Özel güvenlik kimlik kartı iptali, uygulamada en sık, kişi hakkında yürütülen bir ceza soruşturmasının varlığı gerekçe gösterilerek yapılmaktadır. Burada altı çizilmesi gereken şey şudur: ortada bir mahkûmiyet yoktur, çoğu zaman açılmış bir ceza davası bile yoktur. Bir ihbar veya bir liste kaydı üzerine savcılık bir dosya açmıştır, o kadar. Buna rağmen kişi mesleğinden, gelirinden ve sigortalılığından bir anda olmaktadır.
HAGB Özel Güvenlik Olmaya Engel mi? Katalog Suçlar ve Kimlik Kartı İptali
Güvenlik Soruşturması Olumsuz Özel Güvenlik Görevlisi Ne Yapmalı?
Özel Güvenlik Kimlik Yenileme, Yenileme Eğitimi ve Yenilememenin Sonuçları
Özel Güvenlik Meslekten Men: Süresiz Yasak Doğuran Fiiller
Özel Güvenlik Olma Şartları ve Şartın Yitirilmesinin Sonuçları
Bu yazıda kartın hangi hâllerde iptal edilebileceğini, “devam eden soruşturma” gerekçesinin bugün hukuken ne anlam ifade ettiğini, Anayasa Mahkemesinin ve Danıştayın bu konudaki tutumunu ve kartı iptal edilen kişinin adım adım ne yapması gerektiğini anlatacağım. Yazının sonuna, konuya ilişkin Danıştay kararının tam metnini de ekledim.
Kısa cevap: Hakkınızda yalnızca savcılık soruşturması bulunması, bugün itibarıyla özel güvenlik kimlik kartınızın iptal edilmesi için yeterli bir sebep değildir. Anayasa Mahkemesi bu kuralı iptal etmiş, kanun koyucu da 30 Kasım 2024’te “soruşturma” ibaresini kanun metninden çıkarmıştır.
Ama: İdare buna rağmen işlem tesis etmeye devam etmektedir ve bu işlem kendiliğinden ortadan kalkmaz. Kartın geri gelmesi için idare mahkemesinde iptal davası açılması, üstelik bunun tebliğden itibaren altmış gün içinde yapılması gerekir.

Kimlik kartı ve çalışma izni tam olarak nedir?
Özel güvenlik görevliliği, herkesin girip çalışabileceği serbest bir iş değildir. 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun, bu işi yapacak kişilerin belirli şartları taşımasını ve valilikten çalışma izni almasını zorunlu kılar. Bu iznin somut belgesi, valilikçe düzenlenen özel güvenlik kimlik kartıdır.
Kart yalnızca bir kimlik belgesi değildir; çalışma ehliyetinin kendisidir. Kart yoksa kişi bu işte çalıştırılamaz. Kartı olmayan kişiyi istihdam eden şirket de idari para cezasıyla karşılaşır. Bu yüzden iptal yazısı şirkete ulaştığı anda, şirketin hukuken yapabileceği tek şey görevlendirmeye son vermektir. İşvereni suçlamanın bir anlamı yoktur; sorun idari işlemdedir ve çözüm de idari yargıdadır.
Kart süresizdir de değildir. Belirli aralıklarla yenileme eğitimi alınması ve kartın yenilenmesi gerekir. Uygulamada iptallerin önemli bir bölümü, tam da bu yenileme başvurusu sırasında yapılan güvenlik araştırması sonucunda ortaya çıkar. Kişi yıllardır sorunsuz çalışmaktadır; yenileme başvurusu yapar ve kartı yenilenmeyeceği gibi mevcut kartı da iptal edilir.
Özel güvenlik kimlik kartı iptali hangi sebeplerle yapılır?
Kanun, özel güvenlik görevlisi olabilmek için aranan şartları sayar. Bu şartlardan birinin baştan bulunmaması izin verilmemesine, sonradan kaybedilmesi ise iptale yol açar. Uygulamada karşılaştığımız iptal sebeplerini şöyle gruplayabiliriz:
| Sebep | Açıklama | Bugünkü durum |
|---|---|---|
| Katalog suçtan mahkûmiyet | Devletin güvenliğine, anayasal düzene, özel hayata, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar; uyuşturucu suçları; zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, kaçakçılık gibi suçlar | Affa uğramış olsa dahi engel |
| Kasten işlenen suçtan bir yıl ve üzeri hapis | Suçun türüne bakılmaksızın, süre ölçütüne göre | Engel |
| Katalog suçtan HAGB kararı | Hükmün açıklanmasının geri bırakılması | 30.11.2024’ten sonra açık biçimde engel |
| Katalog suçtan devam eden kovuşturma | İddianame kabul edilmiş, ceza davası görülüyor | Engel olmaya devam ediyor |
| Katalog suçtan devam eden soruşturma | Savcılık aşaması; henüz dava açılmamış | Artık engel değil |
| Güvenlik soruşturmasının olumsuz sayılması | Terör örgütleriyle iltisak/irtibat değerlendirmesi, kapatılan kurum kayıtları vb. | Somut ve güncel belgeye dayanmak zorunda |
| Öğrenim, yaş, sağlık şartının kaybı | Silahlı görev için ayrıca lise mezuniyeti aranır | Kendi şartına göre değerlendirilir |
| Yenileme eğitiminin alınmaması | Süresi içinde yenileme yapılmaması | İdari sebeple iptal/yenilememe |
Bu tablodaki en kritik satır, sondan üçüncü satırdır. Yıllarca binlerce özel güvenlik görevlisi, hakkında yalnızca bir soruşturma bulunduğu için işinden edilmiştir. Bu uygulamanın hukuki dayanağı bugün ortadan kalkmıştır; ancak idari alışkanlık devam etmektedir.
Devam eden ceza soruşturması ne demektir?
Ceza yargılaması iki aşamadan oluşur ve bu ikisini karıştırmak, hakkını aramak isteyen kişinin en sık düştüğü hatadır.
Soruşturma aşaması
Bir ihbar, şikâyet veya başka bir dosyadan gelen bilgi üzerine Cumhuriyet başsavcılığı bir dosya açar. Bu dosyaya “hazırlık numarası” verilir. Savcı delilleri toplar, ifade alır, gerekirse bilirkişiye gider. Bu aşamanın adı soruşturmadır ve iki türlü sonuçlanır: savcı ya kovuşturmaya yer olmadığına (takipsizlik) karar verir ve dosya kapanır, ya da iddianame düzenler.
Burada dikkat edilecek nokta şudur: soruşturma aşamasında ortada bir sanık yoktur, “şüpheli” vardır. Mahkeme önüne çıkmış bir iddia da yoktur. Soruşturmaların ciddi bir bölümü takipsizlikle kapanır.
Kovuşturma aşaması
Savcı iddianame düzenler ve mahkeme bu iddianameyi kabul ederse, ceza davası açılmış olur. Bu aşamanın adı kovuşturmadır. Kişi artık şüpheli değil sanıktır. Duruşmalar yapılır, sonunda beraat, mahkûmiyet, düşme gibi bir hüküm kurulur.
Neden önemli? Yürürlükteki kanun metni, katalog suçlardan dolayı devam eden bir kovuşturma bulunmamasını aramaktadır. “Soruşturma” ibaresi kanun metninden çıkarılmıştır. Dolayısıyla size gelen yazıda “hakkınızda … soruşturması bulunduğundan” ifadesi geçiyorsa, işlem doğrudan sakattır. Yazıdaki bu tek kelime, davanın kaderini belirler.
Hakkında soruşturma bulunması iptal sebebi midir?
Bugün itibarıyla hayır. Bu sonuca iki ayrı yoldan ulaşılmaktadır ve her ikisi de dava dilekçesinde birlikte kullanılmalıdır.
Birinci yol Anayasa Mahkemesidir. Yüksek Mahkeme, 24 Eylül 2024 tarihli ve E. 2024/65, K. 2024/163 sayılı kararıyla, kanunun sonradan şart kaybına bağladığı iptal düzenlemesini, devam eden soruşturma-kovuşturma bendi yönünden iptal etmiştir. Ardından 27 Mart 2025 tarihli ve E. 2024/182, K. 2025/87 sayılı kararıyla, doğrudan doğruya “…bir soruşturma veya…” ibaresini iptal etmiştir. Anayasa’nın 153. maddesi uyarınca bu kararlar herkesi ve bütün mahkemeleri bağlar.
İkinci yol kanun koyucudur. 7533 sayılı Kanun’un 28. maddesiyle (Resmî Gazete: 30 Kasım 2024), “soruşturma veya” ibaresi 5188 sayılı Kanun’un metninden çıkarılmıştır. Yani yasama organı da bu şartın ölçüsüz olduğunu kabul etmiş ve kendisi kaldırmıştır.
Buna rağmen valiliklerin bir kısmı, güvenlik birimlerinden gelen bilgi notunda soruşturma kaydı gördüğü anda işlem tesis etmeye devam etmektedir. Uygulamada gördüğümüz şu ki: bu argümanın idarece kendiliğinden kabul edilmesini beklemeyin. İdare işlemi geri almaz; dava açmanız gerekir.
Anayasa Mahkemesi bu kuralı neden iptal etti?
Anayasa Mahkemesinin gerekçesi, benzer bütün dosyalarda kullanılabilecek nitelikte olduğu için üzerinde durmakta yarar var. Mahkeme üç aşamalı bir muhakeme yapmıştır.
Önce amacı meşru saymıştır. Özel güvenlik görevlilerinin sahip olduğu yetkiler ve toplumun can ve mal güvenliğindeki işlevleri düşünüldüğünde, bu kişilerin belirli suçları işlememiş olmasının beklenmesi makuldür. Hatta kesin hüküm bulunmasa bile birtakım tedbirler alınması gerekli görülebilir. Yani mesele, devletin denetim yapmaya hakkı olup olmadığı değildir.
Sonra tedbirin ağırlığını ölçmüştür. Kesinleşmiş mahkûmiyet bulunmayan bir dönemde alınacak tedbirin, mahkûmiyet kesinleştikten sonra alınacak tedbir kadar ağır olmaması gerekir. Hakkında hüküm bulunmayan kişinin kimlik kartının doğrudan iptali, Mahkemenin ifadesiyle “oldukça ağır” bir tedbirdir.
En sonunda daha hafif yolları göstermiştir. İdareye soruşturma sonuna kadar bekleme yetkisi tanınabilir; bu süreç iş sözleşmesinin askıda kalması hâli sayılabilir; tedbir belirli aralıklarla gözden geçirilip hafifletilebilir; azami süresi belirlenebilir. Bu kadar seçenek varken en ağırını seçmek, çalışma hakkına ölçüsüz bir sınırlamadır.
Kararın tam metnine Anayasa Mahkemesi Norm Kararlar Bilgi Bankası üzerinden ulaşabilirsiniz.
7533 sayılı Kanun neyi değiştirdi?
30 Kasım 2024’te yürürlüğe giren değişiklik dört ayrı müdahale içerir ve bunların hepsi ilgililerin lehine değildir. Doğru beklenti kurabilmek için ikisini birbirinden ayırmak gerekir.
| Değişiklik | Kimin lehine? |
|---|---|
| Katalog suçlardan devam eden “soruşturma” şartı kaldırıldı | İlgilinin lehine |
| Katalog suçlardan verilen HAGB kararları açıkça engel sayıldı | İlgilinin aleyhine |
| “Anayasal düzene” ibaresi “Devletin güvenliğine, anayasal düzene” olarak genişletildi | Kapsamı genişletti |
| Bentteki eski HAGB ibaresi metinden çıkarıldı, yeni ve net bir düzenleme getirildi | Belirlilik sağladı |
Yani kanun değişikliği bir bütün olarak “af” niteliğinde değildir. Soruşturma engeli kalkmış, buna karşılık HAGB engeli sertleşmiştir. Dosyanızın hangi tarafta olduğunu belirleyen şey, hakkınızdaki kaydın türüdür. Kanunun yürürlükteki metnini mevzuat.gov.tr üzerinden kontrol edebilirsiniz.
İşlem kanun değişikliğinden önceyse ne olur?
Bu, en çok sorulan sorulardan biridir ve haklı bir endişeyi yansıtır. İdare hukukunun bilinen kuralı, bir idari işlemin hukuka uygunluğunun, tesis edildiği tarihte yürürlükte olan kurallara göre denetlenmesidir. Bu kural harfiyen uygulansaydı, 2022’de kartı iptal edilen kişi 2024 değişikliğinden yararlanamayacaktı.
Danıştay Onuncu Dairesi, 4 Aralık 2025 tarihli ve E. 2025/3535, K. 2025/5773 sayılı kararıyla bu sonucu kabul etmemiştir. Daire, Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesindeki “lehe olan kanun uygulanır” ilkesinden hareketle, kanunlarda yapılan değişikliklerin lehe nitelikte olması hâlinde idari yargı yerlerince de yargılama aşamasında dikkate alınmasına engel bulunmadığını belirtmiştir.
Kararın mantığı sağlamdır: bugün aynı kişi hakkında yeniden işlem tesis edilse, o engel artık mevcut olmayacaktır. Öyleyse yalnızca işlemin tarihi eski diye kişiyi ortadan kalkmış bir kurala mahkûm etmenin anlamı yoktur. Bu kararın tam metnini yazının sonunda bulabilirsiniz.
Pratik sonuç: Kartınız 30 Kasım 2024’ten önce iptal edildiyse ve dava süreniz henüz geçmediyse, ya da davanız hâlâ derdestse, bu içtihat doğrudan işinize yarar. Dilekçenizde hem Anayasa Mahkemesi kararlarına hem 7533 sayılı Kanun’a hem de bu Danıştay kararına dayanın.
Kartı iptal edilen kişi adım adım ne yapmalı?
Tebliğ tarihini belgeleyin
Her şeyden önce, iptal yazısının size hangi gün tebliğ edildiğini gösteren belgeyi saklayın. Tebligat zarfı, e-Devlet bildirimi ya da şirket üzerinden yapılan tebliğ tutanağı olabilir. Bütün süre hesabı bu tarihe bağlıdır.
İşlemin gerekçesini yazılı olarak isteyin
Gelen yazı çoğu zaman “güvenlik soruşturmanız olumsuz sonuçlanmıştır” cümlesinden ibarettir. Hangi olguya dayanıldığı yazmaz. İdareye başvurup işlemin dayanağını ve ilgili komisyon kararının bir örneğini isteyin. Bu başvuru, aynı zamanda faiz başlangıcı bakımından da işinize yarayacaktır.
Ceza dosyanızın güncel durumunu çıkarın
Takipsizlik kararı, beraat kararı, düşme kararı ya da soruşturmanın hangi aşamada olduğunu gösteren UYAP çıktısı dosyanın en değerli belgesidir. İdareler çoğu kez kendilerine bilgi notunun ulaştığı andaki fotoğrafı esas alır ve sonrasında ne olduğunu takip etmez. Takipsizlik kararınız varsa, işlem çoktan dayanaksız kalmıştır.
Altmış gün içinde iptal davası açın
İdari işlemin iptali davası, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde, işlemi yapan valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır. Bu süre hak düşürücüdür. Kaçırılırsa mahkeme işin esasına hiç girmez, süre aşımından reddeder. İdareye başvuru yapılması bu süreyi kendiliğinden durdurmaz; başvurunun süreye etkisi ayrıca değerlendirilmesi gereken teknik bir konudur.
Yürütmenin durdurulmasını mutlaka isteyin
Dava ortalama bir buçuk iki yıl sürer. Bu süre boyunca çalışamamak çoğu kişi için katlanılabilir değildir. Dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması istenmeli ve “telafisi güç zarar” koşulu somut olarak anlatılmalıdır: aylık ücret kaybı, primlerin yatmaması, varsa kredi ve kira yükü, ailenin geçim durumu. Soyut cümleler yerine belgeye dayalı anlatım sonuç getirir.
Adli yardımdan yararlanabilirsiniz
Gelirinizi kaybetmiş durumda olduğunuz için yargılama giderlerini karşılayamayacak durumdaysanız, dava dilekçesiyle birlikte adli yardım talebinde bulunulabilir. Kabul edilirse harç ve giderler dava sonuna kadar alınmaz.
Dava kazanılırsa kart geri gelir mi, tazminat alınır mı?
İptal kararı verildiğinde idare, kararın gereğini yerine getirmek ve işlemden önceki hukuki durumu sağlamakla yükümlüdür. Uygulamada bu, kartın yenilenmesi anlamına gelir.
Tazminat konusu ise daha nüanslıdır. İşlem, somut olayda sebep unsurunun bulunmaması nedeniyle iptal edilmişse, çalışılamayan döneme ilişkin ücret kaybının tazmini talep edilebilir. Buna karşılık iptal, yalnızca dayanak kuralın anayasaya aykırılığı gerekçesine dayanıyorsa, Danıştay bazı dosyalarda idarenin usulüne uygun biçimde yeniden değerlendirme yapabileceğinden hareketle tazminat istemi hakkında bu aşamada karar verilemeyeceği sonucuna varmaktadır. Bu ayrımı ve tazminatın nasıl talep edileceğini güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanan özel güvenlik görevlisinin tazminat hakkı başlıklı yazıda ayrıntılı olarak ele aldım.
Hakkınızdaki kayıt bir HAGB kararıysa, konunun ayrı bir mantığı vardır; bunun için HAGB kararının güvenlik soruşturmasına etkisi yazısına bakmanızı öneririm.
Sık sorulan sorular
- Hakkımda soruşturma var diye kartım iptal edildi. İşlem kesin midir?
- Hayır. İdari işlemler yargı denetimine tabidir. Salt soruşturmanın varlığı bugün kanuni bir iptal sebebi olmadığından, işlemin iptali istenebilir.
- Soruşturmam takipsizlikle kapandı, kartım kendiliğinden geri gelir mi?
- Gelmez. İdare kendiliğinden harekete geçmez. Takipsizlik kararını ekleyerek kartın yenilenmesi için başvurmak, başvurunuz reddedilir veya altmış gün cevapsız kalırsa dava açmak gerekir.
- Dava açtım ama işten çıkarıldım. İşverene karşı da bir şey yapabilir miyim?
- İşveren, kartı iptal edilen kişiyi çalıştıramaz; bu yüzden işverene yönelik talep genellikle sonuç vermez. Buna karşılık iş sözleşmesinin sona erme biçimine göre kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları bakımından ayrı bir değerlendirme yapılması gerekir.
- Terör soruşturması geçirdim, hiç şansım var mı?
- Soruşturma aşamasında kalmış bir dosya, kanun metninden “soruşturma” ibaresi çıkarıldığı için tek başına engel oluşturmaz. Kovuşturmaya dönüşmüşse durum değişir. Ayrıca güvenlik soruşturmasında iltisak-irtibat değerlendirmesi yapılıyorsa, bu değerlendirmenin somut ve güncel belgelere dayanıp dayanmadığı ayrıca tartışılır.
- Kartım yenilenmedi, iptal edilmedi. Fark var mı?
- Sonuç bakımından ikisi de çalışamamanıza yol açar ve ikisi de iptal davasına konu edilebilir. Dava dilekçesinde işlemin türü doğru tanımlanmalıdır.
- Silahsız görevde çalışıyordum, şartlar daha mı hafif?
- Öğrenim şartı bakımından evet; silahlı görev için lise mezuniyeti aranır. Ancak suç kayıtlarına ilişkin şartlar bakımından silahlı-silahsız ayrımı yapılmaz.
- Askerlik veya başka bir kurumdaki eski bir olay yüzünden işlem yapılabilir mi?
- Kanunda sayılan hâllerden biri değilse yapılamaz. Kanun, engel oluşturan suçları tek tek sayarak belirlemiştir; bu sayım genişletilemez ve benzerlik kurularak listeye yeni suç eklenemez.
- Dava ne kadar sürer?
- İlk derece aşaması genellikle bir ilâ iki yıl arasındadır. Yürütmenin durdurulması istemi ise çoğunlukla ilk aylarda karara bağlanır; bu nedenle asıl belirleyici olan ilk aşamadır.
- Davayı kaybedersem yeniden başvurabilir miyim?
- Şartlarınızda değişiklik olduğunda, örneğin kovuşturma beraatla sonuçlandığında yeni bir başvuru yapabilirsiniz. Yeni başvurunun reddi de ayrı bir dava konusudur.
- Avukat olmadan dava açabilir miyim?
- Hukuken mümkündür. Ancak süre hesabı, husumetin doğru yöneltilmesi, yürütmenin durdurulması gerekçesinin kurulması ve delillerin doğru sunulması teknik konulardır; bu dosyalarda usul hataları çoğu zaman esasa girilmeden kaybedilmeye yol açar.
Sonuç ve en sık yapılan hata
Özel güvenlik kimlik kartı iptali konusunda hukuki durum, son iki yılda ilgililerin lehine belirgin biçimde değişmiştir. Anayasa Mahkemesi ölçüsüz bulduğu kuralı iptal etmiş, kanun koyucu “soruşturma” ibaresini metinden çıkarmış, Danıştay da bu lehe değişikliğin eski tarihli işlemlere ilişkin derdest davalarda dikkate alınacağını kabul etmiştir.
Bu tabloya rağmen en sık yapılan hata değişmemektedir: kişi, hakkındaki soruşturma takipsizlikle kapanınca kartının kendiliğinden geri geleceğini düşünerek beklemekte ve altmış günlük dava süresini kaçırmaktadır. Süre geçtiğinde, işlem ne kadar hukuka aykırı olursa olsun mahkeme esasa girmez. Bu nedenle iptal yazısı elinize ulaştığı gün, süreyi işletmeye başlamış sayın ve vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme yaptırın.
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır; somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Av. Feyza Nur Serttaş
İdare Hukuku
Danıştay kararının tam metni
Danıştay 10. Daire Başkanlığı, E. 2025/3535, K. 2025/5773, T. 04/12/2025
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE — Esas No: 2025/3535 — Karar No: 2025/5773
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Valiliği / … — KARŞI TARAF (DAVACI): … — VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirilmesine ilişkin Afyonkarahisar Valiliği Değerlendirme Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararına istinaden özel güvenlik kimlik kartının ve çalışma izninin iptal edilmesi yolunda tesis edilen Afyonkarahisar Valiliğinin … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ — İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 21/11/2024 tarih ve 32729 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 24/9/2024 tarih ve E:2024/65, K:2024/163 sayılı Anayasa Mahkemesi kararında, 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 11. maddesinin 01/02/2018 tarihli ve 7072 sayılı Kanunun 68. maddesiyle değiştirilen dördüncü fıkrasında yer alan ‘…bu şartlardan herhangi birini sonradan kaybettiği…’ ibaresinin, ‘anılan Kanunun 10. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (3) numaralı alt bendi’ yönünden; “… Özel güvenlik görevlilerinin haiz olduğu yetkiler ile toplumun mal ve can güvenliğinin sağlanmasındaki fonksiyonları gözetildiğinde bunların anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarını işlememiş kişilerden olmasının beklenmesi makuldür. Ayrıca söz konusu suçları işledikleri henüz kesin hükme bağlanmasa bile haklarında bu suçlardan soruşturma veya kovuşturma başlatılan özel güvenlik görevlilerine ilişkin olarak birtakım tedbirlerin alınması da kamu güvenliğinin ve diğer bireylerin haklarının korunması bakımından gerekli görülebilir. Ne var ki henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyetin bulunmadığı bir dönemde alınacak tedbirlerin, mahkûmiyetin kesinleşmesinden sonra alınacak tedbirler kadar ağır olmaması gerekir. Bu bağlamda hakkında mahkûmiyet hükmü bulunmayan, anılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma açılan kişilerin güvenlik görevlisi kimlik kartının iptal edilmesinin oldukça ağır bir tedbir olduğu açıktır. Kuralla ulaşılmak istenen amaca, ilgili makamlara kimliğin iptali yönünden soruşturma-kovuşturma sonuna kadar bekleme yetkisi vermek, bu durumun iş sözleşmesinin askıda kalması hâllerinden biri olarak kabulü, tedbir işleminin değişen şartlara göre soruşturma/kovuşturma aşamalarında belirli aralıklarla gözden geçirilmesine, buna göre tedbirin kaldırılmasına veya daha hafif bir tedbir uygulanmasına imkân tanınması, tedbir kararının azami ne kadar süre devam edeceğinin belirlenmesi gibi daha hafif tedbirlerle ulaşılmasının mümkün olduğu değerlendirilmektedir. Bu itibarla kamu yararının sağlanması amacına daha hafif bir sınırlamayla ulaşılması mümkünken anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından dolayı hakkında soruşturma ve kovuşturma bulunan kişilerin özel güvenlik kimlik belgelerinin iptal edilmesini öngören kuralın çalışma hakkı ve özgürlüğüne ölçüsüz bir sınırlama getirdiği sonucuna varılmıştır…” gerekçesi ile Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği; Anayasa’nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa’nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu da göz önünde bulundurulduğunda, davacı hakkında Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar kapsamında bulunan “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca … sayılı soruşturmanın devam ettiğinden bahisle işlem tesis edilmiş ise de; yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca mevcut yasal durumun ve adli soruşturmanın davacının kimlik kartı sahibi olmasına yahut bu kartın yenilenmesine engel teşkil etmediği açık olup, “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan soruşturma bulunduğundan bahisle 5188 sayılı Kanun’un 10/d-3 maddesi uyarınca davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı hakkında Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçu kapsamında soruşturma yürütüldüğü, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan dolayı kişi hakkında soruşturma yürütülmesinin özel güvenlik kimlik kartının iptal edilmesi için yeterli olduğu, dava konusu işlemin unsurlarından herhangi birinde sakatlık hali oluşmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 30/11/2024 tarih ve 32738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7533 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 28. maddesi ile 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş” ibaresi madde metninden çıkarılmış, bendin (2) numaralı alt bendine “mahkûm olmamak” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya bu suçlardan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemiş olmak” ibaresi eklenmiş, (3) numaralı alt bendinde yer alan “Anayasal düzene” ibaresi “Devletin güvenliğine, anayasal düzene” şeklinde değiştirilmiş ve “soruşturma veya” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrasında, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü yer almaktadır.
Kanunlarda yapılan değişikliklerin lehe kanun değişikliği niteliğinde olması halinde, idari yargı yerlerince de yargılama aşamasında yapılan lehe kanun değişikliklerinin ilgili kişiler hakkında uygulanmasına bir engel bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, her ne kadar dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan dolayı hakkında devam etmekte olan bir soruşturma bulunmamak şartı özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar arasında sayılmış ise de yukarıda yer verilen 30/11/2024 tarihli Kanun değişikliği ile “soruşturma veya” ibaresi kanun metninden çıkarılmak suretiyle, hakkında kanun metninde tahdidi bir şekilde sayılan suçlardan devam etmekte olan bir soruşturma bulunan kişiler yönünden lehe düzenleme yapılarak bu kişilerin Kanun’da belirtilen diğer şartları taşımaları halinde özel güvenlik görevlisi olabilmelerine olanak sağlandığından ve söz konusu değişikliğin davacının lehine sonuç doğurması hasebiyle yargı yerlerince de dikkate alınması gerektiğinden, dava konusu işlemin davacı hakkında Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan dolayı devam etmekte olan bir soruşturma bulunmasına yönelik sebep unsurunda bu gerekçe ile de hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bir yanıt yazın