararlanmaya devam ettiğini, bu dönemde 16.406,74 TL yersiz sağlık ödemesi yapıldığını ileri sürerek bu bedelin tahsilini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı: İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiştir.

İstinaf İncelemesi: İstanbul BAM 33. Hukuk Dairesi, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2009/15745 E., 2011/318 K. sayılı içtihadına atıfla şu sonuca ulaşmıştır: “Davacı Banka Mensupları Emekli Sandığı Vakfınca sağlanan sağlık giderlerinin tahsiline dair davanın, davacının 5510 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesi kapsamında bulunması nedeniyle İş Mahkemelerinde görülmesi gerekirken Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek karara bağlanmasının yerinde olmadığı”tespit edilmiştir.

Sonuç: İlk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, görevsizlik kararı verilmek üzere dosya mahkemesine gönderilmiştir.

2018/206 E., 2018/525 K. Sayılı Karar (03.05.2018)

Dava Konusu: Türkiye İş Bankası A.Ş. tarafından açılan yersiz sağlık yardımının iadesi davası.

Maddi Olay: Davalının babası Türkiye İş Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfı emeklisi olup, davalıyı bakmakla mükellef çocuğu olarak bildirmiştir. Davalının ölen annesi sebebiyle Yapı Kredi Bankası Mensupları Emekli Sandığı Vakfından da yetim aylığı aldığı tespit edilmiş, kurum tarafından yapılan 52.095,16 TL sağlık yardımının iadesi talep edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı: İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi, HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, 5510 sayılı Kanun 101. maddesi uyarınca görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğuna karar vermiştir.

İstinaf Talebi: Davacı vekili, davanın 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesinden kaynaklandığını ancak görevli mahkemelerin genel mahkemeler olduğunu ileri sürmüştür.

İstinaf Değerlendirmesi: Daire, kapsamlı bir gerekçeyle şu tespitleri yapmıştır:

  • Türkiye İş Bankası A.Ş. Emekli Sandığı Vakfı, 506 sayılı Kanun’un Geçici 20. maddesi kapsamında kalan bir Vakıftır.
  • Madde kapsamına giren vakıflar, mensupları yönünden zorunlu birer sosyal güvenlik kurumu niteliğindedir.
  • Geçici 20. madde, 506 sayılı Kanun’un tüm sistemi içinde değerlendirildiğinde, bu maddede sayılan sandıklar bağlı bulundukları kuruluşların personeli hakkında Sosyal Sigortalar Kurumu’nun yüklendiği görevleri üstlenmiş sandıklardır.
  • Bu haliyle 506 sayılı Kanun’un Geçici 20. maddesi kapsamında özel türde kanunla kurulu bir Sosyal Güvenlik kurumu niteliğinde olan Vakıflara mensup olabilmek için ilgili banka çalışanı olmak zorunludur.

Daire ayrıca şu önemli tespiti yapmıştır: “Davadaki uyuşmazlığın çözümünde, Geçici 20. maddesinde belirtildiği gibi Vakıf Senedi uygulama alanı bulacaktır. Hal böyle olunca, iş bu uyuşmazlığın çözümünde de öncelikle Vakıf Senedi hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir.”

Sonuç: Davacının istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı onanmıştır. Karar, oybirliğiyle kesin olarak verilmiştir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Kararı

2022/943 E., 2022/939 K. Sayılı Karar (27.04.2022)

Dava Konusu: Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Mensupları Yardım ve Emekli Sandığı Vakfına karşı açılan dini bayram ikramiyesi alacağı davası.

Maddi Olay: Davacı, Yapı Kredi Bankası ile olan iş sözleşmesinin 2021 yılında gerçekleşen emekliliği ile sonlandığını, 7143 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen ek 18. madde kapsamında ödenmeyen iki adet dini bayram ikramiyesinin tahsilini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı: Manisa 1. İş Mahkemesi, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 20. maddesini gerekçe göstererek davalı banka emekli sandığının SGK’ya devredilmeyen sandıklardan olduğunu, görevli mahkemenin genel mahkeme niteliğindeki Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek görevsizlik kararı vermiştir.

İstinaf Değerlendirmesi: İzmir BAM 3. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin bu yorumunu hatalı bulmuştur. Karar gerekçesinde şu tespitler yapılmıştır:

  • Dava, 7143 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen ek 18. madde kapsamından faydalandırılması gerektiğinin tespiti kapsamında alacak istemine ilişkindir.
  • Uyuşmazlığın Sosyal Güvenlik Mevzuatı kapsamında tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir.
  • Emsal Yargıtay kararları da değerlendirildiğinde, davaya Sosyal Güvenlik Hukukundan kaynaklanan davalara bakmakla yetkili ve görevli İş Mahkemeleri tarafından bakılması gerekmektedir.

Daire, özellikle Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2021/3575 E., 2021/13948 K. sayılı kararına atıfla özel sandık emeklilerinin ikramiyelerine yönelik davaların İş Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Sonuç: HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, dosya İş Mahkemesine gönderilmek üzere mahkemesine iade edilmiştir. Karar, kesin olarak oybirliğiyle verilmiştir.


İçtihatların Sistematik Değerlendirilmesi

Yerleşik İçtihadın Oluşumu

İncelenen kararlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesi kapsamındaki banka emekli sandığı mensuplarının bu vakıflarla olan uyuşmazlıklarında İş Mahkemelerinin görevli olduğu yönünde yerleşik bir içtihadın oluştuğu görülmektedir.

Bu içtihadın temel dayanaklarını şu şekilde sıralamak mümkündür:

Birincisi, 1983 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ile bu vakıfların sosyal güvenlik kurumu niteliğinde olduğunun tescil edilmiş olmasıdır.

İkincisi, 506 sayılı Kanun’un 134. maddesinin sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında iş mahkemelerini görevli kılmasıdır.

Üçüncüsü, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesinin bu anlayışı devam ettirmesidir.

Dördüncüsü, devir işlemleri tamamlanana kadar 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesinin uygulama alanı bulmaya devam edeceğinin yasal güvence altına alınmış olmasıdır.

Uyuşmazlık Türüne Göre Değerlendirme

İncelenen kararlarda üç farklı uyuşmazlık türü söz konusu olmuştur:

1. Yersiz Sağlık Ödemesinin İadesi Davaları: Bankaların, hak sahibi olmayan kişilere yapılan sağlık yardımlarının iadesini talep ettiği bu davalarda, İş Mahkemelerinin görevli olduğu açıkça kabul edilmiştir.

2. Dini Bayram İkramiyesi Alacağı Davaları: 5510 sayılı Kanun’a eklenen ek 18. madde kapsamındaki ikramiye talepleri de sosyal güvenlik uyuşmazlığı olarak nitelendirilmiş ve İş Mahkemelerinin görevli olduğu tespit edilmiştir.

3. Vakıf Aylığından Yararlanma Talepleri: Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, vakıf aylığından yararlanma talepleri İş Mahkemelerinin görev alanına girmektedir.

Vakıf Senedi ve Yönetmeliklerin Önemi

İstanbul BAM 33. Hukuk Dairesi’nin 2018/525 sayılı kararında özellikle vurgulanan bir husus, uyuşmazlığın çözümünde Vakıf Senedi hükümlerinin değerlendirilmesi gerekliliğidir. Kararda şu ifadelere yer verilmiştir: “Davada, Vakıf Senedine göre, Vakıf yararlananlarına ve bunların hak sahiplerine sağlık yardımı yapılmasının sosyal sigorta hakkı olarak kabul edildiği, Vakıf Senedinde sağlık yardımlarına ilişkin hususi hükümlerin bulunduğu göz önüne alındığında, davalının SGK’dan sağlık yardımı alma hakkı bulunup bulunmadığı, almış ise iade gerekip gerekmediği noktasında uyuşmazlık, Vakıf Senedi ve ekindeki Yönetmelik hükümleri uyarınca çözümlenecektir.”

Bu tespit, uyuşmazlığın maddi hukuk boyutunun da sosyal güvenlik mevzuatı çerçevesinde ele alınması gerektiğini göstermektedir.


Uygulamaya Yönelik Öneriler

Davacılar İçin Öneriler

Doğru Mahkemede Dava Açılması: Banka emekli sandığı mensuplarının veya hak sahiplerinin, vakıfla aralarındaki uyuşmazlıklarda doğrudan İş Mahkemesinde dava açmaları gerekmektedir. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davalar görevsizlik kararıyla sonuçlanacak, bu durum zaman kaybına ve yargılama giderlerinin artmasına neden olacaktır.

Hukuki Dayanakların Doğru Belirlenmesi: Dava dilekçesinde, uyuşmazlığın 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesi kapsamındaki bir vakıfla ilgili olduğunun ve bu nedenle sosyal güvenlik uyuşmazlığı niteliği taşıdığının açıkça belirtilmesi faydalı olacaktır.

Emsal Kararların Sunulması: Dava dilekçesine, bu makalede incelenen emsal kararların eklenmesi, mahkemenin görev konusunda tereddüt etmesinin önüne geçecektir.

Davalılar (Bankalar/Vakıflar) İçin Öneriler

Görev İtirazından Kaçınılması: Yerleşik içtihat gözetildiğinde, İş Mahkemesinde açılan davalarda görev itirazında bulunulması fayda sağlamayacaktır.

Esasa İlişkin Savunmaya Odaklanılması: Görev tartışması yerine, Vakıf Senedi ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde esasa ilişkin savunma yapılması daha isabetli olacaktır.

Mahkemeler İçin Değerlendirme

İş Mahkemeleri, bu nitelikteki davaları reddetmeden önce yerleşik Yargıtay ve BAM içtihatlarını göz önünde bulundurmalıdır. Asliye Hukuk Mahkemeleri ise, önlerine gelen bu tür davalarda görevsizlik kararı vererek dosyayı İş Mahkemesine göndermelidir.


Sonuç

506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesi kapsamındaki banka emekli sandığı mensuplarının bu vakıflarla olan uyuşmazlıklarında görevli mahkeme, yerleşik yargı kararları ışığında İş Mahkemeleridir. Bu sonuç, hem Yargıtay içtihatları hem de Bölge Adliye Mahkemeleri kararlarıyla tutarlı biçimde desteklenmektedir.

Bu vakıfların 1983 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararıyla sosyal güvenlik kurumu olarak nitelendirilmiş olması, görev meselesinin çözümünde belirleyici rol oynamaktadır. Yersiz sağlık ödemesinin iadesi, dini bayram ikramiyesi alacağı veya vakıf aylığından yararlanma gibi uyuşmazlık türleri fark etmeksizin, temel kriter uyuşmazlığın sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında değerlendirilmesi gerekliliğidir.

Uygulamada karşılaşılan görev uyuşmazlıkları, bu içtihatların yeterince bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Bu makalede detaylı olarak incelenen kararların, hem hukuk uygulayıcıları hem de hak arayanlar için yol gösterici olması umulmaktadır.


Sıkça Sorulan Sorular

1. Banka emekli sandığı vakfına karşı dava açmak istiyorum. Hangi mahkemede dava açmalıyım?

506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesi kapsamındaki banka emekli sandığı vakıflarına karşı açılacak davalarda görevli mahkeme İş Mahkemesidir. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmanız halinde mahkeme görevsizlik kararı verecektir.

2. Vakıftan aldığım sağlık yardımının iadesi için banka tarafından dava açıldı. Bu dava hangi mahkemede görülmelidir?

Bankaların yersiz ödenen sağlık yardımının iadesi için açtığı davalar da İş Mahkemelerinde görülmektedir. Bu husus, İstanbul BAM 33. Hukuk Dairesi’nin 2018/60 ve 2018/525 sayılı kararlarıyla açıkça tespit edilmiştir.

3. Dini bayram ikramiyesi alacağı için hangi mahkemede dava açmalıyım?

5510 sayılı Kanun’a eklenen ek 18. madde kapsamındaki dini bayram ikramiyesi alacakları da sosyal güvenlik uyuşmazlığı niteliğinde olup, bu davalar İş Mahkemesinde açılmalıdır. İzmir BAM 3. Hukuk Dairesi’nin 2022/939 sayılı kararı bu yöndedir.

4. Geçici 20. madde kapsamındaki vakıflar neden sosyal güvenlik kurumu sayılmaktadır?

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 09.03.1983 tarih ve 1983/1-1 sayılı kararında, bu vakıfların SSK, Bağ-Kur ve T.C. Emekli Sandığı gibi sosyal güvenlik kuruluşları arasında sayılması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bu vakıflar, mensupları bakımından zorunlu sosyal güvenlik işlevi görmektedir.

5. Vakıf SGK’ya devredilmemiş olsa bile mi İş Mahkemesi görevlidir?

Evet. 5510 sayılı Kanun’un 106. maddesi uyarınca, devir işlemleri tamamlanana kadar bu vakıflar hakkında 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesi uygulanmaya devam etmektedir. Bu nedenle devredilmemiş vakıflarla ilgili uyuşmazlıklarda da İş Mahkemeleri görevlidir.

6. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtım ve mahkeme görevsizlik kararı verdi. Ne yapmalıyım?

HMK’nın 20. maddesi uyarınca, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde görevli İş Mahkemesinde yeniden dava açmanız gerekmektedir. Bu süre içinde dava açmazsanız, davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilir.

7. Türkiye İş Bankası, Yapı Kredi ve diğer banka emekli sandıkları arasında görev bakımından fark var mıdır?

Hayır. 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesi kapsamındaki tüm banka emekli sandığı vakıfları için aynı kural geçerlidir. İncelenen kararlarda hem Türkiye İş Bankası hem de Yapı Kredi Bankası vakıflarına ilişkin uyuşmazlıklarda aynı sonuca ulaşılmıştır.

8. Vakıf Senedi ve Yönetmelik hükümleri davada önemli midir?

Evet, çok önemlidir. İstanbul BAM kararlarında vurgulandığı üzere, uyuşmazlığın esası Vakıf Senedi ve ekindeki Yönetmelik hükümleri çerçevesinde çözümlenecektir. Bu belgeler, sosyal sigorta haklarının kapsamını ve koşullarını belirlemektedir.

9. Bu kararlar kesin midir, değişme ihtimali var mıdır?

İncelenen BAM kararlarının bir kısmı kesin nitelikte verilmiştir. Ancak içtihat değişikliği her zaman mümkündür. Bununla birlikte, 1983 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ve tutarlı Yargıtay içtihatları gözetildiğinde, yakın vadede bir içtihat değişikliği beklenmemektedir.

10. Bu makalede incelenen kararların tam metinlerine nasıl ulaşabilirim?

Kararların tam metinlerine UYAP Vatandaş Portal, Lexpera, Kazancı ve benzeri hukuki veri tabanları üzerinden ulaşabilirsiniz. Kararlara ilişkin detaylı bilgi için bir avukata danışmanız tavsiye edilir.