Can güvenliği mazereti, mevzuatta diğer mazeretlerden ayrı bir usule bağlanmış tek mazerettir. 83/6525 sayılı Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’in 12. maddesi, sağlık ve can güvenliği mazeretlerine dayalı atamaların atanma dönemine tabi olmadığını açıkça düzenlemiştir. Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği de aynı yönde bir istisna öngörmüştür.

Buna karşılık bu mazeret, belgelendirme bakımından en katı olanıdır. Memurun kendi beyanı yeterli sayılmamakta; adli veya mülki idare makamlarından alınmış bir belge aranmaktadır. Ayrıca dosyanın hazırlanmasında, korunmak istenen kişinin güvenliğini tehlikeye atmayacak bir gizlilik dengesinin gözetilmesi gerekir.

Bu rehberde can güvenliği mazeretinin şartları, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu tedbir kararının hukuki etkisi, atama dönemi şartından muafiyet, norm kadro fazlası atamalarında mazeretin kullanımı ve yürütmenin durdurulması usulü ele alınmaktadır.

Can güvenliği mazereti dosyasında koruyucu tedbir kararının hukuki değerlendirmesi
Can güvenliği mazereti dosyasında koruyucu tedbir kararının hukuki değerlendirmesi

Can güvenliği mazeretinin şartları

Çerçeve hüküm, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’e 30/6/2014 tarihinde eklenen 14/A maddesidir.

Memurun can güvenliği mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde bulunabilmesi için; kendisinin, eşinin veya bakmakla yükümlü olduğu çocuklarından birinin bulunduğu yerde kalmasının can güvenliğini tehdit altında bırakacağının adli veya mülki idare makamlarından alınacak belgeyle belgelendirmesi gerekir.

Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik, m. 14/A

Hüküm kişi bakımından üç kişiyle sınırlıdır: memurun kendisi, eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocukları. Anne, baba ve kardeş bu maddede sayılmamıştır. Sağlık mazeretini düzenleyen 13. maddeden farklı olan bu daraltma, dosyanın kurgusunda dikkate alınmalıdır.

Belge bakımından aranan, adli veya mülki idare makamlarından alınmış bir belgedir. Savcılık, mahkeme, valilik veya kaymakamlık kaynaklı belgeler bu kapsamdadır. Memurun kendi beyanı, tanık anlatımı veya salt kolluk kaydı tek başına yeterli sayılmamaktadır.

Atamanın coğrafi sırası da maddede belirlenmiştir: memur, aynı hizmet bölgesi içindeki başka bir hizmet alanına; görev yaptığı hizmet bölgesinde ihtiyaç bulunmaması hâlinde ise diğer hizmet bölgelerine atanabilir.

6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu tedbir kararı

Maddenin ikinci fıkrası, aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet dosyaları bakımından ayrı ve daha doğrudan bir yol açmaktadır.

8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hakkında adli makamlarca işyerinin değiştirilmesine ilişkin koruyucu tedbir kararı alınan memur, aynı hizmet bölgesi içindeki başka bir hizmet alanına, görev yaptığı hizmet bölgesinde ihtiyaç bulunmaması hâlinde ise diğer hizmet bölgelerine atanabilir.

Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik, m. 14/A

Bu fıkranın pratik değeri büyüktür. İşyerinin değiştirilmesine ilişkin koruyucu tedbir kararı mevcutsa, can güvenliği tehdidinin ayrıca ispatı tartışma konusu olmaktan çıkar; kararın kendisi aranan belgedir. Bu itibarla izlenecek en kısa yol, önce 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararı alınması, ardından bu kararla birlikte idareye başvurulmasıdır.

Tedbir kararının süresi de gözetilmelidir. Süresi dolmuş bir karar, mazeretin hâlen devam ettiğini göstermeyebilir. Kararın uzatılması ya da güncel bir belge temin edilmesi, idarenin savunmasını baştan karşılar.

Gizlilik dengesi: Başvuru ve dava dilekçelerinde tehdidin kaynağına ilişkin ayrıntıların gereğinden fazla yazılmaması, adres ve güzergâh bilgilerinin dosyaya girmemesi gerekir. Belgeye atıf yapılması yeterlidir. Gerektiğinde mahkemeden dosyanın gizliliğine ilişkin talepte bulunulması değerlendirilmelidir.

Atama dönemi şartından muafiyet

Can güvenliği mazeretini diğerlerinden ayıran en önemli özellik, atama dönemi şartından muaf tutulmasıdır.

Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’in 12. maddesinin son fıkrası, sağlık ve can güvenliği mazeretlerine dayalı olarak yapılacak yer değiştirme suretiyle atamaların atanma dönemine tabi olmadığını düzenler.

Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 29. maddesinin birinci fıkrası da aynı çizgidedir. Anılan fıkraya göre mazerete bağlı yer değiştirmeler kural olarak yarıyıl ve yaz tatillerinde yapılır; ancak sağlık ve can güvenliği mazeretlerine bağlı yer değiştirmeler bu tatiller dışında da, yer değiştirme takvimine bağlı olmaksızın ve yalnızca öğretmen ihtiyacı bulunan eğitim kurumlarına yapılır.

Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ise bir yorum ölçütü koymuştur: yer değiştirme dönemi dışında yapılan sağlık ve can güvenliği mazeretlerine bağlı yer değiştirmelerde, öğretmen ihtiyacı dikkate alınarak mazeretin giderilmesi esas alınır. Bu hüküm, idarenin kadro doluluğunu tek başına ret gerekçesi yapmasını güçleştirir; belirleyici olan, mazeretin giderilip giderilmediğidir.

Norm kadro fazlası atamalarında mazeretin kullanımı

Can güvenliği mazereti, norm kadro fazlası uyuşmazlıklarında iki ayrı biçimde ileri sürülebilir.

Savunma olarak. Can güvenliği mazereti nedeniyle bir yere atanmış öğretmenin, mazereti devam ederken norm kadro fazlası gerekçesiyle tehdidin bulunduğu yere veya ona yakın bir kuruma gönderilmesi, mazerete dayalı ilk atamanın amacını ortadan kaldırır. Bu, işlemin maksat unsurunu doğrudan sakatlar.

Talep olarak. Norm kadro fazlası konumuna düşen ve aynı zamanda can güvenliği tehdidi altında bulunan öğretmen, fazlalığın giderilmesi için yapılacak atamanın mazeretine uygun bir yere yapılmasını isteyebilir. Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 42. maddesi ile 29. maddesinin ikinci fıkrasındaki atıflar bu talebin hukuki dayanağıdır.

Her iki hâlde de idarenin, 34. maddede can güvenliğinden söz edilmediği yönündeki savunmasıyla karşılaşılır. Bu savunma, mazeret rejimini norm kadro rejiminin dışında sayan hatalı bir yorum ürünüdür; anılan atıflar karşısında kabul edilebilir değildir.

Dosya hazırlığı, yürütmenin durdurulması ve kararın uygulanması

Delil listesi bakımından şunlar sunulmalıdır:

  • Adli veya mülki idare makamından alınmış belge; varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş koruyucu tedbir kararı.
  • Tedbir kararının hâlen yürürlükte olduğunu gösteren güncel kayıt.
  • Talep edilen yer ile mevcut görev yeri arasındaki ilişki ve mazeretin neden ancak yer değişikliğiyle giderilebileceğine dair açıklama.
  • Varsa çocukların okul ve ikamet durumu.
  • Atama kararnamesi, itiraz dilekçesi ve idarenin ret yazısı.

Yürütmenin durdurulması talebi bu dosya türünde özel bir ağırlık taşır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin ikinci fıkrasındaki telafisi güç zarar unsuru burada soyut değildir; işlemin uygulanması doğrudan can güvenliği riski doğurur. Aynı fıkranın son cümlesi uyarınca, uygulanmakla etkisi tükenecek işlem niteliği gereği idarenin savunması alınmaksızın karar verilmesi talebinin en güçlü biçimde ileri sürülebileceği dosya türü budur.

Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen karara karşı, 2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. Bu kısa süre, ret kararı alınması ihtimaline karşı baştan planlanmalıdır.

Kararın uygulanması bakımından ise 28. madde geçerlidir: idare, kararın icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmek zorundadır ve bu süre kararın tebliğinden itibaren otuz günü geçemez.

Genel çerçeve, dava süresi ve yetkili mahkeme için norm kadro fazlası resen atama iptali rehberimize; benzer usule tabi olan sağlık mazereti için sağlık mazereti ve resen atama çalışmamıza bakılabilir.

Sık sorulan sorular

Can güvenliği mazereti için hangi belge gerekir?
Adli veya mülki idare makamlarından alınacak bir belge gerekir. Savcılık, mahkeme, valilik veya kaymakamlık kaynaklı belgeler bu kapsamdadır. Memurun kendi beyanı tek başına yeterli sayılmaz.
6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararım var, ayrıca belge gerekir mi?
İşyerinin değiştirilmesine ilişkin koruyucu tedbir kararı bulunuyorsa bu karar doğrudan dayanak oluşturur ve tehdidin ayrıca ispatı tartışma konusu olmaktan çıkar.
Tayin için atama dönemi beklemem gerekir mi?
Gerekmez. Sağlık ve can güvenliği mazeretlerine dayalı atamalar atanma dönemine tabi değildir; yer değiştirme takvimine bağlı olmaksızın öğretmen ihtiyacı bulunan kurumlara yapılabilir.
Kardeşim tehdit altında, mazeret sayılır mı?
Hüküm yalnızca memurun kendisini, eşini ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarını saymaktadır. Kardeş bu kapsamda değildir.
Tehdidin ayrıntılarını dilekçeye yazmak zorunda mıyım?
Gereğinden fazla ayrıntı yazılmaması daha güvenlidir. Belgeye atıf yapılması yeterlidir; adres ve güzergâh bilgilerinin dosyaya girmemesine dikkat edilmelidir.
Can güvenliği nedeniyle atandım, sonra norm kadro fazlası yapıldım. Ne yapabilirim?
Mazeret devam ederken, mazerete dayalı atamanın amacını ortadan kaldıracak biçimde yeni bir atama yapılması işlemin maksat unsurunu sakatlar. İptal davası açabilirsiniz.
Tedbir kararının süresi doldu, hakkım devam eder mi?
Mazeretin devam ettiğinin güncel belgeyle gösterilmesi gerekir. Süresi dolmuş bir tedbir kararı tek başına yeterli olmayabilir; kararın uzatılması ya da yeni belge alınması isabetlidir.
Aynı ilçe grubunda başka bir kuruma atanmam yeterli olur mu?
Belirleyici olan mazeretin giderilip giderilmediğidir. Tehdit kaynağının aynı çevrede bulunması hâlinde grup içi bir atama mazereti gidermeyeceğinden, başka bir hizmet alanına atanma talep edilebilir.
Yürütmenin durdurulması talebim reddedilirse ne yapabilirim?
İYUK m. 27/6 uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edebilirsiniz. Bu kısa süre baştan planlanmalıdır.
İdare kadro yok diyerek talebimi reddedebilir mi?
Yönetmeliğin 4. maddesi, dönem dışı yapılan can güvenliği atamalarında öğretmen ihtiyacı dikkate alınarak mazeretin giderilmesinin esas alınacağını öngörmüştür. Kadro doluluğu tek başına yeterli bir ret gerekçesi değildir.

Bu konudaki diğer yazılarımız

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Av. Feyza Nur Serttaş · İdare Hukuku


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir