Bu yazı, özel güvenlik kimlik kartı iptali sebeplerini bir bütün olarak ele alan ana incelememizin tamamlayıcısıdır.

Özel güvenlik sağlık şartları, göreve girişte olduğu gibi görev boyunca da korunması gereken niteliklerdir. Zira özel güvenlik hizmeti, fiziksel ve zihinsel yeterlilik gerektiren bir kamu hizmeti niteliği taşıdığından, kanun koyucu sağlık şartını göreve girişte olduğu gibi görev süresince de aranan bir nitelik olarak düzenlemiştir. Bu şartın yitirildiği yolundaki tespit, kişinin kusuru bulunmasa dahi çalışma izninin iptali sonucunu doğurur.

10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 11. maddesinin dördüncü fıkrası, 10. maddede aranan şartlardan herhangi birinin sonradan kaybedildiğinin tespiti hâlinde kimliğin iptalini öngörmektedir. Kimlik iptaline yol açan hâller arasında; bir yıl ve üzeri hapis cezasına mahkûmiyet, katalog suçlardan mahkûmiyet yahut hükmün açıklanmasının geri bırakılması, devam eden kovuşturma, olumsuz güvenlik soruşturması, görevin ifasına engel vücut veya akıl hastalığı, yenileme eğitiminin alınmaması, terör örgütleriyle iltisak yahut irtibat, Kanun’un 20. maddesindeki fiiller ve genel kanunî şartların yitirilmesi yer almaktadır.

Aşağıda bunlardan yalnızca görevin ifasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığının ortaya çıkması incelenecektir. Bu hâlde uyuşmazlığın esasını tıbbî bir değerlendirme oluşturduğundan, izlenecek hukukî yöntem de diğer sebeplerden farklılık arz eder.

Özel Güvenlik Sağlık Şartlarının Kanunî Dayanağı ve Ölçütü (m. 10/1-f)

5188 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, özel güvenlik görevlilerinde «görevin yapılmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı ile engelli bulunmamak» şartını aramaktadır. Bendin lafzından iki sonuç çıkar. Birincisi, ölçüt herhangi bir rahatsızlığın varlığı değil, rahatsızlığın görevin yapılmasına engel olabilecek nitelikte olmasıdır. İkincisi, kanun koyucu «engelli bulunmak» ifadesini de aynı bağlaç içinde kullandığından, engellilik hâli de ancak görevin gereklerini yerine getirmeye engel olduğu ölçüde önem taşır. Kanaatimizce bu bendin, engellilik durumunu soyut biçimde bir dışlama sebebi hâline getirecek şekilde yorumlanması, hem hükmün lafzına hem de eşitlik ilkesine aykırı düşer.

Bu şart, göreve girişte arandığı gibi görev süresince de korunmalıdır. Nitekim göreve başladıktan sonra ortaya çıkan bir hastalık yahut kaza sonucu oluşan kalıcı bir durum, şartın sonradan kaybı olarak nitelendirilir ve 11/4 hükmü uyarınca iptale yol açar.

Özel Güvenlik Sağlık Şartları Yönetmeliği Uyarınca İşleyen Rapor Usulü

Konunun ayrıntısı, 26 Haziran 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Güvenlik Görevlileri Sağlık Şartları Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Yönetmelik, aday sağlık raporları ile durum bildirir sağlık kurulu raporlarını ayrı ayrı ele almakta; hastalık branşlarını, raporların geçerlilik sürelerini ve tarafların yükümlülüklerini belirlemektedir.

Valilik ve İşveren Tarafından Durum Bildirir Rapor İstenmesi

Yönetmeliğin 10. maddesine göre özel güvenlik görevlisinin sağlık durumunun takibi valilikler ve işveren tarafından yapılır. Aranan sağlık şartlarını kaybettiği yönünde tereddüt oluşan görevli hakkında, valilik işverenden durum bildirir sağlık kurulu raporu aldırmasını isteyebileceği gibi; işveren de doğrudan görevliden, özel güvenlik görevlisi olarak çalışıp çalışamayacağına dair rapor getirmesini yazılı olarak isteyebilir.

Raporun Alınması İçin Öngörülen Altmış Günlük Süre

Rapor, yazılı olarak istendiği tarihten itibaren altmış gün içinde alınmalıdır. Kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın bu süre içinde raporu almayan görevli, sürenin bitimini izleyen ilk mesai günü sonuna kadar işveren tarafından valiliğe bildirilir. Bu, uygulamada çok sık gözden kaçan bir usul kuralıdır: raporun alınmaması, hastalığın varlığından bağımsız olarak tek başına iptal sebebi hâline gelmektedir.

«Özel Güvenlik Görevlisi Olarak Çalışamaz» Raporu ve Komisyon Kararı

Raporu almayan, raporu geciktirme yoluna giden veya hakkında «Özel Güvenlik Görevlisi Olarak Çalışamaz» kararlı durum bildirir sağlık kurulu raporu düzenlenen görevlinin çalışma izni, il özel güvenlik komisyonu kararı ile iptal edilir. Ayrıca bu karar üzerine ilgili valilikçe ÖGNET sistemine ret kaydı işlenir. «Çalışamaz» kararlı raporun işverene ulaşması hâlinde ise işveren bu durumu izleyen ilk mesai günü sonuna kadar valiliğe bildirmek zorundadır.

Buradaki iptal işleminin sebep unsuru, kural olarak sağlık kurulu raporudur. Bu nedenle mücadelenin ilk cephesi idare mahkemesi değil, raporun kendisidir. Rapor değişmeden idarî işlemin sebep unsurunu tartışmak çoğu zaman sonuçsuz kalır.

Olumsuz Sağlık Kurulu Raporuna İtiraz ve Hakem Hastane Usulü

Yönetmeliğin 11. maddesi, görevliye açık bir itiraz yolu tanımaktadır. Buna göre görevli, hakkında düzenlenen «Özel Güvenlik Görevlisi Olarak Çalışamaz» kararlı durum bildirir sağlık kurulu raporuna, Sağlık Bakanlığının raporlara itiraz işlemlerine ilişkin usul ve esasları çerçevesinde itiraz edebilir. İtiraz sonucunda hakem hastaneden alınacak durum bildirir sağlık kurulu raporuna göre işlem yapılır. Hakem hastane raporunun ücreti, itiraz eden görevli tarafından karşılanır.

Aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca görevli, sağlık özgeçmişini gösteren tüm tıbbî bilgi ve belgeleri başvuru sırasında tam teşekküllü hastaneye sunmakla yükümlüdür. Uygulamada olumsuz raporların önemli bir bölümü, eksik dosya sunulması sebebiyle hastalığın seyri ve tedaviye cevabının değerlendirilememesinden kaynaklanmaktadır. Bu sebeple itiraz aşamasında, tedavi sürecini ve mevcut fonksiyonel durumu gösteren belgelerin eksiksiz sunulması belirleyicidir.

Sağlık Gerekçeli Çalışma İzni İptaline Karşı Açılacak Dava

Hakem hastane raporu da olumsuz gelirse yahut idare rapora rağmen hatalı bir işlem tesis etmişse, il özel güvenlik komisyonu kararının iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açılır. Dava dilekçesinde ileri sürülebilecek başlıca iddialar şunlardır:

Raporun, görevin niteliğiyle ilişkilendirilmeksizin soyut bir tanı üzerinden düzenlenmiş olması; silahsız görev yapması mümkün olan bir kişi hakkında silahlı görev ölçütlerine göre değerlendirme yapılması; tedavi ile kontrol altına alınmış bir rahatsızlığın kalıcı elverişsizlik gibi değerlendirilmesi; raporun usulüne uygun kurul tarafından düzenlenmemiş olması; nihayet işlemin ölçülülük ilkesine aykırı biçimde, daha hafif bir tedbir mümkünken doğrudan iptal yoluna gidilerek tesis edilmesi.

Yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılması ve gerektiğinde adlî tıp değerlendirmesi istenmesi, bu tür davaların ayırt edici usul özelliğidir. Bu sebeple dava dilekçesinde bilirkişi delili açıkça ileri sürülmelidir.

Sağlık Sebebiyle İptalin İş Sözleşmesine Etkisi

Özel güvenlik sağlık şartları gerekçesiyle çalışma izni iptal edilen görevlinin iş sözleşmesi, iş görme ediminin ifasının imkânsızlaşması yahut yeterlilikten kaynaklanan geçerli sebep olarak nitelendirilerek feshedilmektedir. Bu noktada işverenin, bünyesinde uygun ve boş bir başka kadro bulunup bulunmadığını araştırma yükümlülüğü tartışılabilir. Ancak yalnızca özel güvenlik hizmeti sunmak üzere istihdam edilen işçiler bakımından, yargı kararlarında bu imkânın bulunmadığı kabul edilmektedir.

Güvenlik Soruşturması Olumsuz Sonucunun İptali

 Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanma Suçunda Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi

Özel Güvenlik Kimlik Kartı İptali: Sebepleri, Sonuçları ve Dava Yolu

HAGB Özel Güvenlik Olmaya Engel mi? Katalog Suçlar ve Kimlik Kartı İptali

Özel Güvenlik Sağlık Şartları ve Çalışamaz Raporu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Rapor istendi, altmış günü kaçırırsam ne olur?

Kabul edilebilir mazeretiniz yoksa durum valiliğe bildirilir ve çalışma izniniz il özel güvenlik komisyonu kararıyla iptal edilebilir. Hastalığınız olmasa dahi bu sonuç doğar; bu nedenle süre titizlikle takip edilmelidir.

Hakem hastane raporunun ücretini kim öder?

İtiraz eden özel güvenlik görevlisi öder.

Silahlı görev yapamıyorum, silahsız çalışabilir miyim?

Silahlı ve silahsız görev için aranan sağlık ölçütleri aynı değildir. Bu ayrımın gözetilmemesi, işlem bakımından önemli bir hukuka aykırılık iddiasıdır. 

Geçici bir rahatsızlık sebebiyle kimliğim iptal edilebilir mi?

Kanun, görevin yapılmasına engel olabilecek nitelikteki hâlleri aramaktadır. Geçici ve tedaviyle giderilebilir bir rahatsızlığın kalıcı elverişsizlik gibi değerlendirilmesi ölçülülük ilkesine aykırıdır.

Rapora itiraz etmeden dava açabilir miyim?

İdarî işlem tesis edildikten sonra altmış gün içinde dava açılabilir. Ancak raporun sağlık mevzuatındaki itiraz yoluyla değiştirilmesi, davanın sonucu bakımından çoğu zaman daha etkilidir; iki yolun birlikte yürütülmesi uygun olur.

İşe girişte sorun çıkmamıştı, sonradan neden rapor istendi?

Sağlık durumunun takibi görev süresince devam eder. Valilik veya işveren, şartların kaybedildiği yönünde tereddüt oluştuğunda rapor talep edebilir.

Değerlendirme ve Sonuç

Sağlık sebebiyle iptal, diğer iptal sebeplerinden farklı olarak öncelikle tıbbî bir uyuşmazlıktır. İşlemin dayanağı olan rapor değişmediği sürece idarî yargıda başarı şansı sınırlı kalır. Bu nedenle sürecin doğru yönetimi, altmış günlük rapor süresinin kaçırılmaması, tıbbî belgelerin eksiksiz sunulması ve olumsuz rapora usulünce itiraz edilmesiyle başlar. İdarî işlemin iptali davası ise bu aşamaların ardından, ölçülülük ve görev-niteliği ilişkisi ekseninde kurulmalıdır.

Bu makale bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır; somut uyuşmazlığınıza ilişkin değerlendirme yerine geçmez.
Av. Feyza Nur Serttaş

 


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir