Türkiye’de işitme engelli bireyler, tıbbi gereklilik gösteren hallerde işitme cihazı kullanmak zorundadır; ancak bu cihazların bedeli, gelişen teknolojiye paralel biçimde her geçen yıl önemli ölçüde artmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) çerçevesinde işitme cihazı bedellerinin belirli bir kısmını karşılamaktadır; ne var ki SGK’nın karşıladığı tutar ile piyasa fiyatı arasında oluşan fark —”ücret farkı” ya da “cihaz farkı” olarak adlandırılan bu miktar— çoğu zaman sigortalının bizzat üstlenmek zorunda kaldığı ciddi bir mali yük oluşturmaktadır.

Son yıllarda ortaya çıkan yargı kararları, bu farkın SGK tarafından karşılanması gerektiğini hukuki olarak güvence altına almış; mahkemeler, sağlık hakkının anayasal bir hak olduğunu ve işitme cihazının bu hakkın ayrılmaz bir parçasını oluşturduğunu açıkça ortaya koymuştur. 2026 yılı içinde kamuoyunda geniş yankı uyandıran Ankara 23. İdare Mahkemesi kararı, bu alandaki en güncel örnek olma niteliğini taşımaktadır. Söz konusu kararın yanı sıra Danıştay ve Yargıtay içtihadı da, işitme cihazı bedelinin SGK’dan nasıl tahsil edilebileceğine ilişkin önemli ipuçları sunmaktadır.

Bu makalede, işitme cihazı bedelinin SGK tarafından karşılanmasının hukuki dayanakları, ilgili mevzuat hükümleri, önemli yargı kararları ve sigortalıların bu haklarını nasıl kullanabilecekleri ayrıntılı biçimde ele alınacaktır.

I. İşitme Cihazı Bedelinin SGK Tarafından Karşılanmasının Hukuki Dayanakları

A. Anayasal Dayanak: Sağlık Hakkı

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesi, devletin herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlü olduğunu ve sosyal güvenlik hakkını güvence altına aldığını hükme bağlamaktadır. Buna ek olarak Anayasa’nın 60. maddesi, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğunu ve devletin bu güvenceyi sağlayacak tedbirleri alacağını düzenlemektedir. Bu anayasal güvenceler, sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkının —işitme cihazı gibi tıbbi cihazları da kapsayan— soyut bir beyan düzeyinde değil, fiilen hayata geçirilmesi gereken temel bir hak olduğunu ortaya koymaktadır. Mahkemeler, bu anayasal çerçeveyi işitme cihazı davalarında doğrudan uygulamış ve sağlık hakkı kapsamında değerlendirme yapmıştır.

B. Kanuni Dayanak: 5510 Sayılı Kanun

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, genel sağlık sigortası sistemi aracılığıyla sigortalıların sağlık hizmetlerinden yararlanma koşullarını belirlemektedir. Kanun’un 63. maddesi, kurumun finansmanını sağlayacağı sağlık hizmetleri arasında “vücut bütünlüğünü sağlamaya yönelik” yardımcı tıbbi araçları saydığını ve bunların tedavi yöntemleri, türleri, miktarları ile ödeme usul ve esaslarını belirleme yetkisini SGK’ya verdiğini düzenlemektedir. Kanun’un 72. maddesi ise sağlık hizmetleri bedellerinin Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu tarafından belirleneceğini hükme bağlamaktadır.

Bu yasal düzenleme çerçevesinde Genel Sağlık Sigortası İşlemleri Yönetmeliği’nin 27. maddesi, işitme cihazı bedelinin SGK tarafından karşılanmasının koşullarını düzenlemektedir. Söz konusu maddeye göre işitmenin cihaz ile düzeltilebileceğinin kurumla sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulu raporu ile belgelenmesi gerekmekte; işitme cihazının yenilenme süresi ise kural olarak beş yıl olarak belirlenmiş bulunmaktadır.

C. Tebliğ Düzeyindeki Dayanak: Sağlık Uygulama Tebliği

SGK’nın yayımladığı Sağlık Uygulama Tebliği (SUT), işitme cihazı bedelinin SGK tarafından hangi koşullarda, ne kadarının ve nasıl ödeneceğini ayrıntılı olarak düzenlemektedir. SUT’un 3.3.35 numaralı “İşitme Cihazı ve Kulak Kalıbı” başlıklı maddesi, bu düzenlemenin temel çerçevesini çizmektedir. SGK, SUT’ta belirlenen bedeli ödemekte; ancak piyasa fiyatı bu bedelin üzerinde olduğu takdirde aradaki fark —kural olarak— sigortalıya bırakılmaktadır. İşte bu “fark” meselesi, hukuki uyuşmazlıkların odağını oluşturmaktadır.

II. Yargı Kararları Işığında Hukuki Tablonun Değerlendirilmesi

A. Ankara 23. İdare Mahkemesi Kararı: İşitme Cihazı Farkının SGK Tarafından Karşılanması Zorunludur

Mart 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan Ankara 23. İdare Mahkemesi kararı, işitme cihazı farkının SGK tarafından karşılanması gerektiğini hukuki açıdan güçlü biçimde tescil etmiştir. Davaya konu olayda doğuştan işitme engelli olan davacı, işitme cihazının konuşma işlemcisini yenilemek zorunda kalmış ve bunun için 126.076 TL ödemiştir. SGK, bu tutarın yalnızca 76.076 TL’lik kısmını karşılamış; kalan 50.000 TL ise davacı tarafından üstlenilmek zorunda kalınmıştır.

Davacı, bu farkın da SGK tarafından ödenmesi talebiyle idare mahkemesine başvurmuştur. Ankara 23. İdare Mahkemesi, davanın esasını incelerken iki temel tespitte bulunmuştur. Birincisi, sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkının anayasa ile güvence altına alındığıdır. İkincisi ve belki daha da önemlisi, işitme kaybı bulunan bir kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu olan işitme cihazı ve parçalarının “sağlık hakkı” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğidir. Bu tespitlerden hareketle mahkeme, 50.000 TL’lik farkın da SGK tarafından davacıya ödenmesine hükmetmiş; ayrıca yargılama giderleri ile 18.000 TL vekalet ücretinin de SGK tarafından karşılanmasına karar vermiştir.

Ankara 23. İdare Mahkemesi — 2026 (Karar Tarihi: Mart 2026)

Dava Konusu: İşitme cihazı konuşma işlemcisi farkının SGK’dan tahsili

Sonuç: Davanın kabulü — 50.000 TL fark + 18.000 TL vekalet ücreti

Bu karar, engelli bireylerin sağlık hakkına yaklaşımı bakımından emsal niteliği taşıyan ve uygulamada önemli bir boşluğu dolduran bir içtihat olma özelliğini taşımaktadır. Mahkemenin temel gerekçesi, işitme cihazının salt bir yardımcı araç değil, yaşam hakkı ve sağlık hakkıyla doğrudan bağlantılı zorunlu bir tıbbi gereksinim olduğu biçimindeki isabetli yaklaşıma dayanmaktadır.

B. Danıştay 15. Daire Kararı: SUT Düzenlemelerinin Hukuka Uygunluğu

Danıştay 15. Dairesi, 23.10.2018 tarihli kararında (E.2015/5473, K.2018/7062) SGK’nın Sağlık Uygulama Tebliği’nde yer alan işitme cihazına ilişkin düzenlemelerin hukuka uygunluğunu denetlemiştir. Söz konusu davada, SUT’un 3.3.35 numaralı maddesinin bazı ibarelerinin iptali istenilmiştir.

Danıştay 15. Daire — E.2015/5473, K.2018/7062 — Karar Tarihi: 23.10.2018

Dava Konusu: SUT 3.3.35. maddesinin bazı ibarelerinin iptali

Sonuç: Davanın kısmen reddi, kısmen karar verilmesine yer olmadığına

Danıştay, bu kararında birkaç önemli ilkeyi ortaya koymuştur. Her şeyden önce, 0-18 yaş arasındaki çocuklar için kalıcı işitme kaybının tespit edilmesinde üçüncü basamak sağlık kuruluşlarının yetkili kılınmasının hukuka uygun olduğunu kabul etmiştir. Daire, bu düzenlemenin konuyu bilen uzmanlardan oluşan bilimsel bir komisyonun önerisine dayandığını ve hastaların seyahat giderlerinin 5510 sayılı Kanun kapsamında karşılanacağını dikkate alarak söz konusu düzenlemenin sağlık hizmetine erişimi kısıtlayıcı bir boyutu bulunmadığını belirlemiştir.

Öte yandan Danıştay, yargılama sürecinde değiştirilen ya da yürürlükten kaldırılan tebliğ ibarelerine ilişkin dava konusu işlemler bakımından “karar verilmesine yer olmadığına” hükmetmiştir. Dairenin bu kararı, SGK’nın SUT aracılığıyla işitme cihazı alanındaki düzenleyici yetkisini kullanabileceğini; ancak bu yetkinin bilimsel temelden yoksun ya da sağlık hakkını özünden zedeleyen uygulamalara zemin hazırlayamayacağını ortaya koymaktadır.

C. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararı: İş Hukuku Boyutu ve Kesinlik Sınırı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 23.11.2017 tarihli kararında (E.2016/11244, K.2017/8251), tedavide kullanılan işitme cihazı bedelinin tahsiline ilişkin özel hukuk uyuşmazlığını ele almıştır. Bu kararda öne çıkan başlıca mesele, temyiz (kesinlik) sınırına ilişkindir. Daire, davalı kurum aleyhine hükmedilen tutarın 2016 yılı için belirlenmiş 2.190 TL’lik temyiz kesinlik sınırının altında kaldığını saptamış ve bu gerekçeyle davalı kurumun temyiz dilekçesini miktar itibarıyla kesinlik nedeniyle reddetmiştir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi — E.2016/11244, K.2017/8251 — 23.11.2017

Dava Konusu: Tedavide kullanılan işitme cihazı bedelinin tahsili

Sonuç: Davalı kurumun temyiz dilekçesi — miktar itibarıyla kesinlik nedeniyle reddedildi

Bu kararın pratikte önemli bir sonucu bulunmaktadır: Sigortalı lehine hükmedilen tutar kesinlik sınırının altında kalırsa SGK bu kararı temyize taşıyamamaktadır. Günümüzde kesinlik sınırının çok daha yüksek rakamlara çıkmış olduğu göz önüne alındığında, her somut davada güncel sınır değerlerinin titizlikle hesaba katılması gerekmektedir.

III. İşitme Cihazı Bedelinin SGK’dan Alınabilmesinin Koşulları

A. Tıbbi Koşullar

SGK’nın işitme cihazı bedelini karşılayabilmesi için öncelikle bazı tıbbi koşulların yerine gelmesi gerekmektedir. Her şeyden önce, işitmenin cihaz ile düzeltilebileceğinin SGK ile sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusu tarafından düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ile belgelenmesi şarttır. Bunun yanı sıra 0-18 yaş grubundaki çocuklarda kalıcı işitme kaybının tespiti üçüncü basamak resmi sağlık kurumlarında yapılmalıdır. 18 yaş üzeri yetişkinler açısından ise saf ses odyometri testinde ilgili kulakta 500, 1000, 2000 ve 4000 Hz frekanslarından en kötü üçünün ortalamasının otuzun (30 dB) üzerinde olması gerekmektedir.

B. İdari Koşullar

Tıbbi koşulların sağlanmasının ardından sigortalı, işitme cihazı bedelinin SGK tarafından ödenmesi için gerekli idari başvuruları tamamlamalıdır. Bu süreçte, sağlık kurulu raporunun SGK sistemine işlenmesi ve ödeme taleplerinin kurumun belirlediği usule uygun biçimde iletilmesi gerekmektedir. Uygulamada SGK, SUT’ta belirlenen tutarı doğrudan temin usulüyle ya da geri ödeme yoluyla karşılamaktadır. Sigortalının, piyasada SUT tutarını aşan bir cihaz satın aldığı durumlarda aradaki fark SGK tarafından ödenmemektedir.

C. Yargı Yoluna Başvuru Koşulları

SGK’nın farkı karşılamayı reddetmesi ya da başvuruya hiç yanıt vermemesi halinde sigortalının yargı yoluna başvurması gündeme gelecektir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken ilk husus, idari yolların tüketilmesidir. Sigortalı, SGK’ya yazılı başvurusunu yaptıktan sonra başvurusunun reddedilmesi ya da altmış günlük süre içinde yanıt alınamaması durumunda idare mahkemesinde iptal ve tam yargı davası açabilir. Uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceği, sigortalının statüsüne göre farklılık gösterebilmektedir: 4/a kapsamındaki çalışanlar ile 4/c kapsamındaki devlet memurlarının davaları genel olarak idare mahkemelerinde görülürken 4/b kapsamındakiler bakımından adli yargı da devreye girebilmektedir.

IV. Dava Süreci: Adım Adım Hukuki Yol Haritası

A. İdari Başvuru Aşaması

Hukuki sürecin ilk adımı, SGK’ya yazılı idari başvurunun yapılmasıdır. Bu başvuruda, ödenen cihaz bedelinin SGK’nın karşıladığı tutarı aşan kısmının iadesi ya da doğrudan ödenmesi talep edilmelidir. Başvuruya; sağlık kurulu raporu, fatura ve ödeme belgesi, reçete ve varsa hastane sevk belgesi eklenmelidir. SGK, bu başvuruya altmış gün içinde yanıt vermekle yükümlüdür; yanıt verilmemesi zımni ret sayılır ve dava açma süresini işletir.

B. Dava Açma Aşaması

SGK’nın başvuruyu reddetmesi ya da zımni ret oluşması halinde, ret kararının tebliğinden veya zımni ret tarihinden itibaren altmış gün içinde yetkili idare mahkemesine tam yargı davası açılabilir. Dava dilekçesinde SGK’nın ret işleminin hukuka aykırı olduğu, Anayasa’nın 56. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 63. maddesi kapsamında cihaz bedelinin tamamının karşılanması gerektiği ve sağlık hakkının ihlal edildiği ileri sürülmelidir. Aynı zamanda, ödenen cihaz bedelinin iadesi ile yasal faiz talebinde bulunulmalıdır.

C. Delil Sunumu ve Bilirkişi İncelemesi

Yargılama sürecinde, tıbbi zorunluluğu ortaya koyan sağlık kurulu raporları, mevcut piyasa koşullarında daha ucuz seçeneklerin bulunup bulunmadığına ilişkin belgeler ve SGK’nın SUT kapsamında karşıladığı tutarı gösteren belgeler mahkemeye sunulmalıdır. Mahkeme, gerekli gördüğü takdirde bağımsız tıp uzmanından ya da işitme cihazı alanındaki teknik bilirkişiden görüş alabilir.

V. Önemli Pratik Bilgiler

A. SGK’nın Karşıladığı Tutar ve Piyasa Fiyatı Arasındaki Uçurum

SGK’nın SUT çerçevesinde belirlediği işitme cihazı bedeli, teknolojik gelişmelere paralel olarak piyasada satılan cihazların fiyatlarının oldukça gerisinde kalmaktadır. Bu durum, özellikle koklear implant, dijital işlemciler ve yüksek teknolojili konuşma işlemcisi gerektiren ağır işitme kayıplarında açıkça gözlemlenmektedir. Nitekim Ankara 23. İdare Mahkemesi kararında davacının ödediği 126.076 TL tutarının yalnızca 76.076 TL’lik kısmının SGK tarafından karşılanması, söz konusu uçurumu somut olarak ortaya koymaktadır.

B. Zamanaşımı Süreleri

Sigortalının dikkat etmesi gereken en kritik hususlardan biri, zamanaşımı süreleridir. İdari davaların yargılama süreçlerinde genel kural olarak, ret kararının tebliğinden itibaren altmış günlük dava açma süresi işlemektedir. Bu sürenin kaçırılması, hakkın yitirilmesine neden olabilir. Ayrıca daha önceki yıllara ait fark taleplerinde geriye dönük talepte bulunulması, beş yıllık genel zamanaşımı süresi çerçevesinde mümkün olabilmektedir.

C. Vekalet Ücreti ve Yargılama Giderleri

Davanın kazanılması halinde mahkeme, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de SGK tarafından karşılanmasına hükmedebilmektedir. Nitekim Ankara 23. İdare Mahkemesi kararında 18.000 TL vekalet ücretinin SGK’ya yüklenmesi, bu konuda önemli bir gösterge oluşturmaktadır. Bu durum, etkin bir hukuki temsil sağlanması halinde sigortalının yargılama sürecinden kayda değer bir mali yük üstlenmeksizin çıkmasını mümkün kılmaktadır.

Sonuç

İşitme cihazı, işitme kaybı bulunan bireyler için salt bir elektronik aygıt değil; onların sosyal hayata katılmalarını, iletişim kurabilmelerini ve günlük yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlayan hayati bir tıbbi zorunluluktur. Türk hukukunda sağlık hakkı anayasal güvence altında olduğundan ve 5510 sayılı Kanun çerçevesinde SGK’nın bu hakkın hayata geçirilmesinde etkin rol üstlenmesi zorunlu kılındığından, işitme cihazı bedelinin tamamının —ya da en azından gerçek piyasa bedelini yansıtır biçimde belirlenen tutarın— SGK tarafından karşılanması hukuki açıdan tartışmasız bir zorunluluk olmaya devam etmektedir.

Ankara 23. İdare Mahkemesi’nin 2026 tarihli kararı, mahkemelerin bu alandaki yaklaşımını açıkça ortaya koymaktadır: İşitme cihazı farkı, bireyden değil, devletin genel sağlık sigortası sisteminden karşılanmalıdır. Danıştay ve Yargıtay içtihadı da bu temel ilkeyi pekiştirici kararlar üretmiştir.

Bu hakkından habersiz olan ya da SGK’nın ret kararıyla karşılaşan işitme engelli bireyler ve yakınlarına tavsiyemiz şudur: İdari yollar mutlaka eksiksiz biçimde tüketilmeli ve olumlu sonuç alınamadığı takdirde bir avukat aracılığıyla idare mahkemesinde dava açılmalıdır. Yargı içtihadı, bu alanda sigortalı lehine güçlü bir seyir izlemektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. SGK, işitme cihazı için ne kadar ödüyor?

SGK, Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) belirlenen tutar kadar ödeme yapmaktadır. Bu tutar her yıl güncellenmektedir; ancak uygulamada piyasa fiyatlarının oldukça gerisinde kalmaktadır. Güncel SUT birim fiyatları için SGK’nın resmi web sitesinden ya da bağlı bulunduğunuz SGK müdürlüğünden bilgi alınabilir.

2. SGK’nın ödediği tutarı aşan farkı ben ödemek zorunda mıyım?

Mahkeme kararları, tıbbi açıdan zorunlu olan işitme cihazı bedelinin tamamının sağlık hakkı kapsamında SGK tarafından karşılanması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle SGK’nın belirlediği tutarı aşan fark için idari başvuruda bulunulabilir ve red halinde dava açılabilir.

3. İdare mahkemesinde dava açabilmek için hangi belgelere ihtiyaç var?

Dava açmak için şu belgeler gerekmektedir: işitme cihazı alımına ilişkin fatura ve ödeme belgeleri, sağlık kurulu raporu, SGK’nın başvuruya verdiği ret yazısı ya da zımni ret tarihi ve varsa reçete. Bu belgelerin eksiksiz biçimde hazırlanmış olması, davanın etkin biçimde yürütülmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

4. İşitme cihazı için davayı hangi mahkemede açacağım?

Sigortalının statüsüne göre yetkili mahkeme değişebilmektedir. 4/a (SSK) kapsamındaki sigortalılar genellikle iş mahkemelerinde, devlet memurları ise idare mahkemelerinde dava açmaktadır. Somut durumunuza en uygun yargı yolunu belirlemeniz için bir avukata danışmanızı tavsiye ederiz.

5. Daha önce ödediğim farkı geri alabilir miyim?

Evet, genel beş yıllık zamanaşımı süresi içinde daha önceki yıllara ait fark taleplerini geri almak mümkün olabilir. Bu konuда bir avukata danışarak hak kaybına uğramadan gerekli başvuruları yapmanız önem taşımaktadır.

6. SGK ret kararı verdikten sonra ne kadar sürem var?

SGK’nın yazılı ret kararının tebliğinden itibaren altmış (60) gün içinde yetkili idare mahkemesine dava açılmalıdır. SGK’nın altmış gün içinde yanıt vermemesi durumunda bu sessizlik zımni ret sayılır ve aynı süre bu tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu sürenin kaçırılmaması için dikkatli olunmalıdır.

7. Davayı kaybedersem mahkeme masraflarını ben mi öderim?

Davayı kaybetmeniz durumunda yargılama giderlerini ödemek zorunda kalabilirsiniz; ancak davanın kazanılması halinde mahkeme, bu giderlerin yanı sıra vekalet ücretinin de SGK tarafından karşılanmasına hükmedebilmektedir. Ankara 23. İdare Mahkemesi kararında olduğu gibi, yargılama giderleri ve 18.000 TL vekalet ücreti SGK’ya yüklenmiştir.

8. Koklear implant ve işitme cihazı arasında hukuki fark var mı?

Temel hukuki çerçeve her iki ürün için de büyük ölçüde benzerdir; her ikisi de “yardımcı tıbbi araç” kapsamında değerlendirilmektedir. Bununla birlikte SGK’nın SUT kapsamında her iki ürün için belirlediği koşullar ve ödeme oranları farklılık gösterebilmektedir. Bu konuda güncel SUT hükümlerini ve kendi durumunuzu dikkate alarak bir avukata danışmanız yerinde olacaktır.

Bu makalede yer alan bilgiler yalnızca genel hukuki bilgilendirme amaçlıdır ve avukatlık hizmeti niteliği taşımamaktadır. Somut durumunuza ilişkin hukuki görüş almak için lütfen bir avukata danışınız.

İşitme kaybı, bireyin günlük yaşamını, iletişim kurma yeteneğini ve toplumsal katılımını derinden etkileyen kronik bir sağlık durumudur. Türkiye’de işitme engelli bireyler, tıbbi gereklilik gösteren hallerde işitme cihazı kullanmak zorundadır; ancak bu cihazların bedeli, gelişen teknolojiye paralel biçimde her geçen yıl önemli ölçüde artmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) çerçevesinde işitme cihazı bedellerinin belirli bir kısmını karşılamaktadır; ne var ki SGK’nın karşıladığı tutar ile piyasa fiyatı arasında oluşan fark —”ücret farkı” ya da “cihaz farkı” olarak adlandırılan bu miktar— çoğu zaman sigortalının bizzat üstlenmek zorunda kaldığı ciddi bir mali yük oluşturmaktadır.

Son yıllarda ortaya çıkan yargı kararları, bu farkın SGK tarafından karşılanması gerektiğini hukuki olarak güvence altına almış; mahkemeler, sağlık hakkının anayasal bir hak olduğunu ve işitme cihazının bu hakkın ayrılmaz bir parçasını oluşturduğunu açıkça ortaya koymuştur. 2026 yılı içinde kamuoyunda geniş yankı uyandıran Ankara 23. İdare Mahkemesi kararı, bu alandaki en güncel örnek olma niteliğini taşımaktadır. Söz konusu kararın yanı sıra Danıştay ve Yargıtay içtihadı da, işitme cihazı bedelinin SGK’dan nasıl tahsil edilebileceğine ilişkin önemli ipuçları sunmaktadır.

Bu makalede, işitme cihazı bedelinin SGK tarafından karşılanmasının hukuki dayanakları, ilgili mevzuat hükümleri, önemli yargı kararları ve sigortalıların bu haklarını nasıl kullanabilecekleri ayrıntılı biçimde ele alınacaktır.

I. İşitme Cihazı Bedelinin SGK Tarafından Karşılanmasının Hukuki Dayanakları

A. Anayasal Dayanak: Sağlık Hakkı

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesi, devletin herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlü olduğunu ve sosyal güvenlik hakkını güvence altına aldığını hükme bağlamaktadır. Buna ek olarak Anayasa’nın 60. maddesi, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğunu ve devletin bu güvenceyi sağlayacak tedbirleri alacağını düzenlemektedir. Bu anayasal güvenceler, sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkının —işitme cihazı gibi tıbbi cihazları da kapsayan— soyut bir beyan düzeyinde değil, fiilen hayata geçirilmesi gereken temel bir hak olduğunu ortaya koymaktadır. Mahkemeler, bu anayasal çerçeveyi işitme cihazı davalarında doğrudan uygulamış ve sağlık hakkı kapsamında değerlendirme yapmıştır.

B. Kanuni Dayanak: 5510 Sayılı Kanun

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, genel sağlık sigortası sistemi aracılığıyla sigortalıların sağlık hizmetlerinden yararlanma koşullarını belirlemektedir. Kanun’un 63. maddesi, kurumun finansmanını sağlayacağı sağlık hizmetleri arasında “vücut bütünlüğünü sağlamaya yönelik” yardımcı tıbbi araçları saydığını ve bunların tedavi yöntemleri, türleri, miktarları ile ödeme usul ve esaslarını belirleme yetkisini SGK’ya verdiğini düzenlemektedir. Kanun’un 72. maddesi ise sağlık hizmetleri bedellerinin Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu tarafından belirleneceğini hükme bağlamaktadır.

Bu yasal düzenleme çerçevesinde Genel Sağlık Sigortası İşlemleri Yönetmeliği’nin 27. maddesi, işitme cihazı bedelinin SGK tarafından karşılanmasının koşullarını düzenlemektedir. Söz konusu maddeye göre işitmenin cihaz ile düzeltilebileceğinin kurumla sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulu raporu ile belgelenmesi gerekmekte; işitme cihazının yenilenme süresi ise kural olarak beş yıl olarak belirlenmiş bulunmaktadır.

C. Tebliğ Düzeyindeki Dayanak: Sağlık Uygulama Tebliği

SGK’nın yayımladığı Sağlık Uygulama Tebliği (SUT), işitme cihazı bedelinin SGK tarafından hangi koşullarda, ne kadarının ve nasıl ödeneceğini ayrıntılı olarak düzenlemektedir. SUT’un 3.3.35 numaralı “İşitme Cihazı ve Kulak Kalıbı” başlıklı maddesi, bu düzenlemenin temel çerçevesini çizmektedir. SGK, SUT’ta belirlenen bedeli ödemekte; ancak piyasa fiyatı bu bedelin üzerinde olduğu takdirde aradaki fark —kural olarak— sigortalıya bırakılmaktadır. İşte bu “fark” meselesi, hukuki uyuşmazlıkların odağını oluşturmaktadır.

II. Yargı Kararları Işığında Hukuki Tablonun Değerlendirilmesi

A. Ankara 23. İdare Mahkemesi Kararı: İşitme Cihazı Farkının SGK Tarafından Karşılanması Zorunludur

Mart 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan Ankara 23. İdare Mahkemesi kararı, işitme cihazı farkının SGK tarafından karşılanması gerektiğini hukuki açıdan güçlü biçimde tescil etmiştir. Davaya konu olayda doğuştan işitme engelli olan davacı, işitme cihazının konuşma işlemcisini yenilemek zorunda kalmış ve bunun için 126.076 TL ödemiştir. SGK, bu tutarın yalnızca 76.076 TL’lik kısmını karşılamış; kalan 50.000 TL ise davacı tarafından üstlenilmek zorunda kalınmıştır.

Davacı, bu farkın da SGK tarafından ödenmesi talebiyle idare mahkemesine başvurmuştur. Ankara 23. İdare Mahkemesi, davanın esasını incelerken iki temel tespitte bulunmuştur. Birincisi, sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkının anayasa ile güvence altına alındığıdır. İkincisi ve belki daha da önemlisi, işitme kaybı bulunan bir kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu olan işitme cihazı ve parçalarının “sağlık hakkı” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğidir. Bu tespitlerden hareketle mahkeme, 50.000 TL’lik farkın da SGK tarafından davacıya ödenmesine hükmetmiş; ayrıca yargılama giderleri ile 18.000 TL vekalet ücretinin de SGK tarafından karşılanmasına karar vermiştir.

Ankara 23. İdare Mahkemesi — 2026 (Karar Tarihi: Mart 2026)

Dava Konusu: İşitme cihazı konuşma işlemcisi farkının SGK’dan tahsili

Sonuç: Davanın kabulü — 50.000 TL fark + 18.000 TL vekalet ücreti

Bu karar, engelli bireylerin sağlık hakkına yaklaşımı bakımından emsal niteliği taşıyan ve uygulamada önemli bir boşluğu dolduran bir içtihat olma özelliğini taşımaktadır. Mahkemenin temel gerekçesi, işitme cihazının salt bir yardımcı araç değil, yaşam hakkı ve sağlık hakkıyla doğrudan bağlantılı zorunlu bir tıbbi gereksinim olduğu biçimindeki isabetli yaklaşıma dayanmaktadır.

B. Danıştay 15. Daire Kararı: SUT Düzenlemelerinin Hukuka Uygunluğu

Danıştay 15. Dairesi, 23.10.2018 tarihli kararında (E.2015/5473, K.2018/7062) SGK’nın Sağlık Uygulama Tebliği’nde yer alan işitme cihazına ilişkin düzenlemelerin hukuka uygunluğunu denetlemiştir. Söz konusu davada, SUT’un 3.3.35 numaralı maddesinin bazı ibarelerinin iptali istenilmiştir.

Danıştay 15. Daire — E.2015/5473, K.2018/7062 — Karar Tarihi: 23.10.2018

Dava Konusu: SUT 3.3.35. maddesinin bazı ibarelerinin iptali

Sonuç: Davanın kısmen reddi, kısmen karar verilmesine yer olmadığına

Danıştay, bu kararında birkaç önemli ilkeyi ortaya koymuştur. Her şeyden önce, 0-18 yaş arasındaki çocuklar için kalıcı işitme kaybının tespit edilmesinde üçüncü basamak sağlık kuruluşlarının yetkili kılınmasının hukuka uygun olduğunu kabul etmiştir. Daire, bu düzenlemenin konuyu bilen uzmanlardan oluşan bilimsel bir komisyonun önerisine dayandığını ve hastaların seyahat giderlerinin 5510 sayılı Kanun kapsamında karşılanacağını dikkate alarak söz konusu düzenlemenin sağlık hizmetine erişimi kısıtlayıcı bir boyutu bulunmadığını belirlemiştir.

Öte yandan Danıştay, yargılama sürecinde değiştirilen ya da yürürlükten kaldırılan tebliğ ibarelerine ilişkin dava konusu işlemler bakımından “karar verilmesine yer olmadığına” hükmetmiştir. Dairenin bu kararı, SGK’nın SUT aracılığıyla işitme cihazı alanındaki düzenleyici yetkisini kullanabileceğini; ancak bu yetkinin bilimsel temelden yoksun ya da sağlık hakkını özünden zedeleyen uygulamalara zemin hazırlayamayacağını ortaya koymaktadır.

C. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararı: İş Hukuku Boyutu ve Kesinlik Sınırı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 23.11.2017 tarihli kararında (E.2016/11244, K.2017/8251), tedavide kullanılan işitme cihazı bedelinin tahsiline ilişkin özel hukuk uyuşmazlığını ele almıştır. Bu kararda öne çıkan başlıca mesele, temyiz (kesinlik) sınırına ilişkindir. Daire, davalı kurum aleyhine hükmedilen tutarın 2016 yılı için belirlenmiş 2.190 TL’lik temyiz kesinlik sınırının altında kaldığını saptamış ve bu gerekçeyle davalı kurumun temyiz dilekçesini miktar itibarıyla kesinlik nedeniyle reddetmiştir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi — E.2016/11244, K.2017/8251 — 23.11.2017

Dava Konusu: Tedavide kullanılan işitme cihazı bedelinin tahsili

Sonuç: Davalı kurumun temyiz dilekçesi — miktar itibarıyla kesinlik nedeniyle reddedildi

Bu kararın pratikte önemli bir sonucu bulunmaktadır: Sigortalı lehine hükmedilen tutar kesinlik sınırının altında kalırsa SGK bu kararı temyize taşıyamamaktadır. Günümüzde kesinlik sınırının çok daha yüksek rakamlara çıkmış olduğu göz önüne alındığında, her somut davada güncel sınır değerlerinin titizlikle hesaba katılması gerekmektedir.

III. İşitme Cihazı Bedelinin SGK’dan Alınabilmesinin Koşulları

A. Tıbbi Koşullar

SGK’nın işitme cihazı bedelini karşılayabilmesi için öncelikle bazı tıbbi koşulların yerine gelmesi gerekmektedir. Her şeyden önce, işitmenin cihaz ile düzeltilebileceğinin SGK ile sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusu tarafından düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ile belgelenmesi şarttır. Bunun yanı sıra 0-18 yaş grubundaki çocuklarda kalıcı işitme kaybının tespiti üçüncü basamak resmi sağlık kurumlarında yapılmalıdır. 18 yaş üzeri yetişkinler açısından ise saf ses odyometri testinde ilgili kulakta 500, 1000, 2000 ve 4000 Hz frekanslarından en kötü üçünün ortalamasının otuzun (30 dB) üzerinde olması gerekmektedir.

B. İdari Koşullar

Tıbbi koşulların sağlanmasının ardından sigortalı, işitme cihazı bedelinin SGK tarafından ödenmesi için gerekli idari başvuruları tamamlamalıdır. Bu süreçte, sağlık kurulu raporunun SGK sistemine işlenmesi ve ödeme taleplerinin kurumun belirlediği usule uygun biçimde iletilmesi gerekmektedir. Uygulamada SGK, SUT’ta belirlenen tutarı doğrudan temin usulüyle ya da geri ödeme yoluyla karşılamaktadır. Sigortalının, piyasada SUT tutarını aşan bir cihaz satın aldığı durumlarda aradaki fark SGK tarafından ödenmemektedir.

C. Yargı Yoluna Başvuru Koşulları

SGK’nın farkı karşılamayı reddetmesi ya da başvuruya hiç yanıt vermemesi halinde sigortalının yargı yoluna başvurması gündeme gelecektir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken ilk husus, idari yolların tüketilmesidir. Sigortalı, SGK’ya yazılı başvurusunu yaptıktan sonra başvurusunun reddedilmesi ya da altmış günlük süre içinde yanıt alınamaması durumunda idare mahkemesinde iptal ve tam yargı davası açabilir. Uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceği, sigortalının statüsüne göre farklılık gösterebilmektedir: 4/a kapsamındaki çalışanlar ile 4/c kapsamındaki devlet memurlarının davaları genel olarak idare mahkemelerinde görülürken 4/b kapsamındakiler bakımından adli yargı da devreye girebilmektedir.

IV. Dava Süreci: Adım Adım Hukuki Yol Haritası

A. İdari Başvuru Aşaması

Hukuki sürecin ilk adımı, SGK’ya yazılı idari başvurunun yapılmasıdır. Bu başvuruda, ödenen cihaz bedelinin SGK’nın karşıladığı tutarı aşan kısmının iadesi ya da doğrudan ödenmesi talep edilmelidir. Başvuruya; sağlık kurulu raporu, fatura ve ödeme belgesi, reçete ve varsa hastane sevk belgesi eklenmelidir. SGK, bu başvuruya altmış gün içinde yanıt vermekle yükümlüdür; yanıt verilmemesi zımni ret sayılır ve dava açma süresini işletir.

B. Dava Açma Aşaması

SGK’nın başvuruyu reddetmesi ya da zımni ret oluşması halinde, ret kararının tebliğinden veya zımni ret tarihinden itibaren altmış gün içinde yetkili idare mahkemesine tam yargı davası açılabilir. Dava dilekçesinde SGK’nın ret işleminin hukuka aykırı olduğu, Anayasa’nın 56. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 63. maddesi kapsamında cihaz bedelinin tamamının karşılanması gerektiği ve sağlık hakkının ihlal edildiği ileri sürülmelidir. Aynı zamanda, ödenen cihaz bedelinin iadesi ile yasal faiz talebinde bulunulmalıdır.

C. Delil Sunumu ve Bilirkişi İncelemesi

Yargılama sürecinde, tıbbi zorunluluğu ortaya koyan sağlık kurulu raporları, mevcut piyasa koşullarında daha ucuz seçeneklerin bulunup bulunmadığına ilişkin belgeler ve SGK’nın SUT kapsamında karşıladığı tutarı gösteren belgeler mahkemeye sunulmalıdır. Mahkeme, gerekli gördüğü takdirde bağımsız tıp uzmanından ya da işitme cihazı alanındaki teknik bilirkişiden görüş alabilir.

V. Önemli Pratik Bilgiler

A. SGK’nın Karşıladığı Tutar ve Piyasa Fiyatı Arasındaki Uçurum

SGK’nın SUT çerçevesinde belirlediği işitme cihazı bedeli, teknolojik gelişmelere paralel olarak piyasada satılan cihazların fiyatlarının oldukça gerisinde kalmaktadır. Bu durum, özellikle koklear implant, dijital işlemciler ve yüksek teknolojili konuşma işlemcisi gerektiren ağır işitme kayıplarında açıkça gözlemlenmektedir. Nitekim Ankara 23. İdare Mahkemesi kararında davacının ödediği 126.076 TL tutarının yalnızca 76.076 TL’lik kısmının SGK tarafından karşılanması, söz konusu uçurumu somut olarak ortaya koymaktadır.

B. Zamanaşımı Süreleri

Sigortalının dikkat etmesi gereken en kritik hususlardan biri, zamanaşımı süreleridir. İdari davaların yargılama süreçlerinde genel kural olarak, ret kararının tebliğinden itibaren altmış günlük dava açma süresi işlemektedir. Bu sürenin kaçırılması, hakkın yitirilmesine neden olabilir. Ayrıca daha önceki yıllara ait fark taleplerinde geriye dönük talepte bulunulması, beş yıllık genel zamanaşımı süresi çerçevesinde mümkün olabilmektedir.

C. Vekalet Ücreti ve Yargılama Giderleri

Davanın kazanılması halinde mahkeme, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de SGK tarafından karşılanmasına hükmedebilmektedir. Nitekim Ankara 23. İdare Mahkemesi kararında 18.000 TL vekalet ücretinin SGK’ya yüklenmesi, bu konuda önemli bir gösterge oluşturmaktadır. Bu durum, etkin bir hukuki temsil sağlanması halinde sigortalının yargılama sürecinden kayda değer bir mali yük üstlenmeksizin çıkmasını mümkün kılmaktadır.

Sonuç

İşitme cihazı, işitme kaybı bulunan bireyler için salt bir elektronik aygıt değil; onların sosyal hayata katılmalarını, iletişim kurabilmelerini ve günlük yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlayan hayati bir tıbbi zorunluluktur. Türk hukukunda sağlık hakkı anayasal güvence altında olduğundan ve 5510 sayılı Kanun çerçevesinde SGK’nın bu hakkın hayata geçirilmesinde etkin rol üstlenmesi zorunlu kılındığından, işitme cihazı bedelinin tamamının —ya da en azından gerçek piyasa bedelini yansıtır biçimde belirlenen tutarın— SGK tarafından karşılanması hukuki açıdan tartışmasız bir zorunluluk olmaya devam etmektedir.

Ankara 23. İdare Mahkemesi’nin 2026 tarihli kararı, mahkemelerin bu alandaki yaklaşımını açıkça ortaya koymaktadır: İşitme cihazı farkı, bireyden değil, devletin genel sağlık sigortası sisteminden karşılanmalıdır. Danıştay ve Yargıtay içtihadı da bu temel ilkeyi pekiştirici kararlar üretmiştir.

Bu hakkından habersiz olan ya da SGK’nın ret kararıyla karşılaşan işitme engelli bireyler ve yakınlarına tavsiyemiz şudur: İdari yollar mutlaka eksiksiz biçimde tüketilmeli ve olumlu sonuç alınamadığı takdirde bir avukat aracılığıyla idare mahkemesinde dava açılmalıdır. Yargı içtihadı, bu alanda sigortalı lehine güçlü bir seyir izlemektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. SGK, işitme cihazı için ne kadar ödüyor?

SGK, Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) belirlenen tutar kadar ödeme yapmaktadır. Bu tutar her yıl güncellenmektedir; ancak uygulamada piyasa fiyatlarının oldukça gerisinde kalmaktadır. Güncel SUT birim fiyatları için SGK’nın resmi web sitesinden ya da bağlı bulunduğunuz SGK müdürlüğünden bilgi alınabilir.

2. SGK’nın ödediği tutarı aşan farkı ben ödemek zorunda mıyım?

Mahkeme kararları, tıbbi açıdan zorunlu olan işitme cihazı bedelinin tamamının sağlık hakkı kapsamında SGK tarafından karşılanması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle SGK’nın belirlediği tutarı aşan fark için idari başvuruda bulunulabilir ve red halinde dava açılabilir.

3. İdare mahkemesinde dava açabilmek için hangi belgelere ihtiyaç var?

Dava açmak için şu belgeler gerekmektedir: işitme cihazı alımına ilişkin fatura ve ödeme belgeleri, sağlık kurulu raporu, SGK’nın başvuruya verdiği ret yazısı ya da zımni ret tarihi ve varsa reçete. Bu belgelerin eksiksiz biçimde hazırlanmış olması, davanın etkin biçimde yürütülmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

4. İşitme cihazı için davayı hangi mahkemede açacağım?

Sigortalının statüsüne göre yetkili mahkeme değişebilmektedir. 4/a (SSK) kapsamındaki sigortalılar genellikle iş mahkemelerinde, devlet memurları ise idare mahkemelerinde dava açmaktadır. Somut durumunuza en uygun yargı yolunu belirlemeniz için bir avukata danışmanızı tavsiye ederiz.

5. Daha önce ödediğim farkı geri alabilir miyim?

Evet, genel beş yıllık zamanaşımı süresi içinde daha önceki yıllara ait fark taleplerini geri almak mümkün olabilir. Bu konuда bir avukata danışarak hak kaybına uğramadan gerekli başvuruları yapmanız önem taşımaktadır.

6. SGK ret kararı verdikten sonra ne kadar sürem var?

SGK’nın yazılı ret kararının tebliğinden itibaren altmış (60) gün içinde yetkili idare mahkemesine dava açılmalıdır. SGK’nın altmış gün içinde yanıt vermemesi durumunda bu sessizlik zımni ret sayılır ve aynı süre bu tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu sürenin kaçırılmaması için dikkatli olunmalıdır.

7. Davayı kaybedersem mahkeme masraflarını ben mi öderim?

Davayı kaybetmeniz durumunda yargılama giderlerini ödemek zorunda kalabilirsiniz; ancak davanın kazanılması halinde mahkeme, bu giderlerin yanı sıra vekalet ücretinin de SGK tarafından karşılanmasına hükmedebilmektedir. Ankara 23. İdare Mahkemesi kararında olduğu gibi, yargılama giderleri ve 18.000 TL vekalet ücreti SGK’ya yüklenmiştir.

8. Koklear implant ve işitme cihazı arasında hukuki fark var mı?

Temel hukuki çerçeve her iki ürün için de büyük ölçüde benzerdir; her ikisi de “yardımcı tıbbi araç” kapsamında değerlendirilmektedir. Bununla birlikte SGK’nın SUT kapsamında her iki ürün için belirlediği koşullar ve ödeme oranları farklılık gösterebilmektedir. Bu konuda güncel SUT hükümlerini ve kendi durumunuzu dikkate alarak bir avukata danışmanız yerinde olacaktır.

Bu makalede yer alan bilgiler yalnızca genel hukuki bilgilendirme amaçlıdır ve avukatlık hizmeti niteliği taşımamaktadır. Somut durumunuza ilişkin hukuki görüş almak için lütfen bir avukata danışınız.


“İŞİTME CİHAZI BEDELİNİN SGK TARAFINDAN KARŞILANMASI: Hukuki Dayanaklar, Yargı Kararları ve Başvuru Yolları” için 2 yanıt

  1. […] bir sorunla karşılaşıyorsanız: SGK’nın sağlık giderlerini reddettiği diğer davalar hakkında bilgi almak için tıklayın…→ İŞİTME CİHAZI BEDELİNİN SGK TARAFINDAN KARŞILANMASI: Hukuki Dayanaklar, Yargı […]

  2. […] İŞİTME CİHAZI BEDELİNİN SGK TARAFINDAN KARŞILANMASI: Hukuki Dayanaklar, Yargı Kararları ve … […]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir