Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Olumsuz Çıkarsa Ne Olur? Basit Yaralama HAGB'si ve Danıştay Kararı
Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Olumsuz Çıkarsa Ne Olur? Basit Yaralama HAGB’si ve Danıştay Kararı

Uzman erbaş güvenlik soruşturması olumsuz çıktığında, özellikle adaylık veya eğitim sürecinde bulunan kişiler açısından sonuç son derece ağır olabilir. Kişi eğitimini tamamlamış olsa dahi göreve başlayamayabilir, sözleşmesi feshedilebilir ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilebilir.

Ancak idarenin güvenlik soruşturmasını “olumsuz” olarak değerlendirmesi, işlemin otomatik olarak hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. İdarenin olumsuz sonuca hangi somut bilgi ve belgelere dayanarak ulaştığı, bu bilgilerin gerçekten doğru olup olmadığı ve kişinin uzman erbaş olmasına hukuken engel teşkil edip etmediği idari yargı tarafından denetlenebilir.

Danıştay On İkinci Dairesinin 03/12/2025 tarihli, E:2024/10, K:2025/5420 sayılı kararı, bu açıdan önemli bir örnektir.

HAGB Nedeniyle Uzman Çavuşun Sözleşmesi Feshedilebilir mi? Danıştay Kararı

HAGB Güvenlik Soruşturması: Arşiv Araştırması Olumsuz Gelenler İçin Rehber

Karara konu olayda uzman erbaş adayı hakkında gerçekleştirilen arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması olumsuz değerlendirilmiş ve adayın sözleşmesi feshedilmiştir. Olumsuzluğun dayanaklarından biri, basit yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararıdır.

Ancak mahkeme, basit yaralama suçunun 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nda uzman erbaş olmaya engel olarak sayılan suçlardan olmadığını ve somut dosyada kişinin aleyhine ileri sürülen diğer hususların da sözleşme feshini hukuken haklılaştırmadığını değerlendirmiştir.

Danıştay da esas itibarıyla bu yaklaşımı benimsemiş ve temyiz istemini reddetmiştir. Kararda yalnızca yasal faiz başlangıcı yönünden düzeltme yapılmıştır.

Bu yazıda kararın ayrıntılarını, HAGB’nin uzman erbaşlık bakımından etkisini, katalog suç sistemini, güvenlik soruşturmasının yargısal denetimini ve sözleşme feshi işlemine karşı açılacak davada dikkat edilmesi gereken noktaları ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

HAGB’nin genel hukuki etkisini ayrıca incelemek için HAGB memuriyete engel mi? başlıklı rehberimizi de okuyabilirsiniz.

Somut Olay: Narlıdere’de Eğitim Gören Uzman Erbaş Adayının Sözleşmesi Neden Feshedildi?

Danıştayın incelediği dosyada davacı, İzmir’in Narlıdere ilçesinde bulunan İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda uzman erbaş adayı olarak eğitim görmekteydi.

Hakkında yapılan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması sonucunda olumsuz değerlendirme yapılmış ve bu değerlendirmeye dayanılarak sözleşmesi feshedilmiştir.

Davacının 03/01/2022 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilmiş, bunun üzerine 04/01/2022 tarihinde idari işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

Davacı yalnızca sözleşme feshinin iptalini değil, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının da yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir.

Dosyada davacının aleyhine değerlendirilen hususlardan biri, bir Asliye Ceza Mahkemesi tarafından basit yaralama suçundan verilen HAGB kararıdır.

Bunun yanında davacı hakkında çeşitli suçlardan soruşturmalar yürütüldüğü, ancak bu soruşturmaların kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarla sonuçlandığı görülmektedir.

Dosyada ayrıca davacının FETÖ/PDY ile ilişkilendirilen bir şirkette sigorta kaydının bulunduğu yönünde bir değerlendirme de yapılmıştır.

Ancak mahkeme, yalnızca bir şirkette sigorta kaydının bulunmasının, kişinin bir terör örgütüyle bağlantılı olduğunu göstermeye yeterli olmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Bilgi Ayrıntı
Mahkeme Danıştay On İkinci Daire
Esas ve Karar E:2024/10, K:2025/5420
Karar Tarihi 03/12/2025
Uyuşmazlık Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirilmesi nedeniyle uzman erbaş adayının sözleşmesinin feshi
Temel İddia Basit yaralama suçundan verilen HAGB ve diğer kayıtların uzman erbaşlığa engel olduğu gerekçesi
Sonuç Temyiz istemi reddedildi; yalnızca yasal faiz başlangıcı yönünden karar düzeltilerek onandı

İdare Mahkemesi İşlemi Neden İptal Etti?

İdare Mahkemesi, güvenlik soruşturmasının “olumsuz” olarak değerlendirilmesini tek başına yeterli kabul etmemiş ve olumsuzluğa neden olan bütün olayları ayrı ayrı incelemiştir.

Mahkemenin yaklaşımı bakımından en önemli nokta, güvenlik soruşturması sonucunun kendisinin değil, bu sonuca neden olan somut olayların hukuken değerlendirilmesi gerektiğidir.

Mahkeme özellikle şu hususları dikkate almıştır:

  • Basit yaralama suçundan verilen HAGB kararı,
  • Basit yaralama suçunun 3269 sayılı Kanun’daki katalog suçlar arasında bulunup bulunmadığı,
  • Davacı hakkında yürütülen diğer soruşturmaların sonuçları,
  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar,
  • FETÖ/PDY ile ilişkilendirilen şirketteki sigorta kaydının niteliği,
  • Davacı hakkında örgüt bağlantısını gösteren başka somut bir soruşturma veya yargılama bulunup bulunmadığı.

Mahkeme, bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının uzman erbaş olmasına engel teşkil eden hukuken geçerli bir durum bulunmadığı kanaatine ulaşmıştır.

Bu nedenle güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu gerekçesiyle sözleşmenin feshedilmesini sebep unsuru yönünden hukuka aykırı bulmuştur.

“Güvenlik Soruşturması Olumsuz” İfadesi Tek Başına Yeterli midir?

Hayır.

Buradaki en önemli hukuki ayrım budur.

İdarenin bir güvenlik soruşturmasını “olumsuz” olarak değerlendirmesi, tek başına kişinin uzman erbaşlığa engel olduğu anlamına gelmez.

Çünkü “olumsuz” ifadesi bir sonuçtur. Yargısal denetimde ise bu sonuca hangi maddi olayların ve hangi hukuki sebeplerin yol açtığı incelenir.

Örneğin idare;

  • bir ceza mahkûmiyetine,
  • bir HAGB kararına,
  • devam eden bir soruşturmaya,
  • kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanmış eski bir soruşturmaya,
  • bir şirket veya kurumla geçmişteki ilişkiye,
  • başka kişilerle olan bağlantılara

dayanmış olabilir.

Ancak bunların her birinin uzman erbaşlığa hukuken engel teşkil edip etmediği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

İdarenin değerlendirmesinin mahkeme tarafından denetlenebilmesi için işlemde kullanılan maddi olayların ve hukuki dayanakların ortaya konulması gerekir.

Basit Yaralama HAGB’si Neden Uzman Erbaşlık İçin Yeterli Görülmedi?

Somut kararın en önemli noktalarından biri budur.

Davacı hakkında basit yaralama suçundan HAGB kararı verilmiştir. Ancak mahkeme, basit yaralama suçunun 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12. maddesinin ilgili hükmünde sayılan katalog suçlar arasında bulunmadığını tespit etmiştir.

Bu nedenle yalnızca bu HAGB kararından hareketle kişinin uzman erbaş olmasına engel bir durum bulunduğu sonucuna ulaşılamamıştır.

Burada iki ayrı hukuki mesele birbirinden ayrılmalıdır:

  1. HAGB kararının ceza hukuku bakımından niteliği,
  2. HAGB kararının özel bir personel kanunu bakımından mesleğe engel olarak düzenlenip düzenlenmediği.

Bir HAGB kararının ceza hukuku bakımından kesinleşmiş mahkûmiyet gibi değerlendirilmemesi, tek başına her meslek bakımından hiçbir sonuç doğurmayacağı anlamına gelmez.

Özel kanun, HAGB’yi ayrıca dikkate alabilir. Bu nedenle her zaman ilgili personel kanununun güncel metnine bakılması gerekir.

Danıştayın somut dosyasındaki önemli nokta ise basit yaralama suçunun ilgili katalog kapsamında bulunmamasıdır.

3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nda Katalog Suç Mantığı

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, uzman erbaşların görev ve statülerine ilişkin özel düzenlemeler içermektedir.

Kanunda uzman erbaşlığa engel teşkil eden bazı suçlar bakımından özel hükümler bulunmaktadır.

Bu tür düzenlemeler uygulamada katalog suç sistemi olarak ifade edilebilir.

Katalog suç sisteminin önemi şudur: İdarenin hangi suçların personel statüsüne engel olacağını önceden belirlenebilir ve denetlenebilir bir çerçevede uygulaması gerekir.

Bir suç kanunda açıkça uzman erbaşlığa engel olarak düzenlenmemişse, idarenin yalnızca suçun genel niteliğinden hareket ederek kişiyi meslekten veya adaylıktan çıkarması hukuken tartışılabilir.

Somut olayda basit yaralama suçunun ilgili katalogda bulunmaması bu nedenle belirleyici olmuştur.

Başka bir ifadeyle mahkemenin yaklaşımı şudur: İdare, kanunda sayılmayan bir suçu kanunda sayılan bir engelle aynı hukuki sonuç doğuracak şekilde yorumlayamaz.

Bu yaklaşım, özellikle personel mevzuatında sınırlı sayma yönteminin kullanıldığı düzenlemelerde önem taşır.

Ancak her dosyada ilgili kanunun işlem tarihindeki ve dava tarihindeki metni ayrıca kontrol edilmelidir.

HAGB Kararı Uzman Erbaşlığa Her Zaman Engel midir?

Hayır. Ancak “HAGB hiçbir zaman engel değildir” demek de doğru değildir.

HAGB’nin uzman erbaşlık bakımından etkisi, öncelikle HAGB kararının hangi suç nedeniyle verildiğine ve bu suçun ilgili personel kanunundaki konumuna bağlıdır.

Bir başka önemli nokta da ilgili kanunun HAGB’yi açıkça düzenleyip düzenlemediğidir.

Bu nedenle HAGB bulunan bir uzman erbaş dosyasında şu sorular sorulmalıdır:

  • HAGB hangi suçtan verilmiştir?
  • Suçun kanun maddesi nedir?
  • Bu suç 3269 sayılı Kanun’da sayılan engel suçlardan mıdır?
  • HAGB kararı hangi tarihte verilmiştir?
  • İşlem tarihinde hangi kanun hükmü yürürlüktedir?
  • Daha sonra lehe bir mevzuat değişikliği yapılmış mıdır?
  • İdare yalnızca HAGB kararına mı dayanmıştır?
  • Dosyada başka somut ve doğrulanabilir olumsuzluklar var mıdır?

Bu soruların cevabı alınmadan yalnızca “HAGB var” denilerek kişinin uzman erbaşlığa engel olduğu sonucuna ulaşmak doğru değildir.

Danıştay On İkinci Daire Ne Karar Verdi?

İlk derece mahkemesinin işlemi iptal etmesinin ardından davalı idare istinaf yoluna başvurmuştur.

Bölge İdare Mahkemesi, istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Bunun üzerine uyuşmazlık Danıştay On İkinci Dairesinin önüne gelmiştir.

Danıştay, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Böylece davacının lehine verilen iptal kararı esas itibarıyla korunmuştur.

Danıştayın yaptığı düzeltme ise yasal faiz başlangıç tarihine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi, yoksun kalınan parasal hakların ilişik kesme tarihi olan 03/01/2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar vermiştir.

Danıştay ise faiz başlangıcının dava tarihi olan 04/01/2022 olması gerektiğini belirtmiştir.

Bu nedenle karar yeniden yargılama yapılmasına gerek bırakmayacak şekilde düzeltilerek onanmıştır.

Yasal Faiz Neden İlişik Kesme Tarihinden Değil Dava Tarihinden Başlatıldı?

Bu ayrıntı, özellikle parasal hak talep edilen personel davalarında önemlidir.

Bir idari işlemin hukuka aykırı olduğu tespit edildiğinde, kişi işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesini talep edebilir.

Ancak bu alacaklara uygulanacak faizin başlangıç tarihi, her durumda işlemin tesis edildiği tarih olarak kabul edilmez.

Somut Danıştay kararında faiz başlangıcının dava tarihi olarak belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Davacı açısından bunun pratik sonucu açıktır: Dava açılması geciktikçe, faiz uygulanacak dönem de buna göre değişebilir.

Bu nedenle sözleşme feshi veya ilişik kesme işleminin hukuka aykırı olduğunu düşünen kişinin, “önce ceza dosyası sonuçlansın, sonra dava açarım” şeklinde hareket etmesi risklidir.

Çünkü ceza dosyasının sonucu beklenirken idari dava açma süresi kaçırılabilir.

FETÖ/PDY ile İlişkilendirilen Bir Şirkette Sigorta Kaydı Ne Anlama Gelir?

Somut dosyada davacının FETÖ/PDY ile ilişkilendirilen bir şirkette sigorta kaydının bulunduğu da değerlendirilmiştir.

Ancak mahkeme, bu sigorta kaydını tek başına yeterli kabul etmemiştir.

Burada önemli olan nokta, bir işyerinde çalışmış olmak ile belirli bir örgütsel yapıyla bağlantı kurulduğunu gösteren somut deliller bulunması arasındaki farktır.

Bir kişinin geçmişte bir şirkette çalışmış veya o şirket üzerinden sigortalı gösterilmiş olması, tek başına o kişinin şirketin tüm faaliyetlerinden veya şirketle ilişkilendirilen herhangi bir yapıdan sorumlu olduğu anlamına gelmez.

İdarenin bu tür bir kaydı personel işleminin gerekçesi olarak kullanması hâlinde, kaydın hukuki anlamı ve kişinin aleyhine başka hangi somut verilerin bulunduğu ortaya konulmalıdır.

Somut Danıştay dosyasında da UYAP üzerinden yapılan incelemede davacı hakkında FETÖ/PDY bağlantısını gösteren ayrıca bir soruşturma veya yargılamaya rastlanmaması dikkate alınmıştır.

Bu nedenle tek başına sigorta kaydının sözleşme feshine yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararlar Neden Önemli?

Güvenlik soruşturması bakımından kişinin geçmişindeki adli kayıtların tamamı aynı hukuki değere sahip değildir.

Bir kişi hakkında soruşturma yürütülmüş ancak sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olabilir.

Bu durumda idarenin hâlâ aynı soruşturmayı kişinin aleyhine bir “olumsuzluk” olarak kullanması hâlinde, söz konusu soruşturmanın hangi somut nedenle olumsuzluk kabul edildiğinin açıklanması gerekir.

Somut dosyada da davacı hakkında yürütülen çeşitli soruşturmaların kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarla sonuçlandığı dikkate alınmıştır.

Bu kararlar, soruşturma sonucunda kişinin kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte bir durumunun tespit edilmediğini göstermesi bakımından önemlidir.

Ancak KYOK kararı alınmış olması, idarenin kişinin geçmişine ilişkin hiçbir bilgiyi değerlendiremeyeceği şeklinde otomatik bir sonuç doğurmaz. Burada da işlemde kullanılan bilginin niteliği ve kanuni dayanağı ayrıca incelenmelidir.

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yargıda Nasıl Denetlenir?

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, kamu görevlerine veya belirli kamu hizmetlerine giriş bakımından idarenin değerlendirme yapmasını sağlayan mekanizmalardır.

Ancak bu mekanizmaların varlığı, idareye sınırsız bir takdir yetkisi vermez.

İdari işlemin hukuka uygunluğu; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları bakımından denetlenebilir.

Özellikle sebep unsuru bakımından mahkeme, işlemin dayandığı maddi olayların gerçekten mevcut olup olmadığını ve bu olayların ilgili kanun hükmünde öngörülen hukuki sonucu doğurup doğurmadığını inceleyebilir.

Bu nedenle güvenlik soruşturması sonucunun “olumsuz” olduğu belirtiliyorsa, davada şu soruların cevaplandırılması önemlidir:

  • Olumsuzluğun kaynağı nedir?
  • Hangi olay veya kayıt esas alınmıştır?
  • Bu olay gerçekten davacıya ait midir?
  • Bilgi güncel ve doğrulanabilir midir?
  • İsnat edilen olayın hukuki niteliği nedir?
  • Bu olay 3269 sayılı Kanun kapsamında uzman erbaşlığa engel midir?
  • Olay bir mahkûmiyete mi, HAGB kararına mı, soruşturmaya mı dayanmaktadır?
  • Soruşturma KYOK ile sonuçlanmış mıdır?
  • İdarenin değerlendirmesini destekleyen başka somut deliller mevcut mudur?

Bu sorular cevaplanmadan yalnızca “güvenlik soruşturması olumsuzdur” şeklindeki ifade üzerinden hukuki değerlendirme yapmak eksik kalır.

İdare Mahkemesi Re’sen Araştırma Yapabilir mi?

İdari yargılamanın önemli özelliklerinden biri, mahkemenin uyuşmazlığın çözümü için gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri araştırabilmesidir.

Somut olayda da mahkeme, davacının iddialarını yalnızca sunduğu belgeler üzerinden değerlendirmemiş; UYAP kayıtlarını incelemiş ve ilgili kurumlardan bilgi ve belgeler istemiştir.

Bu nedenle güvenlik soruşturması davalarında davacının elinde bulunmayan bazı bilgi ve belgelerin mahkeme aracılığıyla dosyaya getirtilmesi mümkün olabilir.

Özellikle güvenlik soruşturmasının içeriği bakımından davacının hangi somut bilgi nedeniyle olumsuz değerlendirildiğini bilmediği durumlarda, mahkemenin ara kararları önemli hâle gelir.

Ancak gizlilik niteliğindeki bilgi ve belgelerin davacıya ne ölçüde açıklanabileceği ayrıca ilgili mevzuat ve yargılama usulü çerçevesinde değerlendirilir.

Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Olumsuz Çıkarsa Dava Açılabilir mi?

Evet.

Güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması sonucunda uzman erbaş adayının sözleşmesinin feshedilmesi, ilişiğinin kesilmesi veya adaylığının sona erdirilmesi hâlinde işlem idari yargının denetimine tabi olabilir.

Davada öncelikle işlemin hukuki dayanağı tespit edilmelidir.

Daha sonra güvenlik soruşturmasının olumsuz sonucuna neden olan olayların gerçekten kanunda öngörülen şartları taşıyıp taşımadığı incelenmelidir.

Örneğin işlem yalnızca basit yaralama HAGB’sine dayanıyorsa, suçun 3269 sayılı Kanun’daki katalog içerisinde bulunup bulunmadığı temel tartışma konusu olabilir.

İşlem başka soruşturmalara dayanıyorsa, bu soruşturmaların nasıl sonuçlandığı incelenmelidir.

İdare kişinin bir örgütle bağlantılı olduğunu ileri sürüyorsa, bu iddianın hangi somut bilgi ve belgelere dayandığı ortaya konulmalıdır.

Dava Açma Süresi Kaçırılmamalıdır

Önemli: Genel olarak idari işlemin yazılı olarak bildirilmesinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde dava açılması gerekir. Somut olayda özel bir düzenleme veya süre hesabını değiştiren bir durum bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

Bu süre, güvenlik soruşturması davalarının en kritik noktalarından biridir.

Kişi “ceza dosyam sonuçlansın, sonra dava açarım” düşüncesiyle hareket ederse, idari dava açma süresini kaçırabilir.

Oysa ceza soruşturması ile idari işlem birbirinden farklı hukuki süreçlerdir.

İdari işlemin hukuka uygunluğu, ceza dosyasının sonucundan bağımsız olarak incelenebilir.

Bu nedenle sözleşme feshi veya ilişik kesme işlemi tebliğ edildiğinde, öncelikle dava açma süresinin hesaplanması gerekir.

Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?

Uzman erbaş adayının sözleşmesinin feshedilmesi, kişinin eğitimden veya görevden ayrılmasına ve gelir kaybına neden olabilir.

Bu nedenle dava dilekçesinde şartları oluşmuşsa yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması gündeme gelebilir.

Yürütmenin durdurulması için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması gibi yasal şartların birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Bu nedenle dilekçede yalnızca “mağdur oldum” denilmesi yerine, işlemin neden açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanmaya devam etmesi hâlinde hangi somut zararların doğacağı açıklanmalıdır.

Örneğin kişinin eğitimden ve görevden uzaklaştırılması, gelir kaybı, mesleki statüsünün sona ermesi ve uzman erbaşlık kariyerinin kesintiye uğraması gibi hususlar somutlaştırılabilir.

Ancak yürütmenin durdurulması talebinin kabulü her dosyada garanti değildir. Mahkeme, kanuni şartların oluşup oluşmadığını ayrıca değerlendirir.

Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Davasında Hangi Belgeler Önemlidir?

Dosyanın doğru değerlendirilmesi için mümkün olduğunca kapsamlı belge toplanmalıdır.

Özellikle şu belgeler önem taşır:

  • Sözleşme fesih veya ilişik kesme işlemi,
  • İşlemin tebliğ belgesi,
  • Uzman erbaş adaylığına ilişkin belgeler,
  • Eğitim gördüğünü gösteren belgeler,
  • HAGB kararı,
  • Kararın kesinleşme şerhi,
  • Varsa ilgili ceza dosyasındaki kararlar,
  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar,
  • Varsa beraat kararları,
  • İdarenin güvenlik soruşturması sonucuna ilişkin yazısı,
  • Varsa değerlendirme komisyonu kararı,
  • UYAP kayıtları,
  • İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgeler.

Özellikle HAGB kararı söz konusuysa, yalnızca kararın sonuç kısmı değil, hangi suçtan ve hangi kanun maddesinden HAGB verildiği mutlaka tespit edilmelidir.

Dava Dilekçesinde Hangi Hukuki Argümanlar Kullanılabilir?

Somut olayın özelliklerine göre farklı hukuki argümanlar ileri sürülebilir.

1. Suçun katalog suçlar arasında bulunmaması

İşlemin dayanağı basit yaralama gibi kanunda engel olarak sayılmayan bir suçsa, bu durum açıkça ortaya konulmalıdır.

2. HAGB’nin kesinleşmiş mahkûmiyet olmaması

HAGB kararının hukuki niteliği açıklanmalı ve ilgili personel mevzuatının HAGB’yi nasıl düzenlediği gösterilmelidir.

3. Soruşturmaların KYOK ile sonuçlanması

İdarenin dayandığı soruşturmaların kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarla sonuçlandığı belgelerle ortaya konulmalıdır.

4. Somut delil bulunmaması

Özellikle örgüt bağlantısı veya benzeri ağır bir iddia varsa, idarenin bunu hangi somut verilerle desteklediği sorgulanmalıdır.

5. Sebep unsurunun hukuka aykırılığı

İşlemin dayandığı olayların hukuken uzman erbaşlık statüsünün sona erdirilmesini gerektirmediği ileri sürülebilir.

6. Ölçülülük

İşlemin kişinin çalışma ve mesleki hayatına etkisi ile idarenin ulaşmak istediği kamu yararı arasındaki denge değerlendirilmelidir.

7. Hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik

Kişinin hangi davranış veya suç nedeniyle mesleğe engel olacağını kanundan makul ölçüde öngörebilmesi gerekir. Kanunda açıkça engel olarak düzenlenmeyen bir fiilin aynı sonucu doğuracak şekilde yorumlanması ayrıca değerlendirilmelidir.

Güvenlik Soruşturmasında Geçmişteki Her Adli Kayıt Kullanılabilir mi?

Bir kişinin geçmişinde adli veya idari nitelikte çeşitli kayıtların bulunması mümkündür. Ancak her kaydın aynı hukuki sonuç doğurduğu söylenemez.

Örneğin;

  • kovuşturmaya yer olmadığına dair karar,
  • beraat kararı,
  • HAGB kararı,
  • kesinleşmiş mahkûmiyet,
  • devam eden soruşturma,
  • devam eden kovuşturma

hukuken birbirinden farklı durumları ifade eder.

İdarenin bu kayıtları güvenlik değerlendirmesinde kullanması hâlinde, her bir kaydın hukuki niteliğinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Özellikle kişi hakkında beraat veya KYOK kararı verilmişse, bu kararların neden verildiği ve idarenin hâlâ aynı olayı neden olumsuzluk olarak kabul ettiği açıklanmalıdır.

Bir Şirkette Çalışmış Olmak Tek Başına Güvenlik Soruşturmasını Olumsuzlaştırır mı?

Somut Danıştay kararının önemli noktalarından biri de budur.

Davacının geçmişte FETÖ/PDY ile ilişkilendirilen bir şirkette sigorta kaydının bulunması dosyada değerlendirilmiştir.

Ancak mahkeme, bu kaydın tek başına davacının örgütsel bağlantısını gösteren yeterli bir veri olmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Buradan her şirket kaydının hukuken önemsiz olduğu sonucu çıkarılmamalıdır. Ancak idarenin bir çalışma veya sigorta kaydını ağır bir personel işlemine dayanak yapabilmesi için, bu kaydın somut olayda neden ve nasıl olumsuzluk oluşturduğunu ortaya koyması gerekir.

Başka bir ifadeyle “şirkette çalışmış olmak” ile “örgütle bağlantılı olmak” aynı hukuki iddia değildir.

İkinci sonuca ulaşılabilmesi için somut olayın özellikleri ve mevcut deliller ayrıca değerlendirilmelidir.

Danıştay Kararı Uzman Erbaşlar İçin Kesin Bir Garanti Sağlar mı?

Hayır.

Bu kararın en doğru okunma biçimi, her güvenlik soruşturması olumsuz işleminin iptal edileceği şeklinde değildir.

Kararın önemi, idarenin güvenlik soruşturması sonucunu hukuki denetimden bağımsız göremeyeceğini göstermesidir.

Somut olayda;

  • HAGB’nin basit yaralama suçuna ilişkin olması,
  • bu suçun katalog suçlar arasında bulunmaması,
  • diğer soruşturmaların KYOK ile sonuçlanması,
  • örgüt bağlantısını gösteren somut bir soruşturma veya yargılamanın bulunmaması

gibi unsurlar birlikte değerlendirilmiştir.

Başka bir dosyada ise farklı bir suç, kesinleşmiş mahkûmiyet veya somut örgütsel bağlantı iddiası bulunabilir. Bu durumda hukuki sonuç değişebilir.

Kararın Uzman Erbaş Adayları Bakımından Pratik Önemi

Kararın pratik açıdan en önemli mesajı şudur: Güvenlik soruşturmasının olumsuz çıkması, davanın baştan kaybedildiği anlamına gelmez.

İşlemin dayandığı bütün olguların hukuki niteliği incelenmelidir.

Örneğin kişi hakkında bir HAGB bulunuyorsa, “HAGB var” demek yeterli değildir. HAGB’nin hangi suçtan verildiği araştırılmalıdır.

Bir soruşturma bulunuyorsa, soruşturmanın nasıl sonuçlandığına bakılmalıdır.

Bir şirket kaydı bulunuyorsa, bu kaydın kişinin aleyhine neden değerlendirildiği incelenmelidir.

İdare örgüt bağlantısı ileri sürüyorsa, bunun somut dayanağı ortaya çıkarılmalıdır.

Dolayısıyla güvenlik soruşturması davalarında asıl mesele çoğu zaman “olumsuz rapor var mı?” değil, “olumsuz rapor hangi somut ve hukuken geçerli sebeplere dayanıyor?” sorusudur.

Uzman Erbaş Sözleşmesi Feshedilen Kişi Ne Yapmalı?

İlk olarak fesih veya ilişik kesme işleminin tebliğ tarihi belirlenmelidir.

İkinci olarak işlemde gösterilen hukuki dayanak tespit edilmelidir.

Üçüncü olarak güvenlik soruşturmasının hangi bilgi ve belgelere dayanarak olumsuz sonuçlandırıldığı araştırılmalıdır.

Dördüncü olarak kişinin geçmişindeki her adli veya idari kayıt ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Beşinci olarak HAGB varsa suçun niteliği ve ilgili kanundaki konumu belirlenmelidir.

Altıncı olarak daha önce yürütülen soruşturmaların KYOK, beraat veya başka bir kararla sonuçlanıp sonuçlanmadığı tespit edilmelidir.

Yedinci olarak varsa yürütmenin durdurulması talebinin şartları değerlendirilmelidir.

Son olarak dava süresi geçirilmeden idare mahkemesinde gerekli hukuki başvurular yapılmalıdır.

Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Davasında En Sık Yapılan Hatalar

Bu tür dosyalarda bazı hatalar kişinin hukuki durumunu gereksiz yere zorlaştırabilir.

Ceza dosyasının sonucunu beklemek

İdari dava açma süresi ile ceza soruşturmasının süresi birbirinden bağımsızdır. Ceza dosyasının sonuçlanması beklenirken idari dava süresi kaçırılabilir.

HAGB’nin suçtan bağımsız değerlendirilmesi

“HAGB var” ifadesi tek başına yeterli değildir. HAGB’nin hangi suçtan verildiği belirlenmelidir.

Güvenlik soruşturması raporunu tartışılmaz kabul etmek

“Güvenlik soruşturması olumsuz” ifadesi hukuki denetimin son noktası değildir. İşlemin dayanağı olan maddi vakıalar ve hukuki sebepler incelenebilir.

KYOK kararlarını dosyaya koymamak

Geçmiş soruşturmaların kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarla sonuçlandığı belgelenebiliyorsa, bu belgeler dava bakımından önem taşıyabilir.

Parasal hakları talep etmemek

İşlemin iptaliyle birlikte işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların durumunun da değerlendirilmesi gerekir.

Özel Olarak HAGB ve Uzman Erbaşlık Açısından Dikkat Edilmesi Gerekenler

HAGB konusunda en önemli hata, bütün personel kanunlarında aynı hukuki sonucun bulunduğunun düşünülmesidir.

Oysa farklı kamu personel rejimlerinde HAGB’ye farklı sonuçlar bağlanabilir.

Örneğin bir personel kanununda HAGB açıkça engel olarak düzenlenmiş olabilirken, başka bir kanunda aynı şekilde düzenlenmemiş olabilir.

Bu nedenle uzman erbaş dosyasında öncelikle 3269 sayılı Kanun’un işlem tarihindeki güncel metni incelenmelidir.

Daha sonra HAGB kararının verildiği suçun ilgili hüküm içerisinde yer alıp almadığı kontrol edilmelidir.

Bu iki inceleme yapılmadan yalnızca genel ceza hukuku bilgisiyle sonuca ulaşmak mümkün değildir.

İdarenin Takdir Yetkisi Sınırsız Değildir

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bakımından idarenin kamu güvenliğini koruma amacıyla değerlendirme yapabilmesi mümkündür.

Ancak bu yetki, idarenin istediği her bilgiyi herhangi bir gerekçe göstermeden personel işleminin dayanağı hâline getirebileceği anlamına gelmez.

İdari işlemin hukuka uygunluğu yargısal denetime tabidir.

Özellikle kişinin mesleğini ve gelecekteki çalışma hayatını doğrudan etkileyen sözleşme feshi gibi ağır sonuçlar doğuran işlemlerde, işlemin dayanağı olan olguların açık, somut ve hukuken anlamlı olması önemlidir.

Bu nedenle güvenlik soruşturması davalarında takdir yetkisi ile keyfîlik arasındaki sınır ayrıca incelenmelidir.

Sonuç: Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Olumsuz Çıkarsa Ne Yapılmalı?

Uzman erbaş güvenlik soruşturması olumsuz çıktığında, bu sonucu otomatik olarak kesin ve değiştirilemez bir engel olarak kabul etmek doğru değildir.

Danıştay On İkinci Dairesinin 03/12/2025 tarihli E:2024/10, K:2025/5420 sayılı kararı, güvenlik soruşturması sonucunun yargısal denetime tabi olduğunu göstermektedir.

Somut dosyada basit yaralama suçundan verilen HAGB kararı, 3269 sayılı Kanun kapsamında uzman erbaşlığa engel bir suç nedeniyle verilmediği için sözleşme feshine yeterli görülmemiştir.

Ayrıca davacı hakkında yürütülen çeşitli soruşturmaların kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarla sonuçlanması ve FETÖ/PDY ile bağlantıyı ortaya koyan başka somut bir soruşturma veya yargılama bulunmaması da mahkemenin değerlendirmesinde etkili olmuştur.

Danıştay da esas itibarıyla bu değerlendirmeyi hukuka uygun bulmuş, yalnızca yasal faiz başlangıcı bakımından düzeltme yapmıştır.

Bu kararın en önemli sonucu, “güvenlik soruşturması olumsuz” ifadesinin tek başına yeterli bir hukuki gerekçe olarak kabul edilmemesi gerektiğidir.

Asıl olarak olumsuzluğun hangi somut olaylara dayandığı, bu olayların doğru olup olmadığı ve ilgili kanun kapsamında gerçekten uzman erbaşlığa engel teşkil edip etmediği incelenmelidir.

Bu nedenle uzman erbaş adayının sözleşmesi güvenlik soruşturması gerekçesiyle feshedilmişse; HAGB kararı, ceza soruşturmaları, KYOK kararları, şirket ve sigorta kayıtları, idari işlemde gösterilen gerekçeler ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle 60 günlük dava açma süresi bakımından gecikmemek gerekir. Ceza soruşturmasının sonucunu beklemek, idari dava açma süresinin kaçırılmasına neden olabilir.

Benzer hukuki durumlar için HAGB memuriyete engel mi? rehberimizi inceleyebilirsiniz. Özel güvenlik personeli bakımından benzer bir hukuki uyuşmazlık için özel güvenlik kimlik kartı soruşturma başlıklı yazımıza da bakabilirsiniz.

Jandarma personelinde HAGB’nin etkisini ayrıca incelemek için jandarma astsubay HAGB yazımızı okuyabilirsiniz.

Uzman Erbaş Sözleşmeniz Güvenlik Soruşturması Nedeniyle Feshedildiyse

Güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması olumsuz değerlendirilerek uzman erbaş sözleşmeniz feshedildiyse, işlemin dayanağının somut olarak incelenmesi gerekir.

Özellikle hakkınızda HAGB, eski bir ceza soruşturması, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, beraat kararı veya yalnızca bir şirket/sigorta kaydı bulunuyorsa, bunların uzman erbaşlık bakımından gerçekten hukuki engel oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

İşlemin tebliğ tarihinden itibaren dava süresinin geçirilmemesi ve gerekiyorsa yürütmenin durdurulması talebinin değerlendirilmesi önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Güvenlik soruşturması olumsuz çıkarsa uzman erbaşlık sona erer mi?

İdare, güvenlik soruşturması veya arşiv araştırmasının olumsuz olduğu gerekçesiyle sözleşmeyi feshedebilir veya ilişik kesme işlemi tesis edebilir. Ancak bu işlem yargı denetimine tabidir. Olumsuzluğun dayandığı olayların uzman erbaş olmaya hukuken engel teşkil edip etmediği ayrıca incelenir.

HAGB kararı uzman erbaş olmaya engel midir?

Her HAGB kararı bakımından aynı sonuç ortaya çıkmaz. HAGB’nin hangi suçtan verildiği ve bu suçun 3269 sayılı Kanun’daki engel suçlar arasında bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Danıştayın bu yazıya konu kararında basit yaralama suçundan verilen HAGB, somut olayda uzman erbaşlığa engel kabul edilmemiştir.

Basit yaralama nedeniyle HAGB alan kişi uzman erbaş olabilir mi?

Danıştayın E:2024/10, K:2025/5420 sayılı kararına konu olayda basit yaralama suçundan verilen HAGB, uzman erbaşlığa engel kabul edilmemiştir. Ancak her somut olayda kanunun güncel metni ve başka hukuki engeller bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bir şirkette sigorta kaydı bulunması güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması için yeterli midir?

Somut Danıştay kararında, FETÖ/PDY ile ilişkilendirilen bir şirkette sigorta kaydı bulunması tek başına yeterli görülmemiştir. Mahkeme ayrıca kişinin örgütle bağlantısını gösteren başka bir soruşturma veya yargılama bulunup bulunmadığını incelemiştir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar güvenlik soruşturması davasında önemli midir?

Evet. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar, geçmişte yürütülen soruşturmaların kamu davasına dönüşmeden sonuçlandığını gösteren önemli belgelerdir. Somut Danıştay kararında da davacı hakkındaki çeşitli soruşturmaların KYOK ile sonuçlanmış olması dikkate alınmıştır.

Fesih işlemine karşı kaç gün içinde dava açılır?

Genel idari dava açma süresi, işlemin yazılı bildiriminden itibaren 60 gündür. Somut olayda özel bir düzenleme veya farklı bir süre hesabı bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

Ceza soruşturmasının sonucunu bekleyip sonra dava açabilir miyim?

Bu yaklaşım risklidir. Ceza soruşturması ile idari dava birbirinden farklı süreçlerdir. İdari dava açma süresi işlemeye devam edebilir. Bu nedenle ceza dosyasının sonucunu beklemek yerine idari işlem bakımından dava süresinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Dava açarken yürütmenin durdurulmasını isteyebilir miyim?

Şartları oluşmuşsa yürütmenin durdurulması talep edilebilir. İşlemin açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağı somut olarak ortaya konulmalıdır.

Davayı kazanırsam yoksun kaldığım maaş ve özlük hakları ödenir mi?

Somut olayda ve gerekli şartların bulunması hâlinde, hukuka aykırı işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının ödenmesi gündeme gelebilir. Bunun için dava dilekçesinde ilgili taleplerin doğru şekilde kurulması önemlidir.

Yasal faiz hangi tarihten itibaren işler?

Bu Danıştay kararında yoksun kalınan parasal haklara ilişkin yasal faizin ilişik kesme tarihi olan 03/01/2022 yerine dava tarihi olan 04/01/2022’den itibaren uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

Güvenlik soruşturmasının olumsuz olması tek başına hukuka aykırı mıdır?

Hayır. Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması bazı durumlarda hukuken geçerli bir personel işleminin dayanağı olabilir. Önemli olan, olumsuzluğun hangi somut olaylara dayandığı ve bu olayların ilgili kanun kapsamında hukuki engel oluşturup oluşturmadığıdır.

Hakkımda soruşturma var ama KYOK verildi. Bu soruşturma kullanılabilir mi?

İdarenin geçmişteki kayıtları hangi kapsamda değerlendirebileceği somut olayın özelliklerine göre incelenmelidir. Ancak soruşturmanın KYOK ile sonuçlanmış olması önemli bir hukuki veridir ve idarenin bu olayı neden hâlâ olumsuzluk olarak değerlendirdiğinin açıklanması gerekebilir.

Danıştay kararı bütün uzman erbaş adayları için geçerli midir?

Karar, benzer hukuki uyuşmazlıklar açısından emsal nitelikte değerlendirilebilecek önemli bir yargı kararıdır; ancak her dosyanın otomatik olarak aynı şekilde sonuçlanacağı anlamına gelmez. Suçun türü, mevzuat, işlem tarihi ve dosyadaki diğer deliller ayrıca değerlendirilmelidir.

İlgili İçerikler

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Uzman erbaş güvenlik soruşturması ve sözleşme feshi işlemlerinde uygulanacak hukuki yol; işlemin tarihi, dayanağı, kişinin adli kayıtları, HAGB kararının içeriği, soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile güncel mevzuata göre değişebilir. Somut olay bakımından ayrıca hukuki inceleme yapılması gerekir.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir