
Doktor DHY güvenlik soruşturması bakımından uygulamada en sık karşılaşılan sorun, Devlet hizmet yükümlülüğü kapsamında ataması planlanan hekimin arşiv araştırması veya güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz değerlendirilmesi ve buna bağlı olarak göreve başlatılmamasıdır. Ancak her doktor atamasında aynı tür incelemenin yapıldığı söylenemez. 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu, arşiv araştırmasını genel kural olarak ilk defa veya yeniden kamu görevine atanacaklar bakımından düzenlerken, güvenlik soruşturması ile arşiv araştırmasının birlikte yapılacağı görevleri ayrıca saymaktadır.
Bu nedenle bir hekimin öncelikle hangi kadroya, hangi kuruma ve hangi göreve atanacağının; görevin 7315 sayılı Kanun’un 3. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen özel kapsam içinde bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Sadece kurum tarafından kullanılan bir formda “güvenlik soruşturması” ibaresinin bulunması, tek başına kanundaki anlamıyla güvenlik soruşturmasının yapıldığını göstermez.
Olumsuz sonuç ortaya çıktığında ise “güvenlik soruşturması olumsuz” şeklindeki genel ifadeyle yetinilmemelidir. İşlemin hangi somut veriye dayandığı, bu verinin 7315 sayılı Kanun’un hangi hükmü kapsamında değerlendirildiği, Değerlendirme Komisyonunun nesnel ve gerekçeli bir değerlendirme yapıp yapmadığı ve nihai işlemin atamaya yetkili makam tarafından tesis edilip edilmediği ayrı ayrı incelenmelidir.
HAGB Güvenlik Soruşturması Doktor Atamasına Engel mi? Danıştay Kararı
Doktor HAGB Atama: Danıştay Kararı ve Hukuki Değerlendirme
DHY nedir ve doktor atamasıyla ilişkisi nedir?
Devlet hizmeti yükümlülüğü, hekimlerin belirli şartlarda kamu sağlık hizmetlerinde görev yapmalarını öngören özel bir yükümlülük rejimidir. DHY kurası sonucunda belirli bir sağlık kuruluşuna atanması planlanan hekimin göreve başlayabilmesi, yalnızca kura sonucunun açıklanmasına bağlı değildir. Atama bakımından ilgili personel mevzuatının yanı sıra, kamu görevine atanacak kişiler hakkında uygulanacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin mevzuat da devreye girebilir.
Burada kritik nokta şudur: DHY kapsamında atanıyor olmak, 7315 sayılı Kanun’un uygulanmasını ortadan kaldırmaz. Aksine ilk defa veya yeniden kamu görevine atanma söz konusu ise kanunun 3. maddesinin birinci fıkrası kapsamında arşiv araştırması gündeme gelir.
Arşiv araştırması ile güvenlik soruşturması arasındaki fark nedir?
7315 sayılı Kanun iki farklı inceleme türü öngörmektedir. Arşiv araştırması, kanunda belirlenen mevcut kayıtların tespitine yöneliktir. Güvenlik soruşturması ise arşiv araştırmasında incelenen hususlara ilave olarak görevin niteliğiyle bağlantılı belirli olgusal verilerin ve kanunda belirtilen diğer ilişkilerin araştırılmasını kapsar.
| Husus | Arşiv araştırması | Güvenlik soruşturması |
|---|---|---|
| Hukuki dayanak | 7315 sayılı Kanun m. 3 ve m. 4 | 7315 sayılı Kanun m. 3 ve m. 5 |
| Kapsam | Kanunda sayılan mevcut kayıtlar ve soruşturma/kovuşturma kapsamındaki olgular | Arşiv araştırmasına ek olarak kanunda sayılan görevle bağlantılı olgusal veriler ve diğer unsurlar |
| Uygulama alanı | İlk defa veya yeniden kamu görevine atanacaklar | Kanunun 3/2. maddesinde belirtilen özel görev, birim, kurum ve stratejik alanlar |
| Değerlendirme | Değerlendirme Komisyonu tarafından nesnel ve gerekçeli değerlendirme yapılır | Aynı şekilde kanuni sınırlar içinde değerlendirilir |
Dolayısıyla doktorun kamu hastanesine atanması ile örneğin kanunda özel olarak güvenlik soruşturmasına tabi tutulan bir kurum veya stratejik bir görevde çalıştırılması aynı hukuki kategori içinde değerlendirilemez.
Doktorlar hakkında hangi inceleme yapılır?
Uygulamada “doktorlara güvenlik soruşturması yapılmaz” şeklinde kesin ve her olaya uygulanabilir bir ifade kullanılmaktadır. Bu ifade, 7315 sayılı Kanun’un güncel sistematiği bakımından tek başına yeterli değildir. Doğru yaklaşım, doktorun yalnızca “doktor” olması üzerinden değil, atanacağı görev ve kurumun kanundaki yeri üzerinden değerlendirme yapmaktır.
7315 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında arşiv araştırması yapılır. İkinci fıkrada ise gizlilik dereceli birimler, belirli güvenlik kurumları, ceza infaz kurumları, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunlar uyarınca tabi olanlar ve millî güvenlik açısından stratejik önemi haiz bazı birim, proje, tesis ve hizmetler bakımından güvenlik soruşturması ile arşiv araştırmasının birlikte yapılacağı düzenlenmiştir.
Bu nedenle bir hekimin genel bir sağlık kuruluşuna DHY kapsamında atanması ile kanunda ayrıca belirtilen hassas bir görev veya birimde istihdam edilmesi arasında hukuki ayrım yapılmalıdır. İdarenin hangi incelemeyi yaptığı ve hangi kanuni yetkiye dayandığı somut işlem dosyasından anlaşılmalıdır.
7315 sayılı Kanun’un 3. maddesi neden önemlidir?
Kanunun 3. maddesi, incelemenin kimler hakkında yapılacağını belirleyen temel hükümdür. Birinci fıkra genel arşiv araştırmasını; ikinci fıkra ise güvenlik soruşturması ile arşiv araştırmasının birlikte yapılacağı özel halleri düzenlemektedir.
Bu ayrım dava bakımından son derece önemlidir. Çünkü idarenin kullandığı verinin hukuken hangi inceleme kapsamında elde edildiği, işlemin sebep unsurunun denetlenmesinde doğrudan etkili olabilir. Kanunda öngörülmeyen bir araştırmanın sırf kurum içi uygulama veya genel bir form nedeniyle yapılması, ayrıca kanunilik yönünden incelenmelidir.
Anayasa Mahkemesi, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması alanında kişisel verilere müdahalenin kanuni, belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir kurallara dayanması gerektiğini vurgulamıştır. 4045 sayılı eski düzenlemeye ilişkin 19.02.2020 tarihli, E.2018/163, K.2020/13 sayılı kararda bu ilkeler özellikle ortaya konulmuş; sonrasında 7315 sayılı Kanun ile yeni yasal çerçeve oluşturulmuştur.
Arşiv araştırmasında hangi bilgiler incelenebilir?
7315 sayılı Kanun’un 4. maddesi arşiv araştırmasının kapsamını ayrıntılı şekilde düzenlemektedir. Buna göre kişinin adli sicil kaydı, kolluk tarafından hâlen aranıp aranmadığı, hakkında tahdit bulunup bulunmadığı, kesinleşmiş mahkeme kararları ile kanunda belirtilen CMK kapsamındaki kararlar ve kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olgular araştırma konusu olabilir. Ayrıca kamu görevinden çıkarılma veya kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası da kanuni kapsamda incelenmektedir.
Buradan önemli bir sonuç çıkar: “Adli sicilim temiz” demek, arşiv araştırmasında başka hiçbir verinin bulunamayacağı anlamına gelmez. Buna karşılık idareye sınırsız bir değerlendirme yetkisi de verilmiş değildir. Kanunun çizdiği kapsam, elde edilen verinin niteliği ve işlemin gerekçesi birlikte incelenmelidir.
- Adli sicil kaydı var mı?
- Kesinleşmiş bir mahkeme kararı var mı?
- Devam eden veya sonuçlanmış soruşturma/kovuşturma bulunuyor mu?
- Varsa dosyanın konusu ve sonucu nedir?
- HAGB, KYOK, beraat veya diğer karar türlerinden hangisi söz konusudur?
- Değerlendirme Komisyonu hangi olguyu olumsuz değerlendirmiştir?
- Atamama işlemini hangi makam tesis etmiştir?
Değerlendirme Komisyonunun yetkisi nedir?
7315 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulmaktadır. Komisyonun görevi, kendisine iletilen verileri kanuni çerçevede değerlendirmek ve nesnel ve gerekçeli değerlendirmesini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunmaktır.
Bu düzenleme önemlidir. Çünkü Değerlendirme Komisyonu ile atamaya yetkili makamın fonksiyonları birbirine karıştırılmamalıdır. Komisyon, verileri değerlendirerek görüşünü sunar; nihai personel işleminin hangi makam tarafından tesis edileceği ise ilgili personel ve kurum mevzuatına göre belirlenir.
Danıştay 8. Daire’nin 22.05.2025 tarihli, E.2023/1101, K.2025/4981 sayılı kararında da yetki unsurunun önemi açıkça görülmektedir. Karar, TUS yerleştirmesi sonrasında araştırma görevlisi olarak atanması planlanan kişi hakkında tesis edilen atamama işlemini incelemiş ve 2547 sayılı Kanun ile 7315 sayılı Kanun’daki yetki düzeni bakımından işlemde yetki sorunu bulunduğu gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur. Danıştay ayrıca bu tür bir bozmanın doğrudan atama sonucunu kendiliğinden doğurmadığını belirtmiştir.
DHY güvenlik soruşturması olumsuzsa ne yapılır?
Öncelikle “olumsuz” sonucunun hangi belgeye dayandığı belirlenmelidir. Sadece sözlü olarak “arşiv araştırmanız olumsuz” denilmesi dava stratejisi kurmak için yeterli değildir. Atamama veya göreve başlatmama işleminin yazılı metni, Değerlendirme Komisyonu değerlendirmesi ve mümkün olduğu ölçüde işlemin dayanağını oluşturan belgeler temin edilmelidir.
İkinci aşamada, işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden incelenmesi gerekir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi, idari işlemlerin bu yönlerden hukuka aykırılığı iddiasıyla iptal davası açılabilmesine imkân tanımaktadır.
Üçüncü aşamada, idarenin dayandığı verinin gerçekten somut ve hukuken değerlendirilebilir bir veri olup olmadığı incelenmelidir. Özellikle soruşturma veya kovuşturma sonucunun beraat, KYOK, HAGB veya başka bir kararla sonuçlandığı dosyalarda yalnızca dosyanın varlığı ile kamu görevine uygun olmama sonucu arasında otomatik bir bağ kurulup kurulamayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
HAGB doktor atamasına engel olur mu?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından iki ayrı hukuki mesele birbirinden ayrılmalıdır. Birincisi HAGB’nin ceza hukuku bakımından sonuçlarıdır. İkincisi ise idarenin HAGB kararını 7315 sayılı Kanun kapsamında nasıl değerlendirdiğidir.
Bu ayrım özellikle önemlidir; çünkü 7315 sayılı Kanun’un 4. maddesi CMK’nın 231. maddesinin on üçüncü fıkrası kapsamında alınan kararları ve soruşturma veya kovuşturma kapsamındaki olguları da araştırma alanında düzenlemektedir. Bu nedenle “HAGB verildi, dolayısıyla idare bu dosyayı hiçbir şekilde göremez” şeklindeki yaklaşım fazla geneldir.
Bununla birlikte HAGB’nin kamu görevine engel kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüyle aynı şey olmadığı da gözden kaçırılmamalıdır. Nitekim Danıştay 12. Daire’nin 2026 tarihli bir kararında bu ayrım doğrudan uyuşmazlık konusu yapılmıştır.
Danıştay 12. Daire 2025/5960 E., 2026/40 K. kararı ne söylüyor?
Danıştay 12. Daire’nin E.2025/5960, K.2026/40 sayılı kararı, DHY kapsamında tabip olarak atanması planlanan bir kişi bakımından son derece önemli bir güncel karardır. Uyuşmazlıkta davacının arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirilmesi ve bu nedenle göreve başlatılmaması dava konusu edilmiştir.
Dosyada ceza mahkemesi tarafından verilen HAGB kararı bulunmaktaydı. İlk derece mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi, ceza yargılamasında tespit edilen olguları dikkate alarak idari işlemi hukuka uygun kabul etmişti.
Danıştay 12. Daire ise HAGB kararının CMK’nın 231. maddesi kapsamında hukuki sonuç doğurmayacağı yönündeki düzenlemeyi dikkate aldı. Daire, somut olayda davacının kamu görevine engel bir mahkûmiyet hükmünün bulunmadığı sonucuna ulaşarak atamama işleminde hukuka uygunluk görmedi ve Bölge İdare Mahkemesi kararını bozdu.
Kararın önemli tarafı şudur: Danıştay, “HAGB hiçbir şekilde araştırılamaz” şeklinde bir sonuç kurmamıştır. Kararın odağında, mevcut HAGB kararının kamu görevine engel kesinleşmiş bir mahkûmiyet olarak kabul edilip edilemeyeceği ve idari işlemin sebep unsuru bakımından yeterli hukuki dayanak oluşturup oluşturmadığı bulunmaktadır.
Karar 12.01.2026 tarihinde oyçokluğuyla verilmiş olup karşı oy da bulunmaktadır. Dolayısıyla karar somut uyuşmazlık bakımından güçlü bir içtihat kaynağı olmakla birlikte, bütün HAGB dosyalarının otomatik olarak aynı şekilde sonuçlanacağı şeklinde yorumlanmamalıdır.
Danıştay 8. Daire 2023/1101 E., 2025/4981 K. kararı neden önemlidir?
Danıştay 8. Daire’nin E.2023/1101, K.2025/4981 sayılı kararı TUS yerleştirmesi sonucunda araştırma görevlisi olarak atanması planlanan bir kişinin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirilmesine ilişkin uyuşmazlıkta verilmiştir.
Bu kararda özellikle yetki unsuru öne çıkmaktadır. Danıştay, 2547 sayılı Kanun uyarınca araştırma görevlisi kadrosuna atama yetkisinin rektöre ait olduğunu; 7315 sayılı Kanun kapsamında Değerlendirme Komisyonunun değerlendirmesinin atamaya yetkili amire sunulması gerektiğini belirtmiştir. Nihai atamama işleminin yetkili olmayan bir makam tarafından tesis edilmesini hukuka aykırı bulmuş ve Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.
Bu kararın doktor DHY uyuşmazlıkları bakımından doğrudan aynı sonucu doğurduğu söylenemez. Ancak güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması nedeniyle tesis edilen işlemlerde yalnızca maddi olayın değil, işlemi tesis eden makamın yetkisinin de incelenmesi gerektiğini göstermesi bakımından önemlidir.
İptal davasında hangi hukuki sebepler ileri sürülebilir?
İşlemin sebep unsuru
İdare, atamama işlemini hangi somut olguya dayandırmıştır? Olumsuz sonucun nedeni yalnızca bir kayıt mıdır, yoksa kaydın içeriğine ilişkin başka somut veriler var mıdır? Bu verinin kamu görevine uygunluk bakımından neden olumsuz kabul edildiği açıklanmış mıdır? Bu sorular sebep unsuru bakımından incelenir.
Yetki unsuru
İşlem hangi makam tarafından tesis edilmiştir? Bu makamın atama veya göreve başlatmama konusunda kanuni yetkisi var mıdır? Değerlendirme Komisyonu ile atamaya yetkili makamın görevleri birbirine karıştırılmış mıdır? Danıştay’ın 2025/4981 sayılı kararında olduğu gibi yetki sorunu bazı dosyalarda doğrudan belirleyici olabilir.
Şekil ve usul
Değerlendirme Komisyonunun kanunda öngörülen şekilde oluşturulup oluşturulmadığı, değerlendirmesinin yazılı ve gerekçeli olup olmadığı ve karar alma sürecinin mevzuata uygun yürütülüp yürütülmediği incelenmelidir.
Ölçülülük ve temel haklar
Anayasa’nın 13. maddesi temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasında ölçülülük ilkesini; 20. maddesi özel hayata saygı ve kişisel verilerin korunmasını; 49. maddesi çalışma hakkını; 70. maddesi ise kamu hizmetine girme hakkını güvence altına almaktadır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması alanındaki işlemlerin bu anayasal çerçeve içinde değerlendirilmesi gerekir.
Anayasa Mahkemesi 19.02.2020 tarihli E.2018/163, K.2020/13 sayılı kararında, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişisel verilere erişim ve bunların işlenmesine ilişkin temel ilke ve güvencelerin kanunda belirli ve öngörülebilir olması gerektiğini vurgulamıştır. Daha sonra 7315 sayılı Kanun ile bu alanda yeni bir yasal çerçeve oluşturulmuştur.
Öte yandan Anayasa Mahkemesi 04.12.2024 tarihli E.2021/60 sayılı dosyada 7315 sayılı Kanun’un bazı hükümlerine yönelik iptal taleplerini reddetmiştir. Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanırken eski 4045 sayılı Kanun dönemindeki AYM kararları ile yürürlükteki 7315 sayılı Kanun’un mevcut sistematiği birbirinden ayrılmalıdır.
Dava açmadan önce hangi belgeler toplanmalıdır?
Doktor DHY güvenlik soruşturması uyuşmazlığında dosyanın hukuki analizi, mümkün olduğu ölçüde işlem dosyasının tamamı üzerinden yapılmalıdır. Özellikle aşağıdaki belgeler önem taşır:
- DHY kura ve yerleştirme sonucu,
- Atama veya göreve başlatmama işlemi,
- İşlemin tebliğ belgesi ve tebliğ tarihi,
- Değerlendirme Komisyonu kararı veya değerlendirme yazısı,
- Arşiv araştırması veya güvenlik soruşturması sonucuna ilişkin belgeler,
- Varsa ceza soruşturması veya kovuşturmasına ilişkin kararlar,
- HAGB, beraat, KYOK veya diğer kararların kesinleşme bilgileri,
- Adli sicil ve arşiv kaydı,
- Atamaya esas diğer personel belgeleri.
Özellikle ceza dosyası bulunan kişilerde yalnızca adli sicil belgesine bakılarak hukuki değerlendirme yapılması doğru değildir. Ceza dosyasının sonucu, kararın türü, kesinleşme durumu ve idarenin hangi kısmı gerekçe yaptığı birlikte değerlendirilmelidir.
Dava süresi ne zaman başlar?
İdari yargıda dava süresi bakımından temel mesele, dava konusu edilebilir nitelikteki işlemin ne zaman ve nasıl öğrenildiği değil, mevzuatın öngördüğü şekilde ne zaman tebliğ edildiği ve özel bir süre düzenlemesi bulunup bulunmadığıdır. Bu nedenle yalnızca “arşiv araştırması olumsuz çıktı” şeklindeki gayriresmî bilgiye dayanarak süre hesabı yapılmamalıdır.
Somut olayda işlem belgesinin tamamı, tebliğ tarihi ve işlemin niteliği görülerek 2577 sayılı Kanun hükümleri kapsamında süre hesabı yapılmalıdır. Özellikle göreve başlatmama veya atama yapmama işlemlerinde tebliğ tarihinin belgelenmesi kritik önem taşır.
Sık Sorulan Sorular
Doktor DHY güvenlik soruşturması her hekim için aynı şekilde mi yapılır?
Hayır. 7315 sayılı Kanun arşiv araştırmasını genel olarak ilk defa veya yeniden kamu görevine atanacaklar bakımından düzenler. Güvenlik soruşturması ile arşiv araştırmasının birlikte yapılacağı özel görevler ise ayrıca belirlenmiştir.
DHY atamam yapıldı, neden göreve başlayamadım?
Kura veya yerleştirme sonucunun bulunması, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin işlemlerin tamamlandığı anlamına gelmez. İdarenin göreve başlatmama işleminin hukuki dayanağı ayrıca incelenmelidir.
Adli sicilim temizse arşiv araştırmam kesin olumlu olur mu?
Hayır. 7315 sayılı Kanun’un 4. maddesi yalnızca adli sicili değil, kanunda sayılan diğer kayıtları ve soruşturma veya kovuşturma kapsamındaki olguları da düzenlemektedir.
Hakkımda soruşturma oldu ama beraat ettim. Bu durum otomatik olarak atamaya engel midir?
Otomatik bir sonuç çıkarılamaz. Kararın türü, dosyanın içeriği, idarenin hangi veriyi esas aldığı ve işlemin gerekçesi birlikte değerlendirilmelidir.
HAGB doktorun DHY atamasına engel midir?
Tek başına her HAGB kararı için otomatik bir engel bulunduğu söylenemez. Danıştay 12. Daire’nin E.2025/5960, K.2026/40 sayılı kararında, somut olayda kesinleşmiş HAGB kararının kamu görevine engel bir mahkûmiyet hükmü olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Değerlendirme Komisyonu “olumsuz” dedi diye dava açılamaz mı?
Değerlendirme Komisyonunun görüşü, idari işlemin yargısal denetimini ortadan kaldırmaz. Nihai işlemin hukuka uygunluğu yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenebilir.
Güvenlik soruşturması formunda yazan her bilgi araştırılabilir mi?
Hayır. İdarenin inceleme yetkisi kanuni dayanağa sahip olmalı ve kişisel verilerin işlenmesi kanuni, belirli ve ölçülü bir çerçevede yürütülmelidir.
Atamama işlemini hangi mahkemede dava etmeliyim?
Uyuşmazlığın niteliğine göre idari yargı gündeme gelir. Görev ve yetki değerlendirmesi, işlemi tesis eden kurum, işlem türü ve ilgili özel mevzuat görülerek yapılmalıdır.
Dava açarken yürütmenin durdurulması istenebilir mi?
Somut olayda 2577 sayılı Kanun’daki şartların bulunması hâlinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Bu talebin gerekip gerekmediği, işlemin uygulanması hâlinde doğacak zararlar ve işlemin açık hukuka aykırılığı iddiası birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.
Danıştay’ın bir doktor hakkında verdiği karar her doktora otomatik uygulanır mı?
Hayır. Danıştay kararları somut uyuşmazlığın maddi ve hukuki şartları içinde değerlendirilir. Benzer hukuki ilkelerden yararlanılabilir ancak her dosyada işlem gerekçesi ve somut olgular ayrıca incelenmelidir.
Sonuç: Doktor DHY güvenlik soruşturması uyuşmazlığında neye bakılmalıdır?
Doktor DHY güvenlik soruşturması uyuşmazlıklarında yapılması gereken ilk iş, “güvenlik soruşturması olumsuz” sonucunu tek başına hukuki sonuç kabul etmemektir. Asıl incelenmesi gereken, idarenin hangi veriyi elde ettiği, bu verinin 7315 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı, Değerlendirme Komisyonunun değerlendirmesinin nesnel ve gerekçeli bulunup bulunmadığı ve nihai işlemin yetkili makam tarafından tesis edilip edilmediğidir.
Özellikle HAGB, beraat, KYOK veya devam eden soruşturma gibi ceza yargılamasına ilişkin kayıtların bulunduğu dosyalarda, ceza hukuku bakımından ortaya çıkan sonuç ile idare hukukundaki atama sonucunun birbirine otomatik olarak eşitlenmemesi gerekir. Danıştay 12. Daire’nin E.2025/5960, K.2026/40 sayılı kararı bu ayrım bakımından güncel ve doğrudan ilgili bir örnek oluşturmaktadır.
Öte yandan Danıştay 8. Daire’nin E.2023/1101, K.2025/4981 sayılı kararı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda tesis edilen işlemlerde yetki unsurunun ayrıca denetlenmesi gerektiğini göstermektedir. Dolayısıyla somut dosyada hem maddi sebep hem de işlem tesis etme yetkisi birlikte incelenmelidir.
- Atama/kura belgesini ve işlem tarihini belirleyin.
- Olumsuz işlemin yazılı metnini ve tebliğ tarihini alın.
- Değerlendirme Komisyonu kararını ve işlem dosyasını inceleyin.
- Olumsuzluğa neden olduğu belirtilen ceza veya soruşturma dosyasının tamamını değerlendirin.
- 7315 sayılı Kanun m. 3, 4, 5, 7 ve 8 bakımından hukuki dayanağı kontrol edin.
- İşlemi yetkili makamın tesis edip etmediğini araştırın.
- 2577 sayılı Kanun kapsamında dava süresini hesaplayın.
- Somut olayda iptal ve gerekiyorsa yürütmenin durdurulması talebinin hukuki şartlarını değerlendirin.
Yasal Uyarı
Bu yazı hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin uyuşmazlıklarda sonuç; kişinin statüsüne, atanacağı göreve, kuruma, işlem tarihine, işlem gerekçesine ve dosyada bulunan somut verilere göre değişebilir. Bu nedenle yazıdaki genel açıklamalar somut olay bakımından hukuki danışmanlık yerine geçmez. Dava süresi ve dava stratejisi belirlenmeden önce işlem belgelerinin tamamının incelenmesi gerekir.
Av. Feyza Nur Serttaş
Başlıca mevzuat ve kararlar
- 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu, özellikle m. 3, 4, 5, 7 ve 8.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 231.
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, kamu görevine giriş şartlarına ilişkin hükümler.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, özellikle m. 2 ve ilgili dava süresi hükümleri.
- Anayasa Mahkemesi, 19.02.2020, E.2018/163, K.2020/13.
- Anayasa Mahkemesi, 04.12.2024, E.2021/60 sayılı norm denetimi kararı.
- Danıştay 12. Daire, E.2025/5960, K.2026/40, 12.01.2026.
- Danıştay 8. Daire, E.2023/1101, K.2025/4981, 22.05.2025.



Bir yanıt yazın