HAGB güvenlik soruşturması doktor atamasına engel mi?

Yüz Kızartıcı Suçtan HAGB Memuriyete Engel Midir?

Güvenlik Soruşturması Olumsuz Özel Güvenlik Görevlisi Ne Yapmalı?

FETÖ HAGB Göreve İade Davasında Danıştay Ne Diyor?

Devlet hizmet yükümlülüğü kapsamında atanacak bir hekimin, hakkında verilmiş bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı gerekçe gösterilerek güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılması ve bu suretle atamasının yapılmaması, uygulamada sıklıkla karşılaşılan ve ilgilinin mesleğini icra etme hakkını doğrudan etkileyen bir idari işlem türüdür.

HAGB güvenlik soruşturması doktor atamasına engel mi?

Bu noktada gündeme gelen temel soru, HAGB güvenlik soruşturması doktor atamasına engel mi sorusudur; zira idarenin bu yöndeki değerlendirmesi, kişinin hem mesleki kariyerini hem de gelir kaybını doğrudan etkilemektedir.

Uygulamada idarenin, hakkında HAGB kararı bulunan adaylar bakımından güvenlik soruşturmasını olumsuz sonuçlandırma eğiliminde olduğu, buna karşılık 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin açık hükmüne rağmen bu kararların idari işleme gerekçe yapılmasının hukuka uygunluğunun her somut olayda ayrıca tartışılması gerektiği görülmektedir.

İşbu yazıda, Danıştay Onikinci Dairesinin 2025/5960 esas ve 2026/40 karar sayılı ilamı esas alınarak, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması müessesesinin hukuki çerçevesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bu süreçteki etkisi ve Danıştayın konuya ilişkin güncel değerlendirmesi açıklanacaktır.

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Nedir?

7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bakılmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacak herkes hakkında yapılmaktadır. Aynı Kanun’un 4. maddesinde arşiv araştırmasının kapsamı; kişinin adli sicil kaydı, kolluk kuvvetlerince aranıp aranmadığı, herhangi bir tahdidinin bulunup bulunmadığı ile kesinleşmiş mahkeme kararları ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 171. maddesinin beşinci ve 231. maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar dahil olmak üzere devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmalar şeklinde belirlenmiştir.

7315 sayılı Kanun’un 5. maddesi ise, belirli birimlerde istihdam edilecek personel bakımından güvenlik soruşturmasının, arşiv araştırmasındaki hususlara ilaveten kişinin görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk ve istihbarat verilerini, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişkisini, terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığını da kapsayacağını hükme bağlamıştır.

Değerlendirme Komisyonu Nasıl Oluşur?

7315 sayılı Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla, ilgili kurum bünyesinde bir Değerlendirme Komisyonu kurulmakta; bu komisyon, kurumun üst düzey yöneticisinin başkanlığında teftiş, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden gelen üyelerle, başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda oluşturulmaktadır. Kişi hakkındaki nihai olumlu veya olumsuz değerlendirme, işbu komisyon tarafından yapılmaktadır.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Nedir?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün belirli bir denetim süresi içinde hukuki sonuç doğurmamasını sağlayan bir kurumdur. Anılan maddede, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kişi bakımından herhangi bir hak yoksunluğuna sebebiyet vermeyeceği açıkça düzenlenmiş olup, denetim süresinin sorunsuz geçirilmesi hâlinde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kalkmakta ve dava düşmektedir.

HAGB Güvenlik Soruşturmasına Engel mi?

Danıştay Onikinci Dairesinin incelenen kararında bu soruya verilen cevap, HAGB kararının tek başına ve mutlak biçimde güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasına gerekçe teşkil edemeyeceği yönündedir. Dairenin gerekçesinde, ceza mahkemesince kişinin durumunun 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi kapsamında bulunduğunun ve bu maddede aranılan koşulların gerçekleştiğinin tespit edilmiş olması ile söz konusu kararın hukuki sonuç doğurmayacağının kanunda açıkça belirtilmiş olması karşısında, ilgilinin kamu görevine engel bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu itibarla, hakkında HAGB kararı verilmiş ve bu kararı kesinleşmiş bir kişi bakımından, salt bu husus gerekçe gösterilerek tesis edilen olumsuz değerlendirmenin hukuka uygun kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.

Danıştay Onikinci Dairesinin Somut Olaydaki Değerlendirmesi

İncelenen uyuşmazlıkta, 116. dönem devlet hizmet yükümlüsü olarak bir devlet hastanesine tabip olarak ataması planlanan davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen yargılama sonucunda ağır ceza mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

Davalı idare, ceza mahkemesi kararında yer alan tespitleri esas alarak davacının arşiv araştırmasını olumsuz sonuçlandırmış ve atamasını gerçekleştirmemiştir. İlk derece mahkemesi ile bölge idare mahkemesi davanın reddi yönünde hüküm kurmuş olmakla birlikte, Danıştay Onikinci Dairesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi uyarınca hukuki sonuç doğurmayacağı ilkesinden hareketle, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varmış ve bölge idare mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.

Kararın Hukuki Önemi

Danıştay Onikinci Dairesinin işbu kararı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sürecinde idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, bu yetkinin 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinde öngörülen güvenceleri bertaraf edecek biçimde kullanılamayacağını ortaya koyması bakımından önem taşımaktadır.

Karar, hakkında HAGB kararı bulunan ve bu kararı kesinleşen adaylar bakımından, idarenin salt bu olguyu gerekçe göstererek olumsuz değerlendirme yapmasının yargısal denetimde kabul görmeyeceğine ilişkin güncel bir emsal niteliğindedir. Bununla birlikte kararın karşı oy içerdiği ve Dairenin bu değerlendirmeyi oyçokluğuyla verdiği hususu da belirtilmelidir; zira karşı oyda, temyize konu bölge idare mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşü savunulmuştur.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucuna dayalı işlemlere karşı açılacak davalarda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde öngörülen altmış günlük dava açma süresine riayet edilmesi zorunludur. Bu sürenin geçirilmesi hâlinde işlemin hukuka aykırılığı ileri sürülemez hâle gelmekte ve telafisi güç bir hak kaybı doğmaktadır.

Dava Açma Süresi ve Usule İlişkin Hususlar

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucuna dayalı olumsuz işlemlere karşı, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekmektedir. Dava dilekçesinde, hakkında verilen HAGB kararının 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi uyarınca hukuki sonuç doğurmadığı, dolayısıyla kamu görevine engel bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı hususunun açıkça vurgulanması, uyuşmazlığın esasına ilişkin savunmanın temelini oluşturmaktadır. Ayrıca istinaf ve temyiz aşamalarında, 2577 sayılı Kanun’un 45., 46., 48. ve 49. maddelerinde öngörülen süre ve usul kurallarına da dikkat edilmesi gerekmektedir.

Sık Sorulan Sorular

HAGB kararı adli sicil kaydında görünür mü?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, adli sicil kaydında değil, adli sicil arşiv kaydında yer almaktadır ve belirli koşullarla sorgulanabilmektedir.

HAGB kararı memuriyete engel midir?

5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi uyarınca HAGB kararı hukuki sonuç doğurmadığından, tek başına memuriyete veya kamu görevine engel bir mahkumiyet hükmü teşkil etmemektedir.

Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanırsa ne yapılmalıdır?

İlgili işleme karşı, tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekmektedir.

Devlet hizmet yükümlülüğü ataması için de güvenlik soruşturması yapılır mı?

Evet, ilk defa kamu görevine atanacak olması nedeniyle devlet hizmet yükümlüsü hekimler hakkında da 7315 sayılı Kanun uyarınca arşiv araştırması ve gerektiğinde güvenlik soruşturması yapılmaktadır.

Değerlendirme komisyonunun kararına karşı doğrudan dava açılabilir mi?

Değerlendirme komisyonunun olumsuz değerlendirmesi üzerine idarece tesis edilen atamama işlemine karşı idari yargıda iptal davası açılabilir.

Ceza davasının devam etmesi tek başına olumsuz değerlendirme sebebi olabilir mi?

Devam eden bir soruşturma veya kovuşturma, 7315 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirmeye esas alınabilmekle birlikte, bu husus somut olayın özelliklerine göre idari yargı denetimine tabidir.

Danıştay kararı tüm HAGB kararları için aynı sonucu mu doğurur?

Danıştay Onikinci Dairesinin kararı, somut olayın koşulları çerçevesinde HAGB kararının hukuki sonuç doğurmadığı ilkesine dayanmakta olup, her olayın kendine özgü koşulları içinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

İdare mahkemesi kararına karşı istinaf ve temyiz süreleri ne kadardır?

2577 sayılı Kanun’da öngörülen süreler dahilinde istinaf ve temyiz başvurularının yapılması gerekmekte olup, sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açmaktadır.

Sonuç

Danıştay Onikinci Dairesinin 2025/5960 esas ve 2026/40 karar sayılı ilamı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sürecinde idarenin HAGB kararlarını değerlendirirken 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinde öngörülen güvenceyi göz ardı edemeyeceğini teyit etmektedir. Uygulamada en sık karşılaşılan hata, idarenin HAGB kararını tek başına ve otomatik olarak olumsuz değerlendirme sebebi sayması; buna mukabil ilgililerin de dava açma süresini kaçırarak hak kayıplarına uğramasıdır. Bu nedenle, benzer bir işlemle karşılaşan ilgililerin süresi içinde ve somut olayın özelliklerini ortaya koyan bir dilekçeyle idari yargı yoluna başvurmaları önem taşımaktadır.

İşbu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Somut olayın koşullarına göre değerlendirme yapılması için bir avukata danışılması tavsiye olunur.

Av. Feyza Nur Serttaş

Danıştay Onikinci Daire Kararı (Tam Metin)

Danıştay Onikinci Daire Başkanlığı, 2025/5960 E., 2026/40 K. sayılı kararının tam metni aşağıda yer almaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/5960
Karar No : 2026/40

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin reddine ilişkin karar ile … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Devlet Hizmet Yükümlülüğü kurası sonucunda, … Devlet Hastanesine tabip olarak ataması planlanan davacının, hakkında yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olması nedeniyle atamasının yapılmamasına ilişkin Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasının incelenmesinden; anılan ceza mahkemesi kararında, “sanığın fiili kullanımında bulunan … numaralı gsm hattının Ankara ilinde kurulu bulunan sabit hattan 05/08/2014 tarihinde dört kez arandığı, yine Bursa ilinde kurulu bulunan sabit hattan 16/08/2014 tarihinde askeri öğrenci olan H.S.T. ile ardışık olarak arandığı, bu aramaların 3 grup ardışık olarak gruplandırıldığı, 14 adet tüm irtibat baz görüşme kaydının bulunduğu görülmüştür. / Tanık M. Ç. beyanında özetle kendisinin askeri öğrenciler ile ilgilendiğini, sanık ile de GATA’da okurken ilgilendiğini, sanığın kod isminin … olduğunu ifade etmiştir. / Sanık etkin pişmanlık içeren savunmasında özetle örgütle 2008 yılında ortaokul dershane rehber öğretmeni olan … isimli şahsın örgüt evlerine yönlendirmesiyle örgütle tanıştığını, 2009-2013 yılları arasında … Anadolu Erkek Lisesi öğrencisi olduğu süreçte kendisiyle … ve … kod adlı mahrem abilerin ilgilendiğini, örgüt mensupları tarafından askeri okullara yönlendirildiğini, GATA’da askeri öğrencisi olduğu süreçte kendisiyle sırasıyla …, … ve … kod adlı mahrem imamların ilgilendiğini, örgüt içerisinde … ve … kod isimlerini kullandığını, 2014 yılında örgütle ve örgüt mensuplarıyla temasını kestiğini beyan etmiştir. / Sanık hakkında açılan kamu davası ile yapılan yargılama sonucunda, sanığın 2008-2014 yılları arasında örgüt mahrem sorumlularıyla görüşmeler gerçekleştirdiği, örgüt tarafından askeri liselere yönlendirildiği, örgüt içerisinde çeşitli kod isimler kullandığı, örgüt içerisinde öğrenci konumunda yer aldığı, yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih ettiği, bu şekilde örgütle organik bağ kurarak faaliyette bulunduğu dolayısıyla üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği sübut bulmuştur.” tespit ve değerlendirmeler içeren gerekçeye yer verilerek ve 3/4 oranında etkin pişmanlık indirimi de uygulanarak davacıya “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan verilen hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği, bu kapsamda, davalı idarece, davacının icra edeceği kamu görevinin önem ve niteliği de dikkate alındığında, ceza yargılamasında tespit edilen, davacının örgütün mahrem sorumlularıyla görüşmeler gerçekleştirmesi, kod ismi kullanması, örgüt tarafından askeri liselere yönlendirilmesi, örgüt içerisinde yer alan kişileri teşhis etmesi ve etkin pişmanlıktan yararlanması şeklindeki bu olguların arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına sebebiyet verecek nitelikte olduğu, davacı hakkında yaptırılan arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Bahsi geçen karara karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 48. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceğine ilişkin düzenleme uyarınca, temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin belli bir meslekten, kamu görevinden çıkarılma sonucunu doğurduğu, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında dosyanın temyize tabi olduğu, öte yandan, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten sonra, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı temyiz yolu açık kararlardan olduğundan, temyiz isteminin reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararı kaldırılarak, dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
116. dönem Devlet hizmet yükümlüsü olarak … Devlet Hastanesine tabip olarak ataması planlanan davacının, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca oluşturulan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması değerlendirme kurulunca yapılan inceleme sonucu alınan karar ile güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle işe başlatılmasının uygun görülmemesine ilişkin işlemin tesisi üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun “Hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar” başlıklı 3. maddesinde; “(1) Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır. (2) Kurum ve kuruluşlarda, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır.” kuralına, “Arşiv araştırması” başlıklı 4. maddesinde; “(1) Arşiv araştırması; a) Kişinin adli sicil kaydının, b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının, c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların, d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının, mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir.” kuralına; “Güvenlik soruşturması” başlıklı 5. maddesinde; “(1) Güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki hususlara ilave olarak kişinin; a) Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin, b) Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin, c) Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının, mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesidir.” kuralına, “Değerlendirme Komisyonu” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında; “Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulur. Değerlendirme Komisyonu; Cumhurbaşkanlığında İdari İşler Başkanının görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında genel sekreter yardımcısının, bakanlıklarda bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst yöneticinin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının başkanlığında, teftiş/denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üyenin katılımıyla başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda olacak şekilde oluşturulur. Milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler hakkındaki değerlendirme, ilgili bakanlık ya da kamu kurumları bünyesindeki Değerlendirme Komisyonunca yapılır.” kuralına, “Atıflar” başlıklı 14. maddesinde ise; “Mevzuatta 4045 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır.” kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta; davacının, Fetö/Pdy Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…,K:… sayılı kararında, davacının suçu sabit görülerek 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, etkin pişmanlıktan yararlanması nedeniyle ve diğer takdiri indirimlerde uygulanarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve neticede hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı veriliği şeklindeki bilgi gerekçe gösterilerek, davacının güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz olarak değerlendirildiği görülmektedir.
Davacı hakkındaki ceza mahkemesi kararı nedeniyle dava konusu işlem tesis edilmişse de, … Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmede, davacının durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi kapsamında bulunduğu ve bu maddede aranılan koşulların gerçekleşmiş olduğu sonucuna ulaşılarak davacı hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve söz konusu kararın hukuki sonuç doğurmayacağının da anılan maddede açıkça belirtilmiş olması karşısında, davacının kamu görevine engel bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının kesinleştiği dikkate alındığında, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle, davacının atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 12/01/2026 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının usul ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından onanması gerektiği görüşüyle, anılan kararın kaldırılarak uyuşmazlığın esasına yönelik verilen Daire kararına katılmıyoruz.

 


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir