Uzman erbaşlar bakımından sicil, diğer askerî statülerden çok daha ağır bir sonuç doğurur. Subay ve astsubayda mesele çoğunlukla terfi sıralaması ve kariyer hızıyken, uzman erbaşta düşük sicil doğrudan kademe ilerlemesinin yapılamamasına, sözleşmenin yenilenmemesine ve nihayet ilişik kesilmesine kadar uzanabilmektedir. Bu nedenle uzman erbaş sicil iptal davası, hem hukuki hem de zamansal bakımdan diğer sicil uyuşmazlıklarından daha yüksek bir aciliyet taşır.

Bu alandaki en önemli gelişme, sicil rejiminin kanun düzeyine taşınmasıdır. 2/7/2026 tarihli ve 7588 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’na eklenen 8/A maddesi; sicil yılını, ilk sicilin düzenlenme zamanını, sicil tam notunu ve olumlu sicil eşiğini açıkça hükme bağlamıştır. Bu düzenlemenin dava bakımından değeri büyüktür: tartışma, takdir yetkisi alanından sayısal doğruluk alanına taşınmıştır.

Aşağıda uzman erbaş sicil rejimi; kanuni dayanak ve yeni düzenleme, sicil notunun hesaplanması, sicilin sözleşme ve statü geçişine etkisi, hukuka aykırılık sebepleri, delil stratejisi, dava açma süresi, görevli ve yetkili mahkeme, husumet, yürütmenin durdurulması ve iptal kararının sonuçları bakımından ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

Uzman erbaş sicil iptal davası dosyasında sicil notu ve yüzde 60 eşiğinin hesaplanması
Uzman erbaş sicil iptal davasında sicil dönemi, ortalama ve yüzde 60 eşiği hesabının denetimi belirleyici rol oynar.

7588 Sayılı Kanun ve 3269 Sayılı Kanun’un 8/A Maddesi

Uzman erbaş sicil rejimi uzun süre esas itibarıyla yönetmelik düzeyinde düzenlenmişti. 2/7/2026 tarihli ve 7588 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’na eklenen 8/A maddesi bu boşluğu doldurmuştur. Anılan maddeye göre:

  • Uzman erbaşlar hakkında sicil yılı, ilgili yılın 2 mayıs tarihinden başlayıp bir sonraki yılın 2 mayıs tarihine kadar olan süreyi kapsar.
  • Sözleşme imzalanıp göreve alınmayı takip eden ilk 2 mayıs tarihi itibarıyla sicil belgesi tanzim edilir. Göreve alınma tarihi ile takip eden 2 mayıs arasındaki süre üç aydan kısa ise, ilk sicil belgesi üç ayın doldurulduğu tarihte düzenlenir; müteakip sicil zamanında düzenlenir.
  • Sicil tam notu 100’dür ve sicil üstlerinin verdikleri notların ortalaması o yılın sicil notunu teşkil eder.
  • Sicilin olumlu sayılabilmesi için sicil notunun, sicil tam notunun yüzde 60 ve daha yukarısında olması gerekir.
  • Sicil yazmaya yetkili sicil üstlerine ilişkin hususlar, sicil dönemi içinde sicil üstünün veya personelin görevinden ayrılması hâlinde düzenlenecek ayrılış siciline ilişkin hususlar ve sicilin şekil ve usulleri yönetmeliğe bırakılmıştır.

Yürürlükteki metin için Mevzuat Bilgi Sistemi esas alınmalıdır. Uzman erbaş mevzuatı yakın tarihte değiştirildiğinden, dilekçede kullanılacak hükümlerin yürürlük kontrolü mutlaka yapılmalıdır.

Dava bakımından önemi: Sicil döneminin başlangıç ve bitiş tarihi, ortalamanın hesaplanma yöntemi ve olumlu sicil eşiği artık kanun hükmüdür. İdarenin sicil dönemini hatalı uygulaması, ortalamayı yanlış hesaplaması veya yüzde 60 eşiğini yanlış tatbik etmesi, objektiflik tartışmasına hiç girilmeden doğrudan hukuka aykırılık teşkil eder. Uzman erbaş dosyalarında bu sayısal denetim her seferinde yapılmalıdır.

Sicil Notunun Hesaplanması ve Değerlendirilen Nitelikler

Uzman erbaş sicil belgesinde yer alan her niteliğe ayrı ayrı not verilir ve bu notların ortalaması o yılın sicil notunu oluşturur.

Sicil üstleri bütün niteliklere ayrı ayrı not vermek zorundadır; niteliklerden bir kısmının değerlendirilmeden bırakılması usule aykırıdır. Uygulamada değerlendirmeye esas alınan nitelikler arasında genel görünüş, tavır ve hareket; kötü alışkanlıklara düşkün bulunmama; disiplin kurallarına uyarlılık ve itaat; güvenilme ve sadakat; zekâ ve muhakeme yeteneği; çalışkanlık ve dayanıklılık; meslekî bilgisini ve askerî ihtisasını geliştirme; astlarını öğretme ve yetiştirme; sorumluluğu benimseme, üstlük ve liderlik gibi başlıklar bulunmaktadır.

Bu yapı, dava bakımından somut bir argüman imkânı doğurur. Nitelikler ayrı ayrı değerlendirilmek zorunda olduğuna göre, tek bir olguya — örneğin tek bir disiplin cezasına — dayanılarak bütün hanelerin topluca düşürülmesi, değerlendirmenin nitelik bazlı yapılmadığını gösterir. Sicil raporunda hemen bütün notların birbirine yakın ve düşük seviyede toplanması, ayrı ayrı değerlendirme yapılmadığının karinesi olarak ileri sürülebilir.

Uzman Erbaşlarda Sicil Üstleri ve Üç Ay Şartı

Uzman erbaşların sicil üstleri, mevzuatta gösterilen esaslara göre tespit edilir. Birinci sicil üstü, uzman erbaşı en yakından tanıyan ve doğrudan emrinde bulunduğu amirdir; ikinci ve üçüncü sicil üstleri ise değerlendirmeyi daha geniş bir perspektiften yapan makamlardır. Yönetmelikte belirtilen istisnalar dışında, uzman erbaşların sicil üstlerine ilişkin hususlarda astsubay sicil mevzuatının ilgili hükümleri uygulanmaktadır.

Sicil üstünün, hakkında sicil düzenleyeceği uzman erbaşla o sicil dönemi içinde fiilen belirli bir süre birlikte görev yapmış olması aranır; bu süre uygulamada üç ay olarak öngörülmüştür. Şartın sağlanmadan sicil düzenlenmesi, işlemi yetki ve şekil yönünden sakatlar. Sürenin hesabında izin, kurs ve istirahat sürelerinin sınırlı biçimde fiilî görevden sayıldığı gözetilmelidir. Bu husus, sicil üstünün atama ve görev kayıtlarının celbi talep edilerek ispatlanır.

Sicil üstlerinin sıralı yapısına ilişkin kurallara aykırılık da ayrıca denetlenmelidir. Yetkisiz bir amirce düzenlenen ya da yetki devri yapılamayacak hâllerde devir yoluyla düzenlenen sicil, yetki unsuru yönünden sakattır.

Sicilin Sözleşmeye ve İlişik Kesmeye Etkisi

Uzman erbaşlar bakımından sicilin en ağır sonucu sözleşme rejimi üzerindedir. Sözleşmelerin yenilenebilmesi için personelin almış olduğu son sicil notunun sicil tam notunun yüzde 60 ve daha yukarısında bulunması aranmaktadır. Almış oldukları sicile göre kademe ilerlemesi yapamayanların sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silâhlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı ile ilişikleri kesilmektedir.

Bu tablo, dava stratejisini doğrudan belirler. Uzman erbaş dosyalarında yalnızca sicil notunun iptalini istemek çoğu zaman yetersizdir; sicile bağlı olarak tesis edilen kademe ilerlemesi yaptırılmaması ve sözleşme feshi işlemlerinin de aynı dilekçeyle veya bağlantılı biçimde dava konusu edilmesi gerekir. Aksi hâlde sicil iptal edilse dahi, süresi içinde dava edilmediği için kesinleşmiş olan fesih işlemi ayakta kalabilir.

Tablo 1 — Uzman erbaşta düşük sicilin doğurduğu zincir ve dava konusu edilmesi gerekenler
Sonuç Dayanağı Talep sonucunda yer alması gereken
Kademe ilerlemesi yapılamaması Olumlu sicil şartının sağlanamaması İlerleme yaptırılmaması işleminin iptali
Sözleşmenin yenilenmemesi Son sicil notunun eşik altında kalması Yenilememe işleminin iptali
Sözleşmenin feshi ve ilişik kesme Kademe ilerlemesi yapılamaması Fesih işleminin iptali + yürütmenin durdurulması
Astsubaylığa geçememe Ortalama şartının sağlanamaması Başvurunun reddi işleminin iptali
Parasal kayıplar Görevden ayrılma / ilerleme kaybı Tam yargı davası (faiziyle)

Astsubaylığa Geçişte Sicil Ortalaması Şartı

7588 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle 3269 sayılı Kanun’un 15. maddesinde de değişiklik yapılmıştır. Anılan değişiklikle astsubaylık sınavına müracaat tarihinde uzman erbaşlığa alındığı tarihten itibaren en az dört yıl sicil almış olmak ve mevcut sicil notlarının ortalamasının sicil tam notunun yüzde 90 ve daha yukarısında bulunması şartı getirilmiştir. Astsubay meslek yüksekokulu giriş sınavı bakımından ise dört yıl şartı aranmaksızın yüzde 90 ortalama şartı öngörülmüştür.

Bu düzenleme, tek bir yılın düşük sicilini ortalamayı aşağı çeken bir unsur hâline getirmektedir. Dolayısıyla astsubaylığa geçiş hedefi bulunan bir uzman erbaş bakımından, notun yüzde 60 eşiğinin üzerinde olması dahi yeterli değildir; ortalamayı yüzde 90 barajının altına indiren her sicil, statü geçiş hakkını fiilen ortadan kaldırdığı için dava konusu edilmelidir. Dilekçede bu bağ sayısal olarak kurulmalı, dava konusu notun ortalamayı kaç puan aşağı çektiği gösterilmelidir.

Uzman Erbaş Sicilini Sakatlayan Sebepler

Uygulamada uzman erbaş dosyalarında en sık ileri sürülen ve kabul gören iptal sebepleri şunlardır:

  • Sicil döneminin kanuna aykırı uygulanması: 2 mayıs–2 mayıs dönemi dışında kalan fiillerin nota esas alınması.
  • Dönem dışı disiplin cezalarına dayanılması: Dava konusu sicil döneminden önce verilmiş cezaların o yılın notuna gerekçe yapılması.
  • Nitelik bazlı değerlendirme yapılmaması: Ayrı ayrı notlandırılması gereken niteliklerin tek bir olguya dayanılarak topluca düşürülmesi.
  • Ölçüsüzlük: Hafif nitelikteki bir disiplin cezasının, notu yüzde 60 eşiğinin altına indirecek biçimde yansıtılması.
  • Somut belge eksikliği: Düşük nota ve menfi kanaate esas alınan hiçbir bilgi, belge veya tutanağın dosyaya sunulamaması.
  • Safahatla çelişki: Şerit rozet, takdirname ve ödül kayıtları bulunan, hakkında soruşturma yürütülmemiş bir personelin notunun ani ve açıklanamayan biçimde düşürülmesi.
  • Yetki ve usul aykırılıkları: Yetkisiz sicil üstü, üç ay şartının sağlanmaması, ayrılış sicilinin düzenlenmemesi.
  • Usulüne uygun sicil belgesinin bulunmaması: İdarece, dava konusu yıla ait usulüne uygun düzenlenmiş somut bir sicil belgesinin dosyaya sunulamaması.

Bu sebepler dilekçede idari işlemin unsurlarına göre tasnif edilerek — yetki, şekil ve usul, sebep, konu, maksat — ileri sürülmelidir. Dağınık bir iddia listesi yerine sistematik bir tasnif, hem mahkemenin inceleme düzenine uygun düşer hem de her iddianın ayrı ayrı karşılanmasını zorunlu kılar.

Sayısal Denetim: Dönem, Ortalama ve Eşik Hesabı

Uzman erbaş dosyalarını diğer statülerden ayıran en önemli imkân, sayısal denetimdir. Sicil dönemi, ortalamanın alınma yöntemi ve olumlu sicil eşiği kanunla belirlendiğinden, bu üç noktadaki hata takdir tartışmasına girilmeden doğrudan iptal sonucunu doğurur. Dosyada şu kontroller yapılmalıdır:

  1. Dönem kontrolü: Nota esas alınan olgular 2 mayıs–2 mayıs aralığında mı gerçekleşmiştir? Dönem dışı fiillere dayanılmış mıdır?
  2. İlk sicil kontrolü: Göreve alınmayı takip eden ilk sicil, kanunda öngörülen tarihte mi düzenlenmiştir? Üç aydan kısa süre hâlinde özel kural uygulanmış mıdır?
  3. Ortalama kontrolü: Sicil üstlerinin verdiği notların ortalaması doğru alınmış mıdır? Ortalamaya dâhil edilmemesi gereken bir not hesaba katılmış mıdır?
  4. Eşik kontrolü: Yüzde 60 eşiği doğru tatbik edilmiş midir? Eşiğin altına inen not, kademe ilerlemesi ve sözleşme bakımından doğru sonuca bağlanmış mıdır?

Bu kontrollerden herhangi birinde tespit edilen hata, dilekçede bağımsız bir hukuki sebep olarak ayrı başlık altında ileri sürülmelidir. İdarenin bu tür bir hataya karşı “takdir yetkisi kullanılmıştır” savunması sonuç doğurmaz; zira tartışılan husus takdir değil, kanunun doğru uygulanmasıdır.

Delil Envanteri ve İspat Yükü

İptal davasında işlemin hukuka uygunluğunu ortaya koyma yükü idarededir. Uzman erbaş sicil belgeleri gizli tutulduğundan ve personelin elinde bulunmadığından, düşük notun sebebini gösteren belgeler tamamen idarenin tekelindedir. İdarenin bu belgeleri sunamaması, sebep unsurunun ortaya konulamaması sonucunu doğurur.

Davacı tarafından toplanması gereken belgeler: göreve başlanılan tarihten itibaren bütün yıllara ait sicil notu dökümü, takdirname ve başarı belgeleri, ödül ve şerit rozet kayıtları, disiplin durumunu gösterir belge (ceza bulunmadığına dair kayıt dâhil), kurs ve denetleme sonuçları, fizikî yeterlilik testi sonuçları, kademe ilerlemesi durumunu gösteren bordro ve kayıtlar.

Mahkemeden ara kararla celbi istenecek belgeler ise dilekçede tek tek sayılmalıdır: dava konusu yıla ait sicil belgesinin bütün bölümleriyle onaylı örneği; sicil üstlerinin kimlikleri, rütbeleri ve görev süreleri; sicil döneminde yürütülen soruşturma ve verilen disiplin cezalarına ilişkin kayıtlar; düşük nota esas alınan somut bilgi ve belgeler; kademe ilerlemesi ve sözleşme işlemlerine ilişkin yazışmalar.

Dava Açma Süresi ve Öğrenme Tarihi

2577 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca genel dava açma süresi altmış gündür. Uzman erbaş sicil belgeleri gizlilik dereceli olup personele tebliğ edilmediğinden, süre işlemin tesis tarihinden değil, ilgilinin sicile muttali olduğu tarihten itibaren işler.

Uzman erbaşta öğrenme, diğer statülere göre daha somut biçimde gerçekleşir: kademe ilerlemesinin yapılmadığının bordrodan anlaşılması, sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin bildirim, fesih işleminin tebliği veya astsubaylık başvurusunun reddi. Bu olaylardan hangisinin öğrenmeyi sağladığı dilekçede açıkça yazılmalı ve tarihi gösterilmelidir.

Sicil notuna karşı zorunlu bir idari itiraz yolu öngörülmemiştir. İdareye başvurulup cevabın beklenmesi, özellikle sözleşme feshi gündemdeyken telafisi güç sonuçlar doğurabilir; doğru yol doğrudan iptal davası açmaktır.

Yürütmenin Durdurulması Neden Kural Hâline Gelir?

Sicil uyuşmazlıklarında yürütmenin durdurulması talebi kural olarak istisnaidir; zira sicil notu tek başına çoğu hâlde telafisi güç bir zarara derhal yol açmaz. Ancak uzman erbaş bakımından tablo değişir. Sicile bağlı olarak sözleşmenin feshi ve ilişik kesme gündemdeyse, yargılamanın ilk derece aşaması sekiz ilâ on iki ay sürdüğünden, yürütmenin durdurulması kararı alınmaksızın personel dava sonuçlanmadan görevinden ayrılmış olacaktır. Sonradan alınan iptal kararı ise geriye dönüşü fiilen güçleştirir.

Bu nedenle uzman erbaş dosyalarında yürütmenin durdurulması talebi, istisna değil kural olarak değerlendirilmelidir. Talebin gerekçesi somutlaştırılmalı; hangi tarihte hangi işlemin tesis edileceği, kararın gecikmesi hâlinde hangi hakkın telafisiz kaybedileceği ve bunun kişi bakımından doğuracağı gelir kaybı açıkça gösterilmelidir. Aynı yaklaşım, statü geçiş sınavı takviminin işlediği hâllerde de geçerlidir.

Görevli Mahkeme, Yetki ve Husumet

Sicil işlemi kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem olduğundan görevli yargı yeri idare mahkemesidir. Askerî Yüksek İdare Mahkemesi 2017 yılında kaldırıldığından bu davalar için ayrı bir merci bulunmamaktadır; AYİM’in geliştirdiği ilkeler ise emsal değerini korumaktadır.

Yetki bakımından genel kural İYUK m.33/3 olup ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesini yetkili kılar. İYUK m.20/C (Ek: 24/6/2021 tarihli ve 7329 sayılı Kanun m.16) ise Millî Savunma Bakanlığı kadrolarında çalışan kamu görevlilerini ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin uyuşmazlıklara özgü bir kural getirmiş; 7415 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle (RG: 13/7/2022) eklenen cümle uyarınca bu uyuşmazlıklarda ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi yetkili kılınmıştır.

Husumet, sicili tesis eden idarenin bağlı olduğu tüzel kişiliğe yöneltilir: Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri bünyesindeki uzman erbaşlar bakımından Millî Savunma Bakanlığı; Jandarma Genel Komutanlığı bünyesindekiler bakımından Jandarma Genel Komutanlığı; Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesindekiler bakımından Sahil Güvenlik Komutanlığı. İçişleri Bakanlığı bünyesindeki personel yönünden m.20/C’nin uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalı olduğundan, dilekçede yetki dayanağı gerekçelendirilmelidir.

İdarenin “Bağlı Yetki” Savunması ve Zayıf Noktası

Uzman erbaş dosyalarında davalı idarenin en sık başvurduğu savunma, sözleşme feshi bakımından bağlı yetkiyle hareket edildiği iddiasıdır. İdareye göre; sicil notu kanunda öngörülen eşiğin altında kaldığından kademe ilerlemesi yapılamamış, kademe ilerlemesi yapılamadığı için de sözleşmenin feshi konusunda takdir alanı bulunmaksızın kanunun emrettiği sonuç uygulanmıştır.

Bu savunmanın kendi içinde tutarlı bir mantığı vardır; ancak zayıf noktası açıktır. Bağlı yetkinin dayanağı, kanunun öngördüğü eşiğin altında kalan sicil notudur. Dava konusu sicil hukuka aykırı bulunup iptal edildiğinde, bağlı yetkinin dayandığı maddi olgu ortadan kalkar ve ona bağlı olarak tesis edilen fesih işleminin sebep unsuru da kendiliğinden çöker. Nitekim uygulamada, sicil notunun hukuka aykırılığı tespit edildiğinde buna dayalı fesih işleminin de hukuka uyarlık taşımadığı sonucuna varılmaktadır.

Buradan çıkan pratik sonuç şudur: bağlı yetki savunmasını etkisiz kılmanın tek yolu, sicil ile fesih işlemini birlikte dava etmektir. Yalnızca fesih işleminin iptali istenirse, mahkeme fesih bakımından idarenin bağlı yetkisi bulunduğunu tespit ederek davayı reddedebilir; zira dayanak sicil, süresinde dava edilmediği için hukuk âleminde varlığını sürdürmektedir. Buna karşılık yalnızca sicilin iptali istenirse, bu kez fesih işlemi kesinleşmiş olarak kalır.

İdarenin ikinci savunma kalıbı, sicil notunun personelin disiplin durumuyla uyumlu olduğu iddiasıdır. Bu iddiaya karşı; cezanın hangi tarihte verildiği, sicil dönemi içinde kalıp kalmadığı, mahiyeti itibarıyla notu eşik altına indirmeyi gerektirip gerektirmediği ve hangi nitelik hanelerine yansıtıldığı ayrı ayrı tartışılmalıdır. Sicil dönemi dışında verilmiş cezaların o yılın notuna gerekçe yapılması, uygulamada sıkça karşılaşılan ve tek başına iptal sonucu doğuran bir sakatlıktır.

Yargılama Usulü, Harç ve Kanun Yolları

Uzman erbaş sicil iptal davası idare mahkemesinde, yazılı yargılama usulüne göre görülür ve inceleme kural olarak dosya üzerinden yapılır. İptal davalarında taraflardan birinin talebi hâlinde duruşma yapılması mümkündür.

Bu dosyalarda usulün en kritik aşaması, yürütmenin durdurulması talebinin karara bağlanmasıdır. Fesih işlemi durdurulmadığında personel yargılama süresince görevinden ayrılmış olacağından, talebin gerekçesi dilekçede ayrıntılı biçimde ortaya konulmalı; kaybedilecek gelir, statü ve hizmet süresi somut olarak gösterilmelidir. Yürütmenin durdurulması istemi hakkındaki karara karşı, mevzuatta öngörülen süre içinde itiraz yoluna başvurulabileceği de gözden kaçırılmamalıdır.

Dava açılışında başvurma harcı, karar ve ilam harcı ile posta gideri yatırılır; eksiklik hâlinde mahkemece verilen süre içinde tamamlama yapılmazsa dava açılmamış sayılır. Görevinden ayrılmış ve gelir kaybına uğramış personel bakımından adli yardım imkânının değerlendirilmesi de mümkündür.

İlk derece kararına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılır. İYUK m.46’da sayılan davalar dışında istinaf mercii kararları kural olarak kesin olduğundan, uzman erbaş dosyalarında esas bakımından son merci çoğunlukla bölge idare mahkemesidir. Uygulamada, ilk derecede reddedilen sicil davalarının istinaf aşamasında kaldırılarak sicilin iptal edildiği örnekler bulunmaktadır.

 

TSK Sicil Notunun İptali Davası

TSK Sicil Notunun İptali Davası

Sicil İptal Davası

Astsubay Sicil İptal Davası

Subay Sicil İptal Davası

Jandarma Sicil İptal Davası

Sahil Güvenlik Sicil İptal Davası

Sıkça Sorulan Sorular

Uzman erbaşta sicil yılı hangi tarihler arasındadır?
3269 sayılı Kanun’a 7588 sayılı Kanun’la eklenen 8/A maddesi uyarınca sicil yılı, ilgili yılın 2 mayıs tarihinden başlayıp bir sonraki yılın 2 mayıs tarihine kadar olan süreyi kapsar.
Sicilin olumlu sayılması için kaç puan gerekir?
Sicil tam notu 100 olup, sicilin olumlu sayılabilmesi için notun sicil tam notunun yüzde 60 ve daha yukarısında bulunması gerekir.
Sözleşmem sicil nedeniyle feshedildi; ne yapmalıyım?
Sicilin iptali ile birlikte kademe ilerlemesi yaptırılmaması ve sözleşme feshi işlemlerinin de iptali talep edilmeli, ayrıca yürütmenin durdurulması istenmelidir. Yalnızca sicilin iptali istenirse fesih işlemi kesinleşebilir.
Sicil döneminden önce aldığım ceza o yılın notuna gerekçe yapılabilir mi?
Yapılamaz. Sicil dönemi dışında gerçekleşen fiillere dayanılarak not düşürülmesi, sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık teşkil eder ve dosyalarda sıkça karşılaşılan bir sakatlıktır.
Tek disiplin cezam var ama bütün hanelerim düşürüldü; bu hukuka uygun mudur?
Nitelikler ayrı ayrı değerlendirilmek zorunda olduğundan, tek bir olguya dayanılarak bütün hanelerin topluca düşürülmesi ölçülülüğe ve nitelik bazlı değerlendirme yükümlülüğüne aykırıdır.
Astsubaylığa geçiş için gereken sicil ortalaması nedir?
7588 sayılı Kanun’la getirilen düzenlemeye göre astsubaylık sınavına müracaat tarihinde en az dört yıl sicil almış olmak ve mevcut sicil notlarının ortalamasının sicil tam notunun yüzde 90 ve daha yukarısında bulunmak aranır.
Notum 60’ın üzerinde; yine de dava açabilir miyim?
Açabilirsiniz. Yüzde 60 eşiği yalnızca sicilin olumlu sayılmasına ilişkindir. Astsubaylığa geçiş, kurs ve görevlendirme süreçlerinde daha yüksek ortalamalar arandığından, ortalamayı aşağı çeken ve gerekçesi ortaya konulamayan siciller de dava konusu edilebilir.
Sicil üstümle üç ay çalışmadık; bu tek başına iptal sebebi midir?
Fiilen üç ay birlikte görev yapılmadan sicil düzenlenmesi usul ve yetki yönünden sakatlık doğurur ve tek başına iptal sebebi olarak ileri sürülebilir.
İdare sicil belgesini mahkemeye göndermezse ne olur?
İspat yükü esas itibarıyla idarede olduğundan, usulüne uygun düzenlenmiş somut bir sicil belgesinin ve düşük nota esas alınan bilgi ve belgelerin sunulamaması, işlemin sebep unsuru yönünden sakat sayılması sonucunu doğurur.
Dava kazanılırsa göreve iade mümkün olur mu?
Sicil ile birlikte fesih işlemi de iptal edilmişse göreve iade ve yoksun kalınan parasal hakların faiziyle ödenmesi gündeme gelir. Yalnızca sicil iptal edilmişse, fesih işlemi bakımından ayrıca talepte bulunulması gerekir.
İdare “bağlı yetki” savunması yaparsa dava kaybedilir mi?
Hayır. Bağlı yetkinin dayanağı sicil notudur; sicil iptal edildiğinde fesih işleminin sebep unsuru da çöker. Ancak bunun için sicil ile fesih işleminin birlikte dava edilmiş olması gerekir.
Yalnızca fesih işlemini dava etsem yeterli olur mu?
Yeterli olmayabilir. Dayanak sicil süresinde dava edilmediği için hukuk âleminde kalmaya devam eder ve mahkeme fesih bakımından idarenin bağlı yetkisi bulunduğunu tespit ederek davayı reddedebilir.
Yürütmenin durdurulması istemi reddedilirse ne yapılabilir?
Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen karara karşı, mevzuatta öngörülen süre içinde itiraz yoluna başvurulması mümkündür. Esas hakkındaki yargılama bu süreçten bağımsız olarak devam eder.

Sonuç

Uzman erbaş sicil uyuşmazlıkları, askerî personel hukukunda zamanla yarışılan dosyalardır. Düşük sicil yalnızca kariyer hızını değil, meslekte kalıp kalmamayı belirlediğinden, öğrenmeden itibaren derhal harekete geçilmesi ve sicile bağlı bütün işlemlerin talep sonucuna alınması gerekir.

7588 sayılı Kanun’la getirilen düzenleme, bu dosyalarda avukatın elini güçlendirmiştir: sicil dönemi, ortalama ve eşik artık kanunla belirlendiğinden, idarenin bu noktalardaki hatası takdir tartışmasına girilmeden hukuka aykırılık doğurur. En sık yapılan hata ise sözleşme feshi gündemdeyken yürütmenin durdurulması talep edilmemesidir; bu ihmal, kazanılan davayı fiilen sonuçsuz bırakabilmektedir.

Yasal uyarı: Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat yakın tarihte değiştiğinden somut uyuşmazlıkta yürürlükteki metinler ayrıca kontrol edilmelidir.

Av. Feyza Nur Serttaş


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir