Sözlü Sınav İptal Kararı: Mülakat Davasını Kazandık – Emsal Karar
Sözlü Sınav İptal Kararı: Mülakat Davasını Kazandık – Emsal Karar

Takip ettiğimiz bir yönetici seçme sınavı dosyasında sözlü sınav iptal kararı aldık. Amasya İdare Mahkemesi, 28 Ağustos 2026 tarihli kararıyla, sözlü sınavda kendisine sorulan iki soruyu da doğru cevaplayan bir sınıf öğretmeninin, gözleme dayalı başlıklardan şablon gerekçelerle düşük puan verilerek başarısız sayılmasını hukuka aykırı bulmuş ve hem bu işlemi hem de itirazın reddine ilişkin işlemi oybirliğiyle iptal etmiştir.

Karar, mülakat davalarında yıllardır tartışılan bir soruya net bir cevap veriyor: İdare, “temsil kabiliyeti” veya “özgüven” gibi gözleme dayalı ölçütlerde dilediği puanı verip bunu “takdir yetkisi” diyerek savunabilir mi? Mahkemenin cevabı açıktır: Hayır. Puanın gerekçesi hukuken itibar edilebilir biçimde ortaya konulamıyorsa, sınav kariyer ve liyakat ilkelerine uygun, objektif ve yargısal denetime elverişli yapılmış sayılamaz.

Bu yazıda kararın gerekçesini, mahkemenin hangi olgulara dayandığını, kararın uygulanmasında ortaya çıkabilecek sorunları ve kararın benzer durumdaki adaylar için ne anlama geldiğini anlatıyoruz. Uyuşmazlığın kendisini müdür yardımcılığı mülakat iptali yazımızda ayrıntısıyla aktarmıştık.

Dosyanın Kısa Özeti

Müvekkilimiz, 2025 yılı Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı’nın yazılı kısmında 81,25 puan alarak başarılı olmuş bir sınıf öğretmenidir. 27 Mayıs 2025’te girdiği sözlü sınavda komisyon üyelerince ortalama 53,67 puan verilmiş ve başarısız sayılmıştır. Sonuca yaptığı itiraz il millî eğitim müdürlüğünce reddedilmiş; bunun üzerine dava açılmıştır.

Dava, Samsun 2. İdare Mahkemesi’nde açılmış, bu mahkeme Kasım 2025’te yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir (bu kararı mülakat yürütmeyi durdurma kararı yazımızda anlattık). Esas hakkındaki karar ise dosyanın daha sonra devredildiği Amasya İdare Mahkemesi tarafından verilmiştir.

Sözlü Sınav İptal Kararının Gerekçesi

Mahkeme önce uygulanacak hukuku ortaya koymuştur: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 3. maddesindeki sınıflandırma, kariyer ve liyakat ilkeleri; Yönetici Seçme ve Görevlendirme Yönetmeliği’nin sözlü sınav komisyonuna, sözlü sınav konularına ve ağırlıklarına, puanlamaya ve itiraza ilişkin 12, 13, 15, 18, 23, 24 ve 25. maddeleri; ve Yönetmelik eki Sözlü Sınav Formu’nun, adayın yetersiz görüldüğü nedenlerin Bölüm C’de belirtilmesini öngören açıklama hükmü.

Ardından sözlü sınavın işlevine ilişkin şu tespiti yapmıştır: Sözlü sınavlar yazılı sınavı tamamlayıcı niteliktedir; amaçları, yazılı sınavla nesnel biçimde belirlenen en başarılı adaydan başlayarak mesleğe en uygun kişinin belirlenmesidir.

Kararın çekirdeğini ise Danıştay içtihadıyla uyumlu şu ilke oluşturmaktadır: Kamu hizmetinin kamu görevlileri eliyle yürütülmesi için yapılan sözlü sınavların kariyer ve liyakat ilkelerine uygun, objektif ve yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetime imkân tanıyacak şekilde yapılması esastır. Bu da değerlendirme kriterlerinin belirlenmesi, gözlem ve kanaate dayalı kriterlerde adayın başarısız sayılmasına etki eden hususların ortaya konulması, somut bilgi ve belgeyle kanıtlanabilecek kriterlerin kanıtlanması ve her adaya sorulan sorular ile hangi üyenin hangi notu verdiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesiyle mümkündür.

Mahkemenin Dört Kritik Tespiti

Bilgi başlığında aykırılık yok

Mahkeme, adaya mevzuat ve genel kültür kapsamında önceden hazırlanmış iki soru sorulduğunu, adayın ikisini de doğru cevapladığını ve üç üyenin de bu başlıktan tam puan verdiğini tespit etmiş; bu kısımda hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. Bu tespit önemlidir; çünkü uyuşmazlığı doğrudan gözleme dayalı başlıklara yöneltmiştir.

Gözleme dayalı başlıklarda hiç soru sorulmamış

Mahkeme, kavrayıp özetleme, ifade ve muhakeme; temsil kabiliyeti, liyakat, tutum ve davranış; özgüven, ikna kabiliyeti ve inandırıcılık; bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklık başlıklarında adaya herhangi bir soru sorulmadığını, bu başlıklardaki puanlamanın tamamen komisyon üyelerinin genel gözlem ve kanaatine göre yapıldığını tespit etmiştir.

80 puanlık kısımdan 33,67 puan verilmiş

Mahkeme, üyelerin bu dört başlıkta verdiği puanları tek tek kararına yazmış ve toplam 80 puanlık bölümden adaya 33,67 puan verildiğini belirlemiştir.

Gerekçe şablon ifadeden ibaret

Belirleyici tespit budur. Mahkeme, Bölüm C’deki açıklamanın yalnızca değerlendirme başlıklarının adlarını sayıp “yeterli görülmemiştir” demekten ibaret olduğunu; bu değerlendirmeleri haklı kılacak bir bilgi, belge ya da izlenimin idarece ortaya konulamadığını; düşük not takdirinin makul gerekçelerle izah edilemeyip şablon ifadeler kullanıldığını açıkça belirtmiştir.

Mahkemenin vardığı sonuç: Düşük puanın gerekçeleri hukuken itibar edilebilir biçimde ortaya konulamadığından, sınavın kariyer ve liyakat ilkelerine uygun, objektif ve yargısal denetime imkân tanıyacak şekilde yapıldığı kabul edilemez; dava konusu işlemler hukuka ve mevzuata uygun değildir.

Mahkeme ayrıca kararın, davacının sözlü sınavda başarılı olduğu sonucunu doğurmayacağını; idarenin, belirtilen usule uyarak davacıyı yeniden sözlü sınava tabi tutacağını vurgulamıştır.

Sözlü Sınav İptal Kararı Neden Önemli?

Kararın önemi, “takdir yetkisi” savunmasının sınırını somut bir olay üzerinden çizmesindedir. İdare, gözleme dayalı ölçütlerde puan verme yetkisine sahiptir; mahkeme bunu inkâr etmemektedir. Fakat bu yetki, puanın nedenini söyleme yükümlülüğüyle birlikte gelir. Gerekçe, değerlendirme başlıklarının adını tekrar etmek değildir.

İkinci önemli nokta, mahkemenin ispat yükünü doğru yere koymasıdır. Adayın “ben yeterliydim” diye ispat etmesi beklenmemiş; idareden “adayın yetersiz olduğu kanaatine neden vardınız” sorusunun cevabı istenmiştir. Bu cevap verilemeyince işlem iptal edilmiştir. Bize göre idare hukukunun doğru kurgusu budur: İşlemi tesis eden, işlemin sebebini de göstermek zorundadır.

Üçüncüsü, karar bilgi ölçümü ile kanaat ölçümünü birbirinden ayırmıştır. Aday soruları doğru cevaplamışsa, komisyonun bilgi dışındaki başlıklarda daha ağır bir gerekçe yükü taşıdığı sonucu karardan açıkça çıkmaktadır.

İdarenin savunması ile mahkemenin değerlendirmesi
İdarenin iddiası Mahkemenin değerlendirmesi
Değerlendirme objektif yapılmıştır. Objektifliği gösterecek bilgi, belge veya izlenim ortaya konulamamıştır.
İşlem takdir yetkisi kapsamındadır. Takdir, makul gerekçelerle izah edilemeyip şablon ifadelerle kullanılmıştır.
Komisyon Yönetmeliğe uygun oluşturulmuştur. Komisyonun oluşumu değil, puanın gerekçesi denetlenmiştir.
Puanlar ortalaması alınarak belirlenmiştir. Ortalamanın değil, her bir puanın dayanağının gösterilmesi gerekir.

İptal Kararının Uygulanması ve Yeni Yönetmelik Sorunu

İYUK m. 28 uyarınca idare, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde kararın gereğini yerine getirmek zorundadır. Bu dosyada ise ilginç bir sorun vardır: Kararın atıf yaptığı 2021 tarihli Yönetmelik, 30 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni Yönetmelik ilk defa görevlendirmede sözlü sınav yerine Millî Eğitim Akademisi’nin yönetici yetiştirme programını ve program sonu yazılı sınavı esas almaktadır.

Bu durumda idarenin önünde birkaç seçenek bulunmaktadır. İptal kararı, işlemi tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldırdığından, kanaatimizce idarenin davacıyı işlem tarihindeki mevzuata göre değerlendirmesi, yani mahkemenin gösterdiği usulle sözlü sınava alması gerekir. Davacının hakkı, yürürlükten kalkan bir sistem gerekçesiyle elinden alınamaz. Bununla birlikte uygulamanın nasıl şekilleneceği henüz netleşmemiştir; idarenin tesis edeceği yeni işlem de yargı denetimine tabidir ve kararın gereğini karşılamıyorsa ayrıca dava konusu edilecektir.

Önemli: İptal kararı aldıktan sonra kararın tebliğ tarihini takip edin ve kesinleşmeyi beklemeden idareye kararın uygulanması için yazılı başvuru yapın. İdarenin otuz gün içinde işlem tesis etmemesi, ileride açılacak bir tazminat davasında önemli bir olgu olacaktır.

Karar Kesinleşti mi?

Hayır. Karar ilk derece mahkemesi kararıdır ve tebliğden itibaren otuz gün içinde Samsun Bölge İdare Mahkemesi’ne istinaf yolu açıktır. Davalı idarelerin istinaf yoluna başvurması muhtemeldir. Ancak istinaf başvurusu kural olarak kararın uygulanmasını durdurmaz. Mahkeme ayrıca yargılama giderlerinin ve maktu vekâlet ücretinin davalı idarelerce davacıya ödenmesine hükmetmiştir.

Mülakat davalarının genel çerçevesi, dava açma süresi ve dilekçede dikkat edilecek noktalar için mülakat iptal davası rehberimize, öğretmenlere özgü diğer sözlü sınavlar için ise öğretmen mülakat iptali yazımıza bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Mahkeme mülakat puanımı iptal etti, artık başarılı mıyım?

Hayır, doğrudan başarılı sayılmazsınız. İptal kararı, sınavın hukuka uygun yapılmadığını tespit eder. İdare, kararda belirtilen usule uyarak sizi yeniden sözlü sınava almak zorundadır.

İdare iptal kararını ne zaman uygulamak zorunda?

İYUK m. 28 uyarınca idare, kararın tebliğinden itibaren en geç otuz gün içinde kararın gereğine göre işlem yapmak zorundadır. Uygulamama, ayrı bir tazminat sebebi oluşturabilir.

İdare istinafa giderse karar uygulanmaz mı?

İstinaf başvurusu kural olarak ilk derece kararının uygulanmasını durdurmaz. İdarenin kararı uygulamaması için bölge idare mahkemesinden ayrıca yürütmeyi durdurma kararı alması gerekir.

Sözlü sınav artık yapılmıyorsa iptal kararı nasıl uygulanacak?

Yöneticilik sözlü sınavı 2026 yönetmeliğiyle kaldırılmıştır. İptal kararının uygulanmasında hangi usulün izleneceği tartışmalıdır; idarenin yaptığı yeni işlem de yargı denetimine tabidir ve gerekirse ayrıca dava konusu edilebilir.

Bu karar başka adaylar için emsal olur mu?

İlk derece mahkemesi kararları bağlayıcı emsal değildir. Ancak gerekçe, Danıştay’ın yerleşik içtihadıyla uyumlu olduğundan, benzer durumdaki adayların davalarında güçlü bir dayanak olarak kullanılabilir.

Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti kime yükletildi?

İptal kararı verildiğinde yargılama giderleri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre maktu vekâlet ücreti davalı idareye yükletilir. Bu dosyada da böyle olmuştur.

Mülakat iptal kararı sonrası tazminat istenebilir mi?

Hukuka aykırı işlem nedeniyle somut bir maddi kayıp doğmuşsa, iptal kararından sonra tam yargı davası açılabilir. Kaybın varlığı ve miktarı, yeniden yapılacak değerlendirmenin sonucuna da bağlıdır.

Sonuç

Bu sözlü sınav iptal kararı, mülakatlarda “objektif değerlendirme yapılmıştır” cümlesinin tek başına bir savunma olmadığını bir kez daha göstermiştir. Gözleme dayalı ölçütler meşrudur; ama gözlemin ne olduğu yazılmadıkça verilen puan denetlenemez, denetlenemeyen puan da hukuka uygun sayılamaz.

Benzer durumdaki adayların en sık yaptığı hata, itiraz reddedildikten sonra “zaten takdir yetkisi” diyerek dava açmaktan vazgeçmektir. Bu dosya, sözlü sınav formunun dikkatle incelenmesi ve puanın gerekçesinin sorgulanması hâlinde sonucun değişebileceğini göstermektedir.

Mevzuat metinleri için: mevzuat.gov.tr

Av. Feyza Nur SERTTAŞ
İdare hukuku, memur hukuku

Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Müvekkil bilgileri gizlilik gereği paylaşılmamıştır. Her dosyanın sonucu kendi koşullarına bağlıdır.

 


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir