
Bu yazı, özel güvenlik kimlik kartı iptali sebeplerini bir bütün olarak ele alan ana incelememizin tamamlayıcısıdır.
Güvenlik soruşturması olumsuz özel güvenlik görevlilerinin karşılaştığı tablo hemen her dosyada aynıdır. Uygulamada özel güvenlik kimlik kartı iptallerinin ve çalışma izni taleplerinin reddine ilişkin işlemlerin büyük çoğunluğu, tek bir cümleye dayanmaktadır: «Hakkınızda yapılan güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanmıştır.» Bu ifadenin arkasında hangi olgunun bulunduğu çoğu zaman ilgiliye bildirilmemekte, bu da savunma hakkının kullanılmasını güçleştirmektedir.
10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 11. maddesinin dördüncü fıkrası, 10. maddede aranan şartların taşınmaması yahut sonradan yitirilmesi hâlinde kimliğin iptalini öngörmüştür. Söz konusu şartlar arasında; adlî geçmişe ilişkin ölçütler (bir yıl ve üzeri hapis cezası, katalog suçlardan mahkûmiyet yahut hükmün açıklanmasının geri bırakılması, devam eden kovuşturma), sağlık şartı, temel ve yenileme eğitimi ile vatandaşlık, yaş ve öğrenim şartları bulunmakta; bunlara Kanun’un 11. maddesinin son fıkrasındaki terör bağlantısı yasağı ile 20. maddesinde sayılan fiiller eklenmektedir.
Bu incelemede, anılan şartlardan yalnızca güvenlik soruşturmasının olumlu olması şartı ve bu şarta dayanılarak tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ele alınacaktır.
▸ Kimlik kartı iptaline yol açan bütün hâller için: Özel güvenlik kimlik kartı iptali sebepleri ve dava yolu
Güvenlik Soruşturması Olumsuz Özel Güvenlik Şartını Düzenleyen Hüküm (m. 10/1-h)
Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, özel güvenlik görevlilerinde «güvenlik soruşturması olumlu olmak» şartını aramaktadır. 11. maddenin birinci fıkrası ise, özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler hakkında valilikçe güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacağını, soruşturması olumlu olanlara temel eğitimi başarıyla bitirmiş olmak şartıyla çalışma izni verileceğini, soruşturmanın bir ay içinde tamamlanacağını ve her kimlik verilmesi yahut ihtiyaç duyulması hâlinde yenileneceğini düzenlemektedir. Yönetmeliğin 17. maddesi de bu araştırmanın her beş yılda bir yenileneceğini öngörmektedir.
Bu bendin geçmişinde önemli bir anayasa yargısı denetimi bulunmaktadır: Anayasa Mahkemesi, 21 Nisan 2022 tarihli ve E.2021/42, K.2022/45 sayılı kararıyla (h) bendini, mülga 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden iptal etmiştir. Bunun anlamı şudur: güvenlik soruşturmasının kapsamı ve usulü kanunla belirlenmedikçe, temel hakka müdahale meşru sayılamaz. Bugün bu boşluk, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile doldurulmuştur.
Özel Güvenlik Kimlik Kartı İptali
Özel Güvenlik Kimlik Kartı İptali: Sebepleri, Sonuçları ve Dava Yolu
7315 Sayılı Kanun Uyarınca Arşiv Araştırması ve Güvenlik Soruşturmasının Kapsamı
7315 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca arşiv araştırması; kişinin adlî sicil kaydının, kolluk kuvvetlerince hâlen aranıp aranmadığının, hakkında herhangi bir tahdit bulunup bulunmadığının, kesinleşmiş mahkeme kararları ile 5271 sayılı Kanun’un 171/5 ve 231/13 maddeleri kapsamında alınan kararların ve devam eden yahut sonuçlanmış soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların, ayrıca kamu görevinden çıkarılma cezası bulunup bulunmadığının mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir.
Aynı Kanun’un 5. maddesine göre güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki hususlara ilave olarak kişinin görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin, terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının, denetime elverişli yöntemlerle tespit edilmesidir.
Kanun’un kullandığı iki kavram, dava dilekçesinin omurgasını oluşturur: olgusal veri ve denetime elverişlilik. Kanun koyucu, kanaate, duyuma yahut soyut değerlendirmeye değil; olguya ve denetlenebilirliğe dayalı bir araştırma öngörmüştür.
Olumsuz Değerlendirmenin Yargısal Denetiminde Uygulanan Ölçütler
Kanunda Engel Sayılmayan Bir Adlî Kayıt Soruşturmayı Olumsuz Kılabilir mi?
Uygulamada en sık karşılaşılan işlem tipi şudur: Kişi, 10. maddenin (d) bendindeki şartların tamamını taşımaktadır; ancak geçmişte katalogda yer almayan bir suçtan verilmiş bir karar bulunmaktadır. İdare, bu kararı gerekçe göstererek güvenlik soruşturmasını olumsuz saymaktadır.
Yargı kararlarında bu yaklaşım isabetli bulunmamaktadır. Zira kanun koyucu, hangi mahkeme kararlarının ve hangi suçlardan yargılanmanın özel güvenlik görevlisi olmaya engel olduğunu 10. maddede açıkça ve tahdidî biçimde belirlemiştir. Bu şartları taşıyan bir kişi hakkında, aynı adlî kayıt bu kez güvenlik soruşturmasının olumsuzluğuna gerekçe yapılırsa, Kanun’un 10. maddesi işlevsiz kılınmış ve hukukî belirsizlik yaratılmış olur. Danıştay 10. Dairesinin 5 Temmuz 2021 tarihli, E.2021/781, K.2021/3769 sayılı kararı bu yöndedir.
İdarenin Takdir Yetkisi ile Çalışma Hakkı Arasındaki Adil Denge
Genel ve önleyici kolluk hizmetinin tamamlayıcı unsuru olan özel güvenlik hizmetini görecek kişilerin belirlenmesinde idarenin geniş bir değerlendirme ve takdir yetkisiyle donatıldığında kuşku yoktur. Ancak bu yetki mutlak değildir; kamu yararı gerekleri ile ilgilinin çalışma hak ve özgürlüğü arasındaki adil dengenin gözetilmesini gerektirir. Kişinin çalışma hak ve özgürlüğünden yoksun bırakılmasına yol açacak şekilde kullanılan takdir yetkisi kapsamında tesis edilen işlemler, bu dengeyi bozdukları ölçüde hukuka aykırı hâle gelir.
Gerekçesiz İşlem Tesisi ve Savunma Hakkının İhlali
İşlem yazılarında çoğu zaman yalnızca «güvenlik soruşturmanız olumsuz sonuçlanmıştır» denilmekte; hangi olguya dayanıldığı açıklanmamaktadır. Bu, kişinin savunma yapmasını ve yargısal denetimi imkânsız hâle getirir. Dava dilekçesinde işlem dosyasının celbi istenmeli; idarenin dayandığı olgular ortaya konulduktan sonra ek beyan dilekçesiyle bu olgulara ayrı ayrı cevap verilmelidir.
Yakınlara Ait Kayıtlara Dayanılması ve Cezaların Şahsîliği İlkesi
Baba, kardeş yahut eşe ait kayıtlara dayanılarak tesis edilen işlemler, cezaların şahsîliği ilkesine aykırıdır. İşlem, kişinin kendi eylem ve olgularına dayanmalıdır.
İl Özel Güvenlik Komisyonunun Yetkisi ve Genelge Hükümlerinin Sınırı
İçişleri Bakanlığının birleştirilmiş genelgesinde, Kanun’un 10. maddesinin (d) bendindeki şartları taşımasına rağmen hakkında yapılan güvenlik soruşturması olumsuz olan şahıslara çalışma izni verilip verilmeyeceğine il özel güvenlik komisyonunun karar verebileceği düzenlenmiştir. Ancak yargı kararlarında bu yetkinin, güvenlik soruşturmasının olumsuz olmasına yönelik başkaca sebeplerin varlığı hâline münhasır olduğu; kanunda sayılan engellerin dışına çıkan bir genişletmeye dayanak yapılamayacağı vurgulanmaktadır. Kaldı ki bir genelge hükmünün, kanunun çizdiği çerçeveyi genişletmesi normlar hiyerarşisi bakımından da mümkün değildir.
Güvenlik Soruşturması Olumsuz Özel Güvenlik Dosyalarında Dava Dilekçesinin Kurgulanması
Bu sebebe dayanan işlemlere karşı açılacak davada şu sıra izlenebilir: önce müvekkilin 10. maddedeki şartların tamamını taşıdığı ortaya konulur; ardından idarenin dayandığı olgunun kanunda sayılan engellerden hiçbirini oluşturmadığı gösterilir; sonra bu olgunun 7315 sayılı Kanun anlamında «olgusal veri» niteliği taşıyıp taşımadığı ve denetime elverişli biçimde ortaya konulup konulmadığı tartışılır; nihayet takdir yetkisinin, çalışma hakkı ile kamu yararı arasındaki adil denge gözetilmeksizin kullanıldığı ileri sürülür. İşlemin gerekçesizliği ve savunma hakkının tanınmaması ise şekil unsuru yönünden ayrıca vurgulanır.
Güvenlik Soruşturması Olumsuz Özel Güvenlik Görevlilerinin Sıkça Sorduğu Sorular
Sabıkam yok ama soruşturmam olumsuz geldi. Bu mümkün mü?
Mümkündür; zira güvenlik soruşturması adlî sicille sınırlı değildir. Ancak bu hâlde idarenin dayandığı olgusal verilerin dosyaya konulması gerekir. Aksi hâlde işlem denetlenemez ve hukuka aykırıdır.
Hangi mahkemede dava açacağım?
İşlemi tesis eden valiliğin bulunduğu yer idare mahkemesinde, tebliğden itibaren altmış gün içinde iptal davası açılır.
Beş yılda bir yenilenen soruşturmada geçmiş kayıt yeniden karşıma çıkabilir mi?
Evet; Kanun her kimlik verilmesinde soruşturmanın yenileneceğini öngörmektedir. Bu sebeple yıllardır sorunsuz çalışan bir görevlinin yenileme aşamasında olumsuz sonuçla karşılaşması sık görülmektedir.
İdarî itiraz yapmalı mıyım?
İdarî itiraz zorunlu değildir; ancak altmış günlük süre içinde yapıldığında dava süresini durdurur. Süre kaybı riski taşıdığından, doğrudan dava açılması çoğu zaman daha güvenlidir.
Dava süresince çalışabilir miyim?
Yürütmenin durdurulması kararı verilirse çalışmaya devam edilebilir. Bu sebeple talebin dilekçede gerekçeli biçimde ileri sürülmesi önemlidir.
Aynı gerekçeyle ikinci kez ret gelirse ne olur?
Her ret işlemi ayrı bir idarî işlemdir ve kendi dava süresini başlatır. Önceki davada verilen iptal kararı varsa, yeni işlem bakımından güçlü bir dayanak oluşturur.
Değerlendirme ve Sonuç
Güvenlik soruşturmasının olumsuzluğu, idareye sınırsız bir takdir alanı tanımaz. 7315 sayılı Kanun olgusal veri ve denetime elverişlilik ölçütlerini açıkça getirmiş; yargı kararları da kanunda sayılmayan bir olgunun bu bent üzerinden dolaylı engel hâline getirilemeyeceğini ortaya koymuştur. Bu sebeple, gerekçesi açıklanmayan yahut kanunda engel sayılmayan bir kayda dayanan iptal işlemlerine karşı dava açılması, kanaatimizce ciddi bir başarı şansı taşımaktadır.
Bu makale bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır; somut uyuşmazlığınıza ilişkin değerlendirme yerine geçmez.
Av. Feyza Nur Serttaş

Bir yanıt yazın