
Motorlu taşıt sürücüleri kurslarında direksiyon eğitimi veren usta öğreticiler, çoğu zaman farkında olmaksızın bir idarî izin rejimi içinde çalışırlar. Kursla imzalanan iş sözleşmesi, tek başına çalışma hakkı doğurmaz; bunun için valilikçe düzenlenmiş bir çalışma izni gerekir. İznin geri alınması hâlinde kişi yalnızca o kurstaki işini değil, aynı ildeki bütün sürücü kurslarında ve diğer özel öğretim kurumlarında çalışma imkânını da kaybeder.
Bu yazıda, sürücü kursu usta öğreticilerine özgü yönleriyle çalışma izninin iptalini ele alıyoruz. Konunun genel çerçevesi için ana yazımıza bakılabilir.
Özel Öğretim Kurumlarında Kovuşturma Bulunması Çalışma İzninin İptali İçin Yeterli midir?
Özel Öğretim Kurumlarında Katalog Suçlar Nedeniyle Çalışma İzninin İptali
Sürücü kursu neden özel öğretim kurumu sayılır?
5580 sayılı Kanun’un 2. maddesinin (b) bendi, kurum kavramının kapsamına motorlu taşıt sürücüleri kurslarını açıkça dâhil etmiştir. Aynı maddenin (i) bendi ise bu kursları, motorlu taşıt sürücüsü yetiştirerek sınav sonucu sertifika veren ve trafikle ilgili eğitim öğretim yaptıran özel öğretim kurumları olarak tanımlamaktadır.
Bu nitelendirmenin sonucu, kursta görev yapan bütün eğitim personelinin özel öğretim kurumları mevzuatına tâbi olmasıdır. Kanun’un 8. maddesi uyarınca kurs müdürü kurucu tarafından, direksiyon usta öğreticileri ile trafik ve çevre bilgisi, ilk yardım ve trafik adabı derslerini veren öğretmenler ise müdür tarafından seçilir; ancak bunların tamamının çalışma izni valiliğin onayına sunulur. Valilikten izin alınmadan hiçbiri işe başlatılamaz.
Usta öğreticinin izni hangi hâllerde iptal edilmektedir?
İptal işlemlerinin ezici çoğunluğu, Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasındaki nitelik şartlarının sonradan kaybedildiği gerekçesine dayanmaktadır. İşlemin doğrudan dayanağı ise Yönetmeliğin 39. maddesinin dördüncü fıkrasıdır; bu fıkra, kurumda görev yapan personelin anılan şartları taşımadığının sonradan tespit edilmesi hâlinde çalışma izninin iptal edileceğini öngörmektedir.
Sürücü kursu personeli bakımından bu tespit, çoğunlukla bir başka iş için yenilenen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sırasında ortaya çıkmaktadır. Nitekim Yönetmeliğin 26. maddesinin üçüncü fıkrası, çalışma izninin ancak Kanun’un 4. maddesindeki şartların sağlandığı güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucuyla tespit edilmesi hâlinde düzenleneceğini hükme bağlamıştır. Yönetmeliğin 39. maddesinin beşinci fıkrası ise, aynı il içinde başka bir kuruma geçişte görevden ayrılışın üzerinden üç ayı aşan hâllerde yeniden güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması isteneceğini düzenlemektedir. Bu nedenle kurs değiştiren usta öğreticilerin, yıllardır sorunsuz çalıştıkları hâlde bu aşamada engelle karşılaştıkları sıkça görülmektedir.
Trafik cezaları ve sürücü belgesi işlemleri iptale sebep olur mu?
Bu iki mesele birbirine karıştırılmamalıdır.
Kanun’un 4. maddesi, trafik idarî para cezalarına, ceza puanına veya sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasına hiçbir şekilde atıf yapmamaktadır. Dolayısıyla bu işlemler, çalışma izninin iptali bakımından doğrudan bir sebep oluşturmaz. Alkollü araç kullanma nedeniyle sürücü belgesinin geri alınması gibi hâller, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na dayanan bağımsız idarî yaptırımlardır.
Bununla birlikte bu işlemlerin fiilî sonucu göz ardı edilemez. Sürücü belgesi geri alınan bir usta öğreticinin direksiyon eğitimi vermesi mümkün olmadığından, ortada geçici de olsa bir ifa imkânsızlığı doğar. İdare bu durumu bazen doğrudan çalışma izninin iptali sebebi saymakta, bazen de kurumu personel değişikliğine yönlendirmektedir. İlk ihtimalde işlem, kanunda öngörülmeyen bir sebebe dayandığı için sebep unsuru bakımından sakattır ve bu husus dava dilekçesinde öncelikle ileri sürülmelidir.
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu katalogda yer alır mı?
Hayır. Kanun’un 4. maddesindeki suç kataloğu tahdidî biçimde sayılmış olup trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bu listede bulunmamaktadır. Aynı şekilde taksirle yaralama ve taksirle öldürme suçları da katalogda yer almaz.
Bu suçlar ancak, kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet ölçütü üzerinden değerlendirilebilir. Taksirli suçlar bakımından ise kastın bulunmaması nedeniyle bu ölçütün de uygulanamayacağı kanaatindeyiz. Trafik kazasına karışmış bir usta öğreticinin izninin, taksirle yaralama mahkûmiyetine dayanılarak iptal edilmesi hâlinde bu husus dilekçenin merkezine yerleştirilmelidir.
Kurs kapatılırsa usta öğreticinin izni ne olur?
Kurumun kapatılması veya faaliyetinin geçici olarak durdurulması, personelin niteliklerinden kaynaklanan bir sebep değildir. Bu hâlde çalışma izni, kişinin şahsî durumundaki bir eksiklik nedeniyle değil, izne konu görevin ortadan kalkması nedeniyle sona erer.
Aradaki fark önemlidir: kurumun kapanması sebebiyle izni sona eren usta öğretici, başka bir kursta çalışmak üzere yeniden başvurabilir ve şartları taşıyorsa izin düzenlenir. Buna karşılık 4. madde şartlarının kaybı sebebiyle iptal edilen izin, kişiye bağlı bir engel doğurduğundan yeni başvuruların da reddedilmesi sonucunu doğurur. Bu nedenle işlemin gerekçesinin hangi sebebe dayandığı, tebliğ edilen yazıdan açıkça anlaşılamıyorsa idareden bilgi ve belge talep edilmelidir.
Dava açarken usta öğreticinin dikkat etmesi gerekenler nelerdir?
Öncelikle süre. İşlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde, işlemi tesis eden valiliğin bulunduğu yer idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır. Uygulamada iptal yazısı çoğu zaman kursa gönderilmekte, personele ise sözlü olarak bildirilmektedir. Yazılı tebligatı almadan işten ayrılan kişilerin süreyi kaçırma riski yüksektir; bu nedenle işlemin bir örneğinin ivedilikle temin edilmesi gerekir.
İkinci olarak yürütmenin durdurulması talebi. Direksiyon usta öğreticiliği, sertifikaya ve fiilî tecrübeye dayalı dar bir meslektir; iznin iptali hâlinde kişinin aynı alanda başka bir iş bulması mümkün değildir. Bu husus, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesindeki telafisi güç zarar şartının somut biçimde gerçekleştiğini göstermek üzere, ilgilinin gelir durumu ve malî yükümlülükleri belgelendirilerek dilekçede işlenmelidir.
Üçüncü olarak, işlemin dayandığı ceza dosyasının güncel durumu. Kesinleşmemiş bir mahkûmiyete veya devam eden bir kovuşturmaya dayanılmışsa, bu husus ayrı bir iptal sebebi olarak ele alınmalıdır.
Özel öğretim kurumlarında çalışma izninin iptali (ana yazı)
Katalog suçlarda çalışma izni iptali
Kovuşturma bulunması çalışma izninin iptali için yeterli midir?
Sıkça sorulan sorular
Usta öğreticilik belgem duruyor, sadece çalışma iznim iptal edildi. Fark nedir?
Usta öğreticilik belgesi, kişinin mesleki yeterliliğini gösteren bir belgedir. Çalışma izni ise belirli bir kurumda görev yapabilmek için valilikçe verilen idarî izindir. İznin iptali, belgenin geçerliliğini etkilemez; ancak belge tek başına çalışma hakkı vermez.
Başka bir ilde sürücü kursunda çalışabilir miyim?
Çalışma izni il bazında düzenlenmekle birlikte, iptalin sebebi kişiye bağlı bir nitelik eksikliği ise başka ilde yapılacak başvuruda da aynı sonuçla karşılaşılması beklenir. Zira güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu her ilde aynı olacaktır.
İşlem kurs müdürlüğü tarafından tebliğ edildi, davayı kime karşı açacağım?
Dava, işlemi tesis eden idareye, yani valiliğe karşı açılır. Kurs, işlemin muhatabı değil tebliğ aracıdır. Yetki devri yapılmışsa ve işlem il millî eğitim müdürlüğünce kurulmuşsa hasım gösterilecek idarenin belirlenmesinde işlem metnindeki imza ve makam bilgisi esas alınır.
Dava kazanırsam çalışmadığım döneme ait kayıplarımı isteyebilir miyim?
İptal kararı verilmesi hâlinde, hukuka aykırı işlem nedeniyle uğranılan gelir kaybı için tam yargı davası açılabilir. Bu dava iptal davasıyla birlikte veya iptal kararının tebliğinden sonra ayrıca açılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukukî danışmanlık niteliği taşımaz. Dava süresi kısa olduğundan, işlemin tebliğinden sonra vakit kaybetmeden bir avukata başvurulması önerilir.
Av. Feyza Nur Serttaş

Bir yanıt yazın