Leukine SGK davası nasıl açılır? Leukine (Sargramostim) ilacı bedelinin tam karşılanması için görevli mahkeme, ihtiyati tedbir, yürütmenin durdurulması ve adli yardım süreçleri.
Leukine SGK davası nasıl açılır? Bu süreçler Leukine (Sargramostim) ilacının bedelinin tam karşılanması için görevli mahkeme, ihtiyati tedbir, yürütmenin durdurulması ve adli yardım süreçlerini kapsar.

Leukine SGK davası, Sargramostim etken maddeli Leukine isimli ilacın bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından eksik karşılanması nedeniyle açılan bir dava türüdür. Bu ilaç, bedeli ödenecek ilaçlar listesinde yer almaktadır. Ancak Kurum, ilacın bedelini tam olarak değil, yalnızca Kuruma mal oluş bedeli üzerinden karşılamaktadır. İlaç bedelinin yüksekliği karşısında bu kısmi ödeme, hastaları önemli bir mali yük altında bırakmaktadır. Aynı zamanda hastaların ilaca erişimini de güçleştirmektedir. Bu durum karşısında hastaların, Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine dava açması mümkündür. Bu dava ile ilaç bedelinin tam olarak karşılanması talep edilebilir. Aşağıda, Leukine SGK davasının hukuki dayanakları ayrıntılı olarak incelenmiştir. Ayrıca dava süreci ve başvurulabilecek hukuki yollar da açıklanmıştır.

 

 

Leukine (Sargramostim) İlacı ve Kullanım Alanı

Sargramostim, granülosit-makrofaj koloni uyarıcı faktör (GM-CSF) grubunda yer alan bir ilaçtır. Bu ilaç, ticari olarak Leukine ismiyle piyasaya sunulmaktadır. İlaç, başta kemik iliği nakli sonrası bağışıklık sisteminin toparlanma sürecini desteklemek amacıyla kullanılmaktadır. Bunun yanında belirli kan ve kemik iliği hastalıklarının tedavi protokolünde de hekimler tarafından reçete edilmektedir. İlacın hangi hastalıkta, hangi dozda ve hangi süreyle kullanılacağı önceden belirlenmiş sabit bir kurala bağlı değildir. Bu husus, tedaviyi yürüten uzman hekim tarafından hastanın klinik durumu değerlendirilerek belirlenir. İlacın yurt içinde temin edilememesi hâlinde ayrı bir idari izin süreci gerekmektedir. Aynı şekilde, ilacın kullanımının ruhsat kapsamı dışında olması durumunda da bu izin süreci işletilmelidir.

Leukine SGK Davasının Hukuki Zemini: 5510 Sayılı Kanun’un 63. ve 64. Maddeleri

Leukine SGK davasının hukuki temelinde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 63. maddesi bulunmaktadır. Bu madde, Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerini düzenlemektedir. Anılan madde uyarınca, genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklarını yeniden kazanmaları amaçlanmaktadır. Bu amaçla, teşhis ve tedavi için gerekli olan ilaçların finansmanı da Kurumca sağlanacak sağlık hizmetleri arasında sayılmıştır. Aynı maddenin (f) bendinde ayrı bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu bende göre Kurum, teşhis ve tedavi için gerekli ilaç, ortez, protez ve tıbbi sarf malzemelerinin sağlanmasını temin edecektir. Kurum, bu hizmetlerin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini de belirleyebilir. Bu belirleme, Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak komisyonlar aracılığıyla yapılır.

5510 sayılı Kanun’un 64. maddesinde ise farklı bir konu düzenlenmiştir. Bu maddede, Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri sayılmıştır. Bu istisnalar sınırlı sayıda belirlenmiştir. Söz konusu istisnalar; estetik amaçlı sağlık hizmetleri, Sağlık Bakanlığınca izin veya ruhsat verilmeyen sağlık hizmetleri ile Sağlık Bakanlığınca tıbben sağlık hizmeti olarak kabul edilmeyen uygulamalardan ibarettir. Bedeli kısmen karşılanan bir ilacın tam bedelinin karşılanmaması yönünde ise açık bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla, ilacın Kuruma mal oluş bedeli üzerinden sınırlı olarak karşılanması uygulaması dar yorumlanmalıdır. Bu uygulama, hastanın tedavisi için tıbben zorunlu olan ilacın tam bedelinin ödenmesini engelleyecek şekilde genişletilemez.

SGK’nın İlaç Bedelini Sınırlı Olarak Karşılamasının Gerekçesi

Sosyal Güvenlik Kurumu, Leukine (Sargramostim) ilacına ilişkin başvurularda benzer bir gerekçe ileri sürmektedir. Kurum, ilacın bedelinin Kuruma mal oluş bedeli ile sınırlı olarak karşılandığını belirtmektedir. Bu uygulamanın dayanağı olarak Sağlık Uygulama Tebliği’nin ilgili hükümleri gösterilmektedir. Kurum tarafından verilen cevaplarda, ilacın temininin Türk Eczacıları Birliği tarafından yürütüldüğü ifade edilmektedir. Ayrıca MEDULA sisteminde aynı etken maddeyi içeren ilaçlar karşılaştırılmaktadır. Bu karşılaştırma sonucunda, ödeme tarihindeki en uygun birim fiyatlı ilacın Kuruma mal oluş bedeli kadar ödeme yapılmaktadır. Yurt dışından temin edilen ilaçlar bakımından ise Sağlık Uygulama Tebliği’nin 4.3 numaralı maddesi uygulanmaktadır. Bu maddede şu düzenlemeye yer verilmiştir:

“Kurum sağlık yardımlarından yararlandırılan kişiler için gerekli görülen ve yurt içinden sağlanması mümkün olmayan ilaçların, yurt içinde bulunmadığı ve kullanılmasının zorunlu olduğu Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanarak ilaç teminine izin verildiği takdirde yurt dışından temini mümkündür… Yurt dışından temini halinde bedeli ödenecek olan ilaçlar Yurt Dışı İlaç Fiyat Listesinde belirtilmiştir. Bu listede yer almayan ilaçların bedelleri Kurumca ödenmez… EK-4/C Listesinde yer alan ilaçların kişilerin kendi imkânları ile temini halinde, ilaç bedelleri Kurumca belirlenen mevzuat kapsamında hak sahibi adına banka aracılığıyla ödenir.”

Kurum, bu düzenlemeye dayanarak ilaç bedelini sınırlı biçimde karşılamaktadır. Bu uygulama önemli bir sonuç doğurmaktadır. İlacın bedelinin gerçek piyasa değeri ile Kurumun ödediği tutar arasında ciddi bir fark oluşmaktadır. Bu fark, hastaları ilacın kalan bedelini kendi imkânlarıyla karşılamak durumunda bırakmaktadır. Bu uygulamanın, hastanın tedaviye erişim hakkını fiilen sınırlandırdığı değerlendirilmektedir. Aynı zamanda bu uygulama, 5510 sayılı Kanun’un 63. maddesindeki finansman yükümlülüğünün amacına da aykırı sonuçlar doğurmaktadır.

İlacın Temini İçin Gerekli Belgeler

Leukine (Sargramostim) ilacının temin edilebilmesi belirli bir sürece bağlıdır. Öncelikle hastanın doktoru tarafından bir tespit yapılmalıdır. Bu tespit, ilacın ruhsata uygun şekilde kullanılıp kullanılmayacağına ilişkindir. Kullanımın ruhsata uygun olmadığı hâllerde farklı bir yol izlenir. Bu durumda, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna başvuru yapılması gerekmektedir. Bu başvuru ile endikasyon dışı ilaç kullanım onayı talep edilir. Bu onayın alınmasının ardından bir sonraki aşamaya geçilir. Hastanın tedavisinden sorumlu hekimler tarafından ilaç kullanım raporu düzenlenir. Bu rapora dayalı olarak ilaç reçete edilir. Dolayısıyla, ilacın temini sürecinde üç belgenin eksiksiz olması gerekmektedir. Bunlar sırasıyla endikasyon dışı ilaç kullanım onayı (gerekli hâllerde), ilaç kullanım raporu ve reçetedir.

Leukine SGK Davasından Önce SGK’ya Başvuru

Leukine SGK davası açılmadan önce mutlaka bir idari başvuru yapılmalıdır. Bu başvuru, hastanın bağlı bulunduğu Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezine veya Kurumun ilgili birimine yöneltilir. Başvuru dilekçesinde, ilacın kullanım zorunluluğuna ilişkin tıbbi belgeler ile ilaç kullanım raporu ve reçete eklenmelidir. İlaç bedelinin tam olarak karşılanması ya da daha önce hasta tarafından ödenerek temin edilmiş ilaç bedelinin iadesi bu başvuru ile talep edilir. Kurumun bu başvuruyu reddetmesi hâlinde dava yoluna başvurulabilir. Aynı şekilde, Kurumun başvuruya makul süre içinde cevap vermemesi hâlinde de dava açılabilir. Bu noktada, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesindeki genel ilkeye de değinmek gerekir. Bu ilkeye göre, altmış gün içinde bir cevap verilmeyen başvurular reddedilmiş sayılır. Dava, Kurumun bu başvuruya verdiği ret cevabının iptali istemine dayanmaktadır. Bu nedenle başvuru dilekçesinin kapsamı büyük önem taşımaktadır. Dava konusu edilecek tüm taleplerin (ilaç bedelinin tam karşılanması, varsa ödenen bedellerin iadesi) başvuru dilekçesinde açıkça yer alması gerekmektedir. Aksi hâlde, başvuru dilekçesindeki eksiklikler davanın kapsamını daraltabilir. Hatta bu eksiklikler davanın reddine dahi yol açabilir.

Leukine SGK Davası Açılmasının Gerekliliği

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun Leukine (Sargramostim) ilacının bedelini tam olarak karşılamaması hukuka aykırı bir uygulamadır. Bu uygulama hastanın haklarını ihlal eder niteliktedir. Bu durumun devam etmesi hâlinde ciddi sonuçlar doğabilir. Hastalar ilacı temin edemeyebilir ve tedavilerinde aksama meydana gelebilir. Bu sebeple, Kurumun ilaç bedelinin eksik karşılanmasına ilişkin işlemine karşı dava açılması gerekmektedir. Bu dava, ilgili idari başvuru sürecinin tamamlanmasının ardından açılmalıdır.

Leukine SGK Davası Taleplerinin Kapsamı

Leukine (Sargramostim) ilacı SGK davasında birden fazla talep bir arada ileri sürülebilir. Öncelikli talep, ilaç bedelinin hiçbir kesinti yapılmaksızın tamamen karşılanmasıdır. Bu talep, tedaviden sorumlu hekimler tarafından ilaç reçete edildiği sürece geçerli olmalıdır. Ayrıca ikinci bir talep de ileri sürülebilir. Dava açılmadan önce hasta tarafından bedeli ödenerek temin edilen ilaç bulunabilir. Bu husus, Kuruma yapılan başvuru dilekçesinde ileri sürülmüş olmalıdır. Bu şart gerçekleştiğinde, Kurumca karşılanmayan kısmın iadesi de talep edilebilir. Bu taleplerin gerekçesi de dilekçede açıkça ortaya konulmalıdır. Hastanın ilacı yargılama sırasında vakit kaybetmeksizin kullanmak zorunda olduğu belirtilmelidir. İlacın kendi imkânlarıyla temin edilememesi hâlinde uygun tedavinin görülemeyeceği vurgulanmalıdır. Tedavinin aksaması sonucunda telafisi imkânsız zararların doğabileceği de ayrıca ifade edilmelidir.

Görevli Mahkeme: İş Mahkemesi mi, İdare Mahkemesi mi?

Leukine (Sargramostim) ilacı SGK davasında görevli mahkeme tek bir kural ile belirlenmemektedir. Görevli mahkeme, hastanın sosyal güvenlik statüsüne göre değişmektedir. Bazı hastalar için idare mahkemesi görevli hâle gelmektedir. Bunlar; 01.08.2008 tarihinden önce iştirakçi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileridir. Ayrıca 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul veya yetim aylığı almakta olanlar da bu kapsamdadır. İleride emekliliğe hak kazanacak memur ve diğer kamu görevlileri de idare mahkemesine başvurmalıdır. Bunların dışında kalan sigortalılar için ise farklı bir görevli mahkeme söz konusudur. Bu kişiler bakımından görevli mahkeme iş mahkemesidir. Bu kural, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesinden kaynaklanmaktadır. Bu maddeye göre, bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.

Yetkili Mahkeme

Leukine (Sargramostim) ilacı yurt dışından temin edilmektedir. Buna ilişkin idari işlemler de Ankara’da bulunan İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından yürütülmektedir. Bu durum, uygulamada davanın Ankara’da açılmasını gerekli kılmaktadır. Yetki kuralı, görevli mahkemenin türüne göre de farklılaşmaktadır. Görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğu hâllerde yetki, işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yer mahkemesine göre belirlenir. Görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu hâllerde ise durum farklıdır. Bu durumda yetki, davanın niteliğine ve tarafların durumuna göre belirlenir. Her iki hâlde de ortak bir sonuç bulunmaktadır. Hastanın sosyal güvencesine göre yetkili mahkemenin doğru biçimde tespit edilmesi gerekmektedir. Bu tespit, davanın usulden reddini önlemek bakımından önem taşımaktadır.

İş Mahkemesi ile İdare Mahkemesi Yollarının Karşılaştırılması

Leukine SGK davasında görevli mahkemenin iş mahkemesi veya idare mahkemesi olması, izlenecek usulü kökten farklılaştırmaktadır. Bu iki yol, birbirinin yerine geçebilecek yollar değildir. Her biri kendi usul kanununa tabidir ve kendi ölçütleriyle işletilir. İş mahkemesinde uygulanan tedbir yolu ihtiyati tedbirdir. Bu tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na dayanmaktadır. İdare mahkemesinde uygulanan tedbir yolu ise yürütmenin durdurulmasıdır. Bu tedbir de 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na dayanmaktadır. İki yol arasındaki fark yalnızca isimden ibaret değildir. Aranan şartlar da birbirinden farklıdır. İhtiyati tedbirde davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispatı yeterlidir. Yürütmenin durdurulmasında ise daha ağır bir ölçüt aranmaktadır. Bu ölçüt, idari işlemin açıkça hukuka aykırı olmasıdır. Bu şarta ek olarak telafisi güç veya imkânsız bir zararın doğması şartı da aranmaktadır. Dolayısıyla, hastanın veya vekilinin öncelikle görevli mahkemeyi doğru tespit etmesi gerekmektedir. Bu tespitin ardından talebini de doğru usul kanununa dayandırması gerekmektedir. Yanlış bir hukuki dayanakla yapılan tedbir talebi, reddedilme riski taşımaktadır.

İş Mahkemesinde İhtiyati Tedbir Talebi

Görevli mahkemenin Leukine SGK Davası iş mahkemesi olduğu hâllerde ihtiyati tedbir talep edilebilir. Bu talebin amacı, dava süresince ilaç bedelinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmasını sağlamaktır. Bu talebin dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesidir. Anılan madde, ihtiyati tedbir kararı verilebilecek hâlleri düzenlemektedir. Bu hâllerden ilki, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişikliktir. Bu değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşabilir. Hatta hakkın elde edilmesi tamamen imkânsız hâle de gelebilir. İkinci hâl ise gecikmeden kaynaklanan bir tehlikedir. Gecikme sebebiyle bir sakınca veya ciddi bir zarar doğması hâlinde de ihtiyati tedbire karar verilir. Bu talepte iki husus açıkça belirtilmelidir. Bunlar, dayanılan tedbir sebebi ve talep edilen tedbirin türüdür. Ayrıca davanın esası yönünden haklılık da yaklaşık olarak ispat edilmelidir. Hakların derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde farklı bir usul izlenir. Bu hâllerde karşı taraf dinlenmeksizin de tedbire karar verilebilir.

Leukine SGK Davası İdare Mahkemesinde Yürütmenin Durdurulması Talebi

Görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğu hâllerde ise farklı bir hukuki yol izlenir. Bu yol, yürütmenin durdurulması talebidir. Bu talebin dayanağı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Bu hükme göre iki şartın birlikte gerçekleşmesi aranır. İlk şart, idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasıdır. İkinci şart ise idari işlemin açıkça hukuka aykırı olmasıdır. Bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Ancak bu karardan önce bir usul işletilir. Davalı idarenin savunması alınır veya savunma süresi geçmesi beklenir. Bunun ardından gerekçe gösterilerek karar verilir. Bazı durumlarda ise bu usul dahi beklenmez. İlacın bu süreçte temin edilememesi hastanın yaşamını tehlikeye sokabilir. Bu ihtimalin bulunduğu hâllerde idarenin savunması alınmaksızın da işlemin yürütmesi durdurulabilir. Bu durumda idarenin savunması sonradan alınır ve yeniden karar verilir.

Leukine SGK Davası Ara Karar Sonrası İşlemler

İhtiyati tedbir veya yürütmenin durdurulması yönünde bir ara karar verilebilir. Bu ara karar verildiğinde belirli işlemler yapılmalıdır. Öncelikle bu karar, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ilgili birimine sunulmalıdır. Karar, Kurumun sistemine işlendikten sonra bir sonraki adıma geçilir. Hasta veya yakınları, Türk Eczacıları Birliği’ne başvurabilir. Bu başvuru ile ilacın temin süreci başlatılır. Bu süreçte herhangi bir ek ücret ödenmesi gerekmez. İlaç mevcutsa hastaya doğrudan teslim edilir. İlaç mevcut değilse ise farklı bir yol izlenir. Bu durumda ilaç temin edilir ve hastaya ulaştırılır. Bu işlemlerin usulüne uygun yapılması önemlidir. Aynı zamanda bu işlemlerin gecikmeksizin yerine getirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Zira bu süreç, tedavinin kesintiye uğramaması bakımından belirleyicidir.

Leukine SGK Davası Adli Yardım İmkânı

Leukine SGK davası açmak isteyen bazı hastalar yargılama giderlerini karşılamakta zorlanabilir. Bu durumda adli yardım müessesesinden yararlanılabilir. Adli yardımın dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesidir. Bu maddeye göre belirli bir grup davacı adli yardımdan yararlanabilir. Bunlar, kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeyemeyecek durumda olan kişilerdir. Bu kişilerin yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olması aranır. Ayrıca bir şart daha aranmaktadır. Davacının talebinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması gerekmektedir. Bu şartların gerçekleşmesi hâlinde davacı adli yardımdan yararlanabilir. Adli yardımın sonucu önemli bir kolaylık sağlamaktadır. Davacı, dava harç ve masraflarından muaf tutulur. Adli yardım talebinde bulunmak isteyen hastanın belirli bir belge sunması gerekmektedir. Bu belge, ilgili muhtarlıktan alınacak fakirlik belgesidir. Muhtarlık bu belgeyi vermeyebilir. Bu durumda farklı bir yol izlenebilir. Yoksulluk durumunu ispatlayacak başka belgelerle de adli yardım talep edilebilir. Adli yardım talebi, davayla birlikte veya dava dilekçesinin ekinde mahkemeye sunulmalıdır. Mahkeme, bu talebi dosya üzerinden inceleyerek karara bağlar.

Leukine SGK Davası Bilirkişi İncelemesi

Görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu hâllerde bir inceleme süreci işletilir. Bu süreçte davacıya ait tüm tedavi evrakları celp edilir. Ayrıca ilgili kurumlardan gerekli bilgi ve belgeler de istenir. Bu belgeler, Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatı çerçevesinde incelenir. Bu inceleme kapsamında birçok husus araştırılır. Bunlardan ilki, ilacın tedavide hayati önem taşıyıp taşımadığıdır. İkinci husus, ilacın kullanılmasının zorunlu olup olmadığıdır. Üçüncü husus ise ilacın tıbben ve fennen hastanın iyileşmesine katkı sağlayıp sağlamayacağıdır. Ayrıca ilacın hangi hastalıkta, hangi evrede ve hangi dozda kullanılacağı da tespit edilir. Son olarak, ilacın mevcut tedavi yöntemlerine göre daha etkin ve yararlı olup olmadığı da incelenir. Bu hususlar bilirkişi marifetiyle tespit edilir. Bu inceleme için özel bir heyet görevlendirilir. Bu heyet, hastanın tedavi gördüğü hastane dışında bir başka hastaneden oluşturulur. Heyet üyeleri, ilgili anabilim dalında görevli hekimlerden seçilir.

Leukine SGK Davası Hesap Bilirkişi İncelemesi ve Davanın Kabulü

İlk bilirkişi incelemesinin ardından ikinci bir aşamaya geçilir. Bu aşamada, ilacın kullanımının tıbben ve fennen uygun görülmesi gerekir. Bu uygunluk tespit edildikten sonra ayrı bir inceleme daha yaptırılır. Bu inceleme, hesap bilirkişi incelemesidir. Bu incelemede ilaç bedelinin uygunluğu irdelenir. Varsa katkı payı gibi hususlar da bu incelemede değerlendirilir. Bazı davalarda özel bir durum söz konusu olabilir. Dava öncesinde veya dava sırasında ilaç, hasta tarafından bedeli ödenerek temin edilmiş olabilir. Bu durumda Kurumca karşılanmayan ve hastaya iadesi gereken bir tutar ortaya çıkar. Bu tutar da hesap bilirkişi raporu kapsamında tespit edilir. Ancak bu tespitin yapılabilmesi bir şarta bağlıdır. İlaca ilişkin faturaların dosyaya eksiksiz sunulmuş olması gerekmektedir. Yargılama sürecinde başka hususlar da incelenir. Hastaya doğru teşhis konulup konulmadığı araştırılır. İlacın uygun şekilde seçilip seçilmediği de değerlendirilir. Dozu ve uygulama süresinin doğru belirlenip belirlenmediği de incelenir. Son olarak, kullanımının tıbben ve fennen uygun olup olmadığı da gözden geçirilir. Bu incelemelerin tamamlanmasının ardından hesap bilirkişi raporu da değerlendirilir. Bu değerlendirmenin ardından davanın esası hakkında karar verilir.

 

Kanser İlaçlarının SGK Tarafından Ödenmesi: Kapsamlı Hukuki Rehber

Banka Emekli Sandığı Mensuplarının Kanser İlacı Davalarında Görevli Mahkeme

SGK’YA KANSER İLACI BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?

Kanser Hastalarının İlaç Bedeli Davaları

4/A ve 4/C SİGORTALILARI İÇİN KANSER İLACI DAVASI

SGK KANSER İLACI DAVALARINDA ADLİ YARDIM MÜESSESİ

Kanser İlacı Davası Sürerken Hasta Vefat Ederse Ne Olur? Hukuki Süreç ve Emsal Kararlar

KANSER İLACI DAVALARINDA BİLİRKİŞİ RAPORLARI

Sürecin Süresi

Leukine (Sargramostim) ilacı bedelinin tam olarak karşılanması amacıyla dava açılabilir. Bu davada ihtiyati tedbir veya yürütmenin durdurulması kararı talep edilebilir. Bu karar verildiğinde önemli bir sonuç ortaya çıkar. İlacın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tam olarak karşılanması kısa bir süre içinde sağlanabilmektedir. Uygulamada bu süre genellikle yaklaşık bir hafta gibi bir zaman dilimidir. Davanın esastan sonuçlanması ise farklı bir zaman çizelgesine tabidir. Bu süre, bilirkişi incelemesinin tamamlanma süresine bağlı olarak değişmektedir. Ancak bu durum hastanın tedavisini olumsuz etkilemez. Ara karar sayesinde hastanın tedavisi dava süresince kesintiye uğramadan sürdürülebilmektedir.

Sonuç

Leukine (Sargramostim) ilacı, bedeli ödenecek ilaçlar listesinde yer almaktadır. Buna rağmen bu ilaç yalnızca Kuruma mal oluş bedeli üzerinden karşılanmaktadır. Bu durum önemli bir soruna yol açmaktadır. Hastalar, ilacın önemli bir kısmını kendi imkânlarıyla temin etmek zorunda kalmaktadır. Bu durum aynı zamanda tedaviye erişimi de güçleştirmektedir. 5510 sayılı Kanun’un 63. maddesinde finansman yükümlülüğü düzenlenmiştir. Bu yükümlülük, aynı Kanunun 64. maddesindeki sınırlı istisnalarla birlikte değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme sonucunda net bir sonuca ulaşılmaktadır. İlacın tıbben zorunlu olduğu bilirkişi incelemesiyle ortaya konulmalıdır. Bu tespit yapıldığında, bedelin tam olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerekmektedir. Bu doğrultuda hastalara belirli bir yol önerilmektedir. Hastaların görevli ve yetkili mahkemede usulüne uygun biçimde dava açması gerekmektedir. Bu davada yargılama süresince ihtiyati tedbir veya yürütmenin durdurulması kararı da talep edilmelidir. Bu adımlar iki açıdan büyük önem taşımaktadır. Birincisi, ilaca kesintisiz erişimin sağlanmasıdır. İkincisi ise olası hak kayıplarının önlenmesidir.


 

 


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir