
Öğretmen mülakat iptali, eğitim çalışanlarının kariyerinin hemen her aşamasında karşılaşabileceği bir hukuki ihtiyaçtır. Okul müdürlüğüne talip olan bir sınıf öğretmeni, yurt dışında görev almak isteyen bir branş öğretmeni, üniversitede araştırma görevlisi olmak için giriş sınavına giren genç bir mezun ya da meslek yüksekokulunda öğretim görevlisi kadrosuna başvuran bir uzman; hepsi bir noktada sözlü bir değerlendirmenin önünden geçer. Bu değerlendirme çoğu zaman birkaç dakika sürer, ama sonucu yıllarca sürecek bir kariyer kararını belirler.
Eğitim sektöründe uyuşmazlıkları zorlaştıran şey, mevzuatın hızla değişmesidir. 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile öğretmenliğe giriş Millî Eğitim Akademisi sistemine bağlandı, 2026 başında yöneticilik görevlendirmeleri yeni bir yönetmelikle baştan düzenlendi. Üniversitelerde ise giriş sınavları uzun süredir aynı yönetmeliğe tabidir ama jüri uygulamaları kurumdan kuruma değişmektedir. Hangi sınavda hangi kuralın geçerli olduğunu bilmeyen aday, hakkını aramadan önce yanlış kapıyı çalabilir.
Bu yazıda öğretmenlerin ve öğretim elemanlarının girdiği başlıca sözlü sınavları, her birinde dikkat edilmesi gereken hukuki noktaları ve ortak dava stratejisini ele alıyoruz. Sendika üyesi eğitim çalışanlarından gelen dosyalarda gördüğümüz tipik sorunlara da değineceğiz.
Öğretmenler Hangi Sözlü Sınavlara Girer?
Önce resmin tamamını görelim. Aşağıdaki tablo, eğitim çalışanlarının en sık karşılaştığı sözlü değerlendirmeleri ve bunların güncel durumunu özetlemektedir.
| Sınav / değerlendirme | Dayanak | Güncel durum |
|---|---|---|
| Okul müdürlüğü ve müdür yardımcılığı (ilk defa görevlendirme) | 7528 s. Kanun m. 21; 2021 ve 2026 yönetmelikleri | 2025’e kadar sözlü sınav vardı; 30.01.2026 tarihli yönetmelikle yerini yönetici yetiştirme programı ve yazılı sınav aldı. |
| Yöneticilerin yeniden görevlendirilmesi | 2026 yönetmeliği m. 10, 11, 19 | Sözlü sınav yok; il değerlendirme komisyonu, formdaki ölçütlere göre puanlıyor. |
| Öğretmenliğe giriş | 7528 s. Kanun; Millî Eğitim Akademisi | Akademiye giriş merkezi yazılı sınavla (AGS) yapılıyor. |
| Yurt dışı görevlendirme | Bakanlık kılavuzları ve kurul kararları | Mesleki yeterlilik sınavı ve temsil yeteneği mülakatı uygulanıyor. |
| Araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi | 2547 s. Kanun; 09.11.2018 tarihli yönetmelik | Jüri tarafından giriş sınavı yapılıyor; not ağırlıklı olarak nihai puana giriyor. |
Okul Yöneticiliği Sözlü Sınavlarında Öğretmen Mülakat İptali
2025 yılına kadar müdür ve müdür yardımcılığına ilk defa görevlendirme, 5 Şubat 2021 tarihli Yönetmeliğe göre yazılı sınav, değerlendirme formu ve sözlü sınav üzerinden yapılıyordu. Sözlü sınav beş başlıktan oluşuyor ve bunlardan yalnızca biri bilgi ölçümüne dayanıyordu. Kalan dört başlık, yani toplam puanın yüzde sekseni, komisyon üyelerinin gözlem ve kanaatine bırakılmıştı. Uyuşmazlıkların büyük kısmı da bu yapıdan doğdu.
Takip ettiğimiz bir dosyada, ilindeki en yüksek yazılı sınav puanını alan ve sözlü sınavda sorulan iki soruyu da doğru cevaplayan bir sınıf öğretmeni, gözleme dayalı başlıklardan aldığı düşük puanlarla 53,67 puana mahkûm edilmişti. Mahkeme önce yürütmeyi durdurdu, ardından işlemi iptal etti. Uyuşmazlığın yapısını müdür yardımcılığı mülakat iptali, esas kararı sözlü sınav iptal kararı ve tedbir aşamasını mülakat yürütmeyi durdurma kararı yazılarımızda anlattık.
30 Ocak 2026 tarihli ve 33153 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yeni Yönetmelik, ilk defa görevlendirmede sözlü sınavı kaldırmıştır. Ancak bu, yöneticilik uyuşmazlıklarının sona erdiği anlamına gelmez. Yeniden görevlendirmelerde il değerlendirme komisyonu, Yönetmelik ekindeki form üzerinden puanlama yapmaktadır ve bu puanlama da aynı ilkelere tabidir. Olumlu bir yenilik olarak, komisyona eğitim kolunda en fazla üyeye sahip ilk dört sendikanın temsilcileri katılmaktadır (m. 10). Sendika temsilcisinin komisyondaki varlığı, değerlendirmenin şeffaflığı bakımından önemli bir güvencedir; temsilcinin muhalefet şerhi de davada delil olarak kullanılabilir.
Öğretmenliğe Girişte Mülakat Kalktı mı?
Uzun yıllar sözleşmeli öğretmen atamalarında KPSS sonrası mülakat uygulandı ve bu mülakatlar ciddi bir dava yükü doğurdu. 7528 sayılı Kanun’la kurulan yeni sistemde öğretmen adayları, ÖSYM’nin uyguladığı Akademi Giriş Sınavı (AGS) ve alan bilgisi testiyle Millî Eğitim Akademisi’nin hazırlık eğitimine alınmaktadır. Giriş aşamasında klasik bir sözlü sınav bulunmamaktadır.
Bu, öğretmenliğe girişte idari yargı denetiminin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Akademi’deki hazırlık eğitimi sürecinde adaylar çeşitli değerlendirmelere tabi tutulmaktadır. Bu değerlendirmeler uygulamalı veya gözleme dayalı unsurlar içerdiği ölçüde, sözlü sınavlar için geliştirilen içtihadın burada da uygulanması kaçınılmazdır: Ölçütler önceden belirli olmalı, puanın dayanağı gösterilmeli, değerlendirme denetime elverişli olmalıdır. Akademi değerlendirmelerine ilişkin içtihat henüz oluşma aşamasındadır; bu husus yerleşik bir yargısal çözüme kavuşmamıştır.
Yurt Dışı Görevlendirme Mülakatında Öğretmen Mülakat İptali
Millî Eğitim Bakanlığı her yıl yurt dışındaki okul ve kurumlarda görevlendirilmek üzere öğretmen seçmektedir. Bu seçim, bir mesleki yeterlilik sınavı ve ardından yapılan temsil yeteneği mülakatı ile yürütülmektedir. Mülakat aşaması, adı üstünde, temsil kabiliyeti gibi gözleme dayalı bir ölçütü merkeze alır. Bu da yöneticilik sözlü sınavlarında gördüğümüz sorunların burada da yaşanabileceği anlamına gelir.
Yurt dışı görevlendirmelerde dikkat edilmesi gereken özel bir nokta, düzenlemenin önemli bir kısmının yönetmelikle değil kılavuzla yapılmasıdır. Kılavuz, idarenin kendi kendini bağlayan bir düzenleyici işlemdir; idare kılavuzda belirttiği usule aykırı davranamaz. Ancak kılavuz, üst normlara aykırı kurallar da koyamaz. Davada hem kılavuza uyulup uyulmadığı hem de kılavuzun kendisinin hukuka uygunluğu tartışılabilir.
MEB’de Diğer Sözlü Değerlendirmeler
Eğitim çalışanlarının karşılaştığı sözlü değerlendirmeler bunlarla sınırlı değildir. Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında şube müdürlüğü gibi kadrolara yapılan görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları, maarif müfettiş yardımcılığı gibi kariyer meslek girişleri ve özel program uygulayan okullara öğretmen seçimi gibi komisyon değerlendirmeleri de aynı denetime tabidir. Her birinin kendi yönetmeliği ve ağırlık dağılımı vardır; ortak nokta, puanın gerekçesinin dosyadan izlenebilir olması gerektiğidir.
Üniversitede Öğretmen Mülakat İptali: Araştırma ve Öğretim Görevlisi Giriş Sınavları
Yükseköğretimde sözlü değerlendirmenin en yaygın görüldüğü alan, öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanı kadrolarına, yani araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi kadrolarına yapılan atamalardır. Bu atamalar, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na dayanan ve 9 Kasım 2018 tarihli ve 30590 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılır.
Bu Yönetmeliğe göre önce ALES, lisans mezuniyet notu ve (aranan kadrolarda) yabancı dil puanı üzerinden bir ön değerlendirme yapılır; ön değerlendirmeyi geçenler jüri tarafından yapılan giriş sınavına alınır. Nihai değerlendirmede giriş sınavı notunun ağırlığı yüksektir:
| Kadro | ALES | Lisans notu | Yabancı dil | Giriş sınavı |
|---|---|---|---|---|
| Araştırma görevlisi ve diğer kadrolar | %30 | %30 | %10 | %30 |
| Yabancı dil ağırlıklı öğretim görevlisi kadroları (m. 6/4) | %30 | %10 | %30 | %30 |
| Meslek yüksekokulları | %35 | %30 | — | %35 |
Tablodan görüleceği üzere giriş sınavı, nihai puanın üçte birine yakın bir kısmını belirlemektedir. Ön değerlendirmede açık ara önde olan bir adayın, jürinin vereceği düşük bir giriş sınavı notuyla geride kalması mümkündür. Uygulamada en sık karşılaştığımız uyuşmazlık da budur.
Giriş sınavı yazılı, sözlü veya her ikisi şeklinde yapılabilir. Sözlü yapılan giriş sınavlarında, MEB sözlü sınavları için anlattığımız ilkelerin tamamı geçerlidir: Sorular önceden belirlenmeli, adayın cevapları tutanağa geçirilmeli, her jüri üyesinin notu ayrı ayrı gösterilmeli ve düşük notun gerekçesi somut olarak ortaya konulmalıdır. “Adayın alan bilgisi yetersiz görülmüştür” gibi tek cümlelik bir değerlendirme, hangi soruda hangi eksikliğin görüldüğünü söylemedikçe yeterli değildir.
Öğretim üyeliği atamalarında ise durum farklıdır. Doktor öğretim üyesi, doçent ve profesör kadrolarına atamalarda belirleyici olan, jüri üyelerinin bilimsel yayın ve çalışmalar üzerinden hazırladığı raporlardır. Burada uyuşmazlık sözlü bir sınavdan değil, raporların gerekçesinden ve yönetim kurulunun bu raporları nasıl değerlendirdiğinden doğar. Ancak mantık aynıdır: Değerlendirme gerekçeli ve denetlenebilir olmalıdır.
Jüri Tarafsızlığı ve Adrese Teslim Kadro İlanı
Üniversite uyuşmazlıklarında iki sorun öne çıkar. Birincisi jürinin tarafsızlığıdır. Danıştay, adayla daha önce çekişmeli bir ilişkisi bulunan bir öğretim üyesinin jüride yer almasını, jürinin usulüne uygun oluşturulmaması şeklinde değerlendirmiş ve iptal sebebi saymıştır. Husumet iddiası varsa bunun yazışma, şikâyet dilekçesi veya başka bir belgeyle desteklenmesi gerekir; soyut iddia yetmez.
İkincisi kadro ilanında aranan özel şartlardır. Bir ilanda, kamu yararı ve hizmet gereğiyle açıklanamayan, adeta tek bir kişiyi tarif eden şartlar yer alıyorsa (çok dar bir uzmanlık alanı, belirli bir projede çalışmış olmak gibi), bu durum Anayasa’nın 10. ve 70. maddelerindeki eşitlik ve kamu hizmetine girme hakkıyla bağdaşmaz. Bu tür durumlarda yalnızca sonuç değil, ilanın kendisi de dava konusu yapılmalıdır.
Sendika Üyeliği ve Ayrımcılık İddiası
Eğitim çalışanlarından gelen dosyalarda sıkça duyduğumuz bir cümle vardır: “Bu puanı bana sendikam yüzünden verdiler.” Anayasa’nın 51. maddesi ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu, sendika üyeliği nedeniyle ayrımcılığı yasaklar. Bu iddia hukuken değersiz değildir. Ancak mahkeme önünde doğrudan ispatı zordur; çünkü komisyon üyelerinin zihinlerinden geçeni belgeleyen bir delil nadiren bulunur.
Bu nedenle stratejimiz şudur: Ayrımcılık iddiası saklanmaz, ama davanın ağırlık merkezi de yapılmaz. Davanın ağırlık merkezi, puanın gerekçesizliğidir. Gerekçe gösterilemiyorsa işlem, ayrımcılığın ispatına gerek kalmadan hukuka aykırıdır. Aynı sınavda belirli bir sendikanın üyelerinin sistematik olarak düşük puan aldığını gösteren istatistiksel veriler elde edilebiliyorsa, bu veriler maksat unsuru yönünden ayrıca ileri sürülebilir. Sendikaların bu tür verileri toplaması ve üyeleri adına bilgi edinme başvurusu yapması, davaları ciddi ölçüde güçlendirir.
Öğretmen Mülakat Davalarında Ortak Strateji
Sınav türü ne olursa olsun, eğitim sektöründeki sözlü sınav davalarında izlenmesi gereken yol büyük ölçüde aynıdır:
- Belgeyi edinin: Sözlü sınav formunu, jüri tutanağını ve puan dökümünü bilgi edinme başvurusuyla isteyin. Formu görmeden dava stratejisi kurulamaz.
- İtiraz edin: Yönetmelik veya ilandaki itiraz süresini kaçırmayın. İdarenin itiraza vereceği cevap, davada değerli bir delildir.
- Süreyi hesaplayın: İtirazın reddinin tebliğinden itibaren 60 günlük dava açma süresini takip edin.
- Doğru mevzuatı bulun: Sınavın yapıldığı tarihte yürürlükte olan yönetmeliği esas alın. Eğitim mevzuatı sık değiştiği için bu adım atlanırsa dilekçe yanlış normlara dayanır.
- Somut çelişkiyi gösterin: Yazılı sınav başarısı, doğru cevaplanan sorular, meslek geçmişi ile verilen düşük puan arasındaki tutarsızlığı başlık başlık ortaya koyun.
- Yürütmeyi durdurma isteyin: Görevlendirme takvimleri kısa olduğu için tedbir talebi hayati önemdedir.
Dava açma süresi, itiraz yolu ve dilekçe yazımına ilişkin ayrıntılar için mülakat iptal davası rehberimize bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Öğretmen atamalarında hâlâ mülakat var mı?
7528 sayılı Kanun’la kurulan yeni sistemde öğretmen adayları Millî Eğitim Akademisi’ne merkezi yazılı sınavla (AGS) alınmaktadır. Klasik atama mülakatı uyuşmazlıkları bu nedenle azalmıştır; ancak yöneticilik, yurt dışı görevlendirme ve bazı özel görevlendirmelerde sözlü değerlendirme sürmektedir.
Yurt dışı öğretmenlik mülakatında elendim, dava açabilir miyim?
Açabilirsiniz. Yurt dışı görevlendirmede yapılan temsil yeteneği mülakatı da idari işlemdir. Puanın neye dayandığı, soruların ve cevapların kayda geçirilip geçirilmediği burada da belirleyicidir.
Araştırma görevlisi giriş sınavında jüri bana düşük not verdi, ne yapabilirim?
Giriş sınavı notu nihai değerlendirmede ağırlıklı olarak hesaba katılır. Jürinin oluşumu, sınavın konusu ve not gerekçesi idare mahkemesinde denetlenebilir. Önce üniversiteye itiraz edilmesi, sonra 60 gün içinde dava açılması gerekir.
Jüride benimle husumeti olan bir öğretim üyesi vardı, bu iptal sebebi mi?
Olabilir. Jüri üyesinin tarafsızlığından şüphe ettirecek bir ilişki veya çekişme varsa, Danıştay bu durumu jürinin usulüne uygun oluşturulmaması şeklinde değerlendirmektedir. Husumetin belgelenmesi önemlidir.
Üniversite kadro ilanı adrese teslim hazırlanmışsa ne olur?
Kadro ilanında kamu yararı ve hizmet gereğiyle açıklanamayan, belirli bir kişiyi işaret eden özel şartlar eşitlik ilkesine aykırıdır. Bu durumda ilanın kendisi de dava konusu yapılabilir.
Sendika üyesi olduğum için mülakatta düşük puan aldığımı düşünüyorum, ispat edebilir miyim?
Ayrımcılık iddiasını doğrudan ispat etmek zordur. Bu nedenle davada, puanın somut gerekçesinin bulunmadığı ve sınavın denetime elverişli yapılmadığı üzerinde durmak daha etkilidir. Gerekçe yoksa işlem zaten hukuka aykırıdır.
Öğretmen mülakat davası hangi mahkemede açılır?
Kural olarak işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır. MEB taşra işlemlerinde il idare mahkemesi, üniversite işlemlerinde üniversitenin bulunduğu yer idare mahkemesi görevlidir; yönetmelik iptali isteniyorsa Danıştay devreye girebilir.
Mülakat sonucuna itiraz için kaç günüm var?
İtiraz süresi ilgili yönetmelik veya ilanda belirtilir ve genellikle beş iş günü gibi kısadır. Dava açma süresi ise İYUK m. 7 uyarınca 60 gündür. İtiraz süresi kaçsa bile dava açma hakkı kendiliğinden düşmez.
Sonuç
Öğretmen mülakat iptali davalarında sınavın adı değişse de hukuki mesele aynıdır: Sözlü değerlendirme, gerekçesi gösterilebildiği ölçüde hukuka uygundur. Okul müdürlüğü sözlü sınavı, yurt dışı temsil yeteneği mülakatı veya üniversite giriş sınavı fark etmez; komisyon ya da jüri adayın neden düşük puan aldığını somut olarak açıklayamıyorsa, işlem yargı denetiminden geçemez.
Eğitim çalışanlarının en sık yaptığı hata, mevzuattaki değişikliği gerekçe göstererek “artık o sınav yok, dava açmanın anlamı kalmadı” diye düşünmektir. Geçmiş tarihli işlemler kendi tarihindeki mevzuata göre denetlenir ve hak kaybı, ancak süre kaçırılırsa kesinleşir.
Mevzuat metinleri için: mevzuat.gov.tr
Av. Feyza Nur SERTTAŞ
İdare hukuku, memur hukuku
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her dosyanın kendine özgü koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.



Bir yanıt yazın