BİLSEM ek ders ücreti ve rehber öğretmenlerin artırımlı ek ders hakkı

Bilim ve Sanat Merkezlerinde (BİLSEM) görev yapan rehber öğretmen ve psikolojik danışmanların BİLSEM ek ders ücreti konusunda yaşadığı uyuşmazlıklar, özellikle yüksek lisans veya doktora yapan personel bakımından önemli bir hukuki sorun oluşturmaktadır. Özellikle idarelerin, rehber öğretmenlerin fiilen sınıfta ders anlatmadığı gerekçesiyle yüksek lisans nedeniyle öngörülen %7 artırımlı ek ders ücretini ödememesi, son yıllarda idari yargıya taşınan uyuşmazlıklardan biri hâline gelmiştir.

Bu konuda Adana 3. İdare Mahkemesinin 2024/389 Esas ve 2024/1203 Karar sayılı kararı ile Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 2024/844 Esas ve 2024/1090 Karar sayılı kararı dikkat çekmektedir. Söz konusu yargı kararlarında, Bilim ve Sanat Merkezinde psikolojik danışman/rehber öğretmen olarak görev yapan personelin, yüksek lisans nedeniyle artırımlı ek ders ücreti talebi değerlendirilmiştir.

Bu yazıda BİLSEM ek ders ücretinin hukuki dayanağı, rehber öğretmen ve psikolojik danışmanların ek ders statüsü, yüksek lisans yapan personele uygulanan %7 artırımlı ödeme, “fiilen derse girme” şartının nasıl değerlendirilmesi gerektiği, idareye yapılacak başvuru, dava açma süreci ve Adana yargı kararının uygulamadaki önemi ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

BİLSEM Ek Ders Ücreti Neye Göre Belirlenir?

BİLSEM’lerde görev yapan öğretmenlerin ek ders ücretleri tek bir düzenlemeye dayanmaz. Ek ders ödemesinin hukuki temelinde öncelikle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar ve ilgili dönem için yürürlükte bulunan kamu görevlileri toplu sözleşmesi hükümleri bulunmaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 176. maddesi, ders görevi verilen personele ödenecek ek ders ücretinin hesaplanmasına ilişkin temel düzenlemeyi içermektedir. Ek ders ücretinin hangi görevler karşılığında ve kaç saat üzerinden ödeneceği ise Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar ile ayrıntılı biçimde düzenlenmektedir.

Dolayısıyla bir öğretmenin BİLSEM’de görev yapıyor olması tek başına ek ders ücretinin miktarını belirlememektedir. Öncelikle hangi görev karşılığında ek ders ücreti aldığı, bu görevin mevzuatta nasıl nitelendirildiği, ilgili dönemde hangi toplu sözleşmenin yürürlükte olduğu ve öğretmenin yüksek lisans veya doktora gibi bir lisansüstü öğrenim durumunun bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.

Bu ayrım önemlidir. Çünkü toplu sözleşmeler bazı ek ders türlerini artırımlı ödeme kapsamına alırken, bazı görevler bakımından açıkça istisna getirebilmektedir. Bu nedenle her ek ders kaleminin otomatik olarak yüksek lisans veya doktora nedeniyle artırımlı ödeneceği söylenemez.

Rehber Öğretmenlerin Ek Ders Ücreti Nasıl Ödenir?

Rehber öğretmen ve psikolojik danışmanların görevleri, klasik anlamda branş öğretmenlerinin yaptığı ders anlatma faaliyetinden farklıdır. Rehber öğretmenin temel görevi öğrencilerin psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinden yararlanmasını sağlamak, öğrencilerin eğitim sürecindeki gelişimlerini takip etmek, gerektiğinde yönlendirme yapmak ve ilgili mevzuat kapsamında rehberlik hizmetlerini yürütmektir.

Bu nedenle rehber öğretmenin görevini değerlendirirken yalnızca “sınıfta ders anlattı mı?” sorusuna bakmak doğru değildir. Ek ders mevzuatında rehber öğretmenlerin görevlerinin ayrıca düzenlenmiş olması, bu personelin fiilen yürüttüğü mesleki faaliyetlerin ek ders bakımından özel bir hukuki statüye sahip olduğunu göstermektedir.

Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar’ın 10. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görev yapan rehber öğretmenlerin ders yılı süresince haftada 18 saatinin ders niteliğinde yönetim görevi sayıldığı ve fiilen görev yapılması karşılığında ek ders ücreti ödendiği düzenlenmiştir.

Bu düzenleme, rehber öğretmenin ek ders hakkının klasik anlamda ders anlatma faaliyetiyle sınırlı olmadığını göstermektedir. Rehber öğretmenin görevinin niteliği gereği fiilen sınıfa girerek bir ders anlatması mümkün veya zorunlu olmayabilir. Buna rağmen mevzuat, belirli bir çalışma süresini ek ders bakımından ücretlendirilebilir bir görev olarak kabul etmektedir.

Yüksek Lisans Yapan BİLSEM Öğretmeni Ek Ders Ücretini Artırımlı Alabilir mi?

Uyuşmazlığın temel noktası burada ortaya çıkmaktadır. 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan 7. Dönem Toplu Sözleşmenin Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Koluna ilişkin bölümünün 8. maddesinde, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerden yüksek lisans ve doktora yapmış olanlara, fiilen girdikleri dersler için ödenecek ek ders ücretlerinin sırasıyla %7 ve %20 artırımlı ödenmesi öngörülmüştür.

İlk bakışta “fiilen girdikleri dersler” ifadesi nedeniyle rehber öğretmenlerin kapsam dışında kaldığı ileri sürülebilir. Nitekim uygulamada idarelerin temel gerekçelerinden biri de budur. Rehber öğretmenin klasik anlamda ders anlatmadığı ve bu nedenle toplu sözleşmede belirtilen “fiilen girilen ders” şartını karşılamadığı ileri sürülmektedir.

Ancak uyuşmazlık yalnızca toplu sözleşmedeki tek bir cümlenin kelime anlamına bakılarak çözülebilecek nitelikte değildir. Toplu sözleşme hükmünün, ek ders mevzuatıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Çünkü rehber öğretmenin mevzuat gereğince haftada 18 saatlik görevi, ders niteliğinde yönetim görevi olarak kabul edilmekte ve bu görev karşılığında ek ders ücreti ödenmektedir. Başka bir ifadeyle rehber öğretmen, mevzuatta ayrıca düzenlenmiş bir görev nedeniyle ek ders ücreti almaktadır.

Adana 3. İdare Mahkemesi de somut uyuşmazlıkta bu ayrımı esas almıştır. Mahkemenin değerlendirmesinde, rehber öğretmenlik görevinin niteliği gereği klasik anlamda fiilen ders anlatma yükümlülüğünün bulunmaması dikkate alınmış ve yalnızca bu nedenle %7 artırımlı ödeme talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmamıştır.

“Fiilen Derse Girme” Şartı Rehber Öğretmenler İçin Nasıl Yorumlanmalı?

Bu konuda yapılması gereken ilk ayrım, “fiilen derse girme” ile “ek ders görevini fiilen yerine getirme” kavramlarının birbirinden farklı olduğunun tespitidir.

Bir branş öğretmeni bakımından fiilen derse girme, öğrencilerle sınıf ortamında ders işlenmesi şeklinde gerçekleşebilir. Rehber öğretmen bakımından ise mevzuatta belirlenen görev, doğası gereği ders anlatma şeklinde gerçekleşmez. Rehberlik görüşmeleri, öğrenci takibi, bireysel çalışmalar, yönlendirme faaliyetleri ve diğer mesleki görevler rehber öğretmenin fiili çalışma alanını oluşturur.

Dolayısıyla rehber öğretmenin “fiilen derse girmemesi”, görevi hiç yapmadığı anlamına gelmez. Tam tersine, mevzuat rehber öğretmenin görevini ayrıca tanımlamakta ve bu görevin belirli bir bölümünü ek ders ücreti bakımından ders niteliğinde yönetim görevi olarak kabul etmektedir.

Adana 3. İdare Mahkemesinin uyuşmazlıkta yaptığı değerlendirme de bu noktaya dayanmaktadır. Mahkeme, rehber öğretmenin mesleğinin doğası gereği fiilen ders anlatmasının beklenemeyeceğini ve kendisine mevzuat gereğince verilen ders niteliğinde yönetim görevini fiilen yerine getirmesinin dikkate alınması gerektiğini kabul etmiştir.

Bu yaklaşımın hukuki açıdan önemli sonucu şudur: İdare, mevzuatın rehber öğretmen için özel olarak öngördüğü görev yapısını göz ardı ederek, branş öğretmenlerinin fiili ders anlatma biçimini rehber öğretmenlere aynen uygulayamaz.

Adana 3. İdare Mahkemesinin BİLSEM Ek Ders Ücreti Kararı

Somut olayda Bilim ve Sanat Merkezinde psikolojik danışman/rehber öğretmen olarak görev yapan ve yüksek lisans eğitimini tamamlamış olan personel, ek ders ücretlerinin ilgili toplu sözleşme hükmü uyarınca %7 artırımlı ödenmesi talebiyle idareye başvurmuştur.

İdare tarafından yapılan değerlendirmede, ilgili personelin fiilen derse girmediği gerekçesiyle artırımlı ek ders ödemesinden yararlanamayacağı sonucuna ulaşılmış ve başvuru reddedilmiştir.

Bunun üzerine ret işleminin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların ödenmesi istemiyle idari yargıda dava açılmıştır.

Adana 3. İdare Mahkemesi, 2024/389 Esas ve 2024/1203 Karar sayılı kararıyla dava konusu ret işlemini iptal etmiştir. Mahkemenin yaklaşımında, rehber öğretmenlerin görevlerinin niteliği ve ek ders mevzuatındaki özel düzenleme belirleyici olmuştur.

Kararın dikkat çeken yönlerinden biri, “fiilen derse girme” ifadesinin rehber öğretmenler bakımından mekanik şekilde yorumlanmamasıdır. Mahkeme, rehber öğretmenin görevini yerine getirmesini ve bu görev karşılığında ek ders ücretine hak kazanmasını, toplu sözleşmedeki artırımlı ödeme düzenlemesiyle birlikte değerlendirmiştir.

Bu karar, BİLSEM’de görev yapan yüksek lisans mezunu rehber öğretmenler açısından özellikle önemlidir. Çünkü uyuşmazlığın merkezinde öğretmenin yüksek lisans yapıp yapmadığından ziyade, yüksek lisans nedeniyle öngörülen artırımlı ek ders hükmünün rehber öğretmenin aldığı ek ders kalemine uygulanıp uygulanamayacağı bulunmaktadır.

Adana Bölge İdare Mahkemesi Kararı Ne Diyor?

İlk derece mahkemesinin iptal kararının ardından davalı idare tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İdare, rehber öğretmenin fiilen ders anlatmadığını ve toplu sözleşmede yer alan artırımlı ödeme hükmünün yalnızca fiilen girilen dersler bakımından uygulanabileceğini ileri sürmüştür.

Dosyayı inceleyen Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, 2024/844 Esas ve 2024/1090 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Bölge İdare Mahkemesinin bu kararı, ilk derece mahkemesinin hukuki değerlendirmesinin istinaf incelemesinden geçtiğini göstermesi bakımından önemlidir. Böylece somut uyuşmazlıkta, rehber öğretmenin fiilen sınıfa girerek ders anlatmaması gerekçesiyle %7 artırımlı ek ders ödemesinin tamamen reddedilmesine ilişkin idari yaklaşım yargısal denetimden geçmiştir.

Burada önemli bir hukuki ayrım yapmak gerekir. Bir mahkeme kararının başka bütün uyuşmazlıklar bakımından otomatik olarak bağlayıcı “kanun” hâline geldiği söylenemez. Ancak aynı veya benzer hukuki durumda bulunan kişiler bakımından emsal niteliğinde ileri sürülebilir. Özellikle aynı mevzuat hükümlerinin uygulandığı uyuşmazlıklarda, kararın gerekçesi önemli bir hukuki dayanak oluşturabilir.

BİLSEM Ek Ders Ücreti Davasında Hangi Haklar Talep Edilebilir?

Yüksek lisans veya doktora nedeniyle artırımlı ek ders ödemesinin yapılmadığını düşünen bir BİLSEM öğretmeni, öncelikle kendi durumunun gerçekten ilgili toplu sözleşme hükmünün kapsamına girip girmediğini tespit etmelidir.

Burada yalnızca yüksek lisans mezunu olmak yeterli değildir. Öğretmenin görev yaptığı kurum, görevin niteliği, ek dersin hangi mevzuat hükmüne göre ödendiği, hangi tarihlerde eksik ödeme yapıldığı ve uyuşmazlık döneminde hangi toplu sözleşmenin yürürlükte olduğu ayrı ayrı incelenmelidir.

Somut olay bakımından şartların oluştuğu kanaatine varılması hâlinde idareden öncelikle artırımlı ek ders ücretinin ödenmesi talep edilmelidir. Başvuruda yüksek lisans veya doktora durumunun belgelendirilmesi, görev unvanının belirtilmesi, alınan ek dersin hukuki dayanağının açıklanması ve ilgili toplu sözleşme hükmünün açıkça gösterilmesi gerekir.

İdarenin başvuruyu reddetmesi hâlinde ise ret işleminin iptali ve şartlarına göre yoksun kalınan parasal hakların ödenmesi amacıyla idari yargı yoluna başvurulabilir.

İdareye Başvuru Yapmadan Dava Açılır mı?

Ek ders ücretine ilişkin parasal hak uyuşmazlıklarında doğrudan dava açmak yerine öncelikle idareye yazılı başvuru yapılması, uyuşmazlığın somutlaştırılması ve idarenin görüşünün ortaya çıkarılması bakımından önemlidir.

Başvuru, aynı zamanda dava sürecinde idareye hangi talebin yöneltildiğinin belirlenmesini sağlar. Bu nedenle başvurunun yalnızca “eksik ek ders ücretimin ödenmesini istiyorum” şeklinde genel bir ifadeden oluşması yerine, hangi tarihler arasında hangi nedenle eksik ödeme yapıldığı ve hangi hukuki düzenlemeye dayanıldığı açıkça belirtilmelidir.

Örneğin yüksek lisansını tamamlamış bir rehber öğretmen bakımından başvuruda; görev unvanı, görev yapılan kurum, yüksek lisansın tamamlanma tarihi, ek ders ödeme dönemleri, artırımlı ödemenin yapılmadığı dönemler ve ilgili toplu sözleşme hükmü birlikte gösterilebilir.

İdarenin açık ret cevabı vermesi hâlinde bu cevap dava bakımından önemli bir belge hâline gelir. İdarenin süresi içinde cevap vermemesi durumunda ise zımni ret hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.

BİLSEM Ek Ders Ücreti İçin Dava Açma Süresi Ne Kadar?

İdari yargıda dava açma süresi bakımından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi önem taşımaktadır. Genel kural olarak idare mahkemelerinde dava açma süresi, özel düzenleme bulunmadığı durumlarda idari işlemin yazılı bildirim tarihinden itibaren 60 gündür.

Bu nedenle artırımlı ek ders talebinin idarece reddedilmesi hâlinde, ret kararının tebliğ tarihi mutlaka tespit edilmelidir. Tebliğ tarihi ile dava açma süresi arasında doğrudan bağlantı bulunduğundan, yalnızca karar tarihine bakılarak süre hesabı yapılmamalıdır.

Parasal haklara ilişkin uyuşmazlıklarda ayrıca hangi dönemlere ilişkin ödeme talep edildiği ve başvuru tarihinin sonuçları dikkatle değerlendirilmelidir. Her somut olayda zamanaşımı, süre ve talep kapsamı farklı sonuçlar doğurabileceğinden, geçmiş dönem ödemelerinin tamamının otomatik olarak talep edilebileceği varsayılmamalıdır.

Dava Dilekçesinde Hangi Hususlar Yer Almalı?

BİLSEM ek ders ücreti uyuşmazlığı nedeniyle açılacak bir davada dilekçenin yalnızca “yüksek lisans yaptım, %7 ek ders istiyorum” şeklinde hazırlanması yeterli değildir. Uyuşmazlığın hukuki temeli sistematik biçimde kurulmalıdır.

Dava dilekçesinde öncelikle davacının görevi ve görev yaptığı kurum açıklanmalıdır. Daha sonra hangi tarihler arasında yüksek lisans veya doktora sahibi olduğu, hangi ek ders ödemelerinin yapıldığı ve hangi ödemelerin artırımsız gerçekleştirildiği ortaya konulmalıdır.

Ardından ilgili toplu sözleşme hükmü ile Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar’ın ilgili maddeleri birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle rehber öğretmen bakımından “fiilen derse girmeme” iddiasının neden artırımlı ek ders hakkını ortadan kaldırmadığı açıklanmalıdır. Bu noktada rehber öğretmenin görevinin niteliği, haftalık 18 saatlik ders niteliğinde yönetim görevi ve bu görev karşılığında ek ders ücreti ödenmesine ilişkin düzenleme önem taşır.

Dilekçeye ayrıca yüksek lisans veya doktora diploması, görev belgesi, ek ders çizelgeleri, bordrolar, idareye yapılan başvuru ve idarenin ret cevabı gibi belgeler eklenmelidir.

Ek Ders Farkı Nasıl Hesaplanır?

Artırımlı ek ders farkının hesaplanmasında yalnızca toplam ek ders saatine bakılması yeterli değildir. Öncelikle artırımlı ödeme kapsamına giren ek ders saatleri belirlenmelidir.

Örneğin bir personelin aynı ay içerisinde farklı hukuki dayanaklara bağlı olarak aldığı ek derslerin tamamı %7 artırımlı ödemeye tabi olmayabilir. Toplu sözleşme hükmünün kapsamı dışında kalan ek ders kalemleri bakımından farklı bir değerlendirme yapılması gerekebilir.

Bu nedenle hesaplama yapılırken her bir ek ders kalemi ayrı ayrı incelenmelidir. Hak edilen artırımlı tutar ile fiilen ödenen tutar arasındaki fark belirlenmeli ve varsa ilgili dönemlerin tamamı tablo hâlinde gösterilmelidir.

Mahkemece parasal hakların ödenmesine karar verilmesi hâlinde faiz yönünden de kararın kapsamı dikkate alınmalıdır. Somut uyuşmazlıkta hangi tarihten itibaren faiz yürütüleceği, başvuru tarihi ve hak ediş tarihleri gibi unsurlar önem taşıyabilir.

2026 ve 2027 Döneminde BİLSEM Ek Ders Ücreti Bakımından Ne Değişti?

Burada önemli bir güncel ayrım bulunmaktadır. 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan 7. Dönem Toplu Sözleşme ile 2026 ve 2027 yıllarını kapsayan 8. Dönem Toplu Sözleşmenin ilgili düzenlemeleri aynı değildir.

8. Dönem Toplu Sözleşmenin lisansüstü öğrenim görmüş yönetici ve öğretmenlerin ek ders ücretine ilişkin 8. maddesinde, yüksek lisans ve doktora yapanlara fiilen girdikleri dersler için ödenecek ek ders ücretleri yanında, Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar’ın 10. maddesi uyarınca ders niteliğinde yönetim görevi karşılığı ödenecek ek ders ücretlerinin de sırasıyla %7 ve %20 artırımlı ödenmesi düzenlenmiştir.

Bu yeni düzenleme, rehber öğretmenler açısından önceki dönem uyuşmazlığından farklı ve daha açık bir hukuki çerçeve ortaya çıkarmaktadır. Çünkü rehber öğretmenlerin haftalık 18 saatlik görevi, ilgili ek ders kararının 10. maddesi kapsamında ders niteliğinde yönetim görevi olarak düzenlenmektedir.

Dolayısıyla 2026 ve 2027 dönemine ilişkin bir uyuşmazlık değerlendirilirken yalnızca eski Adana kararına dayanmak doğru değildir. Öncelikle güncel toplu sözleşmenin ilgili hükümlerine bakılmalı ve uyuşmazlığın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan düzenleme esas alınmalıdır.

Ayrıca 8. Dönem Toplu Sözleşme, fiilen derse girilmeksizin yapılan bazı görevleri artırımlı ödeme kapsamının dışında bırakmaktadır. Bu nedenle hangi ek ders kaleminin hangi madde kapsamında ödendiği yine belirleyici olmaya devam etmektedir.

Adana Kararı Bütün Rehber Öğretmenler İçin Otomatik Hak Kazandırır mı?

Hayır. Bu noktanın özellikle altının çizilmesi gerekir.

Adana 3. İdare Mahkemesi ve Adana Bölge İdare Mahkemesi kararları önemli emsal kararlar olmakla birlikte, tek başına bütün Türkiye’deki rehber öğretmenlerin geçmişe dönük olarak otomatik şekilde %7 artırımlı ek ders alacağı anlamına gelmez.

İdari yargı kararları somut uyuşmazlık üzerinden verilir. Başka bir öğretmenin aynı karardan yararlanabilmesi için kendi görev durumu, ödeme dönemi, lisansüstü öğrenim durumu ve idari işlemi ayrıca değerlendirilmelidir.

Bununla birlikte benzer hukuki durumda bulunan personelin dava dilekçesinde söz konusu kararların gerekçelerinden yararlanması mümkündür. Özellikle idarenin “rehber öğretmen fiilen derse girmiyor” şeklindeki savunmasına karşı, rehber öğretmenlik görevinin mevzuattaki özel statüsü ve Adana mahkemelerinin değerlendirmesi önemli bir hukuki argüman oluşturabilir.

BİLSEM Ek Ders Ücreti İçin Kimler Hukuki Süreci Değerlendirebilir?

Özellikle BİLSEM’de görev yapan ve ilgili dönemde yüksek lisans veya doktora eğitimini tamamlamış olan rehber öğretmen ve psikolojik danışmanlar bakımından konu ayrıca incelenebilir.

Bunun yanında yalnızca BİLSEM’de görev yapmak yeterli değildir. Personelin aldığı ek dersin hangi düzenlemeye dayandığı ve ilgili toplu sözleşmenin kapsamı belirlenmelidir.

Bu nedenle aşağıdaki belgelerin bir araya getirilmesi faydalıdır:

  • Görev yeri ve görev unvanını gösteren belge,
  • Yüksek lisans veya doktora diploması,
  • Ek ders çizelgeleri,
  • Maaş ve ek ders bordroları,
  • İlgili döneme ait toplu sözleşme metni,
  • İdareye yapılan yazılı başvuru,
  • İdarenin ret cevabı veya zımni ret durumunu gösteren belgeler,
  • Varsa daha önce yapılmış benzer başvurular ve mahkeme kararları.

 

Rehber Öğretmen Yüksek Lisans Artırımlı Ders Ücreti Davası

Yüksek Lisans Ek Ders Ücreti Artırımı Davası

Ek Ders Ücreti Davası: Mahkemeler Nasıl İptal Kararı Veriyor?

BİLSEM Ek Ders Ücreti Davasında Sonuç Olarak Ne İstenebilir?

Dava konusu işleme göre temel talepler, idarenin ret işleminin iptali ve artırımlı ödenmesi gereken ek ders ücretlerinden mahrum kalınan parasal hakların ödenmesi şeklinde kurulabilir.

Ancak parasal talebin miktarı ve faiz başlangıcı somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir. Özellikle hangi ek derslerin gerçekten artırımlı ödeme kapsamında bulunduğu tespit edilmeden yüksek bir toplam rakam üzerinden dava açılması doğru değildir.

Dilekçede ayrıca ilgili toplu sözleşme hükmünün kapsamı ile rehber öğretmenin görevinin niteliği arasında bağlantı kurulmalıdır. İdarenin yalnızca “fiilen derse girmedi” şeklindeki savunmasının neden somut olay bakımından yeterli olmadığı açıklanmalıdır.

BİLSEM Ek Ders Ücreti Hakkında Sık Sorulan Sorular

Yüksek lisans yapan BİLSEM rehber öğretmeni %7 artırımlı ek ders alabilir mi?

Somut olayın hangi toplu sözleşme dönemine ait olduğuna ve ek dersin hangi görev karşılığında ödendiğine göre değerlendirme yapılmalıdır. 7. Dönem Toplu Sözleşme döneminde bu konu yargıya taşınmış ve Adana’daki somut uyuşmazlıkta rehber öğretmenin talebi kabul edilmiştir. 2026–2027 dönemindeki düzenleme ise ders niteliğinde yönetim görevi karşılığı ek dersleri açıkça düzenlemektedir.

Rehber öğretmenin sınıfa girmemesi %7 artırımlı ödemeye engel midir?

Adana 3. İdare Mahkemesinin somut uyuşmazlıktaki yaklaşımına göre yalnızca rehber öğretmenin klasik anlamda fiilen ders anlatmaması, ilgili artırımlı ödeme talebinin reddi için yeterli değildir. Rehber öğretmenin görevinin mevzuattaki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.

BİLSEM ek ders ücreti için önce idareye başvurmak gerekir mi?

Uyuşmazlığın somutlaştırılması ve idarenin açık veya zımni ret işleminin ortaya çıkması bakımından idareye yazılı başvuru yapılması önemlidir. Başvurunun hangi hukuki düzenlemeye ve hangi ödeme dönemlerine ilişkin olduğu açıkça belirtilmelidir.

Adana kararı bütün rehber öğretmenler için bağlayıcı mıdır?

Hayır. Karar, benzer uyuşmazlıklarda emsal olarak ileri sürülebilir ancak her personelin kendi görev, ödeme ve başvuru durumu ayrıca değerlendirilmelidir.

Doktora yapan rehber öğretmen için oran nedir?

Oran, uyuşmazlığın ait olduğu toplu sözleşme dönemine göre belirlenmelidir. 7. Dönem Toplu Sözleşmede yüksek lisans için %7, doktora için %20 oranları öngörülmüştür. 2026–2027 dönemindeki 8. Dönem Toplu Sözleşmede de yüksek lisans ve doktora için sırasıyla %7 ve %20 oranları düzenlenmiş, ayrıca ders niteliğinde yönetim görevi karşılığı ek dersler açıkça hükme bağlanmıştır.

Geçmişe dönük ek ders farkı istenebilir mi?

Geçmiş dönemler bakımından talep imkânı, somut olayın tarihleri, başvuru tarihi, dava konusu işlem, uygulanacak süre ve ilgili mevzuata göre ayrıca incelenmelidir. Bu nedenle bütün geçmiş dönemlerin otomatik olarak talep edilebileceği söylenemez.

Sonuç: BİLSEM Ek Ders Ücreti Uyuşmazlığında Ne Yapılmalı?

BİLSEM’de görev yapan yüksek lisans veya doktora mezunu rehber öğretmen ve psikolojik danışmanların artırımlı ek ders ücretinden yararlanıp yararlanamayacağı, yalnızca “fiilen derse girme” ifadesine bakılarak çözülebilecek bir mesele değildir.

Öncelikle personelin görev yaptığı kurum, görev unvanı, ek dersin hukuki dayanağı, lisansüstü eğitim durumu ve uyuşmazlığın ait olduğu toplu sözleşme dönemi birlikte değerlendirilmelidir.

2024 ve 2025 döneminde yürürlükte bulunan 7. Dönem Toplu Sözleşme bakımından Adana 3. İdare Mahkemesinin 2024/389 Esas, 2024/1203 Karar sayılı kararı ile Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 2024/844 Esas, 2024/1090 Karar sayılı kararı, rehber öğretmenlerin fiilen sınıfa girerek ders anlatmaması gerekçesiyle %7 artırımlı ek ders talebinin reddedilmesine ilişkin önemli değerlendirmeler içermektedir.

2026 ve 2027 yılları bakımından ise 8. Dönem Toplu Sözleşmede yapılan düzenleme ayrıca dikkate alınmalıdır. Bu dönemde ders niteliğinde yönetim görevi karşılığında ödenecek ek ders ücretlerinin de lisansüstü öğrenim nedeniyle artırımlı ödenmesine ilişkin açık hüküm bulunmaktadır.

Dolayısıyla artırımlı ek ders ücretinin ödenmediğini düşünen BİLSEM rehber öğretmen ve psikolojik danışmanların ilk olarak kendi ödeme dönemlerini ve ek ders kalemlerini tespit etmeleri, ardından idareye gerekçeli bir başvuru yapmaları ve ret hâlinde idari yargı yolunu süreleri içinde değerlendirmeleri gerekir.

Her uyuşmazlığın kendi belgeleri ve ödeme dönemleri üzerinden değerlendirilmesi gerektiğinden, yalnızca emsal bir karara dayanarak otomatik hak kazanıldığı düşünülmemelidir. Buna karşılık, benzer durumda bulunan personel bakımından mevcut yargı kararları önemli bir hukuki dayanak ve dava stratejisi unsuru oluşturabilir.

Yasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre uygulanacak mevzuat, dava süresi, talep edilebilecek dönemler ve parasal hakların kapsamı değişebilir. Hukuki işlem yapılmadan önce somut dosyanın bir avukat tarafından incelenmesi gerekir.

Yazan: Av. Feyza Nur Serttaş

 


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir