Bu yazı, HAGB güvenlik soruşturması serisinin bir parçasıdır. Kaydın hangi kanuni dayanakla görüldüğü ve genel dava usulü ana makalede anlatılmıştır.
İkinci sorun daha ciddi. 7315 sayılı Kanun, arşiv araştırması kapsamına yalnızca HAGB kayıtlarını almadı; TCK m. 191 dosyalarındaki erteleme kararlarını ve hatta devam eden soruşturmalardaki olguları da açıkça kapsama dâhil etti. Yani hukuken en temiz konumdaki insanlar bile bu kaydın kurumun önüne gelmesiyle karşılaşıyor.
Aşağıda önce bu üç kavramı ayırıyorum, sonra TCK 191, alkollü araç kullanma, trafik kaynaklı taksirle yaralama ve ruhsatsız silah kayıtlarını sırasıyla ele alıyorum.

HAGB, KYOK ve Denetimli Serbestlik Aynı Şey mi?
Değil. Bu üç kavramın karıştırılması, bu alandaki en yaygın hata ve dilekçelerin yanlış eksene oturmasının başlıca sebebi.
HAGB kovuşturma sonunda verilir. Mahkeme mahkûmiyet hükmü kurar, açıklamaz. CMK m. 231’de düzenlenmiştir, denetim süresi beş yıldır.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ise soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından verilir. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda kanun kural olarak bu yolu öngörmüştür. Burada henüz dava açılmamıştır; dolayısıyla kurulmuş bir hüküm de yoktur. Erteleme süresi beş yıldır; şartlara uyulursa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.
Denetimli serbestlik bu iki kurumun içinde uygulanan bir tedbirdir; kendi başına bir mahkûmiyet ya da erteleme kararı değildir.
Bu ayrımın pratik sonucu şu: KYOK, HAGB’den daha lehe bir konumdur. HAGB’de hiç değilse kurulmuş bir hüküm vardır; KYOK’ta kamu davası dahi açılmamıştır. “KYOK aldım, mahkûm mu sayılırım” sorusunun cevabı kesin olarak hayırdır.
TCK 191 Dosyalarında Önce Hangi Yol İşler?
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçunda kanun, öncelikle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini öngörmüştür. Şartlara uygun davranıldığında kamu davası açılmaz ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.
Hukuki sonuç açıktır: Ortada ne mahkûmiyet ne de açıklanmış bir hüküm vardır. 657 sayılı Kanunun 48/A-5 hükmü bakımından hiçbir eşik aşılmamıştır. Kaldı ki bu suç, o maddedeki katalogda da yer almaz.
İdari yargı kararlarında bu husus açıkça ortaya konmuştur: Tedavi ve denetim sürecine uygun davranıldığı ve neticede davanın düşmesine karar verildiği hâllerde, düşme kararının sonucu olarak suçun hiç işlenmemiş gibi kabul edileceği ve bu kararın herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı belirtilerek, 657 sayılı Kanunun 48. maddesine dayanılarak atamanın iptal edilmesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığına hükmedilmiştir. Bu kararlarda ayrıca yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine de karar verilmektedir.
Uyuşturucudan HAGB Alanın Adli Sicili Neden Temiz Görünür?
Çünkü ne HAGB ne de erteleme kararı adli sicile mahkûmiyet olarak işlenir. HAGB kararları bunlara mahsus ayrı bir sistemde tutulur; erteleme kararı zaten bir mahkûmiyet değildir. Bu nedenle e-Devlet’ten alınan belge temiz çıkar.
Ne var ki 7315 sayılı Kanunun 4. maddesi, arşiv araştırmasının kapsamına açıkça şunları almıştır: CMK’nın 171. maddesinin beşinci ve 231. maddesinin on üçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmalardaki olgular. Kanunun 6. maddesi de yetkili birimlere bu kayıtları alma yetkisini vermiştir.
Yani belgeniz temiz, kurum sorgusu değil. “Belgem temizdi ama olumsuz değerlendirildim” şikâyetlerinin tek sebebi budur.
Beş Yıllık Süre Dolmadan Atamam Yapılır mı?
Yapılması gerekir. Sürenin devam ediyor olması, kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez; aksine hakkında henüz herhangi bir mahkûmiyet bulunmadığı anlamına gelir.
Buna karşılık uygulamada gördüğümüz şu: Süre devam ederken kurumlar “süreç tamamlanmadı” yaklaşımıyla daha temkinli davranıyor ve uyuşmazlıkların büyük bölümü bu aşamada doğuyor. Süre tamamlanmış ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse, idarenin olumsuz değerlendirmeyi gerekçelendirmesi çok güçleşiyor.
Süreniz dolduysa iki işlemi mutlaka yapın: kararı veren merciden sürecin olumlu tamamlandığına dair belgeyi alın ve Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne başvurup kaydın kaldırılmasını sağlayın. Bu iki belge, dava açmadan sorunu çözebilir.
Devam Eden Soruşturma Varken İdare Beklemek Zorunda mı?
Sıkça karşılaştığımız durum, kişinin atama sürecindeyken hakkında henüz sonuçlanmamış bir soruşturmanın bulunmasıdır. Kanun devam eden soruşturmalardaki olguları da kapsama aldığından, bu kayıt idarenin önüne geliyor.
Buradaki temel savunma masumiyet karinesidir. Henüz sonuçlanmamış bir soruşturma, hiçbir biçimde suçluluk karinesine dönüştürülemez. İdarenin yapabileceği en fazla şey sürecin sonucunu beklemektir; kişiyi peşinen elemek değil.
Dava süreci devam ederken takipsizlik kararı çıkarsa bunu derhâl dosyaya sunun. Bu belge geldiğinde tablo tümüyle değişir ve mahkemeler işlemi iptal etmekte tereddüt etmez.
Ticaret İddiasıyla Yargılanıp Kullanmadan Ceza Alanlar Ne Yapmalı?
Uyuşturucu madde ticareti suçunda ceza alt sınırları itibarıyla HAGB pratikte mümkün değildir. Dolayısıyla bu başlıkta gerçek tartışma HAGB üzerinden değil, vasıf değişikliği veya beraat üzerinden yürür.
Tipik sorun şudur: İddianamede ticaret suçlaması yer almış, ancak yargılama sonunda fiil kullanmak için bulundurma olarak nitelendirilmiş ya da beraat kararı verilmiştir. Buna rağmen idare, iddianamedeki nitelendirmeyi esas alarak işlem kurmaktadır.
Bu açık bir sebep unsuru sakatlığıdır. Değerlendirmeye esas alınması gereken, isnat edilen değil, yargı kararıyla sabit görülen fiildir. Gerekçeli kararı ve kesinleşme şerhini dosyaya koyduğunuzda bu işlemler ayakta kalmaz.
Alkollü Araç Kullanmaktan HAGB Atamayı Engeller mi?
Alkollü araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda ceza aralığı HAGB’ye elverişlidir ve suç katalogda yer almaz.
Bu kayıt, güvenlik soruşturmasında en zayıf temele sahip gerekçelerden birini oluşturur. Fiil, kişinin dürüstlüğüne, güvenilirliğine veya kamu düzenine sadakatine ilişkin bir çıkarım yapmaya elverişli değildir. Atanılacak görev sürücülük içermiyorsa, idarenin bağ kurması neredeyse imkânsızdır.
Buna karşılık şoförlük, ambulans sürücülüğü veya iş makinesi operatörlüğü gibi görevlerde bağ kurulabilir. Bu durumda dahi ehliyet geri alma süresinin dolup dolmadığı ve psikoteknik değerlendirme sonucu belirleyicidir; her ikisi de olumluysa dilekçeye eklenmelidir.
Trafik Kazasından Taksirle Yaralama Kayıt Olarak Ne İfade Eder?
Neredeyse hiçbir şey. 657 sayılı Kanunun 48/A-5 hükmü kasten işlenen suçlara ilişkindir; taksirli suçtan mahkûmiyet dahi kural olarak memuriyete engel değildir.
Bu fiilden alınmış HAGB kararına dayanılarak kurulan işlemler, sebep unsuru yönünden en açık biçimde sakat işlemlerdir ve yargısal denetimde istikrarlı olarak iptal edilmektedir. Böyle bir işlemle karşılaşırsanız yürütmenin durdurulması talebini mutlaka koyun; bu dosyalarda erken sonuç alma ihtimali yüksektir.
Ruhsatsız Silahtan HAGB Silahlı Kadrolarda Ne Sonuç Doğurur?
6136 sayılı Kanun kapsamındaki suçlarda, hapis cezası ile adli para cezasının birlikte öngörüldüğü hâllerde HAGB’nin uygulanıp uygulanmayacağı hapis cezasının miktarına göre belirlenir. Ceza aralığı birçok dosyada elverişlidir.
Bu kayıt, özellikle silahlı birimler bakımından idarenin en kolay gerekçelendirdiği kayıttır. Silahsız kadrolarda ise bağ kurmak güçtür.
Fiilin niteliği de belirleyicidir. Miras yoluyla intikal etmiş ve ruhsatlandırılmamış bir silahın evde bulundurulması ile, taşınabilir bir silahın umuma açık yerde taşınması ölçülülük denetiminde aynı ağırlıkta değildir. Gerekçeli karardaki fiil tarifi burada da en önemli belgedir.
Uyuşturucudan HAGB Kadroya Göre Neden Farklı Değerlendiriliyor?
Aynı kaydın farklı kurumlarda farklı ağırlıkta değerlendirilmesi, bu alandaki en belirgin uygulama gerçeğidir. Gözlediğimiz eğilimler şunlar:
Sağlık kurumlarında, madde erişimi bulunan kadrolar sebebiyle değerlendirme daha hassastır. Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde çocuklarla çalışma unsuru öne çıkarılır. Silahlı birimlerde ve özel güvenlik alanında en sıkı uygulama yapılır; özel güvenlik mevzuatında uyuşturucu ve uyarıcı madde suçları bakımından HAGB’yi açıkça sayan hükümler bulunmaktadır.
Bu farklılaşma tek başına hukuka aykırılık oluşturmaz; görevin niteliği meşru bir ölçüttür. Hukuka aykırılık, farklılaşmanın gerekçelendirilmemesinden doğar. İdare neden bu kadroda bu kaydın sorun teşkil ettiğini yazmak zorundadır.
| Kayıt | Mahkûmiyet var mı? | Katalogda mı? | İdarenin bağ kurma imkânı |
|---|---|---|---|
| TCK 191 – KYOK / erteleme | Yok, dava dahi açılmamış | Hayır | Çok sınırlı |
| TCK 191 – HAGB | Yok, hüküm askıda | Hayır | Sınırlı; hassas kadrolarda artar |
| Devam eden 191 soruşturması | Yok | Hayır | Masumiyet karinesi engeli |
| Alkollü araç kullanma – HAGB | Yok | Hayır | Yalnızca sürücülük içeren kadrolarda |
| Taksirle yaralama – HAGB | Yok, ayrıca taksirli | Hayır | Neredeyse yok |
| 6136 – ruhsatsız silah HAGB | Yok | Hayır | Silahlı kadrolarda yüksek |
| Kaçakçılık – HAGB | Yok | Evet | Mali yetkili kadrolarda yüksek |
Kasten Yaralamadan HAGB Memuriyete ve Atamaya Engel Olur mu?
Yüz Kızartıcı Suçtan HAGB Memuriyete Engel Midir?
HAGB Özel Güvenlik Olmaya Engel mi? Katalog Suçlar ve Kimlik Kartı İptali
HAGB Güvenlik Soruşturması: Arşiv Araştırması Olumsuz Gelenler İçin Rehber
Sıkça Sorulan Sorular
- TCK 191’den denetimli serbestlik aldım, KYOK kararı çıktı. Memur olabilir miyim?
- Kural olarak evet. Ortada mahkûmiyet yok, açıklanmış hüküm yok, kamu davası dahi açılmamış. Olumsuz işlem kurulursa altmış gün içinde iptal davası açılmalıdır.
- KYOK ile HAGB arasında hangisi daha lehimedir?
- KYOK. Erteleme kararında hiç dava açılmamıştır; HAGB’de ise açıklanmamış da olsa kurulmuş bir hüküm vardır.
- Beş yıllık erteleme süresi dolmadan atamam yapılabilir mi?
- Yapılması gerekir; sürenin devam etmesi suçluluk anlamına gelmez. Uygulamada idareler bu aşamada daha temkinli davranmakta, ancak bu işlemler de dava konusu edilebilmektedir.
- Süre doldu, ayrıca dilekçe vermem gerekiyor mu?
- Vermeniz yerinde olur. Sürecin olumlu tamamlandığına dair belgeyi alıp Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne başvurmak, sonradan çıkacak sorunları peşinen ortadan kaldırır.
- Alkollü araç kullanmaktan HAGB’m var, öğretmen atamamda sorun olur mu?
- Fiil katalog dışıdır ve görevle bağlantısı kurulması çok güçtür. Olumsuz işlem kurulursa iptal ihtimali yüksektir.
- İddianamede ticaret yazıyordu ama kullanmadan karar verildi. İdare hangisini esas alır?
- Yargı kararıyla sabit görülen fiili esas almak zorundadır. İddianamedeki nitelendirmeye dayanan işlem sebep unsuru yönünden sakattır.
- Hastanede sağlık personeli olacağım, uyuşturucu kaydım sorun çıkarır mı?
- Madde erişimi bulunan kadrolarda idare bağ kurmakta zorlanmaz; bu dosyalarda savunma ölçülülük, sürecin olumlu tamamlanması ve aradan geçen süre üzerine kurulmalıdır.
- Özel güvenlik kimlik kartım uyuşturucu kaydı sebebiyle verilmedi. Genel kural burada işlemiyor mu?
- Özel güvenlik mevzuatında bu suç grubu bakımından HAGB’yi açıkça sayan hükümler vardır. Bu alanda savunma genel kural üzerine değil, hükmün somut olaya uygulanabilirliği ve Anayasa Mahkemesi içtihadı üzerine kurulur.
- Ruhsatsız silahtan HAGB’m var, büro kadrosuna atanacağım. Elenir miyim?
- Silahsız bir kadroda idarenin görevle bağ kurması güçtür. Böyle bir işlem tesis edilirse ölçülülük denetimi üzerinden iptali istenebilir.
Sonuç
Bu alandaki kayıtların hukuki konumu, kayıt türüne göre belirgin biçimde farklılaşıyor. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı HAGB’den dahi lehe bir durum; buna rağmen uygulamada en çok mağduriyet tam da bu grupta doğuyor.
Sebebi basit: İdareler, kanunun kendilerine tanıdığı erişim yetkisini otomatik bir eleme yetkisine dönüştürüyor. Bunun hukuki karşılığı yok ve mahkemeler bu işlemleri iptal ediyor. Ama iptal kararı kendiliğinden gelmiyor.
Bu gerekçeyle ataması yapılmayan, göreve başlatılmayan veya ilişiği kesilen kişilerin, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde yürütmenin durdurulması istemli iptal davası açmaları ve özellikle takipsizlik ile düşme kararlarını eksiksiz sunmaları gerekiyor.
Av. Feyza Nur Serttaş
İdare Hukuku ve İdari Yargı
Son güncelleme: 24 Ağustos 2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. 7315 sayılı Kanunun güncel metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.

Bir yanıt yazın