Millî Eğitim Bakanlığına bağlı kurumlarda görev yapan ve yüksek lisans veya doktora eğitimini tamamlamış öğretmenlerin ek ders ücretinin artırımlı ödenmesi gerektiği, toplu sözleşme hükümleriyle açıkça düzenlenmiştir. Buna rağmen idare, rehber öğretmen, okul müdürü, müdür yardımcısı gibi işin doğası gereği fiilen derse girme imkânı bulunmayan personelin bu haktan yararlanamayacağı yönünde işlem tesis edebilmektedir. Bu makalede, yüksek lisans ek ders ücreti hakkının kimleri kapsadığı, hukuki dayanakları ve idarenin ret gerekçelerine karşı hangi argümanların ileri sürülebileceği ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.
Uygulamada karşılaşılan tipik sorun şudur: yüksek lisans veya doktora yapan bir öğretmen, ek ders ücretinin toplu sözleşmede öngörülen oranda artırımlı ödenmesini talep ettiğinde, idare tarafından “fiilen derse girilmediği” gerekçesiyle bu talep reddedilmektedir. Oysa rehberlik, yöneticilik gibi görevlerin niteliği gereği, bu görevi yürütenlerin sınıfa girip ders anlatması zaten mümkün değildir; ilgili mevzuat da bu görevleri belirli bir haftalık saat karşılığında “ders niteliğinde yönetim görevi” olarak kabul etmekte ve bu görevin fiilen yerine getirilmesini ek ders ücretinin ödenmesi için yeterli saymaktadır.
Bu yazıda sırasıyla, ek ders ücreti artırımının hukuki dayanağı, kimlerin bu haktan yararlanabileceği, idari yargı içtihadının konuya yaklaşımı, idareye başvuru ve dava süreci ile en sık karşılaşılan sorular ele alınacaktır. Yazının sonunda konuya ilişkin sıkça sorulan sorulara da yer verilmiştir.
Ek Ders Ücreti Artırımı Nedir ve Kimleri Kapsar?
Yüksek lisans ek ders ücreti, lisansüstü eğitim yapmış öğretmenlere, aynı görevi yürüten diğer öğretmenlere göre daha yüksek oranda ödenen ek ders ücretini ifade eder. Bu artırım, 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan 7. Dönem Toplu Sözleşmenin “Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” kısmında, “Lisansüstü öğrenim gören öğretmenlere ilave ek ders ücreti” başlıklı 8. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerden yüksek lisans yapmış olanlara %7, doktora yapmış olanlara ise %20 oranında artırımlı ek ders ücreti ödenir.
Bu düzenlemenin amacı, öğretmenlerin lisans eğitimi sonrasında kendilerini akademik olarak geliştirmelerini ve mesleki hayatlarına katkı sağlayacak ilave bir eğitim almalarını teşvik etmektir. Toplu sözleşme metninde “fiilen girdikleri dersler için” ibaresi yer aldığından, idare bu ibareyi dar yorumlayarak, sınıfa fiilen girmeyen personelin artırımlı ödemeden yararlanamayacağını ileri sürmektedir. Ancak bu yorum, rehber öğretmen, okul/kurum müdürü, müdür yardımcısı gibi görevlerin kendine özgü niteliğini gözardı etmektedir.
Hukuki Dayanak: 657 Sayılı Kanun, İlgili Karar ve Toplu Sözleşme
Konunun hukuki çerçevesi üç ayrı düzenlemeden oluşmaktadır. Bunlardan ilki, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Ders görevi” başlıklı 89. maddesidir. Bu maddeye göre, her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile üniversite ve akademilerde, okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması hâlinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara ücretle ek ders görevi verilebileceği; ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısının, ders görevi alacakların niteliklerinin ve diğer hususların Cumhurbaşkanı kararı ile tespit olunacağı hükme bağlanmıştır.
Bu yetki devrine dayanılarak çıkarılan ve Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar, konunun ikinci ve en ayrıntılı dayanağını oluşturur. Kararın “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, kararın amacının Millî Eğitim Bakanlığı yönetici, öğretmen, uzman ve usta öğreticileri ile diğer görevlilerin aylık ve ek ders ücreti karşılığında okutacakları ve okutmuş sayılacakları haftalık ders saatlerinin sayısını, ders görevi alacakların niteliklerini ve diğer hususları düzenlemek olduğu belirtilmiştir. “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde ise “ders niteliğinde yönetim görevi”, Bakanlığa bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görevli personelin inceleme, araştırma, planlama, programlama, yönetim, denetim, eğitim ve öğretim hizmetlerinden ek ders görevi olarak kabul edilen etkinlikler olarak tanımlanmıştır.
Kararın “Ders niteliğinde yönetim görevi” başlıklı 10. maddesi, hangi görevlerin bu kapsamda değerlendirileceğini tek tek saymaktadır. Bu madde uyarınca, her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumları rehber öğretmenlerinin ders yılı süresince haftada 18 saati; diğer örgün ve yaygın eğitim kurumları ile azınlık okullarının müdür ve müdür başyardımcılarının ise haftada 20 saati, ders niteliğinde yönetim görevi sayılır ve fiilen görev yapma karşılığında ek ders ücreti ödenir. Kararın “Görevin fiilen yapılması” başlıklı 25. maddesinde de, ek ders ücreti ödenebilmesi için ek ders görevinin fiilen yapılmış olması, ek ders görevinden sayılan veya ek ders görevinin yapılmış sayılacağı hâller bakımından ise kararda belirlenen koşulların oluşması gerektiği düzenlenmiştir.
Üçüncü dayanak ise, 03.09.2023 tarihli ve 32298 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan 7. Dönem Toplu Sözleşmenin yukarıda anılan 8. maddesidir. Bu üç düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, rehber öğretmen ve okul müdürü gibi personelin, mevzuatta öngörülen haftalık saat karşılığında yürüttükleri yönetim/rehberlik görevinin, ek ders ücreti bakımından fiilen girilen ders ile eş değer sayıldığı görülmektedir.
Fiilen Derse Girme Şartı Rehber Öğretmen ve Okul Müdürü İçin Neden Farklı Değerlendirilir?
İdarenin ret gerekçesinin temelinde, 7. Dönem Toplu Sözleşmenin 8. maddesindeki “fiilen girdikleri dersler için” ibaresinin lafzi yorumu yer almaktadır. Ancak bu yorum, rehber öğretmen ve okul müdürünün görevinin niteliği ile bağdaşmamaktadır. Rehber öğretmenin görev tanımı, öğrencilere psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmeti sunmaktır; bu görevin sınıfta ders anlatma faaliyetiyle bir ilgisi bulunmamaktadır. Aynı şekilde okul veya kurum müdürünün görevi de idari ve yönetsel niteliktedir; müdürün sınıfa girip ders vermesi görev tanımının bir parçası değildir.
Bununla birlikte, ilgili Karar’ın 10. maddesi, bu iki görevi de haftalık belirli bir saat karşılığında “ders niteliğinde yönetim görevi” sayarak, ek ders ücretinin fiilen görev yapma karşılığında ödeneceğini öngörmüştür. Bir başka deyişle, mevzuat koyucu, rehberlik ve yöneticilik görevlerini bizzat “ders” ile eşdeğer kabul etmiştir. Bu durumda, fiilen ders girme koşulunun bu personelden aranması, hem mevzuatın sistematiğine hem de hakkaniyete aykırı bir sonuç doğurur; zira işin doğası gereği hiçbir zaman yerine getirilemeyecek bir koşulun ileri sürülmesi, ilgili personeli düzenlemenin kapsamı dışında bırakma sonucunu doğurmaktadır.
Uygulamada dikkat edilmesi gereken husus, idarenin ret gerekçesinin çoğu zaman yalnızca “fiilen derse girilmediği” ibaresine dayandırılmasıdır. Bu gerekçe, rehber öğretmen ve yönetici kadrosunda bulunan personel bakımından tek başına hukuka uygun bir ret sebebi oluşturmaz; zira bu personelin görevi mevzuatça zaten ders niteliğinde sayılmıştır.
İdare Mahkemelerinin Konuya Yaklaşımı: İki Karar Üzerinden İnceleme
Konuya ilişkin idari yargı içtihadı, yukarıda açıklanan yorumu doğrulamaktadır. Aşağıda, kişisel verilerin korunması amacıyla taraf ve vekil bilgileri anonimleştirilmiş şekilde, iki farklı idare mahkemesi kararının özetine yer verilmektedir.
Birinci Karar: Rehber Öğretmenin Talebi
Adana 3. İdare Mahkemesi’nin 2024/389 esas ve 2024/1203 karar sayılı, 19.07.2024 tarihli kararına konu olayda, bir bilim ve sanat merkezinde psikolojik danışman/rehber öğretmen olarak görev yapan davacı, yüksek lisans yapması nedeniyle ek ders ücretinin %7 artırımlı ödenmesini talep etmiş, idare bu talebi davacının fiilen derse girmediği gerekçesiyle reddetmiştir. Mahkeme, davacının ifa ettiği görevin niteliği gereği fiilen derse girme imkânının bulunmadığını, rehber öğretmenler bakımından haftada 18 saatin zaten ders niteliğinde yönetim görevi sayıldığını ve fiilen görev yapma karşılığında ek ders ücreti ödenmesi gerektiğini belirterek, fiilen derse girme koşulunun bu personelden aranamayacağı sonucuna varmıştır. Mahkeme, dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kalınan parasal hakların başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar vermiştir. Kararda, Anayasa’nın 125. maddesine dayanılarak, hukuka aykırılığı tespit edilen idari işlemler nedeniyle doğan zararın idarece tazmin edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
İkinci Karar: Okul Müdürünün Talebi
Adana 2. İdare Mahkemesi’nin 2025/1791 esas ve 2026/529 karar sayılı, 26.03.2026 tarihli kararına konu olayda ise, bir bilim ve sanat merkezinde müdür olarak görev yapan davacı, yüksek lisans eğitimine bağlı olarak ek ders ücretinin %7 artırımlı ödenmesini talep etmiş, idare hem usul yönünden davanın süresinde açılmadığını hem de esastan artırımlı ödemenin fiilen girilen derslere bağlı olduğunu ileri sürerek talebi reddetmiştir. Mahkeme, öncelikle usule ilişkin itirazları yerinde görmeyerek işin esasını incelemiş; okul müdürünün ifa ettiği görevin niteliği gereği fiilen derse girme imkânının bulunmadığını, müdürler bakımından haftada 20 saatin ders niteliğinde yönetim görevi sayıldığını belirterek, yöneticilik görevinin fiilen yerine getirilmesinin yeterli olduğu sonucuna ulaşmıştır. Mahkeme, dava konusu işlemin iptaline ve tazminat isteminin kabulüne, yoksun kalınan ek ders ücretinin ilgili mevzuatta öngörülen usule göre hesaplanarak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar vermiştir.
Bu iki kararın birlikte değerlendirilmesinden, idari yargının rehber öğretmen ve okul müdürü ayrımı yapmaksızın, işin doğası gereği fiilen derse girme imkânı bulunmayan personel bakımından, ilgili mevzuatta öngörülen yönetim/rehberlik görevinin fiilen yerine getirilmesini yeterli gördüğü ve yüksek lisans/doktora yapan bu personele de ayrım gözetilmeksizin artırımlı ek ders ücreti ödenmesi gerektiği sonucuna ulaştığı anlaşılmaktadır.
Karşılaştırma Tablosu: Kimler Artırımlı Ek Ders Ücretinden Yararlanır?
| Görev | Haftalık ders niteliğinde sayılan süre | Fiilen derse girme koşulu aranır mı? | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Sınıfta fiilen ders okutan öğretmen | Fiilen girilen ders saati kadar | Evet, fiilen ders okutulması gerekir | 7. Dönem Toplu Sözleşme m.8 |
| Rehber öğretmen / psikolojik danışman | Haftada 18 saat | Hayır, rehberlik görevinin fiilen yapılması yeterlidir | İlgili Karar m.10/d |
| Okul/kurum müdürü, müdür başyardımcısı | Haftada 20 saat | Hayır, yöneticilik görevinin fiilen yapılması yeterlidir | İlgili Karar m.10/4 |
Başvuru ve Dava Süreci Nasıl İşler?
Yüksek lisans ek ders ücreti hakkının kullanılabilmesi için öncelikle ilgili personelin bağlı bulunduğu idareye yazılı olarak başvurması gerekmektedir. İdarenin başvuruyu reddetmesi veya altmış gün içinde cevap vermemesi hâlinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde öngörülen altmış günlük dava açma süresi içinde, işlemin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle idare mahkemesinde iptal ve tam yargı davası birlikte açılabilir. İlk derece mahkemesince verilen kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen otuz gün içinde ilgili bölge idare mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurulabilir.
Süreler kamu düzenine ilişkin olup kaçırılması hâlinde hak kaybı doğurur. Başvuru ve dava açma sürelerinin titizlikle takip edilmesi, sürecin başında bir avukattan destek alınması önem taşımaktadır.
Dava sürecinde, davacının lisansüstü diplomasının onaylı örneği, görev tanımını gösteren belgeler, idareye yapılan başvuru ve buna verilen ret cevabı ile ek ders ücreti bordrolarının dosyaya sunulması, iddianın somut delillerle desteklenmesi bakımından önem taşımaktadır. Ayrıca, konuya ilişkin emsal yargı kararlarının dilekçeye eklenmesi, mahkemenin değerlendirmesine katkı sağlayabilir.
Rehber Öğretmen Yüksek Lisans Artırımlı Ders Ücreti Davası
Sıkça Sorulan Sorular
Rehber öğretmen olarak yüksek lisans yaptım, ek ders ücretim otomatik olarak artar mı?
Hayır, artırım otomatik olarak uygulanmamaktadır. Diplomanızın idareye ibraz edilmesi ve ayrıca yazılı başvuru yapılması gerekmektedir. İdare başvuruyu reddederse, dava yoluna başvurulabilir.
Okul müdürüyüm, hiç derse girmiyorum; artırımlı ek ders ücreti alabilir miyim?
Yönetim görevi mevzuatça ders niteliğinde sayıldığından ve bu görevi fiilen yerine getirdiğiniz sürece, yüksek lisans veya doktora diplomanız bulunması hâlinde artırımlı ek ders ücretinden yararlanmanız gerektiği yönünde yerleşmekte olan bir yargısal yaklaşım bulunmaktadır.
İdare, “fiilen derse girmedim” diyerek talebimi reddetti. Bu ret hukuka uygun mudur?
Görevinizin niteliği gereği fiilen derse girme imkânınız bulunmuyorsa, bu ret gerekçesi tek başına yeterli görülmemektedir. Somut olayınıza göre değerlendirme yapılması ve idari başvuru sürecinin doğru yürütülmesi gerekmektedir.
Doktora yapan bir öğretmen için artırım oranı nedir?
7. Dönem Toplu Sözleşmenin 8. maddesi uyarınca, yüksek lisans yapmış öğretmenler için %7, doktora yapmış öğretmenler için %20 oranında artırımlı ek ders ücreti öngörülmüştür.
Tezli ve tezsiz yüksek lisans arasında bir fark var mıdır?
Emsal kararlarda tezsiz yüksek lisans diplomasına dayanan taleplerin de değerlendirmeye alındığı görülmektedir; ancak her başvurunun kendi somut koşulları içinde incelenmesi gerekmektedir.
İdareye başvurmadan doğrudan dava açabilir miyim?
Hayır. İdari işlem tesis edilmeden önce idareye yazılı başvuru yapılması ve bu başvurunun reddi veya cevapsız bırakılması üzerine dava açılması usul bakımından gereklidir.
Dava açma süresini kaçırırsam hakkımı tamamen kaybeder miyim?
Süresinde açılmayan davalar süre aşımı nedeniyle reddedilir. Bu nedenle idarenin ret işleminin tebliğinden itibaren altmış günlük süreye azami dikkat gösterilmelidir.
Dava sonucunda hangi ödemeler talep edilebilir?
İşlemin iptali ile birlikte, yoksun kalınan artırımlı ek ders ücreti farkının, ilgili tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talep edilebilir.
Yargılama giderleri kim tarafından karşılanır?
Davanın kabulü hâlinde, kural olarak yargılama giderlerinin davalı idare tarafından karşılanmasına karar verilmektedir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı hangi yola başvurulur?
Kararın tebliğini izleyen otuz gün içinde, yetkili bölge idare mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurulabilir.
Sonuç ve Değerlendirme
Yukarıda incelenen mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde, rehber öğretmen, okul müdürü ve müdür yardımcısı gibi işin doğası gereği fiilen derse girme imkânı bulunmayan personelin, yüksek lisans veya doktora eğitimine bağlı artırımlı ek ders ücretinden mahrum bırakılmasının hukuka uygun olmadığı görülmektedir. Uygulamada en sık yapılan hata, idarenin ret gerekçesi karşısında başvurudan vazgeçilmesi veya dava açma süresinin kaçırılmasıdır. Bu hakkın etkin biçimde kullanılabilmesi için, ret işleminin tebliğinden itibaren sürelerin titizlikle takip edilmesi ve idari başvuru ile dava sürecinin usulüne uygun yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Konuya ilişkin güncel mevzuat metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşılabilir.

Bir yanıt yazın