T.C.
[İLGİLİ İDARE MAHKEMESİ] BAŞKANLIĞINA
Yürütmeyi Durdurma Taleplidir.
DAVACI : [DAVACI ADI SOYADI]
VEKİLİ : Av. Musa Alpaslan KAYA
UETS: [15615-16477-86144]
DAVALI : [KURUM ADI]
KONU : [Kurumun] tesis ettiği [TARİH] tarihli ve [SAYI] sayılı tahliye kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali talebidir.
TEBLİĞ TARİHİ : [TARİH]
açıklamalarımız
I. Olaylar
[Davacı], [Unvan] olarak [KURUM]’da görev yapmakta olup, söz konusu kuruma ait görev tahsisli lojmanda [TARİH] tarihinden bu yana ikamet etmektedir.
Davacı’nın görev unvanı, 23.09.1984 tarihli ve 18524 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Konutları Yönetmeliğine ekli (2) sayılı cetvelde açıkça yer almakta olup, görev devam ettiği sürece görev tahsisli lojmandan yararlanma hakkı yasal güvence altındadır.
Davalı idare, [TARİH] tarihinde tesis ettiği [SAYI] sayılı işlem ile davacının ikamet etmekte olduğu lojmanı [SÜRE] içinde boşaltmasını talep etmiştir. Söz konusu işlem, [KURUMUN İÇ DÜZENLEMESİNİN ADI] adlı yönergeye dayandırılmaktadır.
Davalı kurumun mezkûr yönergesi, [TARİH] tarihinde yürürlüğe girmiş ve Kamu Konutları Yönetmeliğine aykırı biçimde görev tahsisli konutlara beş yıllık oturma sınırı getirmiştir.
II. Hukuki İtirazlarımız
1. Dava konusu işlem, normlar hiyerarşisine aykırıdır.
Anayasamızın 2. maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesi ve bu ilkenin doğal sonucu olan normlar hiyerarşisi gereğince, alt düzenleyici işlemlerin üst normlara aykırı hükümler içermesi mümkün değildir. Kamu Konutları Yönetmeliği, Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren bir düzenleyici işlem olup, kurum içi yönergeler bu yönetmeliğin altında yer almaktadır. Yönetmelikle tanınan hakları daraltan veya ortadan kaldıran yönerge hükümleri normlar hiyerarşisine aykırı olup hukuken geçersizdir.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 4. maddesi ile Kamu Konutları Yönetmeliğinin 20. maddesi, görev tahsisli konutlarda tahsise esas olan görev veya hizmetin devamı süresince oturulabileceğini açıkça düzenlemektedir. [KURUMUN YÖNERGESİ]nin ilgili maddesi ise bu açık kanun ve yönetmelik hükmünü bertaraf edecek biçimde beş yıllık bir oturma sınırı getirmektedir. Alt norm ile üst normu değiştirmeye yönelik bu uygulama, açık bir normlar hiyerarşisi ihlali oluşturmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin son fıkrası bu sonucu teyit etmektedir. Anılan hükme göre, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayalı bireysel işlemin iptaline engel değildir. Yönerge hâlâ yürürlükte olsa dahi, yönergeye dayalı tahliye kararının iptali talep edilebilir.
2. Puanlama sistemi, görev tahsisli konutlara uygulanamaz.
Kamu Konutları Yönetmeliğinin 8. maddesinin 5. fıkrası, yeteri kadar görev tahsisli konut bulunmaması hâlinde yalnızca konut tahsisi talebinde bulunanların kendi aralarında puanlamaya tabi tutulacağını öngörmektedir. Söz konusu hüküm, halihazırda görev tahsisli lojmanda oturanları kapsamamaktadır. İdare, yönetmeliğin yalnızca yeni başvurular için öngördüğü bu puanlama mekanizmasını, görevlerine devam eden ve halihazırda lojmanda ikamet eden personele uygulamak suretiyle açık bir yetki aşımında bulunmuştur.
3. Davacının unvanı, yönetmeliğin ekli cetvelinde yer almaktadır.
Kamu Konutları Yönetmeliğine ekli (2) sayılı cetvelde [DAVACININ UNVANI] açıkça sayılmıştır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E: 2022/57, K: 2023/5 sayılı kararında vurgulandığı üzere, idarelere cetvele eşdeğer ek unvan belirleme yetkisi tanınmış olup, cetvelde belirtilen görev unvanlarını kapsam dışı bırakma yetkisi verilmemiştir. Davacı görevine hâlen devam etmekte olduğundan, cetvelde yer alan unvanına dayanarak elde ettiği lojmandan yararlanma hakkı da devam etmektedir.
4. Hukuki güvenlik ilkesi ihlal edilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere, hukuki güvenlik ilkesi bireylerin tüm işlem ve eylemlerinde devlete güven duyabilmelerini ve normların öngörülebilir olmasını zorunlu kılar. Davacı, açık yönetmelik hükümleri uyarınca hâlen devam eden görevi dolayısıyla görev tahsisli lojmandan yararlanma hakkına sahip olduğunu bilerek bu statüde ikamet etmektedir. Kurum içi bir yönergeye dayanılarak bu güvenin zedelenmesi, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin açık ihlalini oluşturmaktadır.
III. Emsal Yargı Kararları
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E: 2013/4385, K: 2015/622, T: 04.03.2015 sayılı kararında açıkça belirtilmiştir: Halihazırda kullanımda olan görev tahsisli konutların tahsis türünün, personelin görev ve unvanları ile mevcut ihtiyaçlar değerlendirilmeksizin değiştirilmesine yönelik işlemde hukuka uyarlık yoktur. Aynı kararda, görev unvanında değişiklik bulunmayan personelin konut kullanım süresinin beş yıl ile sınırlandırılmasına hukuken olanak bulunmadığı vurgulanmıştır.
Danıştay 8. Dairesinin E: 1997/3963, K: 1999/78 sayılı kararında, unvanı devam eden kamu görevlisinin görev tahsisli lojmandan yararlanma hakkının da devam edeceği hükme bağlanmış; idarelerin cetveldeki unvanları çıkarma değil, yalnızca eşdeğer unvan ekleme yetkisine sahip olduğu açıkça ifade edilmiştir.
Danıştay 5. Dairesinin E: 2011/2199, K: 2012/4754 sayılı kararında ise, görev tahsisli olarak tahsis edilen lojmanın idare tarafından tahsis türü değiştirilerek sıra tahsisli hale getirilmesi ve beş yıl sonunda boşaltılması işlemi hukuka aykırı bulunmuş ve iptal edilmiştir.
IV. Yürütmeyi Durdurma Talebi
2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 8. maddesi uyarınca, zorla boşaltmaya karşı yargı yoluna başvurulması boşaltma işleminin yürütmesini kendiliğinden durdurmamaktadır. Bu sebeple, kararın uygulanması hâlinde davacı ve ailesinin geri dönüşü olmayan zararlarla karşılaşacağı açıktır. Zira tahliyenin gerçekleşmesi durumunda konut derhal başkasına tahsis edilecek, dava sonunda davacı haklı bulunsa dahi konutuna dönmesi fiilen imkânsız hâle gelebilecektir.
Dava konusu işlem, yukarıda ayrıntılı biçimde ortaya konulduğu üzere, Kamu Konutları Kanununa ve Yönetmeliğine açıkça aykırıdır. İYUK’un 27. maddesinde öngörülen iki koşul birlikte gerçekleşmekte olup, davalı idarenin savunması beklenmeksizin yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Hukuki Nedenler: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (m. 2, 10, 36), 2946 Sayılı Kamu Konutları Kanunu (m. 3, 4, 7, 8), Kamu Konutları Yönetmeliği (m. 8, 20, 33, 34), 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (m. 2, 7, 27) ve ilgili mevzuat.
Hukuki Deliller: Tahliye kararı ve tebliği, Kamu Konutları Yönetmeliği, kurumun iç yönergesi, görev belgesi, itiraz dilekçesi ve idarenin cevabı, emsal yargı kararları ve dosya kapsamındaki sair deliller.
Sonuç ve Talep
Yukarıda arz ve izah edilen gerekçeler ile sayın mahkemenizin resen inceleyeceği hususlar ışığında:
- Davacı ve ailesinin telafisi güç zararlarla karşılaşacağı ve dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, davalı idarenin savunması beklenmeksizin yürütmenin durdurulmasına,
- [TARİH] tarihli ve [SAYI] sayılı tahliye kararının iptaline,
- Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini sayın mahkemenizden bilvekâle arz ve talep ederim.
Davacı Vekili
Av. FEYZA NUR SERTTAŞ
EKLER:
EK-1: Tahliye kararı ve tebliğ belgesi
EK-2: Görev belgesi
EK-3: İdareye yapılan itiraz dilekçesi ve idarenin cevabı
EK-4: Kamu Konutları Yönetmeliği
EK-5: Kurumun Konut Dağıtım Yönergesi
EK-6: [Varsa diğer belgeler]

Bir yanıt yazın