Bu kasten yaralamadan hagb yazısı, HAGB güvenlik soruşturması serisinin bir parçasıdır. Kaydın hangi kanun hükmüne dayanılarak görüldüğü ve dava usulünün ayrıntıları ana makalede anlatılmıştır.

Bu başlıktaki dosyalar, ofisimize gelen güvenlik soruşturması işlerinin sayıca en büyük bölümünü oluşturuyor ve hepsi birbirine benziyor. Bir maç dönüşü çıkan arbede, trafikte inip yakalaşma, düğünde çıkan tartışma, lisede yaşanmış bir kavga. Kasten yaralamadan HAGB alan kişi aradan yıllar geçtikten sonra kamu görevine yerleşiyor ve bu kayıt karşısına çıkıyor.

İdarenin bu dosyalardaki gerekçesi neredeyse her zaman aynı iki kelimedir: şiddet eğilimi. Bu iki kelimeyi hukuken savunulabilir bir gerekçe hâline getirmek mümkün değildir ve nedenini aşağıda anlatacağım.

Bu yazıda kişilere karşı işlenen suçları, yani yaralama, hakaret, tehdit, hürriyetten yoksun kılma ve direnme suçlarını tek tek ele alıyorum. Bu grubun ortak ve çok önemli bir özelliği var: bunların hiçbiri 657 sayılı Kanunun 48. maddesindeki katalogda yer almıyor.

Kasten yaralamadan HAGB kararı bulunan memur adayının güvenlik soruşturması dosyası
Katalog dışı suçlarda idarenin elinde yalnızca soyut bir “eğilim” iddiası kalır.

Kasten Yaralamadan HAGB Neden Katalog Dışındadır?

657 sayılı Kanunun 48/A-5 hükmünde sayılan katalog suçlar, ağırlıklı olarak malvarlığına, kamu idaresine ve devletin güvenliğine karşı suçlardır. Kişilere karşı işlenen suçlar bu listede yer almaz. Liste sınırlıdır; idarenin “bu suç da esasen ağırdır” diyerek kataloga suç eklemesi mümkün değildir.

Bunun pratik sonucu şudur: Kasten yaralamadan HAGB kararı bulunan kişi bakımından uygulanacak tek ölçüt, genel eşiktir. Genel eşik de kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak şeklindedir. HAGB’de hüküm açıklanmadığı için mahkûmiyet doğmaz; dolayısıyla bu eşik de aşılmış sayılmaz.

Yani bu grupta idarenin elinde iki dayanaktan hiçbiri yoktur. Kalan tek şey, kaydın varlığından çıkarılan yorumdur.

“Şiddet Eğilimi” Gerekçesi Hukuken Neden Sakattır?

7315 sayılı Kanun, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda değerlendirmeye esas alınacak verilerin yorum içermeyen olgusal veriler olması gerektiğini açıkça öngörmüştür. Bu hüküm, bu başlıktaki dosyaların en güçlü kozudur.

“Şiddet eğilimi” bir olgu değildir; olgudan çıkarılmış bir yorumdur, hatta bir kişilik değerlendirmesidir. Tek bir olaydan bir eğilim türetmek, tanımı gereği yorumdur. Kanunun yasakladığı şeyi idare işleminin gerekçesi yapmıştır.

Bu argümanı dilekçede kurarken şu soruyu somut olarak sorun: İdare, ilgilinin şiddete eğilimli olduğu sonucuna hangi olgudan, hangi metotla ve hangi uzmanlıkla ulaşmıştır? Değerlendirme komisyonlarının psikolojik değerlendirme yapma yetkisi ve ehliyeti yoktur.

Dosyanızda arayacağınız beş olgu: Olay karşılıklı mı gelişti? Haksız tahrik indirimi uygulandı mı? Mağdur şikâyetinden vazgeçti mi? Yaralanmanın derecesi nedir, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte mi? Olayın üzerinden kaç yıl geçti? Bu beş sorunun cevabı, davanın kaderini belirler.

Kasten Yaralamadan HAGB Dosyalarında Yargı Ne Karar Verdi?

Danıştay Sekizinci Dairesinin bir kararında, dokuz yıl önce ve henüz on altı yaşındayken gerçekleştirilen hareketler sebebiyle görevli memuru tehdit suçundan verilen ve herhangi bir yasaklama ya da yükümlülük öngörülmeyen HAGB kararının, fiilin niteliği ve aradan geçen süre göz önüne alındığında güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olduğundan söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Bir başka örnekte, ceza infaz kurumuna sözleşmeli infaz ve koruma memuru olarak atanmaya hak kazanan kişinin, hakaret ve yaralama suçundan aldığı ve bir yılı aşan cezaya ilişkin HAGB kararı sebebiyle atama onayı iptal edilmiş; ilk derece mahkemesi bu işlemi iptal etmiş ve karar istinaf denetiminden de geçerek kesinleşmiştir. Kararda, HAGB’nin suçun hiç işlenmemiş gibi kabul edilmesini sağladığı gerekçesine dayanılmıştır.

Bu ikinci karar özellikle önemlidir; çünkü hem ceza bir yılın üzerindedir hem de atanılacak görev ceza infaz kurumudur, yani idarenin görevle bağlantı kurmasının en kolay olduğu alanlardan biridir. Buna rağmen işlem ayakta kalmamıştır.

Taksirle Yaralamada Tablo Neden Tamamen Farklıdır?

657 sayılı Kanunun 48/A-5 hükmü, kasten işlenen suçlara ilişkindir. Taksirli suçtan mahkûmiyet dahi kural olarak memuriyete engel değildir; trafik kazası sonucu yaralanmaya sebebiyet vermek bunun klasik örneğidir.

Böyle bir fiilden alınmış HAGB kararına dayanılarak kurulan işlem iki kat sakattır: hem mahkûmiyet yoktur hem de suç kasıtlı değildir. Bu dosyalar, yargısal denetimde en yüksek başarı ihtimaline sahip dosyalardır ve genellikle esas hakkındaki karardan önce yürütmenin durdurulması aşamasında sonuç alınır.

Hakaret Dosyalarında Karşılıklılık Neyi Değiştirir?

Hakaret suçunda ceza aralığı HAGB’ye tümüyle elverişlidir ve suç, sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla kayıtlarda en çok görülen suçlardan biri hâline gelmiştir. Katalogda yer almaz.

Bu dosyaların çok büyük bölümünde fiil karşılıklıdır; her iki tarafın da HAGB aldığı dosyalar sık görülür. Karşılıklılık hâlinde idarenin yalnızca bir tarafın kaydını esas alarak olumsuz değerlendirme yapması, olayın bütününü göz ardı etmesi demektir ve sebep unsurunu doğrudan sakatlar.

Karşı tarafın da yargılandığını gösteren belgeyi, mümkünse gerekçeli kararı dosyaya koyun. İdare bunu kendiliğinden araştırmaz.

Kamu Görevlisine Hakarette Bir Yıllık Alt Sınır Sorun Yaratır mı?

Hakaretin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hâlinde ceza artırılır ve alt sınır bir yıldan az olamaz. İdare bu noktayı yakalar ve 48/A-5’in genel eşiğine, yani “bir yıl ve üzeri” ölçütüne gönderme yapar.

Bu gönderme hatalıdır ve hatanın yeri çok nettir: Madde, bir yıl ve üzeri hapis cezasına mahkûm olmayı aramaktadır; hükmolunan cezanın miktarını değil. HAGB’de hüküm açıklanmadığı için mahkûmiyet doğmamıştır. Miktar ne olursa olsun sonuç değişmez.

Bu ayrımı dilekçede kalın harflerle vurgulamak gerekir; çünkü idarenin savunma dilekçesi neredeyse her zaman miktar üzerinden kurulur.

Tehdit ile Silahla Tehdit Aynı Ağırlıkta mı Değerlendirilir?

Tehdit suçunun temel hâlinde ceza aralığı HAGB’ye elverişlidir ve suç katalogda yer almaz. Dosyaların önemli bölümü aile içi ya da komşuluk uyuşmazlıklarından veya sosyal medya tartışmalarından doğar; atanılacak görevle hiçbir bağ kurulamaz.

Silah unsurunun bulunduğu dosyalarda tablo değişir. Özellikle silahlı birimlerde idare bağı kolay kurar ve yargısal denetimde bu işlemler daha sık ayakta kalır. Böyle dosyalarda savunmayı “bağlantı yok” üzerine kurmak zaman kaybıdır; ölçülülük, güncellik ve kişinin sonraki hayat düzeni üzerine kurmak gerekir.

Hürriyetten Yoksun Kılma Neden Olduğundan Ağır Okunuyor?

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun temel hâlinde alt sınır bir yıldır; indirim hükümleriyle birlikte HAGB mümkün olabilir. Suç katalogda yer almaz.

Bu suçta karşılaştığımız sorun tamamen algısaldır. Suçun adı, kamuoyundaki “adam kaçırma” çağrışımı sebebiyle idarece olduğundan ağır okunur. Oysa dosyaların çoğunda fiil, bir tartışma sırasında karşı tarafın hareket serbestisinin birkaç dakikalık kısıtlanmasından ibarettir.

Çözüm basittir ve işe yarar: Gerekçeli kararda sabit görülen fiilin somut tarifini dilekçeye aynen aktarın. Suç adının yarattığı algı, fiilin tarifi okunduğunda kendiliğinden dağılır.

Kolluğa Direnme Dosyalarında Savunma Nasıl Kurulur?

Görevi yaptırmamak için direnme suçunda ceza aralığı HAGB’ye elverişlidir ve suç katalogda yer almaz. Ancak bu dosyaların kendine özgü bir güçlüğü vardır: Fiil bizzat kamu görevine yönelmiştir, dolayısıyla idare görevle bağlantıyı kurmakta zorlanmaz.

Burada savunma üç ayak üzerine kurulur. Olayın hangi koşullarda geliştiği ve karşı tarafın tutumu; haksız tahrik değerlendirmesi yapılıp yapılmadığı; ve aynı olaydan doğan diğer dosyaların akıbeti. Aynı olayda hakkınızda beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen başka dosyalar varsa, bunlar mutlaka sunulmalıdır.

Çocuk Yaşta İşlenen Fiil Yıllar Sonra Karşınıza Çıkabilir mi?

Bu dosyaların kayda değer bir bölümünde fiil, kişi on sekiz yaşını doldurmadan işlenmiştir. Uygulamada çıkıyor; ama çıkmasının hukuka uygun olduğu anlamına gelmiyor.

İki ayrı koruma devrededir. Birincisi, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve adli sicil mevzuatı çerçevesinde çocuklara ilişkin kayıtların gizliliğine tanınan korumadır. İkincisi ölçülülük denetimidir: Ergenlik çağında işlenmiş bir fiilin, aradan on yıl geçtikten sonra kişinin meslek hayatını tümüyle ortadan kaldıracak biçimde değerlendirilmesi, ulaşılmak istenen amaçla orantısızdır.

Dilekçenin bu tür dosyalarda yapması gereken şey çok basittir: fiilin işlendiği tarihteki yaş ile işlem tarihi arasındaki süreyi ilk paragrafta, rakamla yazmak.

Yakınınızın Kaydı Sizi Eleyebilir mi?

Sık karşılaştığımız bir başka durum, ilgilinin kendisi hakkında hiçbir kayıt bulunmamasına rağmen baba, kardeş veya eş hakkındaki kayıtlar sebebiyle olumsuz değerlendirme yapılmasıdır.

Ceza sorumluluğunun şahsiliği Anayasa’nın açık ilkesidir. Mevzuatın belirli kadrolar bakımından çevreye ilişkin araştırmaya imkân tanıması, bu araştırmanın sonucunun otomatik bir eleme sebebine dönüştürülmesini haklı kılmaz. İdareden beklenen, yakının fiili ile ilgilinin görevi arasında somut ve makul bir bağ göstermesidir; pratikte bu bağ neredeyse hiç kurulamamaktadır.

Kişilere karşı suçlarda katalog durumu ve idarenin bağ kurma kolaylığı
Suç Katalogda mı? HAGB mümkün mü? İdarenin görevle bağ kurma kolaylığı
Kasten yaralama (basit) Hayır Evet Düşük
Taksirle yaralama Hayır (taksirli) Evet Çok düşük
Hakaret Hayır Evet Düşük
Kamu görevlisine hakaret Hayır Evet Orta
Tehdit Hayır Evet Düşük
Silahla tehdit Hayır Evet Silahlı kadrolarda yüksek
Hürriyetten yoksun kılma Hayır İndirimle Orta
Görevi yaptırmamak için direnme Hayır Evet Yüksek

Yüz Kızartıcı Suçtan HAGB Memuriyete Engel Midir?

HAGB Güvenlik Soruşturması: Arşiv Araştırması Olumsuz Gelenler İçin Rehber

HAGB Özel Güvenlik Olmaya Engel mi? Katalog Suçlar ve Kimlik Kartı İptali

Uyuşturucu Suçlarında Özel Güvenlik Kimlik Kartı İptali: KDAE, HAGB ve Anayasa Mahkemesi Kararı Işığında Güncel Hukuki Durum

 

Sıkça Sorulan Sorular

Basit yaralamadan HAGB aldım, öğretmen olabilir miyim?
Kural olarak evet. Fiil katalog dışıdır ve ortada mahkûmiyet yoktur. Olumsuz işlem kurulursa altmış gün içinde iptal davası açılmalıdır.
Kavgada karşı taraf da ceza aldı, bu benim lehime olur mu?
Olur. Olayın karşılıklı geliştiğini gösteren belgeler, idarenin tek yanlı değerlendirmesini zayıflatır ve haksız tahrik değerlendirmesini gündeme getirir.
Uzman erbaş adayıyım, yaralamadan HAGB’m var. Elenmem kesin mi?
Kesin değil. Silahlı birimlerde takdir alanı daha geniş görünse de sınırsız değildir ve bu alanda iptal edilen çok sayıda işlem vardır. Ancak başvurmadan önce ilgili kadronun özel mevzuatında HAGB’yi açıkça engel sayan bir hüküm bulunup bulunmadığını tespit ettirin.
Cezam bir yılın üzerindeydi, bu durumu değiştirir mi?
Hayır. Kanun bir yıl ve üzeri cezaya mahkûm olmayı arar. HAGB’de hüküm açıklanmadığı için miktar sonucu değiştirmez.
Trafikte tartışma sonucu HAGB aldım, şoför kadrosuna atanacaktım. Durum ne olur?
Görevin niteliği olayla doğrudan ilgiliyse idare bağ kurabilir. Bu dosyalarda savunma ölçülülük ve aradan geçen süre üzerine kurulmalıdır.
On yedi yaşındayken işlediğim fiil hâlâ karşıma çıkıyor. Bu hukuka uygun mu?
Çocuklara ilişkin kayıtların korunması ve ölçülülük ilkesi karşısında bu tür işlemler ciddi biçimde tartışmalıdır ve yargısal denetimde sıkça iptal edilmektedir.
Babamın sicili yüzünden elendim, ne yapabilirim?
Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine dayanarak iptal davası açabilirsiniz. İdarenin, yakınınızın fiili ile sizin göreviniz arasında somut bağ göstermesi gerekir.
Polise direnmeden HAGB’m var, kamu görevine hiç giremez miyim?
Girebilirsiniz; suç katalog dışıdır. Ancak bu dosyalarda idare bağı kolay kurduğu için olayın koşullarının ve haksız tahrik değerlendirmesinin ayrıntılı ortaya konması gerekir.
Şikâyetten vazgeçme oldu ama yine de HAGB verildi. Neden?
Şikâyete bağlı olmayan suçlarda vazgeçme davayı düşürmez; mahkeme yargılamayı sürdürüp HAGB’ye hükmedebilir. Yine de vazgeçme, idari değerlendirmede lehinize olan güçlü bir olgudur.

Sonuç

Kişilere karşı işlenen suçlardan alınan HAGB kararları, katalog dışında kalmaları sebebiyle memuriyete engel oluşturmaya en uzak kayıtlardır. Buna rağmen idareler bu kayıtları “şiddet eğilimi”, “disipline aykırılık” veya “güvenilirlik” gibi soyut başlıklar altında değerlendirip insanları kamu görevinden yoksun bırakmaktadır.

Bu soyut gerekçelere dayalı işlemler sebep unsuru ve ölçülülük denetimini geçemez. Ama bu sonucun kendiliğinden doğmasını beklemeyin; idare kendi işlemini geri almaz. Ataması yapılmayan, göreve başlatılmayan veya ilişiği kesilen kişilerin, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde yürütmenin durdurulması istemli iptal davası açmaları gerekmektedir.

Av. Feyza Nur Serttaş

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. 7315 sayılı Kanunun güncel metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.

 


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir