özel güvenlik meslekten men



Bu yazı, özel güvenlik kimlik kartı iptali sebeplerini bir bütün olarak ele alan ana incelememizin tamamlayıcısıdır.

Özel güvenlik meslekten men, kimlik iptalinden çok daha ağır bir sonuçtur; zira kişinin bu alanda bir daha çalışmasını engeller. Kimlik kartının iptaline yol açan hâllerin bir kısmı, ilgilinin iradesinden bağımsız olarak bir şartın yitirilmesinden doğar. Buna karşılık kanun koyucu, bazı davranışları doğrudan yaptırıma bağlamış ve bunlar bakımından yalnızca kimlik iptaliyle yetinmeyerek süresiz meslek yasağı öngörmüştür.

10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 11. maddesinin dördüncü fıkrası, 10. maddede aranan şartların taşınmaması yahut yitirilmesi hâlinde kimliğin iptalini öngörür. Bu kapsamda; bir yıl ve üzeri hapis cezasına mahkûmiyet, katalog suçlardan mahkûmiyet yahut hükmün açıklanmasının geri bırakılması, devam eden kovuşturma, olumsuz güvenlik soruşturması, görevin ifasına engel sağlık durumu, yenileme eğitiminin alınmaması, terör örgütleriyle iltisak yahut irtibat ve genel kanunî şartların yitirilmesi iptal sebebi teşkil eder. Kanun’un 20. maddesi ise bunlardan bağımsız olarak, belirli fiiller bakımından doğrudan iptal ve meslekten men yaptırımı getirmiştir.

Bu incelemenin konusunu, yalnızca Kanun’un 20. maddesinde sayılan ve kimlik iptali ile birlikte meslek yasağı sonucunu doğuran fiiller teşkil etmektedir.

Özel Güvenlik Meslekten Men Yaptırımının Ayırt Edici Niteliği: Süresiz Yasak

Kanun’un 10. maddesindeki şartların kaybına dayanan iptaller, kural olarak geçicidir: şart yeniden kazanıldığında kişi yeniden başvurabilir. Buna karşılık 20. maddenin (a) ve (h) bentlerinde kanun koyucu, iptalin yanına «Bu kişiler bir daha özel güvenlik alanında çalışamazlar» hükmünü eklemiştir. Yani burada süresiz bir meslekten men söz konusudur.

Bu ağırlık, iki sonuç doğurur. Birincisi, fiilin gerçekleştiğinin her türlü şüpheden uzak biçimde ortaya konulması gerekir. İkincisi, hükmün dar yorumlanması ve kıyasa başvurulmaması zorunludur; zira temel bir hakkın süresiz olarak sınırlandırılması söz konusudur.

Özel Güvenlik Meslekten Men Sonucu Doğuran Fiiller ve Yaptırımları (m. 20)

Fiil Yaptırım
Kimlik kartını başkasına kullandırmak (m. 20/a) İdarî para cezası + kimlik kartının valilikçe iptali + bir daha özel güvenlik alanında çalışamama
Mülkî idare amirinin veya birlikte görev yapılan yetkili genel kolluk amirinin emirlerini yerine getirmemek; göreviyle bağlantılı olarak öğrendiği suçu genel kolluğa bildirmemek (m. 20/d) Bir yıl süreyle özel güvenlik alanında görev alamama
Yetkili genel kolluk kuvvetlerine görevini yapmasını engellemek amacıyla direnmek, cebir kullanmak veya tehdit etmek (m. 20/h) Kimlik kartının valilikçe iptali + bir daha özel güvenlik alanında çalışamama
Ateşli silahı Kanun’a aykırı veya görev alanı dışında kullanmak (m. 20/h) Kimlik kartının valilikçe iptali + bir daha özel güvenlik alanında çalışamama
Görevi dışında üniformasıyla toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılmak (m. 20/h) Kimlik kartının valilikçe iptali + bir daha özel güvenlik alanında çalışamama
Grev yasağına uymamak (m. 20/ı) Altı ay süreyle özel güvenlik alanında görev alamama

Maddenin son fıkrası uyarınca bu maddede öngörülen cezalar mahallî mülkî amir tarafından verilir.

Fiillerin Unsurlarının Ayrı Ayrı İncelenmesi

Kimlik Kartının Başkasına Kullandırılması (m. 20/a)

Bu fiilde, kartın bir başkasının kullanımına bilerek bırakılması aranır. Kartın çalınması, kaybolması yahut rızası dışında ele geçirilmesi hâllerinde fiil oluşmaz. Bu sebeple kartın kaybı hâlinde derhâl bildirimde bulunulması, sonraki bir isnat bakımından da koruyucudur.

Genel Kolluğa Direnme, Cebir veya Tehdit (m. 20/h)

Hüküm, direnme, cebir yahut tehdidin «görevini yapmasını engellemek amacıyla» gerçekleştirilmesini aramaktadır. Yani fiil, özel bir kastı gerektirir. Görev sınırları konusunda yaşanan bir tartışma, sözlü bir itiraz yahut yetki alanına ilişkin bir uyuşmazlık, bu unsuru kendiliğinden oluşturmaz. Kanaatimizce burada, Türk Ceza Kanunu’nun görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkin ölçütlerinden yararlanılması yerinde olur.

Ateşli Silahın Görev Alanı Dışında Kullanılması (m. 20/h)

Kanun, özel güvenlik görevlisinin silahını yalnızca görev alanı içinde ve mevzuatın çizdiği sınırlar dâhilinde kullanabileceğini öngörmektedir. «Kullanma» kavramının ateş etmeyi mi yoksa taşımayı da mı kapsadığı tartışmalıdır. Sonucun ağırlığı gözetildiğinde, hükmün ateş etme ve silahı fiilen kullanma hâlleriyle sınırlı yorumlanması gerektiği kanaatindeyiz.

Üniformayla Toplantı ve Gösteri Yürüyüşüne Katılma (m. 20/h)

Bu fiilde üç unsur birlikte aranır: fiilin görev dışında gerçekleşmesi, üniformanın giyilmiş olması ve katılınan etkinliğin toplantı ve gösteri yürüyüşü niteliğinde olması. Üniforma giyilmeksizin katılınan bir etkinlik hükmün kapsamı dışındadır. Kanun’un 13. maddesi uyarınca özel güvenlik görevlileri görev alanı içinde ve süresince üniforma giyerler; dolayısıyla görev dışında üniformanın kullanılması zaten mevzuata aykırıdır.

Grev Yasağına Aykırılık ve Altı Aylık Görev Yasağı (m. 20/ı)

Kanun’un 17. maddesi, özel güvenlik personelinin greve katılamayacağını hükme bağlamıştır. Yasağa uymayanlar bakımından öngörülen yaptırım kimlik iptali değil, altı ay süreyle özel güvenlik alanında görev alamamadır. Bu ayrımın gözden kaçırılmaması ve grev sebebiyle doğrudan kimlik iptali yoluna gidilmesi hâlinde, işlemin yetki ve konu unsurları yönünden hukuka aykırılığının ileri sürülmesi gerekir.

İdarî Para Cezası ile Kimlik İptalinin Farklı Başvuru Yollarına Tâbi Olması

Bu hükümlerde çoğu zaman iki farklı yaptırım bir arada uygulanmaktadır: idarî para cezası ve kimlik kartının iptali. Bunlar hukukî nitelikleri itibarıyla farklı olduğundan, başvuru yolları da farklıdır.

Kimlik kartının iptaline ilişkin işlem, bir idarî işlemdir ve tebliğinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davasına konu edilir. İdarî para cezası ise kabahatler mevzuatına tâbi olup, kendi usulüne göre itiraz edilir. Uygulamada bu ayrımın gözden kaçırılması, hak kaybına yol açmaktadır. Kanaatimizce, kimlik iptalinin idarî yargıda iptali hâlinde, aynı fiile dayanan idarî para cezasının da dayanaksız kalacağı ileri sürülebilir.

Özel Güvenlik Meslekten Men Dosyalarında Maddî Olayın İspatı ve Savunma

Bu tür işlemlerde savunma, üç eksende yürütülür. Birinci eksen maddî olaydır: fiilin gerçekleşmediği yahut iddia edildiği biçimde gerçekleşmediği, tutanaklar, kamera kayıtları ve tanık beyanlarıyla ortaya konulmalıdır. İkinci eksen hukukî nitelemedir: gerçekleşen fiilin, hükmün aradığı unsurları taşımadığı gösterilmelidir. Üçüncü eksen ise usuldür: işlem tesis edilmeden önce ilgiliye savunma hakkı tanınıp tanınmadığı, tutanakların usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği ve işlemin yetkili makamca verilip verilmediği denetlenmelidir.

Ayrıca, aynı fiil sebebiyle bir ceza yargılaması yürütülüyorsa, ceza mahkemesinin maddî olaya ilişkin kesinleşmiş tespitlerinin idarî yargıyı etkileyeceği; bu sebeple bekletici mesele yapılması gerektiği ileri sürülebilir.

Uyuşturucu Suçlarında Özel Güvenlik Kimlik Kartı İptali: KDAE, HAGB ve Anayasa Mahkemesi Kararı Işığında Güncel Hukuki Durum

Uyuşturucu Suçlarında Özel Güvenlik Kimlik Kartı İptali: KDAE, HAGB ve Anayasa Mahkemesi Kararı Işığında Güncel Hukuki Durum

HAGB Özel Güvenlik Olmaya Engel mi? Katalog Suçlar ve Kimlik Kartı İptali

Devam Eden Dava Özel Güvenlik Kimliğinin İptaline Yol Açar mı?

Güvenlik Soruşturması Olumsuz Özel Güvenlik Görevlisi Ne Yapmalı?

Özel Güvenlik Meslekten Men Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Kartımı arkadaşıma verdim, o da geçiş yaptı. Kimliğim iptal edilir mi?

Evet; bu fiil doğrudan m. 20/a kapsamındadır ve süresiz çalışma yasağı sonucunu doğurur. Fiilin bilerek gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ise davada tartışılabilecek asıl meseledir.

Üniformamla bir mitinge katıldım, ancak izinliydim. Durum değişir mi?

Hüküm, fiilin görev dışında gerçekleşmesini zaten öngörmektedir. Bu sebeple izinli olmak tek başına sonucu değiştirmez; asıl mesele üniformanın giyilmiş olup olmadığıdır.

Görev alanı dışında silahımı taşıdım, ateş etmedim. Bu kapsamda mıyım?

Hükmün «kullanma» kavramı tartışmalıdır. Sonucun ağırlığı sebebiyle dar yorum yapılması gerektiği ve salt taşımanın bu kapsamda değerlendirilemeyeceği savunulabilir.

«Bir daha çalışamama» sonucu gerçekten süresiz mi?

Kanun metni bir süre öngörmemiştir. Ancak süresiz bir meslek yasağının ölçülülük ilkesi bakımından tartışmaya açık olduğu; bu yönde anayasaya aykırılık iddiasının derdest davalarda ileri sürülebileceği kanaatindeyiz.

İdarî para cezasına da idare mahkemesinde mi itiraz edilir?

Hayır. İdarî para cezaları kabahatler mevzuatına tâbidir ve kendi usulüne göre itiraz edilir. Kimlik iptali ise idare mahkemesinin görev alanındadır.

Fiil sebebiyle beraat ettim, kimlik iptali de kalkar mı?

Kendiliğinden kalkmaz; ancak ceza mahkemesinin maddî olaya ilişkin kesinleşmiş tespitleri idarî yargıda bağlayıcı etki doğurur ve iptal davasında belirleyici olur.

Değerlendirme ve Sonuç

Kanun’un 20. maddesine dayanan iptaller, süresiz meslek yasağı sonucu doğurdukları için iptal sebepleri içinde en ağır olanlardır. Bu ağırlık, hükmün dar yorumlanmasını ve maddî olayın titizlikle ispatını gerektirir. İdarenin, kanunda sayılan fiillerden birine tam olarak uymayan bir davranışı bu bentlere sokması hâlinde, işlemin sebep ve konu unsurları yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülmelidir.

Bu makale bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır; somut uyuşmazlığınıza ilişkin değerlendirme yerine geçmez.
Av. Feyza Nur Serttaş

 


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir