QINLOCK ilaç bedeli davası nasıl açılır? SGK, Ripretinib etken maddeli QINLOCK 50 MG ilacının bedelini ödemezse hangi yollar izlenir? Gerçek kararlarla anlatıyoruz.
QINLOCK ilaç bedeli davası nasıl açılır? SGK, Ripretinib etken maddeli QINLOCK 50 MG ilacının bedelini ödemezse hangi yollar izlenir? Gerçek kararlarla anlatıyoruz.

QINLOCK ilaç bedeli davası“Mide Malign Neoplazmı” tanısı almış bir hastanın tedavisinde kullanılması gereken, etken maddesi Ripretinib olan “QINLOCK 50 MG” adlı ilacın bedeli, doktoru tarafından reçete edilmiş ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunca kullanımı onaylanmış olsa dahi, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayabilir. Bu durumda hasta, hastalığının yanı sıra tedavisinin finansmanını sağlayamama riskiyle de karşı karşıya kalır; oysa bu türden ilerleyici bir hastalıkta tedavinin bir gün gecikmesi dahi telafisi imkânsız sonuçlar doğurabilir. Uygulamada karşılaşılan tipik sorun, QINLOCK ilacının bedelini ödemeyen Sosyal Güvenlik Kurumu işlemine karşı hastaların ve yakınlarının hangi mahkemede, hangi süre içinde ve hangi hukuki yolla dava açacağını bilememesidir; bu belirsizlik nedeniyle kıymetli süreler kaybedilmekte, bazen de dava açma süresi kaçırılmaktadır. İşbu yazıda, bir QINLOCK ilaç bedeli davasının nasıl sonuçlandığı, aynı ilaca ilişkin ikinci bir uyuşmazlıkta iş mahkemesinden alınan ihtiyati tedbir kararı ile birlikte incelenerek, izlenmesi gereken hukuki yol, dayanılan mevzuat hükümleri ve mahkemelerin gerekçeleri ayrıntılı biçimde açıklanacaktır.

SGK, QINLOCK İlacının Bedelini Neden Ödemeyi Reddeder?

QINLOCK 50 MG adlı ilaç, etken maddesi Ripretinib olan ve gastrointestinal stromal tümör başta olmak üzere ilerlemiş mide kanseri vakalarında kullanılan bir ilaçtır. Bu ilacın Türkiye’de ruhsatlı bir eşdeğerinin bulunmaması veya Sağlık Uygulama Tebliği’nin geri ödeme listesinde yer almaması hâlinde, Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun kullanım ve ithal onayı ile tedaviyi yürüten hekimin reçete ve raporu bulunsa dahi, bedelin karşılanması talebini idari gerekçelerle reddedebilmektedir. İşbu yazının konusunu oluşturan uyuşmazlıklarda da bu durum söz konusu olmuş, “Mide Malign Neoplazmı” tanılı iki ayrı hastanın QINLOCK 50 MG ilacının bedelinin ödenmesi talebi, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından reddedilmiştir.

QINLOCK İlaç Bedeli Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Sosyal Güvenlik Kurumunun QINLOCK ilacının bedeli ödenmesi talebini reddeden işlemine karşı açılacak davanın hangi yargı koluna tabi olduğu, somut olayın niteliğine göre değişebilmektedir. İşbu yazıda incelenen iki uyuşmazlıkta izlenen yollar, uygulamada karşılaşılabilecek iki farklı hukuki yöntemi göstermesi bakımından önem taşımaktadır. Birinci uyuşmazlıkta hasta, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ret işlemini idari işlem olarak nitelendirerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idare mahkemesinde iptal davası açmıştır. İkinci uyuşmazlıkta ise başka bir hasta, aynı ilaca ilişkin alacak talebini iş mahkemesinde sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan alacak davası olarak ileri sürmüş ve dava ile birlikte ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumunun işlem ve uyuşmazlıklarının hangi yargı kolunun görev alanına girdiği hususu, işlemin niteliğine, tarafların hukuki ilişkisine ve talebin içeriğine göre değerlendirilmesi gereken, yerleşik içtihadı somut olay bazında şekillenen bir konudur; bu nedenle dava açmadan önce yetkili yargı kolunun tespiti, süre kaybını önlemek bakımından büyük önem taşımaktadır.

İptal Davası: Ankara 6. İdare Mahkemesi’nin QINLOCK ilaç bedeli davası Kararı

Ankara 6. İdare Mahkemesi, 

Davacı tarafından, “Mide Malign Neoplazmı” tanılı hastalığı sebebiyle tedavisini yürüten doktoru tarafından kullanılması reçete ve rapor edilen “Ripretinib” etken maddeli “QINLOCK 50 MG” adlı ilacın bedelinin tedavi süresince kesintisiz olarak ödenmesi amacıyla gerçekleştirilen başvurunun reddine ilişkin 26.12.2023 tarih ve 108.05-86873847 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. Mahkeme, öncelikle sağlık hizmetlerine ilişkin anayasal ve uluslararası hukuk hükümlerini ortaya koymuş, ardından somut olayın maddi vakıalarını değerlendirmiştir. Dosya incelemesinde, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 06.12.2023 tarih ve E.1310044 sayılı işlemiyle QINLOCK ilacının kullanımının ve yurt dışından ithalinin uygun görüldüğünün bildirildiği, tedaviyi yürüten onkoloji uzmanı tarafından 14.12.2023 tarihinde reçete düzenlendiği tespit edilmiştir. Mahkeme, bu tespitler ışığında şu gerekçeye yer vermiştir:

“Olayda, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun 06.12.2023 tarih ve E.1310044 sayılı işlemi ile davacının rahatsızlığına ilişkin ‘Ripretinib’ etken maddeli ilaç/ilaçların kullanılmasının ve yurt dışından ithalatının uygun görüldüğünün bildirildiği, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi hekimlerinden onkoloji uzmanı Uzm. Dr. Hasan Başır tarafından ‘QINLOCK 50 MG’ adlı ilacın hastalığının tedavisinde kullanılması gerekli görülerek 14.12.2023 tarihli reçetenin düzenlendiği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında genel sağlık sigortasından sağlanacak sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanmanın genel sağlık sigortalısı için bir hak olduğu ve bu hizmet ve hakların finansmanı ile ilaçlara erişimin sağlanmasının davalı idarenin yükümlülüğünde olduğu, davacının ‘Mide Malign Neoplazmı’ tanılı hastalığı sebebiyle tedavisinde kullanılan ‘Ripretinib’ etken maddeli ‘QINLOCK 50 MG’ adlı ilaca ait ödemelerin davalı idare tarafından karşılanmamasının sağlık hizmetine ulaşım hakkının zedelenmesi kapsamında olduğu, dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.”

Bu gerekçeye dayanılarak dava konusu işlemin iptaline, yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine istinaf yolu açık tutulmuştur. Kararın önemi, Sosyal Güvenlik Kurumunun QINLOCK ilacına ilişkin ret gerekçesinin, ilacın Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunca onaylanmış ve hekim tarafından tıbbi zorunluluk olarak belirlenmiş olması karşısında hukuken yeterli görülmemesinde yatmaktadır.

QINLOCK ilaç bedeli davasında Yürütmenin Durdurulması Kararı

Ankara 6. İdare Mahkemesi, 

İdari yargıda açılan iptal davalarında, davanın esası hakkında karar verilmesi belirli bir süre alabildiğinden, bu süre zarfında dava konusu işlemin uygulanmaya devam etmesi, telafisi güç veya imkânsız zararlara yol açabilir. Bu nedenle davacı vekili, dava dilekçesiyle birlikte QINLOCK ilacına ilişkin yürütmenin durdurulması talebinde de bulunmuştur. Mahkeme, esas hakkındaki kararından önce verdiği ara kararında, ilacın hastalığın tedavisi bakımından taşıdığı önemi ve gecikmenin doğurabileceği sonuçları değerlendirerek şu gerekçeyle yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir:

“Dava konusu işlemin, davacının ‘mide malign neoplazmı’ hastalığının tedavisini olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olması ve uygulanmakla etkisi tükenecek nitelikte bulunması nedeniyle, olayın niteliği ve davanın durumuna göre davalının birinci savunması ve aşağıdaki ara kararına cevap alındıktan ya da savunma ve ara kararına cevap verme süresi geçtikten sonra yeniden incelenmesine kadar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yürütmesinin durdurulmasına.”

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi aranır: dava konusu idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması. Mahkeme, QINLOCK ilacının tedaviye etkisinin zamanla sınırlı olduğunu ve gecikmenin hastanın sağlığını olumsuz etkileyeceğini gözeterek bu şartların gerçekleştiği sonucuna ulaşmıştır. Aynı ara kararda, 2577 sayılı Kanun’un 20. maddesi gereğince davalı idareye otuz günlük savunma ve ara karara cevap süresi tanınmış, dava konusu işlem ile buna dayanak teşkil eden bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin mahkemeye gönderilmesi istenmiştir.

Uyarı: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, özel kanunlarında ayrı süre öngörülmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi, yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren altmış gündür. Sosyal Güvenlik Kurumunun QINLOCK ilacına ilişkin ret işlemine karşı bu süre içinde dava açılmaması hâlinde, işlem kesinleşir ve iptal davası açma imkânı ortadan kalkar.

İş Mahkemesinde İhtiyati Tedbir Yoluyla QINLOCK Bedelinin Karşılanması

Ankara 61. İş Mahkemesi,

QINLOCK ilacına ihtiyaç duyan başka bir hasta ise uyuşmazlığı iş mahkemesi önüne taşımış ve sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan alacak davası açarak dava ile birlikte ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya “Mide Malign Neoplazmı” tanısı konulduğunu, tedavisinin Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sürdürüldüğünü, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan QINLOCK ilacı için onay alındığını ve ilaç bedelinin ödenmesi için Kuruma yapılan başvurunun reddedildiğini ileri sürmüştür. Mahkeme, dosyaya sunulan reçete, sağlık kurulu raporu ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun kullanımı uygun bulan yazısını değerlendirerek şu gerekçeye yer vermiştir:

“…belirlenen ilacın davacının gelirine göre karşılama gücünün üstündeki değeri, ilaç seçiminde, doktor tavsiyesi dışında imkanının bulunmaması, halen hastalık tedavisinde alternatif başkaca davacıya uygun ilaç önerilemeyişi, ayrıca Anayasa ile koruma altına alınan sağlık güvencesi yaşam hakkının kutsallığı, hastalığın tedavisi için elzem olduğu iddia edilen ilaç tedavisinin aksaması halinde, ilacın tedarikindeki gecikmenin onarılmaz telafisi güç ve imkansız zararlara yol açabileceği anlaşılmakla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. ve devamı maddeleri uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.”

Bu gerekçeyle mahkeme, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebini teminatsız olarak kısmen kabul etmiş; davalı Kurumun QINLOCK ilaç bedelinin ödenmesine ilişkin talebi reddeden işlemini tedbiren durdurmuş ve belirli bir tarihten itibaren bir yıl süreyle QINLOCK ilacının bedelinin, ileride haksız çıkacak taraftan geri alınmak üzere, davalı Kurum tarafından kesinti yapılmaksızın karşılanmasına, ithalat için gerekli ödemenin doğrudan Türkiye Eczacılar Birliği Yurt Dışından İlaç Temin Birimine yapılmasına hükmetmiştir. Kararda yer verildiği üzere, işbu ara karara karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 394. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde ilgili mahkemeye itiraz edilebilecektir.

Uyarı: İhtiyati tedbir, davanın esası hakkında henüz karar verilmeden önce alınan geçici bir koruma tedbiridir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 394. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen bir haftalık itiraz süresinin kaçırılması, tedbirin kesinleşmesine yol açabileceğinden, karşı tarafın bu süreye özenle uyması gerekir.

 

SGK KANSER İLACI DAVALARINDA ADLİ YARDIM MÜESSESİ

Kanser Hastalarının İlaç Bedeli Davaları

SGK’YA KANSER İLACI BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?

Kanser İlacı Davası Sürerken Hasta Vefat Ederse Ne Olur? Hukuki Süreç ve Emsal Kararlar

QINLOCK (RİPRETİNİB) KANSER İLACININ SGK TARAFINDAN KARŞILANMASI: HUKUK YOLLARI VE EMSAL KARARLAR

KANSER İLACI DAVALARINDA BİLİRKİŞİ RAPORLARI

Kanser İlacı SGK Tarafından Karşılanmıyorsa Ne Yapılır? (İade Davası Rehberi 2026)

QINLOCK İlaç Bedeli Davasında Dayanılan Anayasal ve Yasal Düzenlemeler

Ankara 6. İdare Mahkemesinin QINLOCK ilacına ilişkin kararı, sağlık hakkına ilişkin ulusal ve uluslararası hukuk hükümlerine kapsamlı biçimde yer vermiştir. Bu düzenlemeler aşağıda ayrı ayrı açıklanmıştır.

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası

Anayasa’nın “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56. maddesinde, Devletin herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşamını sürdürmesini sağlamak amacıyla sağlık kuruluşlarını planlayıp denetleme ödevi düzenlenmiştir. Anayasa’nın “Sosyal güvenlik hakkı” başlıklı 60. maddesinde ise herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu ve Devletin bu güvenliği sağlayacak tedbirleri alma ve teşkilatı kurma yükümlülüğü hüküm altına alınmıştır. Mahkeme, bu iki maddeyi, QINLOCK ilacına erişimin ve bu ilacın finansmanının Devletin ve dolayısıyla Sosyal Güvenlik Kurumunun ödevi olduğunun anayasal dayanağı olarak değerlendirmiştir.

Uluslararası sözleşmeler

Kararda, Bakanlar Kurulu’nun 10.07.2003 tarih ve 2003/5923 sayılı Kararnamesi ile onaylanan Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 9. ve 12. maddelerine, 1451 sayılı Kanun ile kabul edilen Sosyal Güvenliğin Asgari Normları Hakkında Sözleşme’nin (102 No’lu Sözleşme) 7., 10. ve 12. maddelerine ve 5013 sayılı Kanun ile onaylanan Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi’nin 1. ilâ 4. maddelerine yer verilmiştir. Bu sözleşmeler, sağlık hizmetlerine adil erişimin ve tedavi imkânlarının sağlanmasının taraf devletlerin yükümlülüğü olduğunu ortaya koymaktadır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu

Mahkeme, genel sağlık sigortasından sağlanacak sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanmanın 5510 sayılı Kanun kapsamında genel sağlık sigortalısı için bir hak olduğunu ve QINLOCK ilacı gibi ilaçlara erişimin sağlanmasının davalı idarenin yükümlülüğünde bulunduğunu vurgulamıştır. Bu tespit, kararın esasını oluşturan hukuki gerekçenin temelini teşkil etmektedir.

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi

Kararnamenin 352. maddesinde Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri arasında, sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçların güvenli ve kaliteli biçimde piyasaya sunulması ve halka ulaştırılması için çalışma yapma görevi sayılmıştır. Bu hüküm, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun QINLOCK ilacının kullanımına ve ithaline ilişkin onayının hukuki dayanağını göstermektedir.

Hasta Hakları Yönetmeliği

01.08.1998 tarihli ve 23420 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 1. maddesinde Yönetmeliğin amacı, hasta haklarının somut biçimde ortaya konulması olarak belirlenmiştir. Yönetmeliğin 5. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde yaşama hakkının en temel insan hakkı olduğu ve hiçbir merciin bu hakkı ortadan kaldırma yetkisinin bulunmadığı düzenlenmiş, “Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım” başlıklı 11. maddesinde ise hastanın modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun teşhis, tedavi ve bakım isteme hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

İş mahkemesindeki QINLOCK uyuşmazlığında ise dayanılan temel hüküm, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ihtiyati tedbire ilişkin 389. ve devamı maddeleridir. Bu maddeler uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden endişe edilmesi hâlinde ihtiyati tedbir kararı verilebilmektedir. Kanun’un 394. maddesinin ikinci fıkrası ise tedbir kararına itiraz süresini bir hafta olarak düzenlemiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu

İdari yargı yolunda ise 2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinin ikinci fıkrası yürütmenin durdurulması kurumunu, 20. maddesi savunma ve ara karara cevap süresini, 7. maddesinin birinci fıkrası ise dava açma süresini düzenlemektedir. Bu üç madde, idari yargıda açılacak QINLOCK ilaç bedeli davasının usul hukuku bakımından iskeletini oluşturmaktadır.

QINLOCK İlaç Bedeli Davası İdari Yargı ve İş Mahkemesi Yolunun Karşılaştırılması

QINLOCK ilaç bedeli uyuşmazlıklarında izlenen iki farklı yargı yolunun karşılaştırılması
Ölçüt İdari Yargı Yolu İş Mahkemesi Yolu
Görevli mahkeme İdare Mahkemesi İş Mahkemesi
Dava türü İptal davası Alacak davası
Temel usul kanunu 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Geçici koruma tedbiri Yürütmenin durdurulması (m.27/2) İhtiyati tedbir (m.389 vd.)
Dava/başvuru süresi Altmış gün (m.7/1) Genel zamanaşımı süreleri saklı kalmak kaydıyla süre sınırı yok
Tedbire itiraz/istinaf süresi Otuz gün içinde istinaf (esas karara karşı) Bir hafta içinde itiraz (tedbir kararına karşı)

Görüldüğü üzere, QINLOCK ilaç bedeli uyuşmazlıklarında her iki yol da hastanın tedaviye kesintisiz erişimini geçici bir koruma tedbiriyle güvence altına almayı amaçlamakta, ancak usul kuralları ve süreleri bakımından önemli farklılıklar taşımaktadır. Bu nedenle davanın açılacağı yargı kolunun somut olayın özelliklerine göre isabetli biçimde belirlenmesi, sürecin başarıyla sonuçlanması bakımından belirleyici öneme sahiptir.

Sıkça Sorulan Sorular

SGK, doktorumun yazdığı QINLOCK ilacının bedelini neden ödemiyor?

QINLOCK, Sağlık Uygulama Tebliği’nin geri ödeme listesinde yer almıyorsa, Türkiye’de ruhsatsız ise veya yurt dışından temin edilmesi gerekiyorsa, Kurum bu gerekçelerle ödeme talebini reddedebilmektedir. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun onayı ve hekim raporu bulunması, tek başına Kurumun otomatik olarak ödeme yapmasını sağlamayabilir.

Yurt dışından getirilen QINLOCK ilacının parasını SGK karşılar mı?

İncelenen kararlarda görüldüğü üzere, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun kullanım ve ithal onayı bulunan, hekim tarafından tıbbi zorunluluk olarak belirlenen QINLOCK ilacının bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanması gerektiği yönünde mahkeme kararları mevcuttur; ancak her başvuru kendi somut koşulları içinde değerlendirilir.

SGK’nın QINLOCK ilacına ilişkin ret kararına karşı ne kadar sürede dava açmalıyım?

İdari yargı yoluna başvurulacaksa, 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açma süresi, ret işleminin tebliğinden itibaren altmış gündür. Bu süre kaçırılırsa işlem kesinleşir.

Dava sürerken QINLOCK ilacının bedelini kim karşılayacak?

Yürütmenin durdurulması veya ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesi hâlinde, dava sonuçlanana kadar ilaç bedelinin davalı Kurum tarafından karşılanması sağlanabilmektedir; incelenen her iki kararda da bu yönde tedbir kararı verilmiştir.

Yürütmenin durdurulması talebi QINLOCK davasında neden önemlidir?

Mide malign neoplazmı gibi ilerleyici hastalıklarda, davanın esası hakkında karar verilmesini beklemek, tedavinin gecikmesine ve telafisi güç zararlara yol açabilir. Yürütmenin durdurulması talebi, bu riski dava sonuçlanmadan önce ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.

İdare mahkemesinde mi, iş mahkemesinde mi dava açmalıyım?

Bu husus, Sosyal Güvenlik Kurumunun işleminin niteliğine ve somut uyuşmazlığa göre değerlendirilmesi gereken, tek bir genel kurala bağlanamayacak bir konudur. İncelenen iki kararda iki farklı yargı kolu tercih edilmiş olup, doğru yargı yolunun belirlenmesi hukuki değerlendirme gerektirir.

Doktorumun rapor ve reçetesi QINLOCK davasını kazanmam için yeterli midir?

İncelenen kararlarda hekim raporu ve reçete, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun onayıyla birlikte değerlendirilmiş ve kararın gerekçesinde belirleyici rol oynamıştır; bununla birlikte her dosyanın kendine özgü delil durumu ayrıca değerlendirilir.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun onayı olmasına rağmen SGK neden reddediyor?

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun onayı, QINLOCK ilacının kullanımının ve ithalinin tıbbi ve idari bakımdan uygun görüldüğünü gösterir; ancak bu onay, Sosyal Güvenlik Kurumunun geri ödeme mevzuatı bakımından ayrı bir değerlendirme yapmasına engel değildir. Bu iki kurumun değerlendirmeleri arasındaki uyumsuzluk, uygulamada sıkça karşılaşılan bir sorundur.

Dava kaybedilirse ne olur?

Davanın reddedilmesi hâlinde, tedbiren karşılanan QINLOCK ilaç bedelinin geri istenmesi söz konusu olabilir; nitekim iş mahkemesi kararında ilaç bedelinin ileride haksız çıkacak taraftan karşılanmak üzere ödenmesine hükmedilmiştir.

Bu davayı avukatsız açabilir miyim?

Kanun gereği avukat tutma zorunluluğu bulunmamakla birlikte, dava türünün, görevli mahkemenin ve sürelerin doğru belirlenmesi teknik bilgi gerektirdiğinden, sürecin bir avukat aracılığıyla yürütülmesi hak kaybını önlemek bakımından önem taşımaktadır.

Sonuç

İncelenen kararlar, Sosyal Güvenlik Kurumunun QINLOCK ilaç bedeli ödeme taleplerini reddettiği hâllerde, hastanın hem idari yargıda iptal davası hem de iş mahkemesinde alacak davası yoluyla hakkını arayabildiğini ve her iki yolda da geçici koruma tedbirleri aracılığıyla tedavinin kesintiye uğramasının önlenebildiğini göstermektedir. Uygulamada en sık karşılaşılan hata, hastaların ret işlemine karşı dava açma süresini kaçırması veya dava dilekçesiyle birlikte yürütmenin durdurulması ya da ihtiyati tedbir talebinde bulunmamasıdır; bu ihmal, davanın esası lehe sonuçlansa dahi tedavi sürecinde telafisi güç kayıplara yol açabilir. Bu nedenle, Sosyal Güvenlik Kurumunun QINLOCK ilacına ilişkin ret işlemiyle karşılaşan hastaların, süre ve yargı yolu bakımından hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde, vakit kaybetmeksizin hukuki destek almaları önem taşımaktadır.

Bu makale, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup somut olaya özgü hukuki danışmanlık yerine geçmez. İşbu yazıda yer verilen mahkeme kararları, ilgili dava dosyalarına ait gerçek karar metinlerinden alınmıştır.

Av. Feyza Nur Serttaş



 


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir