Öğrenci Gelmezse Ek Ders Ücreti Kesilir mi? Aydın 1. İdare Mahkemesi Kararı
Öğrenci Gelmezse Ek Ders Ücreti Kesilir mi? Aydın 1. İdare Mahkemesi Kararı

Öğrenci gelmezse ek ders ücretinin ödenip ödenmeyeceği sorusu, özellikle az öğrencili sınıflarda, özel eğitim ve destek eğitimi verilen ortamlarda, kırsal okullarda ve küçük gruplarla yürütülen derslerde sıkça karşımıza çıkar. Öğretmen okuldadır, dersine hazırlanmıştır, sınıf defterini imzalamıştır; fakat öğrenci okula gelmediği için ders fiilen işlenememiştir. İdare de bu gerekçeyle o saatlere ait ek ders ücretini ödememektedir.

Bu uygulamanın dayanağı, Ek Ders Kararındaki “görevin fiilen yapılması” şartıdır. Ne var ki bu şartın amacı, öğretmenin kendi iradesiyle yerine getirmediği görev için ücret almasını önlemektir; öğretmenin elinde olmayan bir nedenle dersin işlenememesini öğretmenin aleyhine çevirmek değildir. Aydın 1. İdare Mahkemesinin 2025/1028 E., 2026/657 K. sayılı kararı bu ayrımı açık biçimde ortaya koymuştur.

Bu yazıda fiilen yapılma şartının kapsamını, mevzuatta ders görevinin yapılmış sayıldığı hâlleri, öğrencinin devamsızlığının hukuki niteliğini, ispat bakımından dikkat edilmesi gerekenleri ve anılan kararın ayrıntılarını ele alıyoruz.

Öğrenci gelmezse ek ders ücreti ödenmesine ilişkin Aydın 1. İdare Mahkemesi kararı ve boş sınıf
Ek ders ücretinde fiilen yapılma şartı, dersin öğretmenden kaynaklanan bir nedenle işlenmemesi hâlinde anlam kazanır.

Ek Ders Ücretinde Fiilen Yapılma Şartı Ne Anlama Gelir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 89. maddesine dayanılarak çıkarılan 2006/11350 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar (bundan sonra “Ek Ders Kararı”), 4. maddesinin (f) bendinde ek ders görevini aylık karşılığı ders görevi dışında ek ders ücreti karşılığında okutulan dersler olarak tanımlar. Kararın 25. maddesine göre ek ders ücreti ödenebilmesi için ek ders görevinin fiilen yapılmış olması, ek ders görevinden sayılan veya yapılmış sayılacak hâller bakımından ise Kararda belirlenen koşulların oluşması şarttır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, fiilen yapılmadan ödendiği anlaşılan ek ders ücretlerinin yasal faiziyle geri alınacağını öngörür; harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlileri de bu ödemelerden müteselsilen sorumludur. İdarenin bu konuda temkinli davranmasının nedeni budur.

Ne var ki fiilen yapılma şartı, öğretmenin iradesine ve davranışına ilişkin bir şarttır. Hukuk düzeni öğretmenden görev yerinde bulunmasını, derse hazırlanmasını ve dersi yapmaya hazır olmasını bekleyebilir. Öğrencinin okula gelmesini sağlamak ise öğretmenin tek başına yerine getirebileceği bir edim değildir. Bu nedenle 25. maddedeki şartın, dersin işlenmemesinin öğretmenden kaynaklandığı hâllerle sınırlı olarak uygulanması gerekir.

Mevzuatta Ders Görevinin Yapılmış Sayıldığı Hâller

Normatif düzenleme, öğretmenin elinde olmayan nedenlerle dersin yapılamadığı bazı durumları zaten açıkça çözmüştür. Ek Ders Kararının 16. maddesi; eğitsel gezi, konferans, kurs ve seminerlerde görevlendirilenlerin, millî ve mahallî bayram hazırlıklarına katılan yönetici ve öğretmenlerin ve millî bayramlar nedeniyle tatil edilen günlerde ders görevlerini yerine getiremeyenlerin, bu sürelerde üzerlerindeki ders görevlerini yapmış sayılacaklarını düzenler.

Toplu sözleşmeler bu listeyi genişletmiştir. 2026 ve 2027 yıllarını kapsayan 8. Dönem Toplu Sözleşmenin Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Koluna ilişkin bölümünün 2. maddesine göre, ders yılı içindeki iş günlerinde genel idari izin nedeniyle ya da öğrencilerin çeşitli nedenlerle sınıf veya okul bütünlüğünde izinli sayılmaları sebebiyle eğitim ve öğretim faaliyetlerini fiilen yerine getiremeyen yönetici ve öğretmenler, bu sürelerde üzerlerinde bulunan aylık karşılığı ders, varsa ek ders, ders niteliğinde yönetim, hazırlık ve planlama görevlerini yapmış sayılırlar. Aynı hüküm 2022 ve 2023 yıllarını kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmede de yer almaktaydı. 8. Dönem Toplu Sözleşmenin 26. maddesi ise 1 Ocak ve 1 Mayıs resmî tatilleri nedeniyle derslerini yapamayan yönetici ve öğretmenlerin ders görevlerini yapmış sayılacağını hükme bağlar. Birleştirilmiş metne MEB Personel Genel Müdürlüğünün sitesinden ulaşılabilir.

Bu hükümlerin ortak mantığı açıktır: Dersin yapılamamasının nedeni öğretmen değil de idarenin kararı veya öğrencilerin toplu izni ise öğretmen ücret kaybına uğratılmaz. Öğrencinin bireysel devamsızlığı toplu sözleşmede ayrıca sayılmamıştır; ancak bu sessizlik, idareye ücreti kesme yetkisi verildiği şeklinde yorumlanamaz. Aşağıda göreceğimiz üzere Mahkeme aynı mantığı devamsızlık hâline de uygulamıştır.

Öğrenci Gelmezse Ek Ders Ücreti Kesilebilir mi?

Kanaatimizce öğrenci gelmezse ek ders ücretinin kesilmesi, hem ek ders sisteminin amacına hem de mülkiyet hakkına aykırıdır. Anayasanın 35. maddesi mülkiyet hakkını güvence altına alır ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğini öngörür; kamu görevlisinin tahakkuk etmesi gereken ücret alacağı da bu korumanın kapsamındadır. Anayasanın 125. maddesinin son fıkrası ise idareyi kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü kılar.

Öğretmenin ders görevini yapmak için gereken her şeyi yaptığı, fakat dersin öğrencinin gelmemesi nedeniyle işlenemediği bir durumda ortada öğretmenin kusurlu bir davranışı yoktur. Aksi yorum, öğretmeni üzerinde hiçbir etkisi bulunmayan bir olgunun riskine katlanmaya zorlar. Üstelik öğretmen o saatte okulda bulunmakta ve okul yönetiminin vereceği diğer eğitim işlerini yapmaya hazır beklemektedir. Bu nedenle ücretin kesilebilmesi için dersin işlenmemesinin öğretmenden kaynaklanan bir mazeretten ileri geldiğinin ortaya konulması gerekir; bu gösterilemiyorsa ek ders ücreti ödenmelidir.

Dersin işlenemediği durumlarda ek ders ücretinin akıbeti
Durum Dersin yapılamama nedeni Sonuç
Öğretmen raporlu, izinli veya görevine gelmemiş Öğretmenden kaynaklı Ek ders ücreti ödenmez
Millî bayram tatili, 1 Ocak ve 1 Mayıs Mevzuattan kaynaklı Ders görevi yapılmış sayılır (Karar md. 16; 8. Dönem TS md. 26)
Genel idari izin İdareden kaynaklı Yapılmış sayılır (8. Dönem TS md. 2)
Öğrenciler sınıf veya okul bütünlüğünde izinli sayılmış İdareden veya okuldan kaynaklı Yapılmış sayılır (8. Dönem TS md. 2)
Öğrenci devamsız, öğretmen okulda ve derse hazır Öğrenciden kaynaklı Aydın 1. İdare Mahkemesine göre ödenmesi gerekir

Öğrenci Gelmezse Ek Ders Talebinde Hangi Belgeler Gerekir?

Öğrenci gelmezse ek ders uyuşmazlıklarında sonuç çoğu zaman ispata bağlıdır. Öğretmenin, dersin işlenemediği gün ve saatte görev yerinde bulunduğunu ve derse hazır olduğunu gösterebilmesi gerekir. Sınıf defterinde veya elektronik ders kayıtlarında imzanın ve dersin öğrencinin gelmemesi nedeniyle yapılamadığına ilişkin notun bulunması, okul yönetimine aynı gün yazılı bilgi verilmesi, öğrencinin devamsızlığının e-Okul kayıtlarıyla belgelenmesi ve haftalık ders programının dosyaya konulması bu bakımdan önemlidir.

İdareye yapılacak başvuruda ödenmeyen ek ders saatlerinin tarih ve saat itibarıyla tek tek gösterilmesi, hem başvuruyu somutlaştırır hem de davada hesaplamayı kolaylaştırır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesi uyarınca ret cevabının tebliğinden itibaren 60 gün içinde dava açılmalıdır.

Kesinlik uyarısı: Öğrenci gelmezse ek ders uyuşmazlıklarında talep edilen tutar genellikle düşük olduğundan dava, İYUK’un 45. maddesinin birinci fıkrasındaki parasal sınırın altında kalabilir ve ilk derece kararı kesin olur. Bu durumda istinaf yolu kapalıdır; bu nedenle dava ilk derecede eksiksiz delille açılmalıdır. Parasal sınırlar her yıl güncellendiğinden dava tarihindeki sınır ayrıca kontrol edilmelidir.

Aydın 1. İdare Mahkemesinin 2025/1028 E., 2026/657 K. Sayılı Kararı

Mahkeme: Aydın 1. İdare Mahkemesi

Esas ve karar no: 2025/1028 E., 2026/657 K.

Karar tarihi: 22.05.2026

Sonuç: İptal ve ödenmeyen ek ders ücretlerinin başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenmesi

Kanun yolu: İYUK md. 45/1 uyarınca kesin

Olay ve tarafların iddiaları

Davacı, Aydın’da bir okulda öğretmen olarak görev yapmakta, kendi branş dersleri yanında zekâ oyunları derslerine de girmektedir. 2025 yılı Eylül ayında dört ayrı günde öğrencilerin okula gelmemesi nedeniyle dersler fiilen işlenememiş; davacı bu günlerde ders hazırlıklarını yapmış, derse hazır hâlde sınıfta bulunmuş ve sınıf defterini imzalamıştır. İdare bu tarihlere ait ek ders ücretlerini ödememiş, davacının 08.10.2025 tarihli başvurusu da 10.10.2025 tarihinde ek ders görevinin fiilen yapılmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

Davalı idare savunmasında, Ek Ders Kararına ve toplu sözleşmenin ders görevinin yapılmış sayılacağı hâllere ilişkin hükmüne dayanarak, öğrencilerin sınıf veya okul bütünlüğünde izinli sayılmaları hâlinde ek ders ödenebileceğini, somut olayda izinli sayılma koşulunun oluşmadığını ve ek ders ücretinin ödenebilmesi için görevin fiilen yapılmış olması gerektiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin gerekçesi

Mahkeme, Anayasanın 35. ve 125. maddelerini, 657 sayılı Kanunun 89. maddesini, 439 sayılı Kanunun ek 1. maddesini, Ek Ders Kararının 4/f ve 25. maddelerini ve toplu sözleşmenin ilgili hükmünü birlikte değerlendirmiştir. Kararın can alıcı tespiti şudur: Ek ders ücretinin ödenmesi için aranan fiilen yapılma şartı, dersin ek ders görevli öğretmenden kaynaklı bir mazeret nedeniyle işlenmemesi hâli olarak değerlendirilmekte; öğretmenden kaynaklanmayan nedenlerle dersin işlenememesi hâllerinde ise ek ders görevinin yerine getirildiği kabul edilmektedir.

Somut olayda Mahkeme, dersin işlenememesinin davacının iradesi dışında öğrencilerin devamsızlığından kaynaklandığını, dersin davacıdan kaynaklı bir nedenle değil fiilî imkânsızlık nedeniyle yapılamadığını tespit etmiş ve bu durumda davacının ek ders ücretinin kesilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varmıştır.

Hüküm ve değerlendirme

Mahkeme, işlemin iptaline, ödenmeyen ek ders ücretlerinin başvuru tarihi olan 08.10.2025’ten itibaren işletilecek yasal faiziyle davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin idareden alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. Karar, İYUK’un 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kesin olarak verilmiştir.

Kararın önemi, toplu sözleşmedeki “sınıf veya okul bütünlüğünde izinli sayılma” hâlini kapalı bir liste gibi okumayıp arkasındaki ilkeyi, yani dersin öğretmenden kaynaklanmayan bir nedenle yapılamamasını esas almasıdır. Kararın kesin olması, onu üst mahkeme denetiminden geçmiş bir içtihada dönüştürmez; benzer uyuşmazlıkların başka mahkemelerde farklı sonuçlanabileceği göz önünde tutulmalıdır. Bununla birlikte gerekçe mevzuatın amacına uygun ve ikna edicidir. Fiilen yapılma kavramının rehber öğretmen ve yöneticiler bakımından nasıl yorumlandığını fiilen derse girme şartı başlıklı yazımızda, lisansüstü artırım uyuşmazlığını ise rehber öğretmen yüksek lisans ek ders yazımızda ele aldık.

Sıkça Sorulan Sorular

Öğrenci gelmediğinde sınıfta beklemem gerekir mi?

İspat bakımından evet. Ders saatinde okulda ve derse hazır bulunduğunuzu gösterebilmeniz gerekir. Bu sürede okul müdürünün vereceği eğitimle ilgili başka işleri yapmanız hakkınızı ortadan kaldırmaz; aksine görev başında olduğunuzu teyit eder.

Tek öğrenciye ders veriyorum, öğrenci raporlu olduğu için gelmedi. Ücretim kesilebilir mi?

Kararın gerekçesi bu durum için de geçerlidir. Öğrencinin raporu öğretmenden kaynaklanan bir mazeret değildir; öğretmen görev yerinde ve derse hazırsa öğrenci gelmezse ek ders ücretinin kesilmemesi gerekir.

Okul gezisi veya tören nedeniyle sınıf boş kalırsa ne olur?

Eğitsel gezi ve bayram hazırlıkları Ek Ders Kararının 16. maddesinde, öğrencilerin sınıf veya okul bütünlüğünde izinli sayılması ise toplu sözleşmenin 2. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hâllerde ders görevi yapılmış sayılır ve ücret ödenir.

Ben raporluyken ek ders ücreti ödenir mi?

Kural olarak hayır. Dersin yapılamamasının nedeni öğretmenin kendisi olduğunda fiilen yapılma şartı gerçekleşmemiş sayılır. Aylık karşılığı dersler ve maaş bakımından durum farklıdır; burada söz konusu olan yalnızca ek ders ücretidir.

İdare daha önce ödediği ek ders ücretini geri isteyebilir mi?

Ek Ders Kararının 25. maddesi fiilen yapılmadan ödenen ek ders ücretlerinin geri alınacağını öngörür. Ancak dersin öğrencinin gelmemesi nedeniyle yapılamadığı durumda aynı gerekçelerle geri istemenin hukuka aykırı olduğu savunulabilir; borç bildirimine karşı da dava açılabilir.

Aydın’daki karar diğer mahkemeleri bağlar mı?

Hayır. İlk derece mahkemesinin kesin kararı yalnızca taraflar arasında sonuç doğurur ve diğer mahkemeleri bağlamaz. Bununla birlikte gerekçesi benzer davalarda güçlü bir dayanak olarak kullanılabilir.

Dava açmak için ne kadar sürem var?

İdarenin ret cevabının tebliğinden veya zımni ret tarihinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde dava açılmalıdır.

Dava kazanılırsa avukatlık ücretini kim öder?

İdare mahkemesi davayı kabul ederse yargılama giderleri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücreti davalı idareye yükletilir. İncelenen kararda da 30.000,00 TL vekâlet ücreti idare aleyhine hükmedilmiştir.

Sonuç ve Değerlendirme

Ek ders ücretindeki fiilen yapılma şartı, karşılıksız ödemeyi önlemeye yönelik bir güvencedir; öğretmenin kontrolü dışındaki olguların riskini ona yükleyen bir araç değildir. Mevzuat bayram, genel idari izin ve toplu öğrenci izni gibi hâllerde bu ilkeyi zaten tanımaktadır. Aydın 1. İdare Mahkemesi aynı ilkeyi öğrencinin bireysel devamsızlığına da uygulamış ve öğrenci gelmezse ek ders ücretinin kesilemeyeceğine hükmetmiştir.

Uygulamada en sık yapılan hata, dersin yapılamadığı günleri kayıt altına almamaktır. Sınıf defterine not düşülmeyen, okul yönetimine bildirilmeyen ve e-Okul devamsızlık kaydıyla desteklenmeyen bir talep, haklı olsa bile ispat edilemez. Öğrenci gelmezse ek ders kaybı yaşamamak için bu kayıtlar aynı gün oluşturulmalı, ödeme yapılmadığında gecikmeksizin başvurulmalı ve ret hâlinde 60 gün içinde dava açılmalıdır.

Kararın Tam Metni

Aydın 1. İdare Mahkemesinin 22.05.2026 tarihli, 2025/1028 E., 2026/657 K. sayılı kararının anonimleştirilmiş tam metni aşağıda yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, işlem yapmadan veya dava açmadan önce bir avukattan görüş alınması tavsiye olunur. Yazıda anılan yargı kararları, kişisel veriler anonimleştirilerek değerlendirilmiştir.

Av. Feyza Nur Serttaş

 


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir